Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Muzaffer Deligöz'den Yazılar, Hatıralar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Biyolog" data-source="post: 128965" data-attributes="member: 13074"><p><strong>Muzaffer Deligöz'den Yazılar, Hatıralar</strong></p><p></p><p> <a href="http://muzafferdeligoz.blogcu.com/Nur+Hizmeti/page2" target="_blank"> </a> <strong>NUR HİZMETİNDE ÇALIŞMA </strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> <p style="text-align: center"> </p><p> <p style="text-align: center"><span style="color: #666600"> NUR DERSANESİNE GİRİYORUM</span></p> <p style="text-align: center"></p><p> </span></span></strong> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">Risale-i Nurların kitap olarak basımı 1960 askeri ihtilalinden sonra serbest şekilde matbaalarda yapılamıyordu. Buna rağmen, siyasi iktidarların anlayışına göre bazen rahatlıkla, bazen de sıkıntılarla Risale-i Nurların basımı yapılabiliyordu. </span></span>[/FONT]</p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif] </span>[/FONT]</p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">1960 Askeri harekâtı sonucu, sivil idarelerde olduğu gibi rahat bir neşriyat imkânı kalmamıştı. Matbaacılar, korkularından basım işine girmiyorlardı. Buna rağmen yine de Risale-i Nur neşriyatı durmuyor, çeşitli yollarla devam ediyordu.</span></span>[/FONT]</p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif] </span>[/FONT]</p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">Ben o sırada Ankara Hukuk Fakültesinde okuyordum. Zamanım oldukça da Risale-i Nur neşriyatında görev alıyordum. Tabii Risale-i Nur kitaplarının basım çalışmaları tamamen gizli yapılıyordu. Bazen bir matbaada gece yarısı baskı yapılıyor, bazen mahalle aralarındaki bir evde cilt işi tamamlanıyor, bazen de bir bodrum katında teksirlerle çoğaltılıyordu.</span></span> [/FONT]</p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #666600">CEBECİ – ARTUKOĞLU DERSANESİ</span></span> </p></p> <p style="text-align: center"> </span></span></strong> </p><p></p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px">Risale-i Nur’la ilgili çalışmalarım artınca, kalmakta olduğum Hukuk Fakültesi Yurdundan ayrılarak, fakültenin hemen yakınındaki “ARTUKOĞLU” apartmanında bulunan “NUR DERSANESİ”NE girdim. Bu Dersanede 7 Üniversite öğrencisi kalıyorduk. Normal olarak herkes fakültelerine devam ediyor, oradan arta kalan zamanda isterse evde, isterse kütüphanelerde ders çalışıyorlardı. Yemeklerimizi ve evin temizliğini sıra ile yapardık. Sabah namazını birlikte kıldıktan sonra, bir miktar Risale-i Nur okur, daha sonra herkes istediği gibi hareket ederdi. Sabah okulda dersi olamayanlar tekrar yatar, isteyen ders çalışır, isteyen de fakülteye giderdi</span></span>.[/FONT]</p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_ANKARA_ogr.JPG" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bu Dersanede kalan arkadaşlarımdan 4 profesör, 1 Okul müdürü, 1 öğretmen çıktı. Ben onlarla aynı evi paylaşmış olmaktan daima gurur duydum. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bu rutin hayat içinde “Risale-i Nur Dersanesi” vasfını kazandıracak yalnızca sabah namazından sonra okunan risalelerdi. Cumartesi-Pazar günü akşamları başka evlerde yapılan derslere isteyen gider, isteyen gitmezdi. Ancak Ayda bir bizim evde yapılan ve diğer fakültelerde okuyan arkadaşlarımızın geldiği Risale-i Nur derslerinde hepimiz bulunur, bazımız gelenlere hizmet eder, bazımız da kitaplardan bahisleri okurdu. Kitaptan okumaya “Ders yapma” denir, bunu içimizdeki eski talebeler yapardı. Bazen da dışardan gelenler içinde tanınmış bir Nurcu Ağabey varsa ders O’na yaptırılırdı.</span> </span></p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_ANK_NUR_TALEBELERI.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></p><p> <span style="color: gray"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">1963 – Ankara </span></span></p><p> [FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">AYAKTAKİLER-SAĞDAN: MEHMET KUTLULAR, SAMANPAZARINDA LOKANTACI RECAİİ BOYACIOĞLU, </span></span><span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">SAİT ÖZDEMİR (Ankara Vaizi), SAİT ATICI-Konya, BAYRAM YÜKSEL, Av.BEKİR BERK, Dr. SADULLAH NUTKU, MUSTAFA SUNGUR</span></span>[/FONT]</p><p> <span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]OTURANLAR-SAĞDAN : İBRAHİM CANAN (İLAHİYAT FAK),İBRAHİM ERKUL (TIP FAK), EKREM KÖKER (DTC FAK), MUZAFFER DELİGÖZ (HUKUK FAKÜLTESİ)</span>[/FONT]</span></p><p> <span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]</span>[/FONT]</span> </p><p> <span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]</span>[/FONT]</span><span style="font-size: 10px">Gelenlere çay ikram edilir, ders sonrası çeşitli konularda ve Üniversiteden sohbetler yapılırdı. Bazılarının zannettiği gibi, Risale-i Nur Dersanelerinde “tarikat”, “zikir” “ayin” gibi hususlar hiçbir zaman olmamıştır. “Zikir yapmak = Allah’ı isimleriyle anmak” isteyen, namazından sonra kendi başına, istediği yerde yapabilir. Ama dersanelerde “zikir ayinleri” yapılmaz. Bir ömür boyu gittiğim Nur Dersanelerinde ben bir defa olsun rastlamış değilim.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Meşhur olmuş bir rivayet vardır: Bir sivil polisi Nurcuları izlemek üzere görevlendirirler. O da sanki Nurcu gibi devamlı toplantılara, dersanelere girer, çıkar. En sonunda raporuna yazdıkları şudur. “Bunlar, kitap okuyorlar, çay içiyorlar, namaz kılıyorlar. Bunun dışında bir şeye rastlamadım” Böyle bir rapor var veya yok, ama hadise budur. Risale-i Nur Derslerinde Bediüzzaman Hazretlerinin yazmış olduğu Risale-i Nur Külliyatından bazı bölümler okunur, anlaşılamayan yerleri izah edilir. Okunan hususlarla ilgili ayet ve hadislerin metni ve mealleri söylenir, çay içilir, vakit gelince de namazlar kılınıp, herkes evine gider.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Gariptir ki, senelerce Türk polisi ve adliyesi bu tarzdaki dini faaliyetleri takip ile meşgul edildi, binlerce dava görüldü, on binlerce insan mahkemelere ve bunların bir kısmı hapishanelere konuldu. Sonunda anlaşıldı ki, yapılan iş, zararlı bir faaliyet değil, yalnızca Kur’anın tefsirlerini okuyarak dini bilgileri artırmaktır</span>. </span> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p><p> <p style="text-align: center"><strong> <span style="color: #666600">HACIBAYRAM DERSANESİNE GEÇİŞ </span></strong> </p><p></p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Benim Risale-i Nur kitaplarının ve “Lahika” denilen mektupların basımındaki çalışmalarım artınca, kalmakta olduğum “ARTUKOĞLU Nur Dersanesi”nden ayrılarak, Ankara’da Risale-i Nur neşriyatını yapan, Ankara Vaizi Said Özdemir’in evinin bitişiğinde açtığı “Bent deresi Nur Dersanesi”ne geçtim. Bazen da, Bediüzzaman Hazretlerinin en yakın talebesi ve hizmetinde bulunan Bayram Yüksel’in bulunduğu Hacıbayram Camii yanında olan “7 numara” diye bahsedilen Dersanede kalıyordum. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bu yerler, Ankara’daki Risale-i Nur çalışmalarının merkezi hükmünde idi. Bu sebeple her türlü neşriyat faaliyetleri yanında, bütün Türkiye’den Ankara’ya gelenlerin uğradığı bir yer olduğu için büyük bir hareketlilik yaşanıyordu. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Hem bu hareketlilik, hem fakültenin uzak olması, hem de elimdeki işleri yarım bırakarak gitmek istememem sebepleriyle okula gidemez hale geldim. Zaten, o andaki haleti ruhiyem itibariyle, yapılan hizmetleri eğitimimi tamamlamaktan daha önemli görüyordum.</span></span></p><p> <strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> </span></span></strong></p><p> </p><p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #666600"> ÖNCE HİZMET SONRA OKUL</span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Öğrenci dershanesinden Risale-i Nur neşriyatının yapıldığı dersanelere geçince, oradaki hareketli faaliyetler okulu unutturuyordu. O sırada bütün Anadolu’daki Nur Talebelerinin bekledikleri mektupları ve Risaleleri basarak onlara ulaştırmak, fakültenin bize sağlayacağı faydadan daha büyük görünüyordu. </span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Askeri yönetimin neşriyatımızı engelleyen baskısına karşı siz bir şeyler yaparak, bazı fedakârlıklarda bulunarak bu yayınları yapmak ve isteyenlere göndermek durumundasınız. Bu da çok defa geceleri polis ve asker kontrolünün azaldığı saatlerde yapılan çalışmalarla oluyordu. Dolayısıyla gündüz okula gitmeniz imkânı da ortadan kalkıyordu.</span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bu yayınlarda çalışacak başka kişiler olsa idi, biz okulumuza devam ederek meslek sahibi olabilirdik. O günün şartlarında bu yükü bizim üzerimizden alacak çok az kişi geliyordu. Bunların da birçoğu iznini kullanan memur ve askerlerdi. 10–15 gün sonra onlar gidince yine iş bize kalıyordu. </span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bu anlayış ve mantık bütün Türkiye’deki Nur Talebelerinde vardı. Önce “Hizmet” geliyordu. Okul, hatta aile bunun önüne geçemezdi. Buna da Bediüzzaman Hazretlerinin bazı talebelerini memuriyetten, okuldan hatta ailesinden alarak, Risale-i Nur hizmetinde çalıştırması örnek veriliyordu. Ama, o zaman bu bir zaruretti. Bediüzzaman devamlı mahkemelerde, hapishanelerde ve gözetim altında tutulduğu için yanına fazla kişi yaklaşamıyordu. O sırada da devamlı Risaleler telif edildiği için bunları yazacak ve diğer şehirlerdeki talebelere ulaştıracak kimselere ihtiyaç vardı. Birçok yakın talebesinin anlattığından öğrendiğimize göre, hapishanede yazılan risaleler, kibrit kutularının içine konularak dışarıya çıkarılıyor; gece sabahlara kadar evlerde yazılarak çoğaltılıyordu. Özellikle de Latin harfleriyle çoğaltılmaya geçildiğinde; daktilolarda ve teksirlerde daha sonra da matbaalarda basılarak bu iş yapılıyordu. Risale-i Nurlar gerek muhtevası, gerek lisanı bakımından avam tarafından yazılması ve çoğaltılması mümkün olmayan ilmi eserlerdi. Bu işin önemini kavrayan ve bu hizmeti yapmak isteyenlerin çoğunlukla öğrenci, memur ve ordu mensubu olması normaldi. </span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bütün yasaklara rağmen süratle yayılan eserlerin bu hizmetlerinde çalışmayı önemseyen öğrenci, memur veya iş sahiplerinin hem hizmeti, hem görevini yapması mümkün olmuyordu. İnsanlar da tercihlerini bu İslami hizmetten yana kullanarak bütün mesailerini kullanmak istiyorlardı.</span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bir diğer husus da, Üstad Bediüzzaman, kabiliyetleri fark ettiği, gelecekte bu hizmetin mesuliyetini alabilecek birkaç kişiyi ailesinin iznini de alarak kendi yanına almış, memuriyet veya okulu bıraktırarak yanında veya görevlendirdiği şehirlerde hizmete sevk etmiştir. Bu kişilerin hakikaten o günden bugüne Risale-i Nur Hizmetinin önde gelenleri, fedakârları olduğunu görüyoruz. Bu sebepledir ki, Bediüzzaman bu kişileri resmen vâris olarak tayin etmiş, Risale-i Nur Hizmetinin yürütülmesini Onlara bırakmıştır.</span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_tahiri.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_76.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><span style="font-size: 9px"><span style="color: #990000">MUSTAFA SUNGUR-TAHİRİ MUTLU-ABDULLAH YEĞİN BEDİÜZZAMANIN İLK TALEBELERİNDEN BİR KISMI </span></span></strong></span></span></p><p></p><p> <span style="font-size: 10px">Bu kişiler arasında gördüğümüz Abdullah Yeğin, Said Özdemir, Atıf Ural ve Salih Özcan Üniversitede okurken Bediüzzaman’ın hizmetine girip, okullarını bırakanlardır. Mustafa Sungur Öğretmen iken, Zübeyir Gündüzalp PTT memuru iken mesleklerini bırakarak gelmişlerdir. Rahmetli Bayram Yüksel, daha çocuk yaşlarında babası tarafından Bediüzzaman’ın özel hizmetine verilmişti. Tahiri Mutlu, Hüsnü Bayram, Ahmet Aytimur çeşitli mesleklerden gelmişlerdi. Bunlar Üstad tarafından Noterde hazırlanan vekâletname ile resmi varis tayin edilmişler; Risale-i Nur’ların neşri ve hizmetin devamında karar verecek kişiler olarak belirlenmişlerdir. Daha sonra; bu kişilerin Kurucusu olduğu Hizmet Vakfı aynı hizmetleri görmeye devam etmiştir. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Üstad’ın vefatına kadar yanında ve çok yakınında hizmet edenlerin isimlerini aşağıya alıyor; vefat edenler için Cenab-ı hak’tan rahmet; sağ olanlara uzun ömürler diliyor ve hizmetleri için şükranlarımızı arz ediyorum</span>.</span></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> <img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_izmir.JPG" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></p> <p style="text-align: center">[SIZE=+0][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 9px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #660000"> <span style="font-size: 9px">İZMİRLİ NUR TALEBELERİ 1964 </span></span></span></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #660000">A.FEYZİ KUL, KEMAL ERİMEZ, SALİH ÖZCAN, OSMAN AYKUT</span></span></span></span></span>[/FONT][/SIZE]</p><p></p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Başta Hulusi ve Refet Beyler, Hüsrev Altınbaşak,Tahiri Mutlu, Abdülmecit Ünlükul (Kardeşi), Zübeyir Gündüzalp, Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Ceylan Çalışkan, Mehmet Kayalar, Hüsnü Bayram, Rüştü Çakın, Abdullah Yeğin, Ahmet Aytimur, Atıf Ural, Said Özdemir, Mustafa Acet, Salih Özcan, Mehmet Feyzi (Kastamonu), Ahmed Feyzi Kul (Denizli), Mustafa Osman, Osman Çalışkan, Mehmet Çalışkan, Halil Çalışkan, Mahmut Çalışkan, İbrahim Fakazlı, Abdulkadir Badıllı, Ziya Arun, Hamza Emek, Abdülmuhsin Alev, Nazif Çelebi, Süleyman Rüştü Çakın, Ahmet Aytimur, Tahsin Tola, Mustafa Ezener, Çolak Nuri, Hasan Feyzi, Abdurrahman Yüksel, Sıddık Süleyman, Hafız Tevfik, Abdullah Çavuş, Hacı Bahri, Küçük Ali,Yahşi Şaban, Hamza Emek, Hafız Ali ve adını şu anda hatırlayamadığımız diğerleri Nur zincirinin birer nûrani halkalarıdır</span>..</span></p><p> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #333333"> </span></span></p><p> <p style="text-align: center"> </p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #666600">BEDİÜZZAMAN HZ. İLK TALEBELERİNDEN RESİMLER </span></span> </p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><span style="font-size: 9px"><span style="color: #990000"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_H_YAHYAGIL_1.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_a_feyzi_vs.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_tahiri_2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></strong></span></span></p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> </span></span></p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Gerek Bediüzzaman’ın sağlığında okullarını ve mesleklerini bırakarak Risale-i Nur hizmeti yapan, gerekse Üstadın vefatından sonra benim gibi okullarından ayrılıp, hizmette çalışanların sayısı elbette ki çok değildi. Belki 10 u, belki de 20 yi geçmez. Bunlar da hizmete koşacak yeterli kimse olmadığı için bu yolu seçmişlerdi.</span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px">Bu konuda önemli bir kişi olarak Gaziantep'li Nazım Gökçek’i anmadan geçemeyeceğim. Gönlüm O’nun okulunu bırakmasını hiçbir zaman istemedi. Kendisi çok parlak bir Lise Talebesi iken, “Hizmet” yapabilmek için okulunu terk etti. Gerçi, kendisinin yetiştirdiği çok Üniversiteli oldu, ama O Üniversiteliler nasiplerini bir başkasında da bulabilirlerdi. Ben Nazım Gökçek’in okusa idi, Üniversitelileri değil, Üniversite Hocalarını, Dünyanın birçok yerinde İslam’a muhtaç büyük istidatları İrşad edebileceğini biliyordum.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Biyolog, post: 128965, member: 13074"] [B]Muzaffer Deligöz'den Yazılar, Hatıralar[/B] [URL="http://muzafferdeligoz.blogcu.com/Nur+Hizmeti/page2"] [/URL] [B]NUR HİZMETİNDE ÇALIŞMA[B][COLOR=navy][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][/B] [/B] [B][COLOR=navy][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=navy][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][CENTER] [/CENTER] [CENTER][COLOR=#666600] NUR DERSANESİNE GİRİYORUM[/COLOR][/CENTER] [CENTER] [/CENTER] [/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Trebuchet MS] [/FONT][FONT=Trebuchet MS] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]Risale-i Nurların kitap olarak basımı 1960 askeri ihtilalinden sonra serbest şekilde matbaalarda yapılamıyordu. Buna rağmen, siyasi iktidarların anlayışına göre bazen rahatlıkla, bazen de sıkıntılarla Risale-i Nurların basımı yapılabiliyordu. [/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]1960 Askeri harekâtı sonucu, sivil idarelerde olduğu gibi rahat bir neşriyat imkânı kalmamıştı. Matbaacılar, korkularından basım işine girmiyorlardı. Buna rağmen yine de Risale-i Nur neşriyatı durmuyor, çeşitli yollarla devam ediyordu.[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]Ben o sırada Ankara Hukuk Fakültesinde okuyordum. Zamanım oldukça da Risale-i Nur neşriyatında görev alıyordum. Tabii Risale-i Nur kitaplarının basım çalışmaları tamamen gizli yapılıyordu. Bazen bir matbaada gece yarısı baskı yapılıyor, bazen mahalle aralarındaki bir evde cilt işi tamamlanıyor, bazen de bir bodrum katında teksirlerle çoğaltılıyordu.[/SIZE][/FONT] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS] [/FONT] [CENTER][B][COLOR=navy][FONT=Trebuchet MS] [CENTER][SIZE=4][COLOR=#666600]CEBECİ – ARTUKOĞLU DERSANESİ[/COLOR][/SIZE] [/CENTER] [/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [B][COLOR=gray][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2]Risale-i Nur’la ilgili çalışmalarım artınca, kalmakta olduğum Hukuk Fakültesi Yurdundan ayrılarak, fakültenin hemen yakınındaki “ARTUKOĞLU” apartmanında bulunan “NUR DERSANESİ”NE girdim. Bu Dersanede 7 Üniversite öğrencisi kalıyorduk. Normal olarak herkes fakültelerine devam ediyor, oradan arta kalan zamanda isterse evde, isterse kütüphanelerde ders çalışıyorlardı. Yemeklerimizi ve evin temizliğini sıra ile yapardık. Sabah namazını birlikte kıldıktan sonra, bir miktar Risale-i Nur okur, daha sonra herkes istediği gibi hareket ederdi. Sabah okulda dersi olamayanlar tekrar yatar, isteyen ders çalışır, isteyen de fakülteye giderdi[/SIZE][/FONT].[/FONT] [FONT=Trebuchet MS] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_ANKARA_ogr.JPG[/IMG][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][SIZE=2]Bu Dersanede kalan arkadaşlarımdan 4 profesör, 1 Okul müdürü, 1 öğretmen çıktı. Ben onlarla aynı evi paylaşmış olmaktan daima gurur duydum. [/SIZE] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bu rutin hayat içinde “Risale-i Nur Dersanesi” vasfını kazandıracak yalnızca sabah namazından sonra okunan risalelerdi. Cumartesi-Pazar günü akşamları başka evlerde yapılan derslere isteyen gider, isteyen gitmezdi. Ancak Ayda bir bizim evde yapılan ve diğer fakültelerde okuyan arkadaşlarımızın geldiği Risale-i Nur derslerinde hepimiz bulunur, bazımız gelenlere hizmet eder, bazımız da kitaplardan bahisleri okurdu. Kitaptan okumaya “Ders yapma” denir, bunu içimizdeki eski talebeler yapardı. Bazen da dışardan gelenler içinde tanınmış bir Nurcu Ağabey varsa ders O’na yaptırılırdı.[/SIZE] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_ANK_NUR_TALEBELERI.gif[/IMG][/FONT] [COLOR=gray][FONT=Trebuchet MS]1963 – Ankara [/FONT][/COLOR] [FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][COLOR=maroon][FONT=Trebuchet MS]AYAKTAKİLER-SAĞDAN: MEHMET KUTLULAR, SAMANPAZARINDA LOKANTACI RECAİİ BOYACIOĞLU, [/FONT][/COLOR][COLOR=maroon][FONT=Trebuchet MS]SAİT ÖZDEMİR (Ankara Vaizi), SAİT ATICI-Konya, BAYRAM YÜKSEL, Av.BEKİR BERK, Dr. SADULLAH NUTKU, MUSTAFA SUNGUR[COLOR=gray][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT] [COLOR=maroon][FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]OTURANLAR-SAĞDAN : İBRAHİM CANAN (İLAHİYAT FAK),İBRAHİM ERKUL (TIP FAK), EKREM KÖKER (DTC FAK), MUZAFFER DELİGÖZ (HUKUK FAKÜLTESİ)[/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=maroon][FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=1][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [COLOR=maroon][FONT=Trebuchet MS][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT][/FONT][/COLOR][SIZE=2]Gelenlere çay ikram edilir, ders sonrası çeşitli konularda ve Üniversiteden sohbetler yapılırdı. Bazılarının zannettiği gibi, Risale-i Nur Dersanelerinde “tarikat”, “zikir” “ayin” gibi hususlar hiçbir zaman olmamıştır. “Zikir yapmak = Allah’ı isimleriyle anmak” isteyen, namazından sonra kendi başına, istediği yerde yapabilir. Ama dersanelerde “zikir ayinleri” yapılmaz. Bir ömür boyu gittiğim Nur Dersanelerinde ben bir defa olsun rastlamış değilim.[/SIZE] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Meşhur olmuş bir rivayet vardır: Bir sivil polisi Nurcuları izlemek üzere görevlendirirler. O da sanki Nurcu gibi devamlı toplantılara, dersanelere girer, çıkar. En sonunda raporuna yazdıkları şudur. “Bunlar, kitap okuyorlar, çay içiyorlar, namaz kılıyorlar. Bunun dışında bir şeye rastlamadım” Böyle bir rapor var veya yok, ama hadise budur. Risale-i Nur Derslerinde Bediüzzaman Hazretlerinin yazmış olduğu Risale-i Nur Külliyatından bazı bölümler okunur, anlaşılamayan yerleri izah edilir. Okunan hususlarla ilgili ayet ve hadislerin metni ve mealleri söylenir, çay içilir, vakit gelince de namazlar kılınıp, herkes evine gider.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Gariptir ki, senelerce Türk polisi ve adliyesi bu tarzdaki dini faaliyetleri takip ile meşgul edildi, binlerce dava görüldü, on binlerce insan mahkemelere ve bunların bir kısmı hapishanelere konuldu. Sonunda anlaşıldı ki, yapılan iş, zararlı bir faaliyet değil, yalnızca Kur’anın tefsirlerini okuyarak dini bilgileri artırmaktır[/SIZE]. [/FONT][FONT=Trebuchet MS] [/FONT] [CENTER][B][COLOR=navy][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [CENTER] [/CENTER] [CENTER][B] [COLOR=#666600]HACIBAYRAM DERSANESİNE GEÇİŞ [/COLOR][/B] [/CENTER] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Benim Risale-i Nur kitaplarının ve “Lahika” denilen mektupların basımındaki çalışmalarım artınca, kalmakta olduğum “ARTUKOĞLU Nur Dersanesi”nden ayrılarak, Ankara’da Risale-i Nur neşriyatını yapan, Ankara Vaizi Said Özdemir’in evinin bitişiğinde açtığı “Bent deresi Nur Dersanesi”ne geçtim. Bazen da, Bediüzzaman Hazretlerinin en yakın talebesi ve hizmetinde bulunan Bayram Yüksel’in bulunduğu Hacıbayram Camii yanında olan “7 numara” diye bahsedilen Dersanede kalıyordum. [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bu yerler, Ankara’daki Risale-i Nur çalışmalarının merkezi hükmünde idi. Bu sebeple her türlü neşriyat faaliyetleri yanında, bütün Türkiye’den Ankara’ya gelenlerin uğradığı bir yer olduğu için büyük bir hareketlilik yaşanıyordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Hem bu hareketlilik, hem fakültenin uzak olması, hem de elimdeki işleri yarım bırakarak gitmek istememem sebepleriyle okula gidemez hale geldim. Zaten, o andaki haleti ruhiyem itibariyle, yapılan hizmetleri eğitimimi tamamlamaktan daha önemli görüyordum.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][/FONT][B][COLOR=navy][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][/B] [CENTER][B][COLOR=#666600] ÖNCE HİZMET SONRA OKUL[/COLOR][/B][/CENTER] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Öğrenci dershanesinden Risale-i Nur neşriyatının yapıldığı dersanelere geçince, oradaki hareketli faaliyetler okulu unutturuyordu. O sırada bütün Anadolu’daki Nur Talebelerinin bekledikleri mektupları ve Risaleleri basarak onlara ulaştırmak, fakültenin bize sağlayacağı faydadan daha büyük görünüyordu. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Askeri yönetimin neşriyatımızı engelleyen baskısına karşı siz bir şeyler yaparak, bazı fedakârlıklarda bulunarak bu yayınları yapmak ve isteyenlere göndermek durumundasınız. Bu da çok defa geceleri polis ve asker kontrolünün azaldığı saatlerde yapılan çalışmalarla oluyordu. Dolayısıyla gündüz okula gitmeniz imkânı da ortadan kalkıyordu.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bu yayınlarda çalışacak başka kişiler olsa idi, biz okulumuza devam ederek meslek sahibi olabilirdik. O günün şartlarında bu yükü bizim üzerimizden alacak çok az kişi geliyordu. Bunların da birçoğu iznini kullanan memur ve askerlerdi. 10–15 gün sonra onlar gidince yine iş bize kalıyordu. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bu anlayış ve mantık bütün Türkiye’deki Nur Talebelerinde vardı. Önce “Hizmet” geliyordu. Okul, hatta aile bunun önüne geçemezdi. Buna da Bediüzzaman Hazretlerinin bazı talebelerini memuriyetten, okuldan hatta ailesinden alarak, Risale-i Nur hizmetinde çalıştırması örnek veriliyordu. Ama, o zaman bu bir zaruretti. Bediüzzaman devamlı mahkemelerde, hapishanelerde ve gözetim altında tutulduğu için yanına fazla kişi yaklaşamıyordu. O sırada da devamlı Risaleler telif edildiği için bunları yazacak ve diğer şehirlerdeki talebelere ulaştıracak kimselere ihtiyaç vardı. Birçok yakın talebesinin anlattığından öğrendiğimize göre, hapishanede yazılan risaleler, kibrit kutularının içine konularak dışarıya çıkarılıyor; gece sabahlara kadar evlerde yazılarak çoğaltılıyordu. Özellikle de Latin harfleriyle çoğaltılmaya geçildiğinde; daktilolarda ve teksirlerde daha sonra da matbaalarda basılarak bu iş yapılıyordu. Risale-i Nurlar gerek muhtevası, gerek lisanı bakımından avam tarafından yazılması ve çoğaltılması mümkün olmayan ilmi eserlerdi. Bu işin önemini kavrayan ve bu hizmeti yapmak isteyenlerin çoğunlukla öğrenci, memur ve ordu mensubu olması normaldi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bütün yasaklara rağmen süratle yayılan eserlerin bu hizmetlerinde çalışmayı önemseyen öğrenci, memur veya iş sahiplerinin hem hizmeti, hem görevini yapması mümkün olmuyordu. İnsanlar da tercihlerini bu İslami hizmetten yana kullanarak bütün mesailerini kullanmak istiyorlardı.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bir diğer husus da, Üstad Bediüzzaman, kabiliyetleri fark ettiği, gelecekte bu hizmetin mesuliyetini alabilecek birkaç kişiyi ailesinin iznini de alarak kendi yanına almış, memuriyet veya okulu bıraktırarak yanında veya görevlendirdiği şehirlerde hizmete sevk etmiştir. Bu kişilerin hakikaten o günden bugüne Risale-i Nur Hizmetinin önde gelenleri, fedakârları olduğunu görüyoruz. Bu sebepledir ki, Bediüzzaman bu kişileri resmen vâris olarak tayin etmiş, Risale-i Nur Hizmetinin yürütülmesini Onlara bırakmıştır.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_tahiri.jpg[/IMG] [IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_76.jpg[/IMG][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR] [LEFT][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][B][SIZE=1][COLOR=#990000]MUSTAFA SUNGUR-TAHİRİ MUTLU-ABDULLAH YEĞİN BEDİÜZZAMANIN İLK TALEBELERİNDEN BİR KISMI [/COLOR][/SIZE][/B][/FONT][/COLOR][/LEFT] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][SIZE=2]Bu kişiler arasında gördüğümüz Abdullah Yeğin, Said Özdemir, Atıf Ural ve Salih Özcan Üniversitede okurken Bediüzzaman’ın hizmetine girip, okullarını bırakanlardır. Mustafa Sungur Öğretmen iken, Zübeyir Gündüzalp PTT memuru iken mesleklerini bırakarak gelmişlerdir. Rahmetli Bayram Yüksel, daha çocuk yaşlarında babası tarafından Bediüzzaman’ın özel hizmetine verilmişti. Tahiri Mutlu, Hüsnü Bayram, Ahmet Aytimur çeşitli mesleklerden gelmişlerdi. Bunlar Üstad tarafından Noterde hazırlanan vekâletname ile resmi varis tayin edilmişler; Risale-i Nur’ların neşri ve hizmetin devamında karar verecek kişiler olarak belirlenmişlerdir. Daha sonra; bu kişilerin Kurucusu olduğu Hizmet Vakfı aynı hizmetleri görmeye devam etmiştir. [/SIZE] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Üstad’ın vefatına kadar yanında ve çok yakınında hizmet edenlerin isimlerini aşağıya alıyor; vefat edenler için Cenab-ı hak’tan rahmet; sağ olanlara uzun ömürler diliyor ve hizmetleri için şükranlarımızı arz ediyorum[/SIZE].[/FONT] [FONT=Trebuchet MS] [/FONT] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_izmir.JPG[/IMG][/FONT][/COLOR][/FONT][/CENTER] [CENTER][SIZE=+0][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=1][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#660000] [SIZE=1]İZMİRLİ NUR TALEBELERİ 1964 [/SIZE][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/SIZE][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=1][COLOR=#660000]A.FEYZİ KUL, KEMAL ERİMEZ, SALİH ÖZCAN, OSMAN AYKUT[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/FONT][/FONT][/SIZE][/CENTER] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][/FONT][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][SIZE=2]Başta Hulusi ve Refet Beyler, Hüsrev Altınbaşak,Tahiri Mutlu, Abdülmecit Ünlükul (Kardeşi), Zübeyir Gündüzalp, Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Ceylan Çalışkan, Mehmet Kayalar, Hüsnü Bayram, Rüştü Çakın, Abdullah Yeğin, Ahmet Aytimur, Atıf Ural, Said Özdemir, Mustafa Acet, Salih Özcan, Mehmet Feyzi (Kastamonu), Ahmed Feyzi Kul (Denizli), Mustafa Osman, Osman Çalışkan, Mehmet Çalışkan, Halil Çalışkan, Mahmut Çalışkan, İbrahim Fakazlı, Abdulkadir Badıllı, Ziya Arun, Hamza Emek, Abdülmuhsin Alev, Nazif Çelebi, Süleyman Rüştü Çakın, Ahmet Aytimur, Tahsin Tola, Mustafa Ezener, Çolak Nuri, Hasan Feyzi, Abdurrahman Yüksel, Sıddık Süleyman, Hafız Tevfik, Abdullah Çavuş, Hacı Bahri, Küçük Ali,Yahşi Şaban, Hamza Emek, Hafız Ali ve adını şu anda hatırlayamadığımız diğerleri Nur zincirinin birer nûrani halkalarıdır[/SIZE]..[/FONT] [FONT=Trebuchet MS][COLOR=#333333] [/COLOR][/FONT] [CENTER] [/CENTER] [SIZE=4][COLOR=#666600]BEDİÜZZAMAN HZ. İLK TALEBELERİNDEN RESİMLER [/COLOR][/SIZE] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][B][SIZE=1][COLOR=#990000][IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_H_YAHYAGIL_1.jpg[/IMG] [FONT=Trebuchet MS][IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_a_feyzi_vs.jpg[/IMG] [IMG]http://img.blogcu.com/uploads/muzafferdeligoz_tahiri_2.jpg[/IMG][/FONT][/COLOR][/SIZE][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Gerek Bediüzzaman’ın sağlığında okullarını ve mesleklerini bırakarak Risale-i Nur hizmeti yapan, gerekse Üstadın vefatından sonra benim gibi okullarından ayrılıp, hizmette çalışanların sayısı elbette ki çok değildi. Belki 10 u, belki de 20 yi geçmez. Bunlar da hizmete koşacak yeterli kimse olmadığı için bu yolu seçmişlerdi.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2]Bu konuda önemli bir kişi olarak Gaziantep'li Nazım Gökçek’i anmadan geçemeyeceğim. Gönlüm O’nun okulunu bırakmasını hiçbir zaman istemedi. Kendisi çok parlak bir Lise Talebesi iken, “Hizmet” yapabilmek için okulunu terk etti. Gerçi, kendisinin yetiştirdiği çok Üniversiteli oldu, ama O Üniversiteliler nasiplerini bir başkasında da bulabilirlerdi. Ben Nazım Gökçek’in okusa idi, Üniversitelileri değil, Üniversite Hocalarını, Dünyanın birçok yerinde İslam’a muhtaç büyük istidatları İrşad edebileceğini biliyordum.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Muzaffer Deligöz'den Yazılar, Hatıralar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst