Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
nasıl oluyor da sesler karışmıyor? - Hüve Nüktesinden-
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 233652" data-attributes="member: 8625"><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><em>Bütün her şey atomdan mı oluşmuştur? Atomları biribinden farklı kılan şey nedir? Kablosuz habeleşmede resimler ve sesler nasıl hava zerreleri tarafından taşınır, taşınırken nasıl oluyor da sesler karışmıyor?</em></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Kur’ân,<strong> “Hiç bir şey yoktur ki, O’na hamd edip, O’nu tesbih ediyor olmasın.”</strong>1 buyurur. Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri bu ayetten, <strong>“Lâ İlâhe illâ hu” </strong>ve<strong> “Kul hüve’llahü ehad”</strong> kelimelerinde geçen <strong>“Hüve”</strong> zamirine bir köprü kurar.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hüve Nüktesi,</span></span></strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"> “Hüve” ile “hava” arasındaki kopmaz bağı bizim anlayışımız çerçevesinde keşfeden ve nazarlara sunan bir görgü tanığı notudur. Bu mukaddes kelimelerde geçen<strong> “Hu”</strong> veya <strong>“Hüve” </strong>lafızları zamirdir, “O” demektir; Allah’a râcidir, yani <strong>“Allah”</strong> lafzı yerine oraya gelmişlerdir, yani “Hu” veya “Hüve” Allah demektir. (“Hû”, “Hüve”nin kısa okunuşlu halidir.)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bedîüzzaman Hazretleri, havanın hakikatini yukarıdaki ayetin dürbünüyle müşahede ediyor. Görüyor ki, her bir hava zerresi Allah diyor. Yani <strong>“Hüve!” </strong>diyor. Yani her bir hava, <strong>“Hüve!”</strong> diyor. Her bir hava zerresi Allah’ı zikrediyor, Allah’ı gösteriyor, Allah’ın ilmini, iradesini, kudretini, hikmetini, işitmesini, görmesini bildiriyor. Yalnız hava sayfası okunduğunda bile görülecektir ki, Allah’a iman etmek hadsiz derece kolay, şirk ve dalâlette kalmak hadsiz derece zordur, hatta imkânsızdır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Nasıl ki bir avuç toprak nöbetle yüzlerce çiçeğe saksılık ediyor. Bunu tabiata veya sebeplere havale etmek için, ya o saksıda küçücük ölçülerde yüzlerce manevî makineler ve fabrikalar bulunması lâzım gelecektir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Ya o bir parça topraktaki her bir zerre, bütün o yüzlerce çiçeği muhtelif özellikleriyle, karakterleriyle, hayatî farklılıklarıyla, dalıyla, budağıyla, rengiyle, kokusuyla, yaşama ve büyüme şartlarıyla tanıması ve bilmesi lâzım gelecektir. Âdeta her bir toprak zerresinin bir ilah gibi ilim ve iktidar sahibi olması gerekecektir. Bu ise imkânsızdır. Buna ihtimal vereni en akılsız adam bile akılsız, deli ve ebleh ilan eder. Oysa toprak ile saksıdaki çiçekler arasında veya toprak ile bitkiler arasındaki bu sıkı bağı ve birliği, bu hayatî alış verişi, Allah’ın ilmine, iktidarına, emrine ve iradesine verdiğimizde, her şeyin kolayca ve mükemmel bir biçimde olup bitişindeki sırrı görmekte gecikmeyeceğiz.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Aynen bunun gibi, Allah’ın emir ve irade sıfatlarının bir Arş’ı olan havanın her bir parçasında, yani bir nefes veya bir tırnak kadar olan “Hüve” lafzını söylediğimiz miktardaki havada, bütün dünyadaki mevcut telefonların, telgrafların, radyoların, hadsiz ve muhtelif konuşmaların bulunabilmesi için; ya küçücük ve hassas ölçekli, harika alıcı ve verici istasyonlarının her bir hava zerresine kurulmuş olduğunu kabul edeceğiz.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Çünkü her bir hava zerresinde tüm bu hadsiz işler bir anda ve beraberce yapılmaktadır. Ya da, “Hüve” diyecek ölçüdeki havanın her bir parçasının ve her bir zerresinin, bütün telefoncular, telgrafçılar ve radyo yayın frekansları kadar manevî şahsiyetleri ve kabiliyetleri bulunduğuna, onların hepsinin dillerini bildiğine, her konuşmayı anladığına ve aynı zamanda diğer zerrelere de bildirdiğine ihtimal vereceğiz!</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Her bir hava zerresinde hadsiz bir şuur, ilim ve iktidar bulunduğunu söyleyeceğiz! Nitekim havanın bütün cüzlerinde aynı derecede ses ve görüntü nakil kabiliyeti ve eksiksiz görev yapma terbiyesi vardır. İşte küfür ve dalâlet ehlinin mesleklerinde değil bir imkânsızlık, hava zerreleri adedince imkânsızlıklar, olumsuzluklar, mantıksızlıklar, zorluklar, müşkülâtlar ve çıkmaz sokaklar vardır! Bu ince ve benzersiz işler Allah’a verilse, havanın bütün zerreleri derhal Allah’ın emrini dinleyen ve Allah’ın emrine kâmilen itaat eden birer asker hüviyetine girecektir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hadsiz ve kapsamlı vazifeler, Allah’ın emriyle, izniyle, kuvvetiyle, kudretiyle, Allah’a intisap ederek ve dayanarak, bir tek zerrenin, bir tek vazifesi kadar kolayca, muntazaman, bir anda, şimşek süratinde ve “Hüve” telaffuzu ve havanın dalgalanması kolaylığında yapılacaktır! Hava böylece kudret kaleminin hadsiz, harika ve muntazam yazılarına birer sayfa olacak; zerreleri o kalemin uçları, zerrelerin vazifeleri de kader kaleminin noktaları hüviyetinde olacaktır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Çünkü bir tek emirle, bütün hadsiz hava zerreleri, bir tek zerrenin hareketi derecesinde kolay çalışmaktadır. Havanın her bir zerresinde bir birlik mührü vardır. Her bir hava zerresi bu eşsiz mühürle Allah’ın bir olduğunu herkese haykırmaktadır. Hava zerreleri böyle orijinal sıfatlarıyla “Hüve” zamirinin “Allah’a” baktığını göstermektedirler. Demek, Tevhid makamında “Hu” dediğimizde, ağzımızdan çıkan hava zerreleri de “Hüve!” yani “Allah” zikrini söylemektedirler.2 </span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Dipnotlar:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">1. İsrâ Sûresi: 44 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">2 .Sözler, s. 146, 147 </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><em><strong>Süleyman Küsmene</strong></em></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 233652, member: 8625"] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][I]Bütün her şey atomdan mı oluşmuştur? Atomları biribinden farklı kılan şey nedir? Kablosuz habeleşmede resimler ve sesler nasıl hava zerreleri tarafından taşınır, taşınırken nasıl oluyor da sesler karışmıyor?[/I][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Kur’ân,[B] “Hiç bir şey yoktur ki, O’na hamd edip, O’nu tesbih ediyor olmasın.”[/B]1 buyurur. Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri bu ayetten, [B]“Lâ İlâhe illâ hu” [/B]ve[B] “Kul hüve’llahü ehad”[/B] kelimelerinde geçen [B]“Hüve”[/B] zamirine bir köprü kurar.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Hüve Nüktesi,[/SIZE][/FONT][/B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3] “Hüve” ile “hava” arasındaki kopmaz bağı bizim anlayışımız çerçevesinde keşfeden ve nazarlara sunan bir görgü tanığı notudur. Bu mukaddes kelimelerde geçen[B] “Hu”[/B] veya [B]“Hüve” [/B]lafızları zamirdir, “O” demektir; Allah’a râcidir, yani [B]“Allah”[/B] lafzı yerine oraya gelmişlerdir, yani “Hu” veya “Hüve” Allah demektir. (“Hû”, “Hüve”nin kısa okunuşlu halidir.)[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Bedîüzzaman Hazretleri, havanın hakikatini yukarıdaki ayetin dürbünüyle müşahede ediyor. Görüyor ki, her bir hava zerresi Allah diyor. Yani [B]“Hüve!” [/B]diyor. Yani her bir hava, [B]“Hüve!”[/B] diyor. Her bir hava zerresi Allah’ı zikrediyor, Allah’ı gösteriyor, Allah’ın ilmini, iradesini, kudretini, hikmetini, işitmesini, görmesini bildiriyor. Yalnız hava sayfası okunduğunda bile görülecektir ki, Allah’a iman etmek hadsiz derece kolay, şirk ve dalâlette kalmak hadsiz derece zordur, hatta imkânsızdır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Nasıl ki bir avuç toprak nöbetle yüzlerce çiçeğe saksılık ediyor. Bunu tabiata veya sebeplere havale etmek için, ya o saksıda küçücük ölçülerde yüzlerce manevî makineler ve fabrikalar bulunması lâzım gelecektir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Ya o bir parça topraktaki her bir zerre, bütün o yüzlerce çiçeği muhtelif özellikleriyle, karakterleriyle, hayatî farklılıklarıyla, dalıyla, budağıyla, rengiyle, kokusuyla, yaşama ve büyüme şartlarıyla tanıması ve bilmesi lâzım gelecektir. Âdeta her bir toprak zerresinin bir ilah gibi ilim ve iktidar sahibi olması gerekecektir. Bu ise imkânsızdır. Buna ihtimal vereni en akılsız adam bile akılsız, deli ve ebleh ilan eder. Oysa toprak ile saksıdaki çiçekler arasında veya toprak ile bitkiler arasındaki bu sıkı bağı ve birliği, bu hayatî alış verişi, Allah’ın ilmine, iktidarına, emrine ve iradesine verdiğimizde, her şeyin kolayca ve mükemmel bir biçimde olup bitişindeki sırrı görmekte gecikmeyeceğiz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Aynen bunun gibi, Allah’ın emir ve irade sıfatlarının bir Arş’ı olan havanın her bir parçasında, yani bir nefes veya bir tırnak kadar olan “Hüve” lafzını söylediğimiz miktardaki havada, bütün dünyadaki mevcut telefonların, telgrafların, radyoların, hadsiz ve muhtelif konuşmaların bulunabilmesi için; ya küçücük ve hassas ölçekli, harika alıcı ve verici istasyonlarının her bir hava zerresine kurulmuş olduğunu kabul edeceğiz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Çünkü her bir hava zerresinde tüm bu hadsiz işler bir anda ve beraberce yapılmaktadır. Ya da, “Hüve” diyecek ölçüdeki havanın her bir parçasının ve her bir zerresinin, bütün telefoncular, telgrafçılar ve radyo yayın frekansları kadar manevî şahsiyetleri ve kabiliyetleri bulunduğuna, onların hepsinin dillerini bildiğine, her konuşmayı anladığına ve aynı zamanda diğer zerrelere de bildirdiğine ihtimal vereceğiz![/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Her bir hava zerresinde hadsiz bir şuur, ilim ve iktidar bulunduğunu söyleyeceğiz! Nitekim havanın bütün cüzlerinde aynı derecede ses ve görüntü nakil kabiliyeti ve eksiksiz görev yapma terbiyesi vardır. İşte küfür ve dalâlet ehlinin mesleklerinde değil bir imkânsızlık, hava zerreleri adedince imkânsızlıklar, olumsuzluklar, mantıksızlıklar, zorluklar, müşkülâtlar ve çıkmaz sokaklar vardır! Bu ince ve benzersiz işler Allah’a verilse, havanın bütün zerreleri derhal Allah’ın emrini dinleyen ve Allah’ın emrine kâmilen itaat eden birer asker hüviyetine girecektir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Hadsiz ve kapsamlı vazifeler, Allah’ın emriyle, izniyle, kuvvetiyle, kudretiyle, Allah’a intisap ederek ve dayanarak, bir tek zerrenin, bir tek vazifesi kadar kolayca, muntazaman, bir anda, şimşek süratinde ve “Hüve” telaffuzu ve havanın dalgalanması kolaylığında yapılacaktır! Hava böylece kudret kaleminin hadsiz, harika ve muntazam yazılarına birer sayfa olacak; zerreleri o kalemin uçları, zerrelerin vazifeleri de kader kaleminin noktaları hüviyetinde olacaktır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Çünkü bir tek emirle, bütün hadsiz hava zerreleri, bir tek zerrenin hareketi derecesinde kolay çalışmaktadır. Havanın her bir zerresinde bir birlik mührü vardır. Her bir hava zerresi bu eşsiz mühürle Allah’ın bir olduğunu herkese haykırmaktadır. Hava zerreleri böyle orijinal sıfatlarıyla “Hüve” zamirinin “Allah’a” baktığını göstermektedirler. Demek, Tevhid makamında “Hu” dediğimizde, ağzımızdan çıkan hava zerreleri de “Hüve!” yani “Allah” zikrini söylemektedirler.2 [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Dipnotlar: [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]1. İsrâ Sûresi: 44 [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]2 .Sözler, s. 146, 147 [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][I][B]Süleyman Küsmene[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
nasıl oluyor da sesler karışmıyor? - Hüve Nüktesinden-
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst