Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
“Nasılsın yâ Resûlallah?”
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 97706" data-attributes="member: 8679"><p><span style="color: #8b0000"><strong>Câfer bin Muhammed “radıyallahü anh” anlatıyor: </strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Efendimiz “aleyhisselam” bir gün hasta olmuşlardı. </strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Cebrâil aleyhisselâm ziyaretine gelip;</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>- Nasılsın yâ Resûlallah? diye sordu.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Efendimiz;</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>- Biraz rahatsızım, buyurdular.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Melek, getirdiği meyveleri çıkarıp arz etti.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Efendimiz “aleyhisselam” meyveleri eline alır almaz zikre başladılar:</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Allah, Allah, Allah!..</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Zikir sesleri rahatça duyuluyordu.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>SÂKİN OL YÂ UHUD!</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Enes bin Mâlik “radıyallahü anh” anlatıyor:</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Bir gün, Efendimiz “aleyhisselam” Uhud Dağına çıkmıştı.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Yanlarında Ebû Bekir, Osmân ve Alî de vardı “radıyallahü anhüm”.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Dağ sallanmaya başladı birden.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Efendimiz;</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>- Sâkin ol yâ Uhud! Üzerinde bir Peygamber, bir Sıddîk, iki de Şehîd var! diye seslendiler.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Sallanma ânında durdu.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>BU GELEN, O İDİ</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Yine Efendimiz “aleyhisselam” on iki yaşlarında iken Ebû Tâlip’le sefere çıkmışlardı.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Busrâ denen yerde konakladılar. </strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Burada, Bahîra adında bir râhip vardı ki, semâvî kitaplardan “âhir zaman Peygamberi”nin alâmetlerini ve bir gün buradan geçeceğini öğrenmiş, teşrifini bekliyordu.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Çok kervanlar görmüşse de, hiçbirinde bu alâmetleri görememişti.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Nihayet bir gün ufukta bir kervan göründü.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Evet, bu, beklediği kervandı.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Çünkü bir “bulut”, kervanı tâkib ediyor, taşlar, kervandaki birine selâm veriyor, ağaçlar, Ona doğru eğiliyordu.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Evet, bu gelen, O idi.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>Âhir zaman Nebîsi geliyordu.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong>“sallallahü aleyhi ve sellem”.</strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #8b0000"><strong></strong></span><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: blue">Abdüllatif Uyan</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 97706, member: 8679"] [COLOR=#8b0000][B]Câfer bin Muhammed “radıyallahü anh” anlatıyor: Efendimiz “aleyhisselam” bir gün hasta olmuşlardı. Cebrâil aleyhisselâm ziyaretine gelip; - Nasılsın yâ Resûlallah? diye sordu. Efendimiz; - Biraz rahatsızım, buyurdular. Melek, getirdiği meyveleri çıkarıp arz etti. Efendimiz “aleyhisselam” meyveleri eline alır almaz zikre başladılar: Allah, Allah, Allah!.. Zikir sesleri rahatça duyuluyordu. SÂKİN OL YÂ UHUD! Enes bin Mâlik “radıyallahü anh” anlatıyor: Bir gün, Efendimiz “aleyhisselam” Uhud Dağına çıkmıştı. Yanlarında Ebû Bekir, Osmân ve Alî de vardı “radıyallahü anhüm”. Dağ sallanmaya başladı birden. Efendimiz; - Sâkin ol yâ Uhud! Üzerinde bir Peygamber, bir Sıddîk, iki de Şehîd var! diye seslendiler. Sallanma ânında durdu. BU GELEN, O İDİ Yine Efendimiz “aleyhisselam” on iki yaşlarında iken Ebû Tâlip’le sefere çıkmışlardı. Busrâ denen yerde konakladılar. Burada, Bahîra adında bir râhip vardı ki, semâvî kitaplardan “âhir zaman Peygamberi”nin alâmetlerini ve bir gün buradan geçeceğini öğrenmiş, teşrifini bekliyordu. Çok kervanlar görmüşse de, hiçbirinde bu alâmetleri görememişti. Nihayet bir gün ufukta bir kervan göründü. Evet, bu, beklediği kervandı. Çünkü bir “bulut”, kervanı tâkib ediyor, taşlar, kervandaki birine selâm veriyor, ağaçlar, Ona doğru eğiliyordu. Evet, bu gelen, O idi. Âhir zaman Nebîsi geliyordu. “sallallahü aleyhi ve sellem”. [/B][/COLOR][FONT=Tahoma][COLOR=blue]Abdüllatif Uyan[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
“Nasılsın yâ Resûlallah?”
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst