Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Nasil ÖleceĞİz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="insanFakiri" data-source="post: 264196" data-attributes="member: 1015796"><p><strong>Dine hizmet, sıkıntısız olmaz</strong></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">ALLAH ü teâlânın, yarattıkları içinde en sevdiği Peygamber efendimizdir ve sonra diğer Peygamberlerdir. Peygamberlerden sonra, Onların yolunda bulunan evliyâdır. Hepsinin vazifesi, ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını, Onun kullarına bildirmektir. En kıymetli iş budur. Kime bu ni’met nasîb olursa, çok şükretmesi lâzımdır. Şükredilmezse elden gider. Ni’metin devamı için, şükür lâzımdır. En kıymetli iş, aynı zamanda da en zor iştir.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">Peygamberler dâhil, hiç kimse,ALLAH ü teâlâ bildirmeyince doğruyu bulamaz. Doğru, ancak ALLAHü teâlânın bildirmesiyle bilinebilir. Peygamberlerden Sâlih aleyhisselâm, kavminin emîri, hükümdarı idi ve kavminden herkes de Onu pek çok severdi. Sâlih aleyhisselâm, bir gün ibâdet ederken, Cebrâil aleyhisselâm geldi ve ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını Semûd kavmine bildirmesini söyledi. Sâlih aleyhisselâm;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- ALLAHü teâlânın emir ve yasakları nelerdir ben bilemem, diye cevap verince, Cebrâil aleyhisselâm, Ona, ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını, râzı olduğu, beğendiği yolu öğretti.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">Sâlih aleyhisselâm da, Cebrâil aleyhisselâmın öğrettiği ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını Semûd kavmine bildirdi fakat onlar kabul etmediler. Düne kadar çok sevdikleri hükümdârları iken ve bütün emirlerini severek yaptıkları hâlde, ALLAHü teâlânın emirlerini bildirince, kavminin pek azı hariç, çoğunluğu îmân etmedi. Îmân etmeyenler, îmân etmemekle kalmayıp, Sâlih aleyhisselâma ve inananlara işkence yapmaya başladılar. Hatta bunlar bir gün Sâlih aleyhisselâma;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Şu kayanın içinden kızıl tüylü bir deve çıkarırsan sana îmân ederiz dediler. Sâlih aleyhisselâm onlara;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Ben bunu yapamam, bu benim yapabileceğim bir iş değildir derken Cebrâil aleyhisselâm geldi ve;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Sen duâ et ALLAHü teâlâ senin duânı kabul edecek ve kayanın içinden deve çıkaracak buyurdu.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">Sâlih aleyhisselâm da duâ etti, kavminin isteğini arz etti. Duâdan sonra kaya büyük bir gürültüyle yarıldı ve içinden deve çıktı. Bu hâdise ile îmân etmiş olanların îmânı sağlamlaştı, şüphede olanlar îmân ederek, îmân edenlerin sayısı arttı. Îmân etmeyenler ise, inanmadıkları gibi inkârda daha da aşırı gittiler.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">Semûd kavminin su ihtiyacını gideren bir kuyu vardı. Sâlih aleyhisselâm;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Bu kuyunun suyunu bir gün siz, öbür gün deve içecek, hiç kimse su için gelmesin buyurdu. Fakat kavmi, suyu her gün, yani devenin gününde de içmek istedikleri için, deveyi öldürmek istediler. Sâlih aleyhisselâm onlara;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Sakın bu deveyi öldürmeyin başınıza çok büyük felâket gelir buyurdu.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">Semûd kavmi, Sâlih aleyhisselâmı dinlemedi ve deveyi öldürmeye karar verdiler. Bunun için 7-8 kişi tuttular ve deveyi öldürttüler. Deve öldürülünce ALLAHü teâlânın gazâbının çok çabuk geleceğini Sâlih aleyhisselâm kavmine söyledi, kavmi ise inanmadı. Zira Sâlih aleyhisselâmın kavmi çok zengindi ve çok sağlam ve güçlü binalar yapmışlardı. Bunun için;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Bize bir şey olmaz dediler. Sâlih aleyhisselâm, îmân etmiş olanları toplayarak;</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">- Burası artık lânetlendi, hemen burayı terk ediyoruz. Şu karşıki tepeye çıkalım, bulunduğumuz yerde neler olacak oradan seyredelim buyurdu.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">Kendine inananlarla tepeye çıktılar. Bu sırada Semûd kavminin bulunduğu şehirde çok büyük bir deprem başladı ve 7 gün sürdü. Hiçbir şey kalmadı, her şey toprağın altına karıştı ve her şey dümdüz oldu.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">dine hizmet etmek, sıkıntısız olmaz. En zor iş, dine hizmet etmektir. Hizmette doğru niyyet esastır. Ayrıca hizmet için, sabır ve fedakârlık da şarttır. Hizmette kalbdeki niyet önemlidir. ALLAH için hizmet edilirse muvaffâk olunur, para için yapılırsa muvaffâk olunamaz.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px">İslâmiyete hizmet etmek, çok mühimdir. Bir kişinin Müslüman olması için gayret edip muvaffâk olmak, çok kıymetlidir. Dine hizmet ederken, menfaât olmazsa muvaffâkiyet, başarı olur. Menfaât ön plâna çıkmaya başlarsa, muvaffakiyet, başarı azalır. Din büyükleri, yazdıkları kitaplardan bir kuruş para almazlardı...</span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="insanFakiri, post: 264196, member: 1015796"] [b]Dine hizmet, sıkıntısız olmaz[/b] [INDENT][SIZE=4]ALLAH ü teâlânın, yarattıkları içinde en sevdiği Peygamber efendimizdir ve sonra diğer Peygamberlerdir. Peygamberlerden sonra, Onların yolunda bulunan evliyâdır. Hepsinin vazifesi, ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını, Onun kullarına bildirmektir. En kıymetli iş budur. Kime bu ni’met nasîb olursa, çok şükretmesi lâzımdır. Şükredilmezse elden gider. Ni’metin devamı için, şükür lâzımdır. En kıymetli iş, aynı zamanda da en zor iştir. Peygamberler dâhil, hiç kimse,ALLAH ü teâlâ bildirmeyince doğruyu bulamaz. Doğru, ancak ALLAHü teâlânın bildirmesiyle bilinebilir. Peygamberlerden Sâlih aleyhisselâm, kavminin emîri, hükümdarı idi ve kavminden herkes de Onu pek çok severdi. Sâlih aleyhisselâm, bir gün ibâdet ederken, Cebrâil aleyhisselâm geldi ve ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını Semûd kavmine bildirmesini söyledi. Sâlih aleyhisselâm; - ALLAHü teâlânın emir ve yasakları nelerdir ben bilemem, diye cevap verince, Cebrâil aleyhisselâm, Ona, ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını, râzı olduğu, beğendiği yolu öğretti. Sâlih aleyhisselâm da, Cebrâil aleyhisselâmın öğrettiği ALLAHü teâlânın emir ve yasaklarını Semûd kavmine bildirdi fakat onlar kabul etmediler. Düne kadar çok sevdikleri hükümdârları iken ve bütün emirlerini severek yaptıkları hâlde, ALLAHü teâlânın emirlerini bildirince, kavminin pek azı hariç, çoğunluğu îmân etmedi. Îmân etmeyenler, îmân etmemekle kalmayıp, Sâlih aleyhisselâma ve inananlara işkence yapmaya başladılar. Hatta bunlar bir gün Sâlih aleyhisselâma; - Şu kayanın içinden kızıl tüylü bir deve çıkarırsan sana îmân ederiz dediler. Sâlih aleyhisselâm onlara; - Ben bunu yapamam, bu benim yapabileceğim bir iş değildir derken Cebrâil aleyhisselâm geldi ve; - Sen duâ et ALLAHü teâlâ senin duânı kabul edecek ve kayanın içinden deve çıkaracak buyurdu. Sâlih aleyhisselâm da duâ etti, kavminin isteğini arz etti. Duâdan sonra kaya büyük bir gürültüyle yarıldı ve içinden deve çıktı. Bu hâdise ile îmân etmiş olanların îmânı sağlamlaştı, şüphede olanlar îmân ederek, îmân edenlerin sayısı arttı. Îmân etmeyenler ise, inanmadıkları gibi inkârda daha da aşırı gittiler. Semûd kavminin su ihtiyacını gideren bir kuyu vardı. Sâlih aleyhisselâm; - Bu kuyunun suyunu bir gün siz, öbür gün deve içecek, hiç kimse su için gelmesin buyurdu. Fakat kavmi, suyu her gün, yani devenin gününde de içmek istedikleri için, deveyi öldürmek istediler. Sâlih aleyhisselâm onlara; - Sakın bu deveyi öldürmeyin başınıza çok büyük felâket gelir buyurdu. Semûd kavmi, Sâlih aleyhisselâmı dinlemedi ve deveyi öldürmeye karar verdiler. Bunun için 7-8 kişi tuttular ve deveyi öldürttüler. Deve öldürülünce ALLAHü teâlânın gazâbının çok çabuk geleceğini Sâlih aleyhisselâm kavmine söyledi, kavmi ise inanmadı. Zira Sâlih aleyhisselâmın kavmi çok zengindi ve çok sağlam ve güçlü binalar yapmışlardı. Bunun için; - Bize bir şey olmaz dediler. Sâlih aleyhisselâm, îmân etmiş olanları toplayarak; - Burası artık lânetlendi, hemen burayı terk ediyoruz. Şu karşıki tepeye çıkalım, bulunduğumuz yerde neler olacak oradan seyredelim buyurdu. Kendine inananlarla tepeye çıktılar. Bu sırada Semûd kavminin bulunduğu şehirde çok büyük bir deprem başladı ve 7 gün sürdü. Hiçbir şey kalmadı, her şey toprağın altına karıştı ve her şey dümdüz oldu. dine hizmet etmek, sıkıntısız olmaz. En zor iş, dine hizmet etmektir. Hizmette doğru niyyet esastır. Ayrıca hizmet için, sabır ve fedakârlık da şarttır. Hizmette kalbdeki niyet önemlidir. ALLAH için hizmet edilirse muvaffâk olunur, para için yapılırsa muvaffâk olunamaz. İslâmiyete hizmet etmek, çok mühimdir. Bir kişinin Müslüman olması için gayret edip muvaffâk olmak, çok kıymetlidir. Dine hizmet ederken, menfaât olmazsa muvaffâkiyet, başarı olur. Menfaât ön plâna çıkmaya başlarsa, muvaffakiyet, başarı azalır. Din büyükleri, yazdıkları kitaplardan bir kuruş para almazlardı...[/SIZE] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Nasil ÖleceĞİz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst