Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Mutluluk Çağından Üç Kelime
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 54106" data-attributes="member: 30"><p>Melek Cebrail'in, “Sizin dininizi tamamladım” âyetini getirdiği günlerdi. Yeryüzünün Efendisi (asm) belli ki, artık dünyada çok kalmayacaktı. Din tamamlanmıştı. </p><p></p><p>Yahudi bilginlerinden bir kısmı, Allah’ın bu en güzel ve en son diniyle şereflenmişlerse de, içlerinden bazıları, kalplerindeki kıskançlık karanlığından kurtulamamışlardı. Onlar, her fırsatta bir yalan, bir iftira, bir dedikodu uydurup, Allah’ın “tamamladım” dediği dine; bir eksiklik, (haşa) bir kusur yakıştırıyorlardı.</p><p></p><p>İçlerinden bir kaçı, bir gün, Hz. Peygamber’in huzurunda Kur’an’ı işaret ederek:</p><p></p><p>“Bu kitapta, ‘tezderi’ ‘kübbar’ ‘ucâb’ kelimeleri var. Bunlar bugün Arap dilinde terkedilmiş durumdalar. Kimse bilmez ki, ne mânâya gelirler. Bunların yerine, herkesin bildiği kelimeler kullanılsaydı olmaz mıydı?” dediler.</p><p></p><p>Allah’ın son peygamberi, peygamberlerin sonuncusu, lûtfetti onlara cevap verdi:</p><p></p><p>“Böyle kuru, delilsiz iddia olmaz. Bu konuda halk içinde yaşlı birisini seçip getirin, konuşalım; onun sözleriyle gerçek ne ise bilelim.”</p><p></p><p>Yahudî, bilginleri, Mekke ve Medine halkının iyi tanıdığı yaşlı bir gezgin şairi bulup huzur-u şahaneye getirdiler.</p><p></p><p>Oturdular.</p><p></p><p></p><p>Allah’ın Resûlu, bir süre hiçbir şey buyurmadı. Sonra:</p><p></p><p>“Ayağa kalk!” dedi.</p><p></p><p></p><p>İhtiyar şair ayağa kalktı.</p><p></p><p>Sonra “Otur!” dedi Resulallah.</p><p></p><p>Şair oturdu. </p><p></p><p>Bu böyle üç kez tekrarlandı.</p><p></p><p>İhtiyar adam bu duruma bir anlam veremediği gibi çok kızdı:</p><p></p><p></p><p>“Etezderi ya Resulallah, ene min kübbarü’l-Arab hazâ şey’ün ucâb” dedi.</p><p></p><p>(Allah’ın Peygamberi bana hakaret mi ediyor. Oysa ben Arab’ın ulularındanım.)</p><p></p><p></p><p>Fitneci Yahudi bilginleri, yanlarında getirdikleri yaşlı şairin, tek bir cümlede, itiraz ettikleri üç kelimeyi de kullandığını görünce, hem çok şaşırdılar, hem de Allah’ın Peygamberi’nin onları bu şekilde ilzam etmesine çok hayret ettiler.</p><p></p><p></p><p>…</p><p></p><p>Bu üç kelimenin kur'an'da kullanıldığı yerler:</p><p></p><p></p><p>"Tezderi" : Hud suresi, ayet, 31</p><p></p><p>"Kübbâr" : Nuh suresi, ayet, 21</p><p></p><p>"Ucâb" : Sa'd suresi, ayet, 5</p><p></p><p>-zafer dergisinden aliınmıştır-</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 54106, member: 30"] Melek Cebrail'in, “Sizin dininizi tamamladım” âyetini getirdiği günlerdi. Yeryüzünün Efendisi (asm) belli ki, artık dünyada çok kalmayacaktı. Din tamamlanmıştı. Yahudi bilginlerinden bir kısmı, Allah’ın bu en güzel ve en son diniyle şereflenmişlerse de, içlerinden bazıları, kalplerindeki kıskançlık karanlığından kurtulamamışlardı. Onlar, her fırsatta bir yalan, bir iftira, bir dedikodu uydurup, Allah’ın “tamamladım” dediği dine; bir eksiklik, (haşa) bir kusur yakıştırıyorlardı. İçlerinden bir kaçı, bir gün, Hz. Peygamber’in huzurunda Kur’an’ı işaret ederek: “Bu kitapta, ‘tezderi’ ‘kübbar’ ‘ucâb’ kelimeleri var. Bunlar bugün Arap dilinde terkedilmiş durumdalar. Kimse bilmez ki, ne mânâya gelirler. Bunların yerine, herkesin bildiği kelimeler kullanılsaydı olmaz mıydı?” dediler. Allah’ın son peygamberi, peygamberlerin sonuncusu, lûtfetti onlara cevap verdi: “Böyle kuru, delilsiz iddia olmaz. Bu konuda halk içinde yaşlı birisini seçip getirin, konuşalım; onun sözleriyle gerçek ne ise bilelim.” Yahudî, bilginleri, Mekke ve Medine halkının iyi tanıdığı yaşlı bir gezgin şairi bulup huzur-u şahaneye getirdiler. Oturdular. Allah’ın Resûlu, bir süre hiçbir şey buyurmadı. Sonra: “Ayağa kalk!” dedi. İhtiyar şair ayağa kalktı. Sonra “Otur!” dedi Resulallah. Şair oturdu. Bu böyle üç kez tekrarlandı. İhtiyar adam bu duruma bir anlam veremediği gibi çok kızdı: “Etezderi ya Resulallah, ene min kübbarü’l-Arab hazâ şey’ün ucâb” dedi. (Allah’ın Peygamberi bana hakaret mi ediyor. Oysa ben Arab’ın ulularındanım.) Fitneci Yahudi bilginleri, yanlarında getirdikleri yaşlı şairin, tek bir cümlede, itiraz ettikleri üç kelimeyi de kullandığını görünce, hem çok şaşırdılar, hem de Allah’ın Peygamberi’nin onları bu şekilde ilzam etmesine çok hayret ettiler. … Bu üç kelimenin kur'an'da kullanıldığı yerler: "Tezderi" : Hud suresi, ayet, 31 "Kübbâr" : Nuh suresi, ayet, 21 "Ucâb" : Sa'd suresi, ayet, 5 -zafer dergisinden aliınmıştır- [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Mutluluk Çağından Üç Kelime
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst