Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Mutlu Gün
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 504161" data-attributes="member: 1004566"><p>Mutlu Gün </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: “İşte bu size vaat edilmiş olan (mutlu) gününüzdür.” (Enbiyâ, 103) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>“Kıyamet gününde cehennem ateşi mü’mine şöyle der: “Çabuk geç ey mü’min, senin nûrun benim alevimi söndürdü.” (Sehâvî, Mekasıd, s. 174; Ebû Nuaym, Hilye, c. 10, s, 329; Hatîb, Tarih, c. 5, s. 193; Beyhakî, Şuabu’l-îman, c. 1, s. 339) </p><p> </p><p></p><p>Hikmet ehlinden birisi şöyle demiştir: “Cennette öyle bir rahatlık vardır ki ona ancak dünyada rahatı terk edenler erer. Orada öyle bir zenginlik vardır ki ona ancak dünyada gereksiz şeyleri terk edip dünyadan az bir şeyle yetinenler nâil olur. Orada öyle bir emniyet vardır ki ona ancak dünyada korku ve dehşet ehli olanlar vâsıl olur.</p><p>Nakledildiğine göre zâhidlerden birisi, ekmeksiz olarak sâdece tuz ile yeşillik yerdi. Ona “Sen sâdece bununla mı yetinirsin?” denildi. O: “Evet, ben bununla yetinirim. Çünkü ben dünyayı cennet ile değiştim. Sen ise dünyayı mezbele ile değişiyorsun. Yâni, güzel şeyler yiyorsun, sonra onlar mezbeleye gidiyor. Ben ise cennete gitmek ümidiyle tâatlere güç kazanmak için yiyorum.” dedi. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan, Erkam Yay.) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>er-Rezzâk: Yarattığı bütün mahlûkatın rızkını veren, ruh ve bedenlerin gıdasının yaratan demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p>Cenâb-ı Hâk’tan feyz ve cömertlik ve şühûd yoluna muvaffakiyet niyâz ederiz. </p><p> </p><p></p><p>Lügatçe</p><p>vâsıl: Ulaşan, erişen, kavuşan. Hakka vâsıl olan.</p><p> zâhid: Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 504161, member: 1004566"] Mutlu Gün Cenâb-ı Hak buyuruyor: “En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: “İşte bu size vaat edilmiş olan (mutlu) gününüzdür.” (Enbiyâ, 103) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kıyamet gününde cehennem ateşi mü’mine şöyle der: “Çabuk geç ey mü’min, senin nûrun benim alevimi söndürdü.” (Sehâvî, Mekasıd, s. 174; Ebû Nuaym, Hilye, c. 10, s, 329; Hatîb, Tarih, c. 5, s. 193; Beyhakî, Şuabu’l-îman, c. 1, s. 339) Hikmet ehlinden birisi şöyle demiştir: “Cennette öyle bir rahatlık vardır ki ona ancak dünyada rahatı terk edenler erer. Orada öyle bir zenginlik vardır ki ona ancak dünyada gereksiz şeyleri terk edip dünyadan az bir şeyle yetinenler nâil olur. Orada öyle bir emniyet vardır ki ona ancak dünyada korku ve dehşet ehli olanlar vâsıl olur. Nakledildiğine göre zâhidlerden birisi, ekmeksiz olarak sâdece tuz ile yeşillik yerdi. Ona “Sen sâdece bununla mı yetinirsin?” denildi. O: “Evet, ben bununla yetinirim. Çünkü ben dünyayı cennet ile değiştim. Sen ise dünyayı mezbele ile değişiyorsun. Yâni, güzel şeyler yiyorsun, sonra onlar mezbeleye gidiyor. Ben ise cennete gitmek ümidiyle tâatlere güç kazanmak için yiyorum.” dedi. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan, Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) er-Rezzâk: Yarattığı bütün mahlûkatın rızkını veren, ruh ve bedenlerin gıdasının yaratan demektir. Kısa Günün Kârı Cenâb-ı Hâk’tan feyz ve cömertlik ve şühûd yoluna muvaffakiyet niyâz ederiz. Lügatçe vâsıl: Ulaşan, erişen, kavuşan. Hakka vâsıl olan. zâhid: Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Mutlu Gün
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst