Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Namazda Takvâ
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 505729" data-attributes="member: 1004566"><p>Namazda Takvâ </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.” (Mü’minûn, 1-2) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>“Namaza kalktığında, dünyaya vedâ eden bir kimse gibi namaz kıl!” (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed, V, 412) </p><p> </p><p></p><p>Yaratılış sebebimiz olan ibâdet yani Allah’a kulluğumuz, gafletten ne kadar uzak îfâ edilebilirse takvâya o kadar yaklaşılmış olur. İnsanı, ancak her türlü gafletten uzakta ve Hakk’ın rızâsını kazanmak yolunda yapılan bir ibâdet kemâle erdirebilir.</p><p></p><p>Meselâ namazı şekil olarak biliyoruz. Fakat namazın esas hikmet tarafı Cenâb-ı Hak ile mülâkattır. Cenâb-ı Hakk’a maddî ve mânevî ihtiyaçlarımızı arz etmemiz için lutfedilmiş bir mülâkat.</p><p></p><p>Lâkin bizim namazımız ne derecede Hakk’ın istediği ve tarif ettiği bir namaz? Âyette;</p><p></p><p>“…Namaz, fahşâdan / çirkinliklerden ve münkerden / kötülüklerden alıkoyar…” (Ankebût, 45)</p><p></p><p>Bizim namazımız böyle mi?</p><p></p><p>Cenâb-ı Hak, kulunun alnının secdeye gelirken kalbinin de kendisine bir vuslat hâli içinde olmasını arzu ederek; “Secde et ve yaklaş!” (Alak, 19) buyurmaktadır.</p><p></p><p>Secdelerimiz acaba hangi kıvamda?</p><p></p><p>Aile hayatımızın, ticaret hayatımızın, memuriyet hayatımızın hâli bizim nasıl namaz kıldığımızın âdetâ röntgenini gösterir. Namaz eğer fayda vermiyorsa, kalp birtakım galatlarla doluysa Cenâb-ı Hak öyle kişiler hakkında; “Yazıklar olsun o namaz kılanlara!” (Mâûn, 4) buyuruyor.</p><p>Yine Kur’ân-ı Kerim, namazı muhafaza etmek, namazda devamlı olmak ve namazda huşû içinde olmak hususlarına dikkatimizi çekiyor. Fıkhen namaza başlamadan önce nasıl maddi ve mânevî bir taharete, abdest almaya ihtiyaç varsa kalben de bir huşûya ihtiyaç vardır. (Osman Nûri Topbaş, İhlâs ve Takvâ, Yüzakı Yay.) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>el-Celil: Azamet sahibi, celâlet ve ululuk sahibi demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Huşû… Kalbin duyarlı hâle gelmesi. Kimin huzûrunda olduğumuzun farkında olmak. Peygamber Efendimiz namazda iken sakalıyla oynayan birisini gördü:</p><p>“Bakın eğer şu kişinin kalbi huşû hâlinde olsaydı âzâları da huşû içinde olurdu.” (Ali el-Müttakî, VIII, 197/22530)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 505729, member: 1004566"] Namazda Takvâ Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.” (Mü’minûn, 1-2) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Namaza kalktığında, dünyaya vedâ eden bir kimse gibi namaz kıl!” (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed, V, 412) Yaratılış sebebimiz olan ibâdet yani Allah’a kulluğumuz, gafletten ne kadar uzak îfâ edilebilirse takvâya o kadar yaklaşılmış olur. İnsanı, ancak her türlü gafletten uzakta ve Hakk’ın rızâsını kazanmak yolunda yapılan bir ibâdet kemâle erdirebilir. Meselâ namazı şekil olarak biliyoruz. Fakat namazın esas hikmet tarafı Cenâb-ı Hak ile mülâkattır. Cenâb-ı Hakk’a maddî ve mânevî ihtiyaçlarımızı arz etmemiz için lutfedilmiş bir mülâkat. Lâkin bizim namazımız ne derecede Hakk’ın istediği ve tarif ettiği bir namaz? Âyette; “…Namaz, fahşâdan / çirkinliklerden ve münkerden / kötülüklerden alıkoyar…” (Ankebût, 45) Bizim namazımız böyle mi? Cenâb-ı Hak, kulunun alnının secdeye gelirken kalbinin de kendisine bir vuslat hâli içinde olmasını arzu ederek; “Secde et ve yaklaş!” (Alak, 19) buyurmaktadır. Secdelerimiz acaba hangi kıvamda? Aile hayatımızın, ticaret hayatımızın, memuriyet hayatımızın hâli bizim nasıl namaz kıldığımızın âdetâ röntgenini gösterir. Namaz eğer fayda vermiyorsa, kalp birtakım galatlarla doluysa Cenâb-ı Hak öyle kişiler hakkında; “Yazıklar olsun o namaz kılanlara!” (Mâûn, 4) buyuruyor. Yine Kur’ân-ı Kerim, namazı muhafaza etmek, namazda devamlı olmak ve namazda huşû içinde olmak hususlarına dikkatimizi çekiyor. Fıkhen namaza başlamadan önce nasıl maddi ve mânevî bir taharete, abdest almaya ihtiyaç varsa kalben de bir huşûya ihtiyaç vardır. (Osman Nûri Topbaş, İhlâs ve Takvâ, Yüzakı Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Celil: Azamet sahibi, celâlet ve ululuk sahibi demektir. Kısa Günün Kârı Huşû… Kalbin duyarlı hâle gelmesi. Kimin huzûrunda olduğumuzun farkında olmak. Peygamber Efendimiz namazda iken sakalıyla oynayan birisini gördü: “Bakın eğer şu kişinin kalbi huşû hâlinde olsaydı âzâları da huşû içinde olurdu.” (Ali el-Müttakî, VIII, 197/22530) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Namazda Takvâ
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst