Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İslamın Şartları
Namaz Kılmak
Namaz ve Mir'ac
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 184027" data-attributes="member: 15919"><p><strong><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">NAMAZ VE MİR'AC</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Malik bin Sa'saa radıyallahu anh Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduklarını anlatıyor:. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Ben Kâbe-i Muazama'da iki kişinin arasında uyku ile uyanıklık arasında yatmakta iken, içi îman ve hikmetle dolu, altından bir leğen getirdiler. Boğazımdan karnıma kadar göğsümü yardılar. Zemzem suyu ile yıkayıp, îman ve hikmetle doldurdular. Katırdan küçük merkepten ise büyük, burak denilen bir hayvan getirdiler. Cibril Aleyhisselâm ile beraber gittik. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">Birinci kat semâya gelince:</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi, Cibril a.s.: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Cebrâil, diye cevap verdi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Yanındaki kim? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Cebrâil de: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? denildi. Cebrâil: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Evet, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldi, O ne güzel bir misafirdir, denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunu takiben Adem aleyhisselâma geldim, selâm verdim, </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin oğul ve Peygamber! dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bir rivayette şöyledir: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Dünya semasına yükselince sağında ve solunda insan kalabalığı bulunan bir zat gördüm. Sağına bakınca gülüyor, soluna bakınca ağlıyordu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin, salih peygamber salih oğul! dedi. Ben: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Bu kim ey Cibril? diye sordum. O da: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Bu, Adem aleyhisselâmdır. Sağında ve solunda gördüğün bu kalabalıklar evlâdlarının ruhlarıdır. Sağındakiler cennetlik, solundakiler ise cehennemliklerdir. Bunun için sağına baktığı zaman gülüyor, soluna baktığı zaman ağlıyor, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">Sonra ikinci semaya geldik.</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi. Cebrâil: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ben Cebrail, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Yanındaki kim? denildi. Cebrail: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Cebrail: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Evet, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi! denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunu takiben Isa ile Yahya Peygamberlere rastladım. Her ikisi de: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoşgeldin kardeşimiz hoşgeldin ey peygamber! dediler. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Sonra,<span style="color: teal"> üçüncü kat semaya geldik. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Cebrail, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Yanındaki kim? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Cebrail: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Evet, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi, denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunu müteakip Yusuf aleyhisselâm'a rastladım. Selâm verdim; </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin kardeş ve Peygamber, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">Sonra dördüncü semaya geldik.</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Cebrail, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">—> Yanındaki kim? diye soruldu. " </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Evet, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin, ne güzel misafir geldi! denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunun takiben îdris aleyhisselâma rastladım. Selâm verdim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin, kardeş ve Peygamber, dedi.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">Sonra beşinci kat semaya </span></span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">geldik.</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Cebrail, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Yanındaki kim? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed,'diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi, denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Evet, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi, denildi. Bunu müteakip Harun </span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">aleyhisselâma rastladık. Kendisine selâm verdim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoşgeldin, kardeş ve Peygamber! dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">Sonra altıncı semaya geldik.</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Cibril, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Yanındaki kim? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed, denildi. . </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Evet, denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— (Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi! denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunu takiben Musa aleyhisselâma rastladım ve selâm verdim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin, kardeş ve Peygamber! dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Kendisinden ayrılınca ağlamaya başladı. Hazreti Allah tarafından kendisine: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Niye ağlıyorsun? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Musa aleyhisselâm: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ey Rabbim, benden sonra Peygamber olan bu gencin ümmetinden </span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">cennete benim ümmetimden daha çok insanlar girecektir, bunun için </span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">ağlıyorum, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: teal">Sonra yedinci semaya geldik.</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Kim o? denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Cibril, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Yanındaki kim? diye soruldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Muhammed, diye cevap verildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? Hoş geldi, ne güzel misafir geldi! denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunu takiben ibrahim aleyhisselâma rastladım. Selâm verdim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hoş geldin oğul ve Peygamber! dedi. Hemen bana Beytü'l Mâmur gösterildi. Cibril'e sordum. O da: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Bu, Beytü'l Mâmur'dur. Her gün yetmiş bin melek orada namaz kılar ve çıkarlar. Çıkanlar da bir daha artık oraya dönmezler, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bana Sidretü'l Müntehâ ağacı da gösterildi. Bir de baktım ki, bu ağacın meyveleri meşhur Hacer beldesinin büyük destileri, yaprakları da fillerin kulakları büyüklüğünde idi. Altından dört nehir akıyordu. Bunların ikisi bâtın, ikisi zahir idi. Cibril'e bu nehirleri sordum. O da: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Bâtın, yani içe ait iki nehir cennette, zahir yani dışa ait iki nehir de Nil ile </span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Fırat'tır, dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bir rivayette: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Sonra o kadar yükseğe çıkarıldım ki orada mukadderatı yazan kalemlerin sesini işitir oldum. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Sonra üzerime elli vakit namaz farz kılındı. Döndüm. Musa aleyhisselâma gelince, bana: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ne oldu? diye sordu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— üzerime elli vakit namaz farz kılındı, dedim. Musa aleyhisselâm: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ben insanları senden daha iyi bilirim, israil Oğulları ile çok uğraştım. Senin ümmetinin bu elli vakit namaza gücü yetmez. Rabbine dön ve bu namazları azaltmasını niyaz et! dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Döndüm. Niyazda bulundum. Allahü Teâlâ bunları kırka indirdi. Sonra yine </span></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Musa aleyhisselâma geldim. Aynı şeyi söyledi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Döndüm. Allahü Teâlâ namazları otuza indirdi. Yine aynı şey tekrarlandı. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Döndüm, Allahü Teâlâ namazları yirmiye indirdi. Yine aynı şey oldu. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Döndüm, Allahü Teâlâ namazları ona indirdi. Yine Musa aleyhisselâma geldim, aynı şeyi söyledi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Döndüm, Allahü Teâlâ namazları beş vakte indirdi. Yine Musa aleyhisselâma geldim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ne yaptın? dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Allah namaz vakitlerini beş vakte indirdi, dedim. Musa aleyhisselâm yine gidip, daha da indirmesi için Allah'a niyaz etmemi söyledi ise de ben: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Hayır, razı oldum, dedim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bunun üzerine Allah tarafından bir nida geldi. Farzım kesinleşmiştir. Kullarıma gereken kolaylığı yaptım. Her iyi amel karşılığında da on sevab vereceğim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bir rivayette: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Yüce Rabbim ile Musa aleyhisselâm arasında gidip gelmeye devam, ettim. Nihayet Allahü Teâlâ: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">— Ey Muhammed, namazlar günde beş vakitten ibarettir. Her namaz için on sevab vardır, bu da elli vakit namaz demektir, buyurdu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><strong>(Buharı, Müslim)</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 184027, member: 15919"] [B][SIZE=5][COLOR=red]NAMAZ VE MİR'AC[/COLOR][/SIZE][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Malik bin Sa'saa radıyallahu anh Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduklarını anlatıyor:. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red]Ben Kâbe-i Muazama'da iki kişinin arasında uyku ile uyanıklık arasında yatmakta iken, içi îman ve hikmetle dolu, altından bir leğen getirdiler. Boğazımdan karnıma kadar göğsümü yardılar. Zemzem suyu ile yıkayıp, îman ve hikmetle doldurdular. Katırdan küçük merkepten ise büyük, burak denilen bir hayvan getirdiler. Cibril Aleyhisselâm ile beraber gittik. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]Birinci kat semâya gelince:[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi, Cibril a.s.: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Cebrâil, diye cevap verdi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Yanındaki kim? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Cebrâil de: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? denildi. Cebrâil: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Evet, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldi, O ne güzel bir misafirdir, denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunu takiben Adem aleyhisselâma geldim, selâm verdim, [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin oğul ve Peygamber! dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bir rivayette şöyledir: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Dünya semasına yükselince sağında ve solunda insan kalabalığı bulunan bir zat gördüm. Sağına bakınca gülüyor, soluna bakınca ağlıyordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin, salih peygamber salih oğul! dedi. Ben: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Bu kim ey Cibril? diye sordum. O da: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Bu, Adem aleyhisselâmdır. Sağında ve solunda gördüğün bu kalabalıklar evlâdlarının ruhlarıdır. Sağındakiler cennetlik, solundakiler ise cehennemliklerdir. Bunun için sağına baktığı zaman gülüyor, soluna baktığı zaman ağlıyor, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]Sonra ikinci semaya geldik.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi. Cebrâil: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ben Cebrail, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Yanındaki kim? denildi. Cebrail: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Cebrail: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Evet, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi! denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunu takiben Isa ile Yahya Peygamberlere rastladım. Her ikisi de: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoşgeldin kardeşimiz hoşgeldin ey peygamber! dediler. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Sonra,[COLOR=teal] üçüncü kat semaya geldik. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Cebrail, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Yanındaki kim? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Cebrail: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Evet, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi, denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunu müteakip Yusuf aleyhisselâm'a rastladım. Selâm verdim; [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin kardeş ve Peygamber, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]Sonra dördüncü semaya geldik.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Cebrail, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]—> Yanındaki kim? diye soruldu. " [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Evet, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin, ne güzel misafir geldi! denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunun takiben îdris aleyhisselâma rastladım. Selâm verdim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin, kardeş ve Peygamber, dedi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]Sonra beşinci kat semaya [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]geldik.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Cebrail, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Yanındaki kim? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed,'diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi, denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Evet, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi, denildi. Bunu müteakip Harun [/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]aleyhisselâma rastladık. Kendisine selâm verdim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoşgeldin, kardeş ve Peygamber! dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]Sonra altıncı semaya geldik.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Cibril, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Yanındaki kim? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed, denildi. . [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona buraya gelme daveti gönderildi mi? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Evet, denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— (Hoş geldi, ne güzel bir misafir geldi! denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunu takiben Musa aleyhisselâma rastladım ve selâm verdim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin, kardeş ve Peygamber! dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Kendisinden ayrılınca ağlamaya başladı. Hazreti Allah tarafından kendisine: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Niye ağlıyorsun? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Musa aleyhisselâm: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ey Rabbim, benden sonra Peygamber olan bu gencin ümmetinden [/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]cennete benim ümmetimden daha çok insanlar girecektir, bunun için [/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]ağlıyorum, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=teal]Sonra yedinci semaya geldik.[/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Kim o? denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Cibril, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Yanındaki kim? diye soruldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Muhammed, diye cevap verildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ona, buraya gelme daveti gönderildi mi? Hoş geldi, ne güzel misafir geldi! denildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunu takiben ibrahim aleyhisselâma rastladım. Selâm verdim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hoş geldin oğul ve Peygamber! dedi. Hemen bana Beytü'l Mâmur gösterildi. Cibril'e sordum. O da: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Bu, Beytü'l Mâmur'dur. Her gün yetmiş bin melek orada namaz kılar ve çıkarlar. Çıkanlar da bir daha artık oraya dönmezler, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bana Sidretü'l Müntehâ ağacı da gösterildi. Bir de baktım ki, bu ağacın meyveleri meşhur Hacer beldesinin büyük destileri, yaprakları da fillerin kulakları büyüklüğünde idi. Altından dört nehir akıyordu. Bunların ikisi bâtın, ikisi zahir idi. Cibril'e bu nehirleri sordum. O da: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Bâtın, yani içe ait iki nehir cennette, zahir yani dışa ait iki nehir de Nil ile [/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Fırat'tır, dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bir rivayette: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Sonra o kadar yükseğe çıkarıldım ki orada mukadderatı yazan kalemlerin sesini işitir oldum. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Sonra üzerime elli vakit namaz farz kılındı. Döndüm. Musa aleyhisselâma gelince, bana: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ne oldu? diye sordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— üzerime elli vakit namaz farz kılındı, dedim. Musa aleyhisselâm: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ben insanları senden daha iyi bilirim, israil Oğulları ile çok uğraştım. Senin ümmetinin bu elli vakit namaza gücü yetmez. Rabbine dön ve bu namazları azaltmasını niyaz et! dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Döndüm. Niyazda bulundum. Allahü Teâlâ bunları kırka indirdi. Sonra yine [/SIZE][/FONT][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Musa aleyhisselâma geldim. Aynı şeyi söyledi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Döndüm. Allahü Teâlâ namazları otuza indirdi. Yine aynı şey tekrarlandı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Döndüm, Allahü Teâlâ namazları yirmiye indirdi. Yine aynı şey oldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Döndüm, Allahü Teâlâ namazları ona indirdi. Yine Musa aleyhisselâma geldim, aynı şeyi söyledi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Döndüm, Allahü Teâlâ namazları beş vakte indirdi. Yine Musa aleyhisselâma geldim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ne yaptın? dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Allah namaz vakitlerini beş vakte indirdi, dedim. Musa aleyhisselâm yine gidip, daha da indirmesi için Allah'a niyaz etmemi söyledi ise de ben: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Hayır, razı oldum, dedim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bunun üzerine Allah tarafından bir nida geldi. Farzım kesinleşmiştir. Kullarıma gereken kolaylığı yaptım. Her iyi amel karşılığında da on sevab vereceğim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bir rivayette: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Yüce Rabbim ile Musa aleyhisselâm arasında gidip gelmeye devam, ettim. Nihayet Allahü Teâlâ: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]— Ey Muhammed, namazlar günde beş vakitten ibarettir. Her namaz için on sevab vardır, bu da elli vakit namaz demektir, buyurdu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red][B](Buharı, Müslim)[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İslamın Şartları
Namaz Kılmak
Namaz ve Mir'ac
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst