Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Müslüman'ım demek başka, Müslümanca yaşamak başkadır!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 297197" data-attributes="member: 1004566"><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bir gün yanıma bir genç geldi. Dedi ki: "Ağabey, biliyorsun askerliğimi yaptım ve bir işe girdim. Ben istedim ki hayatımı bir gayeye vereyim, onun peşinde koşayım. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Onun için üzülüp onun için sevineyim. Bu sebeple yerli yabancı pek çok kitap okudum. Gazeteleri takip ettim. Siyasetle uğraştım. Yine de aradığımı bulamadım. Şimdi elimde olmayan sebeplerle sinirleniyorum, yakınlarıma zarar veriyorum. Hatta bazen uyku hapı cinsinden müsekkinler alıp komaya girmişçesine yatıyorum." </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ona dedim ki: "Anladığım kadarıyla kendini bir gayeye verememişsin; çalışmaların da boşa gitmiş gibi... Nasıl bir gaye aradığını da bilmiyorum amma Müslüman'ın esas gayesi Allah rızasını kazanmaya çalışmaktır. En büyük gaye budur. Bu gaye yeryüzündeki bütün insanlara yeter; her insanı tek tek meşgul eder. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İnsan, hayatını meydana getiren unsurlarda Allah'ın emirlerini ve yasaklarını aramalıdır, o emirlere en iyi şekilde uymaya çalışmalıdır. Bunları yaparken cemiyete de tamamen yabancı düşmemelidir. Bugünün insanı yorulmadan maddi manevi kazanç sağlamaya çalışıyor. Halbuki bir gaye uğrunda terlemek, yorulmak hatta bazı hususlarda çile çekmek hayatın esasıdır; böylece insan hayatın tadını çıkarır." </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">O genç ile sohbet ederken aklıma bir ihtiyarla yaptığımız sohbet geldi. Romatizmalarından, vücut ağrılarından, geleceğe güveni olmadığından bahsetmişti. "İlaçlarla fazla meşgul olma. İnsanı gençleştirecek bir ilaç keşfedilmedi. Şayet dinç kalmak, hayattan lezzet almak istiyorsan vücudun tahammül etmese bile yine de çalışmak zorundasın." dedim. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İnsanlar, rahatlıktan rahatsız olmaya başladı. Şimdi suni dertler peşinde koşulmaya başlandı. Rahatlık zannettikleri o hayat kendileri için hastalık oldu. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sandalye bulan, haline şükretmeyip koltuk takımı alamadığı için gözyaşı döküyor. Bir de iman zayıflığından dolayı istikbal endişesi belirmiş, herkes halinden şikayetçi. Şunu unutmamak lazımdır ki, suni dertlerle dertlenene, tabii dertler gelmeye başlar. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Barla Lahikası'nda, Bediüzzaman Hazretleri bir doktora yazdığı mektupta diyor ki: "Mevcudat içinde en kıymettar hayattır; ve vazifeler içinde en kıymettar, hayata hizmettir; hidemat-ı hayatiye içinde en kıymettarı hayat-ı faniyenin hayat-ı bakiyeye inkılap etmesi için sa'y etmektir." </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Allah rızası için yaşanan bir ömür, hizmetin ta kendisidir. Ahirete, bir ömrün hesabını vermeye gidiyoruz, öyleyse kendimizi şimdiden hesaba çekelim... Çünkü çok zaman isimler ve sıfatlar insanı kurtarmaz. Önemli olan ameller ve hareketlerdir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yani... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Müslüman'ım demek başka, Müslümanca yaşamak başkadır!.. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hekimoğlu İSMAİL</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 297197, member: 1004566"] [B][FONT=Trebuchet MS]Bir gün yanıma bir genç geldi. Dedi ki: "Ağabey, biliyorsun askerliğimi yaptım ve bir işe girdim. Ben istedim ki hayatımı bir gayeye vereyim, onun peşinde koşayım. Onun için üzülüp onun için sevineyim. Bu sebeple yerli yabancı pek çok kitap okudum. Gazeteleri takip ettim. Siyasetle uğraştım. Yine de aradığımı bulamadım. Şimdi elimde olmayan sebeplerle sinirleniyorum, yakınlarıma zarar veriyorum. Hatta bazen uyku hapı cinsinden müsekkinler alıp komaya girmişçesine yatıyorum." Ona dedim ki: "Anladığım kadarıyla kendini bir gayeye verememişsin; çalışmaların da boşa gitmiş gibi... Nasıl bir gaye aradığını da bilmiyorum amma Müslüman'ın esas gayesi Allah rızasını kazanmaya çalışmaktır. En büyük gaye budur. Bu gaye yeryüzündeki bütün insanlara yeter; her insanı tek tek meşgul eder. İnsan, hayatını meydana getiren unsurlarda Allah'ın emirlerini ve yasaklarını aramalıdır, o emirlere en iyi şekilde uymaya çalışmalıdır. Bunları yaparken cemiyete de tamamen yabancı düşmemelidir. Bugünün insanı yorulmadan maddi manevi kazanç sağlamaya çalışıyor. Halbuki bir gaye uğrunda terlemek, yorulmak hatta bazı hususlarda çile çekmek hayatın esasıdır; böylece insan hayatın tadını çıkarır." O genç ile sohbet ederken aklıma bir ihtiyarla yaptığımız sohbet geldi. Romatizmalarından, vücut ağrılarından, geleceğe güveni olmadığından bahsetmişti. "İlaçlarla fazla meşgul olma. İnsanı gençleştirecek bir ilaç keşfedilmedi. Şayet dinç kalmak, hayattan lezzet almak istiyorsan vücudun tahammül etmese bile yine de çalışmak zorundasın." dedim. İnsanlar, rahatlıktan rahatsız olmaya başladı. Şimdi suni dertler peşinde koşulmaya başlandı. Rahatlık zannettikleri o hayat kendileri için hastalık oldu. Sandalye bulan, haline şükretmeyip koltuk takımı alamadığı için gözyaşı döküyor. Bir de iman zayıflığından dolayı istikbal endişesi belirmiş, herkes halinden şikayetçi. Şunu unutmamak lazımdır ki, suni dertlerle dertlenene, tabii dertler gelmeye başlar. Barla Lahikası'nda, Bediüzzaman Hazretleri bir doktora yazdığı mektupta diyor ki: "Mevcudat içinde en kıymettar hayattır; ve vazifeler içinde en kıymettar, hayata hizmettir; hidemat-ı hayatiye içinde en kıymettarı hayat-ı faniyenin hayat-ı bakiyeye inkılap etmesi için sa'y etmektir." Allah rızası için yaşanan bir ömür, hizmetin ta kendisidir. Ahirete, bir ömrün hesabını vermeye gidiyoruz, öyleyse kendimizi şimdiden hesaba çekelim... Çünkü çok zaman isimler ve sıfatlar insanı kurtarmaz. Önemli olan ameller ve hareketlerdir. Yani... Müslüman'ım demek başka, Müslümanca yaşamak başkadır!.. Hekimoğlu İSMAİL[/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Müslüman'ım demek başka, Müslümanca yaşamak başkadır!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst