Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Müslümanlığımız kimler gibi ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 107182" data-attributes="member: 8422"><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O DİYARIN SAKİNLERİ, seven ve sevilen kimselerdi. Birbirlerini imanın gereği olarak severler ve yapmacık olan her şeyden kaçınırlardı. Din kardeşlerine imanları ne ise yüz hatları, mimik hareketleri de aynı olurdu. Kardeşlerine dıştan bir türlü içten başka türlü katiyyen davranmazlar ve bunu nifak alameti sayarlardı.</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O DİYARIN SAKİNLERİ, şakadan da olsa din kardeşlerini telaşa düşürmezlerdi. Müslüman bir kardeşi telaşa düşürmenin kötü bir amel olduğunu kabul ederler, latife cinsinden de olsa telaşa kapılacak hareketlerden uzak dururlardı.</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kardeşlerini hakir ve küçük görmezlerdi. Daima karşısındaki kardeşlerini kendi nefislerine tercih ederlerdi. Kardeşlerinin üzerinde yara bere görseler, onunla ilgilenirler, yarasını temizlerlerdi. O zümre gerçekten ALLAH'a iman etmişlerdi.</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O DİYARIN SAKİNLERİ, Müslüman kardeşlerine lanet okumazlardı. Hatta onlardan birisi için şöyle anlatılır;</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O, şaraba düşkündü. Bir türlü nefsinin dizginlerini eline alamamıştı. Ceza olarak, had vurulur, sonra serbest bırakılırdı. Yine bir gün içmişti. Tuttular ve ceza verileceği meydana getirdiler. O, orta yerde, etrafı müslümanlardan halka olmuştu. Kalabalığın yanına gelen Hz. Ömer, adamı tanır tanımaz: "Hay kahrolasıca, yine mi sen?" dedi. Rahmet ve şefkat peygamberi derhal:</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"-Ona lanet okumayın, ALLAH'a yemin ederim ki, ben onu tanıyalı beri hep ALLAH ve Peygamberini sever." buyurdu. İşte böyleydi. Hayatlarının her bölümüne iman hakim olmuştu. Her işlerinde ibret ve tatlılık vardır. Yıkılır mıydı bu insanlar?</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O DİYARIN SAKİNLERİ, Müslüman kardeşlerinin aleyhinde konuşmazlardı. Çünkü biliyorlardı ki, birisi başka bir kardeşi aleyhine konuşursa, konuşanın şahitliği artık kabul edilmez. Ne ağır bir durum. Onların yanlarına gelen biri, şayet başka birinin aleyhine de konuşsa, konuşanın ağzının payını verirler ve konuşmasına mani olurlardı. Yine bilirlerdi ki, bir kimse laf getirirse, karşı tarafa da laf götürür. Müslümanın şahsiyetini alaşağı edecek bu kınanmış ahlaktan şiddetle kaçınırlardı.</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O DİYARIN SAKİNLERİ, eğer kardeşlerinden birinin kalbini kırmışsa onunla barışıp, helalaşmadıkça gözlerine uyku girmez, sanki sema altında en ağır günahı işleyenin kendileri olduğunu zannederlerdi. Yine bir gün şu hadise vâkî olmuştu. Kızgınlık eseri olarak Ebû Zerr (r.a.), Hz. Bilal'e: "Yebnes sevda, ey siyah (kadın)'ın oğlu!" demiştir. Bu söz ise, Bilal (r.a.)'in çok zoruna gitmişti. Dert ortakları Peygamberimize gitti ve Bilal ile arasında geçeni anlattı. Resûlullah (s.a.v.) Ebû Zerr'i çağırttı ve "Sizin üzerinizde cahillik izi görmekteyim", buyurdu. Ebu Zerr doğruca Hz. Bilal'in evine gitti ve kapısının önüne yattı. Bilal (r.a.)'ın bundan haberi yoktu. Kapıyı açınca yatan birini gördü. Kapının önüne yatan Ebû Zerr idi ve şöyle demişti: "Bas ya Bilal, ayaklarınla yüzüme bas ve geç! Vallahi ayaklarınla yüzüme basıp geçmedikçe buradan kalkmayacağım..."</span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O DİYARIN SAKİNLERİ, işte böyleydi. Çünkü cidden iman etmişlerdi. Bizler hiç böyle miyiz acaba? Birbirimize küskünlüğümüzün sebeplerine hiç eğildik mi? Birbirimize taşıdığımız buğz, kin, nefret gibi müslümanda bulunması caiz olmayan kötü hasletleri ALLAH'ımıza nasıl izah edeceğiz? Düşündünüz mü hiç? Hayatınız boyunca ALLAH için bir kimseye buğz ettiniz mi? Hayır, hayır... <span style="color: black">Nefisler için belki evet, fakat ALLAH için hayır.</span></span></span></span></p><p><span style="color: #996600"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 107182, member: 8422"] [COLOR=#996600][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]O DİYARIN SAKİNLERİ, seven ve sevilen kimselerdi. Birbirlerini imanın gereği olarak severler ve yapmacık olan her şeyden kaçınırlardı. Din kardeşlerine imanları ne ise yüz hatları, mimik hareketleri de aynı olurdu. Kardeşlerine dıştan bir türlü içten başka türlü katiyyen davranmazlar ve bunu nifak alameti sayarlardı. O DİYARIN SAKİNLERİ, şakadan da olsa din kardeşlerini telaşa düşürmezlerdi. Müslüman bir kardeşi telaşa düşürmenin kötü bir amel olduğunu kabul ederler, latife cinsinden de olsa telaşa kapılacak hareketlerden uzak dururlardı. Kardeşlerini hakir ve küçük görmezlerdi. Daima karşısındaki kardeşlerini kendi nefislerine tercih ederlerdi. Kardeşlerinin üzerinde yara bere görseler, onunla ilgilenirler, yarasını temizlerlerdi. O zümre gerçekten ALLAH'a iman etmişlerdi. O DİYARIN SAKİNLERİ, Müslüman kardeşlerine lanet okumazlardı. Hatta onlardan birisi için şöyle anlatılır; O, şaraba düşkündü. Bir türlü nefsinin dizginlerini eline alamamıştı. Ceza olarak, had vurulur, sonra serbest bırakılırdı. Yine bir gün içmişti. Tuttular ve ceza verileceği meydana getirdiler. O, orta yerde, etrafı müslümanlardan halka olmuştu. Kalabalığın yanına gelen Hz. Ömer, adamı tanır tanımaz: "Hay kahrolasıca, yine mi sen?" dedi. Rahmet ve şefkat peygamberi derhal: "-Ona lanet okumayın, ALLAH'a yemin ederim ki, ben onu tanıyalı beri hep ALLAH ve Peygamberini sever." buyurdu. İşte böyleydi. Hayatlarının her bölümüne iman hakim olmuştu. Her işlerinde ibret ve tatlılık vardır. Yıkılır mıydı bu insanlar? O DİYARIN SAKİNLERİ, Müslüman kardeşlerinin aleyhinde konuşmazlardı. Çünkü biliyorlardı ki, birisi başka bir kardeşi aleyhine konuşursa, konuşanın şahitliği artık kabul edilmez. Ne ağır bir durum. Onların yanlarına gelen biri, şayet başka birinin aleyhine de konuşsa, konuşanın ağzının payını verirler ve konuşmasına mani olurlardı. Yine bilirlerdi ki, bir kimse laf getirirse, karşı tarafa da laf götürür. Müslümanın şahsiyetini alaşağı edecek bu kınanmış ahlaktan şiddetle kaçınırlardı. O DİYARIN SAKİNLERİ, eğer kardeşlerinden birinin kalbini kırmışsa onunla barışıp, helalaşmadıkça gözlerine uyku girmez, sanki sema altında en ağır günahı işleyenin kendileri olduğunu zannederlerdi. Yine bir gün şu hadise vâkî olmuştu. Kızgınlık eseri olarak Ebû Zerr (r.a.), Hz. Bilal'e: "Yebnes sevda, ey siyah (kadın)'ın oğlu!" demiştir. Bu söz ise, Bilal (r.a.)'in çok zoruna gitmişti. Dert ortakları Peygamberimize gitti ve Bilal ile arasında geçeni anlattı. Resûlullah (s.a.v.) Ebû Zerr'i çağırttı ve "Sizin üzerinizde cahillik izi görmekteyim", buyurdu. Ebu Zerr doğruca Hz. Bilal'in evine gitti ve kapısının önüne yattı. Bilal (r.a.)'ın bundan haberi yoktu. Kapıyı açınca yatan birini gördü. Kapının önüne yatan Ebû Zerr idi ve şöyle demişti: "Bas ya Bilal, ayaklarınla yüzüme bas ve geç! Vallahi ayaklarınla yüzüme basıp geçmedikçe buradan kalkmayacağım..." O DİYARIN SAKİNLERİ, işte böyleydi. Çünkü cidden iman etmişlerdi. Bizler hiç böyle miyiz acaba? Birbirimize küskünlüğümüzün sebeplerine hiç eğildik mi? Birbirimize taşıdığımız buğz, kin, nefret gibi müslümanda bulunması caiz olmayan kötü hasletleri ALLAH'ımıza nasıl izah edeceğiz? Düşündünüz mü hiç? Hayatınız boyunca ALLAH için bir kimseye buğz ettiniz mi? Hayır, hayır... [COLOR=black]Nefisler için belki evet, fakat ALLAH için hayır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Müslümanlığımız kimler gibi ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst