Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
nazar için
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="behiye" data-source="post: 182186" data-attributes="member: 1002858"><p><strong>nazar hakkında.......</strong></p><p></p><p>"Nazar ve nefes az kaldı kaderi geçecekti. Nefes ve nazardan Allah (c.c)’a sığının." Hz.Muhammed (S.A.V.)Belli kimselerde bulunduğuna inanılan;insanlara,özellikle çocuklara,evcil hayvanlara,</p><p></p><p>eve,mala mülke,hatta cansız nesnelere de zarar veren,bakıştaki çarpıcı ve öldürücü güç</p><p></p><p></p><p>''O inkâr edenler o zikri(Kur'an)işittikleri vakit az daha seni gözleriyle devireceklerdi</p><p></p><p>Bir de ''O gerçekten bir deli! diyorlar''</p><p></p><p>(KALEM SURESİ 51AYET)</p><p></p><p></p><p>''Sizden biri kendinde,malında veya kardeşinde hoşuna giden bir şey görürse dua </p><p></p><p>etsinZira nazar haktır''</p><p></p><p>(HADİS-İ ŞERİF)</p><p></p><p></p><p>''Bir kimse hoşa gidecek bir şey gördüğünde'Mâşââllah la kuvvete illâ billâh'derse</p><p></p><p>ona nazar değmez''</p><p></p><p>(HADİS-İ ŞERİF)</p><p></p><p></p><p>''Müşriklerden nazarı çok kuvvetli bir adam 3 gün evine kapanıyorEvinden çıktıktan</p><p></p><p>sonra neye nazar ediyorsa,nazarı değiyor(Koyunlara,insanlara)Bunu öğrenen </p><p></p><p>müşrikler,bu adamı peygamberimize gönderiyorlarFakat Allah'ın yardımıyla peygam-</p><p></p><p>berimize nazarı değmiyor''</p><p></p><p>(HADİS-İ ŞERİF)</p><p></p><p></p><p>Peygamber efendimiz nazarlık(nazar boncuğu)kullanmayı yasaklamışÜzerine bu gibi</p><p></p><p>şeyleri takan kimselerin beyatlarını(söz ve teslimiyet)kabul etmemiştir</p><p></p><p>Nazar boncuğu bir puttan farksızdır ve şirktir</p><p></p><p></p><p>NAZARA KARŞI OKUNACAK SURELER VE DUALAR:</p><p></p><p></p><p>Fatiha S-Kâfirun S-İhlâs S-Felak S-Nas S ve Âyet-el Kürsi</p><p></p><p></p><p>''Eûzu bi-kelimâtillahi't-tammeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin </p><p></p><p>lâmmetin''</p><p></p><p>((Her şeytandan ve zehirli haşarattan ve dokunan her türlü gözden Allah'ın mükemmel</p><p></p><p>olan sözlerine(Kur'an) sığınırım)) </p><p></p><p>(HADİS-İ ŞERİF) (İBNİ MÂCE,Tıb:36)</p><p></p><p></p><p>''Mâşââllahü la kuvvete illâ billâh''</p><p></p><p>((Emir,Allah'ın dileğidirKuvvet ve kudret ancak Allah'ın tevfiki(yardım) iledir)</p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssası anlatılırken Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın oğullarını Mısır'a gönderdiği vakit onların şehre girmeleri hakkında onlara şöyle tavsiyede bulunduğu zikredilmektedir:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "(Yakup) dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ayrı ayrı kapılardan girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hüküm ancak Allah'ındır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ben ona güvenip dayandım.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar. (Yusuf, 12/67)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hafız İbn-i Kesir, bu ayeti tefsir ederken Selef imamlarından naklettiğine göre, Hz. Yakup Aleyhisselâm, küçük oğlu Bünyamin'i hazırlayıp ağabeyleri ile beraber Mısır'a göndereceği zaman Mısır'da şehre girerken hepsinin bir tek kapıdan değil, muhtelif kapılardan şehre girmelerini onlara emretmişti.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın böyle davranmasının sebebi şu idi: Çünkü Hz. Yakup Aleyhisselâm, insanların, çocuklarına "nazar" etmelerinden korkuyordu. Zira onlar, çok güzel fizikî yapıya sahip idiler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yüce Allah (c.c.), kulu ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize hitaben şöyle buyurmaktadır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hâlâ da (senin için): Mutlaka o, delidir! Diyorlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51-52)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bir kısım müfessirlerin beyanına göre, müşrikler, peygamberimiz tiz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize olan kin ve hasedlerinden dolayı onu gözleri ile öldürmek istiyorlardı. Yani, gözleri ile ona nazar ediyorlar ve onu kıskanıyorlardı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">Eğer Allah (c.c.)'ın koruması olmasaydı, ona fenalık yapacaklardı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yüce Allah (c. c.), hasedcinin şerrinden kendisine sığınmamızı emretmektedir:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yarattığı şeylerin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk Suresi, 113/1-5)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bu surenin son ayetinde, hased eden kimsenin hasedinden Allah (c.c.)'a sığınılması açık bir şekilde emrolunmaktadır,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hasedci, Cenab-ı Hakk'ın, kuluna verdiği nimeti çekemez ve o nimetin yok olmasını ister.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bu, genel bir tutumdur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hasedcinin nazar etmesini ve daha başka musibetleri içine alır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yukarıda zikrolunan ayetler, gözdeğmesinin hak ve gerçek olduğuna bir delildir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Eğer gözdeğmesi (nazar) diye bir olay olmasaydı, onun şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınmaya da gerek olmazdı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine onun hak ve gerçek olduğuna dair sünnetten de deliller vardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İnsanlardan pekçoğu gözdeğmesi ile ilgili olaylara daima şahit olmuşlardır ve şahit olmaya devam etmektedirler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazan bu gözdeğmesinin farkına varırlar ve onu bilirler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazan da onu bilip anlayamazlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İnsanların başlarına gelen tecrübeler, zikredilenlerden çok daha fazladır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nice ölen kimseler vardır ki, onların ölüm sebepleri bilinmez.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nice sağlam, kişiler de vardır ki, hasta olup yatağa düşerler fakat hastalıklarının gerçek sebebini bilmezler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nazar (gözdeğmesi), toplumda vâki olan bir hususdur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazı kimselerin gözlerinde bir hâl vardır ki, konsantre olarak baktığı kişiye çeşitli zararlar verir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bir kısım âlimlere göre, insanların gözbebeklerinden ve parmak uçlarından görünmeyen ışınlar saçılmaktadır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gözdeğmesi gerçek olmakla beraber asıl sebebin ne olduğu bilinmemektedir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onu ancak Yüce Allah (c.c.) bilir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nasıl ki; mıknatıs, demiri kendine çeker. Fakat asıl çekme sebebini, onu yaratan Rabbimiz bilir. Nazar da öyledir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İmam Kastalanî diyor ki: "Bir çanak içinde süt olsa ve hayız gören bir kadın, elini o sütün içine soksa, o süt özelliğini kaybeder ve bozulur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Eğer temiz bir kadın, elini o sütün içine soksa, süte bir şey olmaz."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sebebini bilmediğimiz diğer şeyler de buna kıyas olunmalıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gözü değen bazı kimselerin anlattıklarına göre, bir şeye gıpta ile bakıp imrendikleri zaman onların gözlerinden bir hararet çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gözdeğmesi ile ilgili olarak pekçok hadis-i şerifler de vardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar olayının, yaşanan bir gerçek olduğunu dile getirmiş ve şöyle buyurmuştur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Gözdeğmesi hak ve gerçektir." (Müslim. Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hafız İbn-i Hacer diyor ki: "Yani, kem göz ile nazar edip gözdeğdirmek, toplumda var ve sabit olan bir şeydir."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İmam el-Kurtubî de gözdeğmesinin sabit olduğunu zikrederek şöyle demiştir: "Bu durum, ulemanın ittifak ettiği bir hususdur. Ancak bid'at ehli olan bir taife bunu inkâr etmişlerdir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onların görüşlerine karşı hadis-i şeriflerden pekçok deliller vardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine bu olayları müşahede eden pekçok kimseler mevcuttur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nice yiğitler vardır ki, gözdeğmesi, onları mezara koymuştur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nice güçlü develer vardır ki, nazar, onları da tencereye koymuştur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bütün bunların hepsi Cenab-ı Hakk'ın dilemesi ile olmaktadır."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Onlar ise, Allah'ın izni olmaksızın kimseye bir zarar veremezler." (Bkz. Bakara. 2/102.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Aslı olmayan ve mesnedsiz bir şekilde inkâr yolunu seçerek şeriata ve akla muarız (karşı) olan kimseye iltifat olunmaz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Allâme İbn-i Kayyım diyor ki: "Vahiyden (dinden) ve akıldan nasibi olmayan bir taife, gözdeğmesi işini geçersiz saymışlardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onlara göre, bu nazar değme işi ancak bir evhamdan ibarettir. Onun aslı yoktur!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunlar akıl ve nakil bakımından insanların en cahilidirler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hicap (utanma) bakımından da insanların en kabasıdırlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sıfatlarıyla,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Fiilleriyle ve tesirleriyle onlar, ruh ve nefisleri bilmekten uzaktırlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Akıllı olan kimseler, her ne kadar göz-değmesinin sebebi ve tesiri hakkında ihtilâf etseler de nazar meselesini inkâr etmezler."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hafız el-Hattâbî de gözdeğmesi gerçeğine değinmiş ve şöyle demiştir: "Kem gözle nazar eden kimsenin hain bakışı, karşısındaki şahsa zarar verir."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> GÖZ DEĞMESİNİN SEBEPLERİ</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bilmiş ol ki;</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gözdeğmesi (nazar) iki sebepten dolayı olur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Biri, şiddetli düşmanlıktır. Diğeri de, bir şeyi beğenip onu güzel bulmasıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Gözdeğmesi hak ve gerçektir. Eğer kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, nazar, onun önüne geçerdi." (Müslim, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bu hadis-i şerifte gözdeğmesinin tesirine ve isabet etmesinin sür'atine işaret ve te'kid vardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah (c.c.)'ın kaza ve kaderinden sonra benim ümmetimden ölenlerin çoğu gözdeğmesindendir." (El-Bezzâr. Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> El-Elbânî bu hadis-i şerif için "Sahih" demiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hafız İbn-i Hacer de "Hasen" demiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazı insanlar bu nazar olayını garip bulurlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazıları da dehşete kapılırlar. Bununla beraber olaylar onun varlığını tasdik etmektedir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nice kimse vardır ki, Allah (c.c.) ona bolca mal ve nimet vermiştir de bir hasedcinin nefsi o nimetlere takılmıştır. Böylece o adamın malı bir felâkete ve zarara uğramıştır. Yahut bütün malı ve mülkü yokolup gitmiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine nice insanlar ve özellikle de bazı kadınlar vardır ki, Allah (c.c.) onlara son derece fizikî güzellik vermiştir de bir hasedcinin nefsi o güzelliklere takılmıştır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Böylece o güzele bir felâket.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yahut bir hastalık,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ya da benzeri bir musibet gelmiştir de uzman doktorlar onun tedavisinden âciz kalmışlardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> NAZARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gözdeğmesi (nazar) illetine yakalanmadan önce korunmak için şu tedbirler alınmalıdır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> 1) BİRİNCİ TEDBİR: Sabah ve akşam koruyucu dua, evrad ve zikirlere devam edilmelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onları okuyan kimseyi Allah (c.c.) nazardan muhafaza buyurur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Okunacak sure ve dualar çoktur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazıları şunlardır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Fatiha Suresi,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ayetü'l-Kürsî,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Felâk Suresi,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nâs Suresi,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in okuduğu muhtelif dualar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Şimdi bunları açıklayalım:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> a) Fatiha Suresi:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Hamd, Âlemlerin Rabbi (olan) Allah'a mahsusdur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> O, Rahman ve Rahîm'dir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Din gününün sahibidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bizi doğru yola hidayet et.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna (ilet). Gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil." (Fatiha, 1/1-7)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> b) Ayetü'l-Kürsî:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah, kendinden başka hiçbir ilâh bulunmayan (Allah)'dır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> O, Hayy ve Kayyûm'dur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onu ne bir uyku yakalar, ne de bir uyuklama.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Göklerde ve yerde bulunanların hepsi onundur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onun izni olmadan katında hiç kimse şefaat edemez.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> O, (kullarının) yapmakta oldukları şeyleri ve önceden yaptıklarını bilir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onun dilemesi hariç, insanlar onun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onun kürsüsü, gökleri ve yeri içine alır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onları koruyup gözetmek, kendisine ağır gelmez.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> O yücedir, büyüktür." (Bakara, 2/255)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> c) Felâk Suresi:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yarattığı şeylerin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk, 113/1-5)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> d) Nâs suresi:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "De ki: İnsanlann Rabbine sığınırım. İnsanların melikine (mutlak sahibine).</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İnsanlann ilâhına (sığınırım.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sinsi vesvesecinin şerrinden.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İnsanlann kalplerine şüphe ve tereddüt sokan.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nâs, 114/1-6)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> e) Peygamberimizin okuduğu muhtelif Dualar:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nazara karşı şu duayı okumalıdır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah (c. c.)' in tam olan kelimelerine sığınırım." (Ebu Davûd, Tıp, 19; Dârimî, İsti'zan, 48; Muvatta, İsti'zan, 34; Ahmed b. Hanbel, 4/430)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine şu duayı okumalıdır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Bütün şeytanlardan, zararlı hayvanlardan,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Kem gözlerden Allah (c.c.)'ın tam olan kelimelerine sığınırım.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hiçbir iyinin ve kötünün yapamadığı ve Allah (c. c.) 'in yaratıp vücuda getirdiği bütün şerlerin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gökten inenlerin ve göğe çıkanların şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yerde bitenlerin ve yerden çıkanların şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gecenin ve gündüzün fitnelerinin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İyilik için kapı çalan hariç, gece ve gündüz her kapı çalanın şerrinden Allah (c. c.) 'ın tam olan kelimelerine sığınırım.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ey Rahman (olan Allah'ım)" (Buharî, Kitabü'l-Enbiya, 10; Müslim, Kitabu'z-Zikr, 54, 55; Ebu Davud, Kitabu't-Tıb, 19; Kitabu'l-Edeb, 98; Tirmizî, Kitabu't-Tıb', 18; Kitabu'd-Deavât, 40; Ahmed b. Hahbel, 2/181, 290, 375, 448, 4/57.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine şu ayeti okumalıdır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hâlâ da (senin için) mutlaka o, delidir! Diyorlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51,52.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İnsanların ahvâline bakan kimse, nazar konusunda onlarda bir umursamazlık olduğunu görür. Oysa ki, bilhassa bebeklerin ve küçük çocukların şeriata uygun dualarla nazardan korunmaları gerekir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.)'ı şu dua ile koruyordu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Sizi, bütün şeytanlardan, Zararlı hayvanlardan, Kem gözlerden, Allah (c.c.)'ın tam olan kelimelerine sığındırırım." (Buharî, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, torunları olan Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.)'a hitaben yine şöyle derdi:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Şüphesiz ki, sizin atanız (İbrahim Aleyhisselâm) İsmail'i ve İshak'ı onlarla koruyordu." (Buharî, İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> 2) İKİNCİ TEDBİR: Nazar değmesinden korunma yollarından biri de, korktuğu ve şüphelendiği kişilerin yanında güzelliklerini teşhir etmemelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hafız el-Bağavî "Şerhü's-Sünne" eserinde anlattığına göre, Hz. Osman b. Affan (r.a.) çok güzel bir çocuk görmüştü.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunun üzerine, onu nazardan korumak için çocuğun velisine şöyle dedi: "Bu çocuğun çenesine siyah boya sürerek onun güzelliğini kamufle ediniz."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> 3) ÜÇÜNCÜ TEDBİR: Gözdeğmesinden korunma yollarından biri de, görüp beğendiği bir şey hakkında, gören kişinin bereketle dua etmesidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bir kimse, kendi gözünün başkasına zarar vermesinden korkarsa, ona baktığı zaman şöyle demelidir:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah (c.c.) onu sana mübarek etsin." (Benzer ifade ile Bkz. Ebu Davud. Nikâh, 36; Tirmizî, Nikâh, 7; İbn-i Mâce, Ezan, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/281.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Veya şöyle demelidir:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Ya Rabbi! Ona mübarek eyle." (Benzer ifade ile Bkz. Müslim, Zühd, 74; Ebu Davud, Vitir, 31; Nesaî, Zekât, 12; İbn-i Mâce, Zühd, 8; Ahmed b. Hanbel, müsned, 3/108, 188, 5/77.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yahut şöyle demelidir:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Mâşâallah (Allah ne güzel yapmış) Allah'tan başka kuvvet (sahibi) yoktur." (Ebu Davud, Edeb, 101.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ya da buna benzer dualar etmelidir. O zaman Allah (c.c.)'ın izni ile zarar defolur gider.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ebu Ümâme (r.a.)'dan rivayete göre, Âmir b. Rebîa, Sehl b. Huneyf e uğramıştı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> O sırada Sehl b. Huneyf banyo yapıyordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Âmir b. Rebîa dedi ki: "Bugünkü gibi parlak bir cild görmedim."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunun üzerine Sehl b. Huneyf in durumu değişti.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Çok geçmeden sar'a nöbetine tutuldu. Bayılıp yere düştü.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gelip Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e haber verdiler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ona şöyle dediler: "Yâ Resûlallâh! Sehl' in imdadına yetiş. Onu sar'a iletti tuttu ve yere düştü."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Kimin nazar etmesinden şüphe ediyorsunuz?" Diye sordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Dediler ki: "Âmir b. Rebîa'dan şüphe ediyoruz."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Sizden biriniz kardeşinden hoşuna giden bir şey gördüğü zaman onun mübarek olması için dua etsin." (Ebu Ümâme rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Daha sonra bir kap suya okudu ve Âmir'in o su ile abdest almasını emretti.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Âmir de o su ile abdest aldı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Ayrıca yüzünü yıkamasını, Kollarını dirseklere kadar yıkamasını, Dizlerini yıkamasını, Eteğinin iç kısmını yıkamasını,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">Ve yine üzerine su dökmesini emretti.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Zührî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz ayrıca ona, kabı ters çevirmesini emretti."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hadis-i şerifte gözdeğmesinin ilacı beyan olunmuştur. Buna göre, nazar eden kimsenin abdest azalarını yıkadığı ve bilhassa cildine temas eden iç çamaşırlarını yıkadığı su alınır ve nazar olunan kimsenin arkasından dökülür.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bir hadis-i şerifte Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Sizden yıkamanız istenirse, yıkayınız." (Müslim rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yani, bir şahıs gelip de sizden birinizin abdest ve gusül suyundan elbisenin bir kısmına sürmek isterse, bunu yapsın. Bundan dolayı ona kızmasın, demektir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Kendi nefsinden, başkasına nazar değmiş olmasından şüphelenen ve endişe duyan kimsenin yapması gereken şey, Allah (c.c.)'dan korkması ve gözdeğmesine sebep olabilecek şeylerden sakınmasıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunun için Allah (c.c.)'ı çokça zikretmeye devam etmelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İnsanlardan hoşa giden bir şey gördüğü zaman Allah (c.c.)'dan, onu mübarek kılmasını dilemelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yüce Allah (c.c.)'ın, insanlara vermiş olduğu nimetlere kesin olarak hased etmemelidir. Çünkü, eğer onlara hased ederse, sanki Rabbine karşı itirazda bulunmuş gibi olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İşte bu da apaçık bir hüsrandır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> NAZAR DEĞMESİNDEN SONRA</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yukarıda, nazar değmemesi için alınacak tedbirler ve korunma çareleri açıklanmıştı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nazar değdikten sonra da şeriata uygun çareler vardır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde bu hususa işaret eden deliller bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine şu sure ve ayetler dua maksadıyla okunmalıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> a) Fatiha Suresi,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> b) Ayetü'l-Kürsî,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> c) Felâk Suresi,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> d) Nâs Suresi,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> e) Ayrıca Cebrail Aleyhisselâm'ın, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'e okuduğu ve öğrettiği şu dua okunmalıdır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah (c. c.) 'in ismi ile sana rukye ederim (okuyup üflerim).</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sana eziyet veren her şeyin şerrinden,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Her nefsin yahut hased edenin kem gözünün şerrinden Allah (c.c.) sana şifa versin.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Allah (c.c.)'in ismi ile sana rukye ederim" (Buharî, Kitabu't-Tıb, 38; Müslim, Kitabu's-Selam, 40; Ebu Davud, Kitabu't-Tıb. 19; Tirmizî, Kitabu'l-Cenâiz, 4; İbn-i Mâce. Kitabu't-Tıb, 36. 37; Ahmed b. Hanbel, Müsned. 6/332.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine Resûlüllah (s. a.v.) Efendimiz' in bir hastalığı olduğu zaman Cebrail Aleyhisselâm gelir ve şu duayı okurdu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah (c.c.) 'in ismi ile sana rukye ederim (okuyup üflerim). Allah (c.c.) bütün hastalıklardan sana şifa versin.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">Hased ettiği zaman hased edenin şerrinden ve bütün kem gözlülerin şerrinden (seni korusun.)" (Müslim, Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet .etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bazı İslâm büyüklerinden nakledilmiştir ki; gözden sakınmanın şartı, iyilikleri, güzellikleri, zînetleri gizlemektir. Bir kimsenin kendisini, ailesini veya çocuğunu süsleyip el âleme teşhir etmesi uygun değildir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Allâme İbnu'l-Kayyım diyor ki: "Kim bu duaları okuyup tecrübe ederse, faydasının derecesini ve ona ne kadar çok ihtiyaç bulunduğunu anlar. Bu dualar, nazar edenin tesirine mâni olur. Onu okuyan kimsenin imanının kuvvet derecesine göre nazarın etkisini giderir. Çünkü bu dualar silahdır. Silah ise, kullanana göre etkili olur."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Kimi, tam merkezden vurur. Kimi de, ıskalar!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Abdullah es-Sâcî (r.a.)'ın anlattığına göre, kendisinin çok güzel bir devesi vardı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Birgün devesine binerek yol arkadaşları ile beraber sefere çıktı. Yolculardan biri vardı ki, gözü değerdi. Bu durumu bilenler Abdullah'ı uyardılar. Devesini o adamın gözünden sakınmasını söylediler. Abdullah o adamın, devesine bir zarar veremeyeceğini söyleyip pek aldırmadı. Abdullah'ın sözlerini ve davranışını da o adama anlattılar. Adam, kendisini ispat etmek için Abdullah'ı kollamaya başladı. Bir mola sırasında Abdullah oradan ayrılınca, adam hemen gelerek deveye nazar etti. Biraz sonra deve hastalanıp yere düştü. O sırada Abdullah da çıkageldi. Deveyi o vaziyette görünce neler olduğunu sordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Dediler ki: "Sen gidince hemen o adam gelip deveye nazar etti.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hayvana bakınca o da bu hâle geldi."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunun üzerine Abdullah: "O adamı bana gösterin" dedi.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Onlar da gösterdiler. Abdullah, adamın yanına varıp karşısında durdu.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Sonra şu duayı okudu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah (c.c.)'ın ismiyle hapsedenin hapsinden, Kuru taşın (şerrinden), Yakıcı kıvılcımın (şerrinden Allah 'c.c.)'a sığınırım).</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nazar edenin gözdeğmesi, kendi aleyhine dönsün ve en sevdiği kişinin üzerine dönsün.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Gözünü çevirip de (sema' ya) bak! Bir bozukluk görüyor musun? Sonra gözünü iki kez çevir de yine bak. Göz hor, Hakir, Bitkin ve ümidini kesmiş olarak tekrar sana döner." (Bu duanın son kısmı, Mülk Suresi'nin 3. ce 4. ayetleridir. Bkz. Mülk, 67/3-4..)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Abdullah es-Sâcî bu duayı okuyunca gözdeğmesi kalktı.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Allah (c.c.)'ın izni ile devesi iyileşti.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> PEYGAMBERİMİZİN (s.a.v.) RUKYELERİ</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Buharî'nin rivayetine göre, birgün Abdülaziz (r.a.), Hz. Sabit (r.a.) ile beraber Enes b. Mâlik (r.a.)'ın ziyaretine gitmişlerdi.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Sabit (r.a.): "Ya Ebâ Hamza! Biraz rahatsızım" dedi.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Enes b. Mâlik (r.a.): "Senin üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in rukyesini okuyayım mı?" diye sordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Sabit (r;a.): "Oku" dedi.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Enes b. Mâlik şu rukyeyi okudu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Şifa ihsan et. Şifa verici sensin. Senden başka şifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın." (Buharî, Abdülaziz (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Yine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz hasta olan bazı ashabını eliyle sığayıp şöyle dua yapardı:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Allah'ım! Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Ona şifa ver. Şifa verici sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın." (Buharî. Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi silip gider. Şifa, senin (kudret) elindedir. Senden başka ona (yol) açıcı yoktur." (Buharî, Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> UYARILAR</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> 1) BİRİNCİ UYARI: Gözdeğmesi (nazar) bazan insanlardan olur. Bazan da cinlerden olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.)' dan rivayete göre, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, evinde bir kız görmüştü.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">Kızın yüzünde bir değişme farketti ve şöyle buyurdu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Ona rukye yapınız (okuyup üfleyiniz). Çünkü onda gözdeğmesi (nazar) vardır." (Buharî ve Müslim, Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hafız el-Bağavî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar değmesine işaret ederken cinlerden nazar değmiş olacağını kasdetmiştir."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Deniliyor ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Şüphe yok ki, insan kirli elbiselerini değişmek için çıkardığı vakit, Yahut tuvalet ihtiyacını gidermek için, Ya da bir başka sebeple avret yerini açtığı vakit cinlerin nazarından korunmak için dua etmelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bu da Cenab-ı Hakk'ın ismini zikretmekle olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Onlardan (insanlardan) biri helaya girdiği zaman, başka bir rivayette, elbisesini çıkarıp bir yere koyduğu zaman bismillah demesi, cinlerin gözleri ile Ademoğlunun avret mahallinin arasında bir perdedir." (Tirmizî. Sünen'inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned'inde rivayet etmişlerdir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> 2) İKİNCİ UYARI: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ettiği sağlığı, Güzelliği, Nâli olduğu nimetler ve sair sebeplerle gözdeğmesine hazır olan kimse, daima tedbirli olmalı ve kendisini teşhir etmemelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemelidirler. Çünkü bunun sonucunda birçok üzücü olaylara şahit olunmaktadır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bu konuda şâir diyor ki:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Kemâl sahibi sevilir,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Olgunluk başta bir taçdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Fakat yeri gelince onu</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Nazardan koruyan ayba muhtaçtır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz Esma binti Umeys (r.a.)'a hitaben şöyle buyurmuştur:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Bana ne oluyor ki, kardeşoğullarının cisimlerini zayıf görüyorum! Yardıma muhtaç duruma gelmişler." (Müslim, Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunlar Hz. Cafer b. Ebu Tâlib'in çocukları idiler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Esma dedi ki: "Onların bir hastalıkları yok. Fakat onlara nazar değdi."</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "(O halde) sen onlara rukye yap. (okuyup üfle.)" (Ahmed b. Hanbel. Müsned, 3/333.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> 3) ÜÇÜNCÜ UYARI: İnsanlardan bazıları rukye tedavisi (okuyup üfleme) talep ettikleri zaman okuyan kişinin inancının sağlam olup olmadığını, Maksadını, İlmini araştırmıyorlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bu sebeple de sahtekârlara, Büyücülere ve kötü maksadlı olanlara yöneliyorlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> O bozguncular, yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hatta onların içinde niceleri vardır ki, haram olan şeyleri, Yahut bid'atları, Ya da şirk olan şeyleri insanlara emrederler. Böyle kimselerin şerlerinden muhafaza etmesini Yüce Allah (c.c.)'dan dileriz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Rukye (okuyup üfleme) talep eden kimseye gereken şey, dikkatli olması ve işini sağlam yapmasıdır. Yani, ya kendisi okumalı, Yahut da buna ehil olan imanlı ve ihlâslı kimseleri bulmalıdırlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Şunu da iyi bilmelidir ki; Eğer şeriatın uygun gördüğü şartlar uygun olmazsa, rukye yapmak caiz olmaz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> İslâm şeriatına uygun olan şartlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> a) Okunan şeyler, Kur'an-ı Kerim ayetleri ya da Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in okuyup tavsiye buyurduğu dualar olmalıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> b) Ayet ve hadisler orijinal metni ile ve mânâsı bilinerek okunmalıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> c) Okuyanın şunu da çok iyi bilmesi gerekir ki, rukye'nin kendisi hiçbir tesir icra etmez.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Her şey Allah (c.c.)'ın takdiri ile olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Şifayı verecek olan da bizzat Allah (c.c.)'ın kendisidir. O, bir şeyi sebep kılmıştır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> d) Aslı esası olmayan vehimlerden ve vesveselerden kaçınarak,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Vesile olacak fiili işleyerek sonucu Allah (c.c.)'a bırakmalı ve samimiyetle Cenab-ı Hakk'a tevekkül etmelidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssasını anlatan şu ayetin mânâsını derin derin düşünmeliyiz:</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> "Ayrı ayrı kapılardan (şehre) girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar." (Bkz. Yusuf, 12/67.)</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> e) Bilmelidir ki, gözdeğmesinden (nazardan) korunmak ve onu tedavi etmek, ancak Allah (c.c.)'dan ve onun Resûlü'nden gelen şeylerin doğruluğuna inanmakla mümkün olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"> Eğer bu konuda şüphe ve tereddütleri olursa, ilacın tesiri de azalır.</span></p><p>Nazara Karşı En Büyük dua </p><p></p><p></p><p>11Ayetel Kursi</p><p>11Felak</p><p>11Nas</p><p>11İhlas</p><p>11Elham Ve Aminliyoruz </p><p></p><p>Eğer Olmaz İse </p><p></p><p>Peygamber efendimiz Derki:<strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #4169e1">Sabah-akşam, 3 defa “Bismillahillezi la yedurru maasmihi</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #4169e1">şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim” (16) okuyan, büyü,</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #4169e1">nazar ve zulümmden korunur.” </span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="behiye, post: 182186, member: 1002858"] [b]nazar hakkında.......[/b] "Nazar ve nefes az kaldı kaderi geçecekti. Nefes ve nazardan Allah (c.c)’a sığının." Hz.Muhammed (S.A.V.)Belli kimselerde bulunduğuna inanılan;insanlara,özellikle çocuklara,evcil hayvanlara, eve,mala mülke,hatta cansız nesnelere de zarar veren,bakıştaki çarpıcı ve öldürücü güç ''O inkâr edenler o zikri(Kur'an)işittikleri vakit az daha seni gözleriyle devireceklerdi Bir de ''O gerçekten bir deli! diyorlar'' (KALEM SURESİ 51AYET) ''Sizden biri kendinde,malında veya kardeşinde hoşuna giden bir şey görürse dua etsinZira nazar haktır'' (HADİS-İ ŞERİF) ''Bir kimse hoşa gidecek bir şey gördüğünde'Mâşââllah la kuvvete illâ billâh'derse ona nazar değmez'' (HADİS-İ ŞERİF) ''Müşriklerden nazarı çok kuvvetli bir adam 3 gün evine kapanıyorEvinden çıktıktan sonra neye nazar ediyorsa,nazarı değiyor(Koyunlara,insanlara)Bunu öğrenen müşrikler,bu adamı peygamberimize gönderiyorlarFakat Allah'ın yardımıyla peygam- berimize nazarı değmiyor'' (HADİS-İ ŞERİF) Peygamber efendimiz nazarlık(nazar boncuğu)kullanmayı yasaklamışÜzerine bu gibi şeyleri takan kimselerin beyatlarını(söz ve teslimiyet)kabul etmemiştir Nazar boncuğu bir puttan farksızdır ve şirktir NAZARA KARŞI OKUNACAK SURELER VE DUALAR: Fatiha S-Kâfirun S-İhlâs S-Felak S-Nas S ve Âyet-el Kürsi ''Eûzu bi-kelimâtillahi't-tammeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin'' ((Her şeytandan ve zehirli haşarattan ve dokunan her türlü gözden Allah'ın mükemmel olan sözlerine(Kur'an) sığınırım)) (HADİS-İ ŞERİF) (İBNİ MÂCE,Tıb:36) ''Mâşââllahü la kuvvete illâ billâh'' ((Emir,Allah'ın dileğidirKuvvet ve kudret ancak Allah'ın tevfiki(yardım) iledir) [FONT=Tahoma]Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssası anlatılırken Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın oğullarını Mısır'a gönderdiği vakit onların şehre girmeleri hakkında onlara şöyle tavsiyede bulunduğu zikredilmektedir: "(Yakup) dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar. (Yusuf, 12/67) Hafız İbn-i Kesir, bu ayeti tefsir ederken Selef imamlarından naklettiğine göre, Hz. Yakup Aleyhisselâm, küçük oğlu Bünyamin'i hazırlayıp ağabeyleri ile beraber Mısır'a göndereceği zaman Mısır'da şehre girerken hepsinin bir tek kapıdan değil, muhtelif kapılardan şehre girmelerini onlara emretmişti. Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın böyle davranmasının sebebi şu idi: Çünkü Hz. Yakup Aleyhisselâm, insanların, çocuklarına "nazar" etmelerinden korkuyordu. Zira onlar, çok güzel fizikî yapıya sahip idiler. Yüce Allah (c.c.), kulu ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize hitaben şöyle buyurmaktadır: "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi! Hâlâ da (senin için): Mutlaka o, delidir! Diyorlar. Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51-52) Bir kısım müfessirlerin beyanına göre, müşrikler, peygamberimiz tiz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize olan kin ve hasedlerinden dolayı onu gözleri ile öldürmek istiyorlardı. Yani, gözleri ile ona nazar ediyorlar ve onu kıskanıyorlardı. Eğer Allah (c.c.)'ın koruması olmasaydı, ona fenalık yapacaklardı. Yüce Allah (c. c.), hasedcinin şerrinden kendisine sığınmamızı emretmektedir: "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden, (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden, Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden, Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk Suresi, 113/1-5) Bu surenin son ayetinde, hased eden kimsenin hasedinden Allah (c.c.)'a sığınılması açık bir şekilde emrolunmaktadır, Hasedci, Cenab-ı Hakk'ın, kuluna verdiği nimeti çekemez ve o nimetin yok olmasını ister. Bu, genel bir tutumdur. Hasedcinin nazar etmesini ve daha başka musibetleri içine alır. Yukarıda zikrolunan ayetler, gözdeğmesinin hak ve gerçek olduğuna bir delildir. Eğer gözdeğmesi (nazar) diye bir olay olmasaydı, onun şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınmaya da gerek olmazdı. Yine onun hak ve gerçek olduğuna dair sünnetten de deliller vardır. İnsanlardan pekçoğu gözdeğmesi ile ilgili olaylara daima şahit olmuşlardır ve şahit olmaya devam etmektedirler. Bazan bu gözdeğmesinin farkına varırlar ve onu bilirler. Bazan da onu bilip anlayamazlar. İnsanların başlarına gelen tecrübeler, zikredilenlerden çok daha fazladır. Nice ölen kimseler vardır ki, onların ölüm sebepleri bilinmez. Nice sağlam, kişiler de vardır ki, hasta olup yatağa düşerler fakat hastalıklarının gerçek sebebini bilmezler. Nazar (gözdeğmesi), toplumda vâki olan bir hususdur. Bazı kimselerin gözlerinde bir hâl vardır ki, konsantre olarak baktığı kişiye çeşitli zararlar verir. Bir kısım âlimlere göre, insanların gözbebeklerinden ve parmak uçlarından görünmeyen ışınlar saçılmaktadır. Gözdeğmesi gerçek olmakla beraber asıl sebebin ne olduğu bilinmemektedir. Onu ancak Yüce Allah (c.c.) bilir. Nasıl ki; mıknatıs, demiri kendine çeker. Fakat asıl çekme sebebini, onu yaratan Rabbimiz bilir. Nazar da öyledir. İmam Kastalanî diyor ki: "Bir çanak içinde süt olsa ve hayız gören bir kadın, elini o sütün içine soksa, o süt özelliğini kaybeder ve bozulur. Eğer temiz bir kadın, elini o sütün içine soksa, süte bir şey olmaz." Sebebini bilmediğimiz diğer şeyler de buna kıyas olunmalıdır. Gözü değen bazı kimselerin anlattıklarına göre, bir şeye gıpta ile bakıp imrendikleri zaman onların gözlerinden bir hararet çıkmaktadır. Gözdeğmesi ile ilgili olarak pekçok hadis-i şerifler de vardır. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar olayının, yaşanan bir gerçek olduğunu dile getirmiş ve şöyle buyurmuştur: "Gözdeğmesi hak ve gerçektir." (Müslim. Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) Hafız İbn-i Hacer diyor ki: "Yani, kem göz ile nazar edip gözdeğdirmek, toplumda var ve sabit olan bir şeydir." İmam el-Kurtubî de gözdeğmesinin sabit olduğunu zikrederek şöyle demiştir: "Bu durum, ulemanın ittifak ettiği bir hususdur. Ancak bid'at ehli olan bir taife bunu inkâr etmişlerdir. Onların görüşlerine karşı hadis-i şeriflerden pekçok deliller vardır. Yine bu olayları müşahede eden pekçok kimseler mevcuttur. Nice yiğitler vardır ki, gözdeğmesi, onları mezara koymuştur. Nice güçlü develer vardır ki, nazar, onları da tencereye koymuştur. Bütün bunların hepsi Cenab-ı Hakk'ın dilemesi ile olmaktadır." Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: "Onlar ise, Allah'ın izni olmaksızın kimseye bir zarar veremezler." (Bkz. Bakara. 2/102.) Aslı olmayan ve mesnedsiz bir şekilde inkâr yolunu seçerek şeriata ve akla muarız (karşı) olan kimseye iltifat olunmaz. Allâme İbn-i Kayyım diyor ki: "Vahiyden (dinden) ve akıldan nasibi olmayan bir taife, gözdeğmesi işini geçersiz saymışlardır. Onlara göre, bu nazar değme işi ancak bir evhamdan ibarettir. Onun aslı yoktur! Bunlar akıl ve nakil bakımından insanların en cahilidirler. Hicap (utanma) bakımından da insanların en kabasıdırlar. Sıfatlarıyla, Fiilleriyle ve tesirleriyle onlar, ruh ve nefisleri bilmekten uzaktırlar. Akıllı olan kimseler, her ne kadar göz-değmesinin sebebi ve tesiri hakkında ihtilâf etseler de nazar meselesini inkâr etmezler." Hafız el-Hattâbî de gözdeğmesi gerçeğine değinmiş ve şöyle demiştir: "Kem gözle nazar eden kimsenin hain bakışı, karşısındaki şahsa zarar verir." GÖZ DEĞMESİNİN SEBEPLERİ Bilmiş ol ki; Gözdeğmesi (nazar) iki sebepten dolayı olur: Biri, şiddetli düşmanlıktır. Diğeri de, bir şeyi beğenip onu güzel bulmasıdır. Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır: "Gözdeğmesi hak ve gerçektir. Eğer kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, nazar, onun önüne geçerdi." (Müslim, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) Bu hadis-i şerifte gözdeğmesinin tesirine ve isabet etmesinin sür'atine işaret ve te'kid vardır. Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur: "Allah (c.c.)'ın kaza ve kaderinden sonra benim ümmetimden ölenlerin çoğu gözdeğmesindendir." (El-Bezzâr. Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) El-Elbânî bu hadis-i şerif için "Sahih" demiştir. Hafız İbn-i Hacer de "Hasen" demiştir. Bazı insanlar bu nazar olayını garip bulurlar. Bazıları da dehşete kapılırlar. Bununla beraber olaylar onun varlığını tasdik etmektedir. Nice kimse vardır ki, Allah (c.c.) ona bolca mal ve nimet vermiştir de bir hasedcinin nefsi o nimetlere takılmıştır. Böylece o adamın malı bir felâkete ve zarara uğramıştır. Yahut bütün malı ve mülkü yokolup gitmiştir. Yine nice insanlar ve özellikle de bazı kadınlar vardır ki, Allah (c.c.) onlara son derece fizikî güzellik vermiştir de bir hasedcinin nefsi o güzelliklere takılmıştır. Böylece o güzele bir felâket. Yahut bir hastalık, Ya da benzeri bir musibet gelmiştir de uzman doktorlar onun tedavisinden âciz kalmışlardır. NAZARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ Gözdeğmesi (nazar) illetine yakalanmadan önce korunmak için şu tedbirler alınmalıdır: 1) BİRİNCİ TEDBİR: Sabah ve akşam koruyucu dua, evrad ve zikirlere devam edilmelidir. Onları okuyan kimseyi Allah (c.c.) nazardan muhafaza buyurur. Okunacak sure ve dualar çoktur. Bazıları şunlardır: Fatiha Suresi, Ayetü'l-Kürsî, Felâk Suresi, Nâs Suresi, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in okuduğu muhtelif dualar. Şimdi bunları açıklayalım: a) Fatiha Suresi: "Hamd, Âlemlerin Rabbi (olan) Allah'a mahsusdur. O, Rahman ve Rahîm'dir. Din gününün sahibidir. Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola hidayet et. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna (ilet). Gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil." (Fatiha, 1/1-7) b) Ayetü'l-Kürsî: "Allah, kendinden başka hiçbir ilâh bulunmayan (Allah)'dır. O, Hayy ve Kayyûm'dur. Onu ne bir uyku yakalar, ne de bir uyuklama. Göklerde ve yerde bulunanların hepsi onundur. Onun izni olmadan katında hiç kimse şefaat edemez. O, (kullarının) yapmakta oldukları şeyleri ve önceden yaptıklarını bilir. Onun dilemesi hariç, insanlar onun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. Onun kürsüsü, gökleri ve yeri içine alır. Onları koruyup gözetmek, kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür." (Bakara, 2/255) c) Felâk Suresi: "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden, (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden, Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden, Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk, 113/1-5) d) Nâs suresi: "De ki: İnsanlann Rabbine sığınırım. İnsanların melikine (mutlak sahibine). İnsanlann ilâhına (sığınırım.) Sinsi vesvesecinin şerrinden. İnsanlann kalplerine şüphe ve tereddüt sokan. Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nâs, 114/1-6) e) Peygamberimizin okuduğu muhtelif Dualar: Nazara karşı şu duayı okumalıdır: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah (c. c.)' in tam olan kelimelerine sığınırım." (Ebu Davûd, Tıp, 19; Dârimî, İsti'zan, 48; Muvatta, İsti'zan, 34; Ahmed b. Hanbel, 4/430) Yine şu duayı okumalıdır: "Bütün şeytanlardan, zararlı hayvanlardan, Kem gözlerden Allah (c.c.)'ın tam olan kelimelerine sığınırım. Hiçbir iyinin ve kötünün yapamadığı ve Allah (c. c.) 'in yaratıp vücuda getirdiği bütün şerlerin şerrinden, Gökten inenlerin ve göğe çıkanların şerrinden, Yerde bitenlerin ve yerden çıkanların şerrinden, Gecenin ve gündüzün fitnelerinin şerrinden, İyilik için kapı çalan hariç, gece ve gündüz her kapı çalanın şerrinden Allah (c. c.) 'ın tam olan kelimelerine sığınırım. Ey Rahman (olan Allah'ım)" (Buharî, Kitabü'l-Enbiya, 10; Müslim, Kitabu'z-Zikr, 54, 55; Ebu Davud, Kitabu't-Tıb, 19; Kitabu'l-Edeb, 98; Tirmizî, Kitabu't-Tıb', 18; Kitabu'd-Deavât, 40; Ahmed b. Hahbel, 2/181, 290, 375, 448, 4/57.) Yine şu ayeti okumalıdır: "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi! Hâlâ da (senin için) mutlaka o, delidir! Diyorlar. Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51,52.) İnsanların ahvâline bakan kimse, nazar konusunda onlarda bir umursamazlık olduğunu görür. Oysa ki, bilhassa bebeklerin ve küçük çocukların şeriata uygun dualarla nazardan korunmaları gerekir. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.)'ı şu dua ile koruyordu: "Sizi, bütün şeytanlardan, Zararlı hayvanlardan, Kem gözlerden, Allah (c.c.)'ın tam olan kelimelerine sığındırırım." (Buharî, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, torunları olan Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.)'a hitaben yine şöyle derdi: "Şüphesiz ki, sizin atanız (İbrahim Aleyhisselâm) İsmail'i ve İshak'ı onlarla koruyordu." (Buharî, İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) 2) İKİNCİ TEDBİR: Nazar değmesinden korunma yollarından biri de, korktuğu ve şüphelendiği kişilerin yanında güzelliklerini teşhir etmemelidir. Hafız el-Bağavî "Şerhü's-Sünne" eserinde anlattığına göre, Hz. Osman b. Affan (r.a.) çok güzel bir çocuk görmüştü. Bunun üzerine, onu nazardan korumak için çocuğun velisine şöyle dedi: "Bu çocuğun çenesine siyah boya sürerek onun güzelliğini kamufle ediniz." 3) ÜÇÜNCÜ TEDBİR: Gözdeğmesinden korunma yollarından biri de, görüp beğendiği bir şey hakkında, gören kişinin bereketle dua etmesidir. Bir kimse, kendi gözünün başkasına zarar vermesinden korkarsa, ona baktığı zaman şöyle demelidir: "Allah (c.c.) onu sana mübarek etsin." (Benzer ifade ile Bkz. Ebu Davud. Nikâh, 36; Tirmizî, Nikâh, 7; İbn-i Mâce, Ezan, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/281.) Veya şöyle demelidir: "Ya Rabbi! Ona mübarek eyle." (Benzer ifade ile Bkz. Müslim, Zühd, 74; Ebu Davud, Vitir, 31; Nesaî, Zekât, 12; İbn-i Mâce, Zühd, 8; Ahmed b. Hanbel, müsned, 3/108, 188, 5/77.) Yahut şöyle demelidir: "Mâşâallah (Allah ne güzel yapmış) Allah'tan başka kuvvet (sahibi) yoktur." (Ebu Davud, Edeb, 101.) Ya da buna benzer dualar etmelidir. O zaman Allah (c.c.)'ın izni ile zarar defolur gider. Ebu Ümâme (r.a.)'dan rivayete göre, Âmir b. Rebîa, Sehl b. Huneyf e uğramıştı. O sırada Sehl b. Huneyf banyo yapıyordu. Âmir b. Rebîa dedi ki: "Bugünkü gibi parlak bir cild görmedim." Bunun üzerine Sehl b. Huneyf in durumu değişti. Çok geçmeden sar'a nöbetine tutuldu. Bayılıp yere düştü. Gelip Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e haber verdiler. Ona şöyle dediler: "Yâ Resûlallâh! Sehl' in imdadına yetiş. Onu sar'a iletti tuttu ve yere düştü." Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Kimin nazar etmesinden şüphe ediyorsunuz?" Diye sordu. Dediler ki: "Âmir b. Rebîa'dan şüphe ediyoruz." Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Sizden biriniz kardeşinden hoşuna giden bir şey gördüğü zaman onun mübarek olması için dua etsin." (Ebu Ümâme rivayet etmiştir.) Daha sonra bir kap suya okudu ve Âmir'in o su ile abdest almasını emretti. Âmir de o su ile abdest aldı. Ayrıca yüzünü yıkamasını, Kollarını dirseklere kadar yıkamasını, Dizlerini yıkamasını, Eteğinin iç kısmını yıkamasını, Ve yine üzerine su dökmesini emretti. Zührî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz ayrıca ona, kabı ters çevirmesini emretti." Hadis-i şerifte gözdeğmesinin ilacı beyan olunmuştur. Buna göre, nazar eden kimsenin abdest azalarını yıkadığı ve bilhassa cildine temas eden iç çamaşırlarını yıkadığı su alınır ve nazar olunan kimsenin arkasından dökülür. Bir hadis-i şerifte Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sizden yıkamanız istenirse, yıkayınız." (Müslim rivayet etmiştir.) Yani, bir şahıs gelip de sizden birinizin abdest ve gusül suyundan elbisenin bir kısmına sürmek isterse, bunu yapsın. Bundan dolayı ona kızmasın, demektir. Kendi nefsinden, başkasına nazar değmiş olmasından şüphelenen ve endişe duyan kimsenin yapması gereken şey, Allah (c.c.)'dan korkması ve gözdeğmesine sebep olabilecek şeylerden sakınmasıdır. Bunun için Allah (c.c.)'ı çokça zikretmeye devam etmelidir. İnsanlardan hoşa giden bir şey gördüğü zaman Allah (c.c.)'dan, onu mübarek kılmasını dilemelidir. Yüce Allah (c.c.)'ın, insanlara vermiş olduğu nimetlere kesin olarak hased etmemelidir. Çünkü, eğer onlara hased ederse, sanki Rabbine karşı itirazda bulunmuş gibi olur. İşte bu da apaçık bir hüsrandır. NAZAR DEĞMESİNDEN SONRA Yukarıda, nazar değmemesi için alınacak tedbirler ve korunma çareleri açıklanmıştı. Nazar değdikten sonra da şeriata uygun çareler vardır. Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde bu hususa işaret eden deliller bulunmaktadır. Yine şu sure ve ayetler dua maksadıyla okunmalıdır. a) Fatiha Suresi, b) Ayetü'l-Kürsî, c) Felâk Suresi, d) Nâs Suresi, e) Ayrıca Cebrail Aleyhisselâm'ın, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'e okuduğu ve öğrettiği şu dua okunmalıdır: "Allah (c. c.) 'in ismi ile sana rukye ederim (okuyup üflerim). Sana eziyet veren her şeyin şerrinden, Her nefsin yahut hased edenin kem gözünün şerrinden Allah (c.c.) sana şifa versin. Allah (c.c.)'in ismi ile sana rukye ederim" (Buharî, Kitabu't-Tıb, 38; Müslim, Kitabu's-Selam, 40; Ebu Davud, Kitabu't-Tıb. 19; Tirmizî, Kitabu'l-Cenâiz, 4; İbn-i Mâce. Kitabu't-Tıb, 36. 37; Ahmed b. Hanbel, Müsned. 6/332.) Yine Resûlüllah (s. a.v.) Efendimiz' in bir hastalığı olduğu zaman Cebrail Aleyhisselâm gelir ve şu duayı okurdu: "Allah (c.c.) 'in ismi ile sana rukye ederim (okuyup üflerim). Allah (c.c.) bütün hastalıklardan sana şifa versin. Hased ettiği zaman hased edenin şerrinden ve bütün kem gözlülerin şerrinden (seni korusun.)" (Müslim, Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet .etmiştir.) Bazı İslâm büyüklerinden nakledilmiştir ki; gözden sakınmanın şartı, iyilikleri, güzellikleri, zînetleri gizlemektir. Bir kimsenin kendisini, ailesini veya çocuğunu süsleyip el âleme teşhir etmesi uygun değildir. Allâme İbnu'l-Kayyım diyor ki: "Kim bu duaları okuyup tecrübe ederse, faydasının derecesini ve ona ne kadar çok ihtiyaç bulunduğunu anlar. Bu dualar, nazar edenin tesirine mâni olur. Onu okuyan kimsenin imanının kuvvet derecesine göre nazarın etkisini giderir. Çünkü bu dualar silahdır. Silah ise, kullanana göre etkili olur." Kimi, tam merkezden vurur. Kimi de, ıskalar! Abdullah es-Sâcî (r.a.)'ın anlattığına göre, kendisinin çok güzel bir devesi vardı. Birgün devesine binerek yol arkadaşları ile beraber sefere çıktı. Yolculardan biri vardı ki, gözü değerdi. Bu durumu bilenler Abdullah'ı uyardılar. Devesini o adamın gözünden sakınmasını söylediler. Abdullah o adamın, devesine bir zarar veremeyeceğini söyleyip pek aldırmadı. Abdullah'ın sözlerini ve davranışını da o adama anlattılar. Adam, kendisini ispat etmek için Abdullah'ı kollamaya başladı. Bir mola sırasında Abdullah oradan ayrılınca, adam hemen gelerek deveye nazar etti. Biraz sonra deve hastalanıp yere düştü. O sırada Abdullah da çıkageldi. Deveyi o vaziyette görünce neler olduğunu sordu. Dediler ki: "Sen gidince hemen o adam gelip deveye nazar etti. Hayvana bakınca o da bu hâle geldi." Bunun üzerine Abdullah: "O adamı bana gösterin" dedi. Onlar da gösterdiler. Abdullah, adamın yanına varıp karşısında durdu. Sonra şu duayı okudu: "Allah (c.c.)'ın ismiyle hapsedenin hapsinden, Kuru taşın (şerrinden), Yakıcı kıvılcımın (şerrinden Allah 'c.c.)'a sığınırım). Nazar edenin gözdeğmesi, kendi aleyhine dönsün ve en sevdiği kişinin üzerine dönsün. Gözünü çevirip de (sema' ya) bak! Bir bozukluk görüyor musun? Sonra gözünü iki kez çevir de yine bak. Göz hor, Hakir, Bitkin ve ümidini kesmiş olarak tekrar sana döner." (Bu duanın son kısmı, Mülk Suresi'nin 3. ce 4. ayetleridir. Bkz. Mülk, 67/3-4..) Abdullah es-Sâcî bu duayı okuyunca gözdeğmesi kalktı. Allah (c.c.)'ın izni ile devesi iyileşti. PEYGAMBERİMİZİN (s.a.v.) RUKYELERİ Buharî'nin rivayetine göre, birgün Abdülaziz (r.a.), Hz. Sabit (r.a.) ile beraber Enes b. Mâlik (r.a.)'ın ziyaretine gitmişlerdi. Hz. Sabit (r.a.): "Ya Ebâ Hamza! Biraz rahatsızım" dedi. Hz. Enes b. Mâlik (r.a.): "Senin üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in rukyesini okuyayım mı?" diye sordu. Hz. Sabit (r;a.): "Oku" dedi. Hz. Enes b. Mâlik şu rukyeyi okudu: "Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Şifa ihsan et. Şifa verici sensin. Senden başka şifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın." (Buharî, Abdülaziz (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) Yine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz hasta olan bazı ashabını eliyle sığayıp şöyle dua yapardı: "Allah'ım! Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Ona şifa ver. Şifa verici sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın." (Buharî. Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur: "Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi silip gider. Şifa, senin (kudret) elindedir. Senden başka ona (yol) açıcı yoktur." (Buharî, Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) UYARILAR 1) BİRİNCİ UYARI: Gözdeğmesi (nazar) bazan insanlardan olur. Bazan da cinlerden olur. Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.)' dan rivayete göre, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, evinde bir kız görmüştü. Kızın yüzünde bir değişme farketti ve şöyle buyurdu: "Ona rukye yapınız (okuyup üfleyiniz). Çünkü onda gözdeğmesi (nazar) vardır." (Buharî ve Müslim, Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir.) Hafız el-Bağavî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar değmesine işaret ederken cinlerden nazar değmiş olacağını kasdetmiştir." Deniliyor ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir." Şüphe yok ki, insan kirli elbiselerini değişmek için çıkardığı vakit, Yahut tuvalet ihtiyacını gidermek için, Ya da bir başka sebeple avret yerini açtığı vakit cinlerin nazarından korunmak için dua etmelidir. Bu da Cenab-ı Hakk'ın ismini zikretmekle olur. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Onlardan (insanlardan) biri helaya girdiği zaman, başka bir rivayette, elbisesini çıkarıp bir yere koyduğu zaman bismillah demesi, cinlerin gözleri ile Ademoğlunun avret mahallinin arasında bir perdedir." (Tirmizî. Sünen'inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned'inde rivayet etmişlerdir.) 2) İKİNCİ UYARI: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ettiği sağlığı, Güzelliği, Nâli olduğu nimetler ve sair sebeplerle gözdeğmesine hazır olan kimse, daima tedbirli olmalı ve kendisini teşhir etmemelidir. Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemelidirler. Çünkü bunun sonucunda birçok üzücü olaylara şahit olunmaktadır. Bu konuda şâir diyor ki: Kemâl sahibi sevilir, Olgunluk başta bir taçdır. Fakat yeri gelince onu Nazardan koruyan ayba muhtaçtır. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz Esma binti Umeys (r.a.)'a hitaben şöyle buyurmuştur: "Bana ne oluyor ki, kardeşoğullarının cisimlerini zayıf görüyorum! Yardıma muhtaç duruma gelmişler." (Müslim, Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.) Bunlar Hz. Cafer b. Ebu Tâlib'in çocukları idiler. Esma dedi ki: "Onların bir hastalıkları yok. Fakat onlara nazar değdi." Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "(O halde) sen onlara rukye yap. (okuyup üfle.)" (Ahmed b. Hanbel. Müsned, 3/333.) 3) ÜÇÜNCÜ UYARI: İnsanlardan bazıları rukye tedavisi (okuyup üfleme) talep ettikleri zaman okuyan kişinin inancının sağlam olup olmadığını, Maksadını, İlmini araştırmıyorlar. Bu sebeple de sahtekârlara, Büyücülere ve kötü maksadlı olanlara yöneliyorlar. O bozguncular, yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar. Hatta onların içinde niceleri vardır ki, haram olan şeyleri, Yahut bid'atları, Ya da şirk olan şeyleri insanlara emrederler. Böyle kimselerin şerlerinden muhafaza etmesini Yüce Allah (c.c.)'dan dileriz. Rukye (okuyup üfleme) talep eden kimseye gereken şey, dikkatli olması ve işini sağlam yapmasıdır. Yani, ya kendisi okumalı, Yahut da buna ehil olan imanlı ve ihlâslı kimseleri bulmalıdırlar. Şunu da iyi bilmelidir ki; Eğer şeriatın uygun gördüğü şartlar uygun olmazsa, rukye yapmak caiz olmaz. İslâm şeriatına uygun olan şartlar şunlardır: a) Okunan şeyler, Kur'an-ı Kerim ayetleri ya da Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in okuyup tavsiye buyurduğu dualar olmalıdır. b) Ayet ve hadisler orijinal metni ile ve mânâsı bilinerek okunmalıdır. c) Okuyanın şunu da çok iyi bilmesi gerekir ki, rukye'nin kendisi hiçbir tesir icra etmez. Her şey Allah (c.c.)'ın takdiri ile olur. Şifayı verecek olan da bizzat Allah (c.c.)'ın kendisidir. O, bir şeyi sebep kılmıştır. d) Aslı esası olmayan vehimlerden ve vesveselerden kaçınarak, Vesile olacak fiili işleyerek sonucu Allah (c.c.)'a bırakmalı ve samimiyetle Cenab-ı Hakk'a tevekkül etmelidir. Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssasını anlatan şu ayetin mânâsını derin derin düşünmeliyiz: "Ayrı ayrı kapılardan (şehre) girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar." (Bkz. Yusuf, 12/67.) e) Bilmelidir ki, gözdeğmesinden (nazardan) korunmak ve onu tedavi etmek, ancak Allah (c.c.)'dan ve onun Resûlü'nden gelen şeylerin doğruluğuna inanmakla mümkün olur. Eğer bu konuda şüphe ve tereddütleri olursa, ilacın tesiri de azalır.[/FONT] Nazara Karşı En Büyük dua 11Ayetel Kursi 11Felak 11Nas 11İhlas 11Elham Ve Aminliyoruz Eğer Olmaz İse Peygamber efendimiz Derki:[B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#4169e1]Sabah-akşam, 3 defa “Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim” (16) okuyan, büyü, nazar ve zulümmden korunur.” [/COLOR][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
nazar için
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst