Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Namazı Kılmak En Kârlı Ticarettir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 123389" data-attributes="member: 656"><p><strong>Namazı Kılmak En Karlı Ticarettir</strong></p><p></p><p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>Namaz dinin direğidir. </strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>(Hadîs-i şerif: Keşfü’l-Hafâ, 2:3; Hadîs no: 1621; Tirmizî, İmân: 8; İbn-i Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237.)</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divâne ve zararlı olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, gör<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite3" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" />Bu temsilller uzakta gördüğümüz hakikatları bizlere yakınlaştırmaktadır)</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, herbirisine yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine ikâmet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki:</strong></span></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>"Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır; hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyâre bulunur. Sermâyeye göre binilir."</strong></span></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>İki hizmetkâr ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermâyesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara verip zâyi eder. Birtek altını kalır. Arkadaşı ona der:</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>"Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de tayyâreye bindirirler. Bir günde mahall-i ikâmetimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun."</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><u><em><span style="color: darkslategray"><strong>Acaba, şu adam inad edip, o tek lirasını bir defîne anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefâhete sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?</strong></span></em></u></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>İşte ey namazsız adam! Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><span style="color: darkslategray"><em><strong>O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır.</strong></em></span></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar; diğeri gâfil, namazsız insanlardır.</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür.</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong>O has çiftlik ise, Cennettir.</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><span style="color: darkslategray"><em><strong>O istasyon ise, kabirdir. </strong></em></span></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong><u>O seyahat ise; kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur.</u> Amele göre, takvâ kuvvetine göre o uzun yolu mütefâvit derecede kat’ ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. <u>Bir kısmı da, hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat’ eder.</u> Kur’ân-ı Azîmüşşan şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. </strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong><u>O bilet ise namazdır. </u>Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba, yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarf etmeyen ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zîrâ, bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse -halbuki, kazanç ihtimâli binde birdir- sonra yirmi dörtten bir malını yüzde doksan dokuz ihtimâl ile kazancı musaddak bir hazîne-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?</strong></span></em></p> <p style="text-align: left"><em><span style="color: darkslategray"><strong><u>Halbuki, namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır.</u> Hem, cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem, namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu sûrette bütün sermâye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibkâ eder.</strong></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 123389, member: 656"] [b]Namazı Kılmak En Karlı Ticarettir[/b] [LEFT][I][COLOR=darkslategray][B]Namaz dinin direğidir. [/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B](Hadîs-i şerif: Keşfü’l-Hafâ, 2:3; Hadîs no: 1621; Tirmizî, İmân: 8; İbn-i Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237.)[/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B]Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divâne ve zararlı olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:(Bu temsilller uzakta gördüğümüz hakikatları bizlere yakınlaştırmaktadır)[/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B]Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, herbirisine yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine ikâmet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki:[/B][/COLOR][/I][/LEFT] [LEFT][I][COLOR=darkslategray][B]"Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır; hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyâre bulunur. Sermâyeye göre binilir."[/B][/COLOR][/I][/LEFT] [LEFT][I][COLOR=darkslategray][B]İki hizmetkâr ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermâyesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara verip zâyi eder. Birtek altını kalır. Arkadaşı ona der:[/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B]"Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de tayyâreye bindirirler. Bir günde mahall-i ikâmetimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun."[/B][/COLOR][/I] [U][I][COLOR=darkslategray][B]Acaba, şu adam inad edip, o tek lirasını bir defîne anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefâhete sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?[/B][/COLOR][/I][/U] [I][COLOR=darkslategray][B]İşte ey namazsız adam! Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim![/B][/COLOR][/I] [COLOR=darkslategray][I][B]O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır.[/B][/I][/COLOR] [I][COLOR=darkslategray][B]O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar; diğeri gâfil, namazsız insanlardır.[/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B]O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür.[/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B]O has çiftlik ise, Cennettir.[/B][/COLOR][/I] [COLOR=darkslategray][I][B]O istasyon ise, kabirdir. [/B][/I][/COLOR] [I][COLOR=darkslategray][B][U]O seyahat ise; kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur.[/U] Amele göre, takvâ kuvvetine göre o uzun yolu mütefâvit derecede kat’ ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. [U]Bir kısmı da, hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat’ eder.[/U] Kur’ân-ı Azîmüşşan şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. [/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B][U]O bilet ise namazdır. [/U]Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba, yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarf etmeyen ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zîrâ, bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse -halbuki, kazanç ihtimâli binde birdir- sonra yirmi dörtten bir malını yüzde doksan dokuz ihtimâl ile kazancı musaddak bir hazîne-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?[/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray][B][U]Halbuki, namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır.[/U] Hem, cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem, namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu sûrette bütün sermâye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibkâ eder.[/B][/COLOR][/I][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Namazı Kılmak En Kârlı Ticarettir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst