Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ne mutlu kendini sıfır bilip, haddini bilenlere
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 105586" data-attributes="member: 12"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ccffcc"><a href="http://img164.imageshack.us/img164/3031/allahps9.jpg" target="_blank"><span style="color: #fafafa"><img src="http://img164.imageshack.us/img164/3031/allahps9.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></a></span></span> </p><p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ccffcc"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ccffcc"></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"> </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Yalnızca tebessüm ettirmeyen, derin ve ince manalar yüklü bir fıkra.Fıkra şöyleydi; </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Büyük makamda bulunan birisi, yanındakiler arasında dalkavukluğu(yağcı, yalaka) meşhur birisine “sıfır nedir?” diye sormuş. Cevap bir dalkavuğa yakışır şekildedir “Sizin huzurunuzda ben” demiş. Bu fıkrayı okuyunca müthiş etkilendim, bir kul olarak söylemem, vicdanımda his etmem gereken bir söz, dalkavuğun ağzında yankılanmıştı. Mülkün Sahibinin “Ey insanlar! Sizler Allaha karşı fakirlersiniz”(Fatır,15) fermanını düşündüm. Evet, gerçekte sıfır bendim. Allahın huzurunda bir sıfırdım. Elimde ne varsa, elim de, her şeyim de, onundu, ondandı.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Elimdekileri alsa geriye ne kalırdı ki? Ben ise, askerin kullanması için, emaneten verilen silaha, benim silahım demesi gibi, benim elim, benim gözüm diyordum. Bu vehmi bir söyleyişti, çünkü herkes düşünse anlayacaktı ki, benim gözüm demek, bana emanet edilen göz demekti. Gözümün yapılmasında, şimdiki işleyişinde en ufak bir emeğim olmamıştı ve olmuyordu ki sahipleneyim. İşte emanet olduğunu unutanlar sahiplendiler, sahiplenince de başkasının(Allahın) malını rızasına ve yaratılış gayesine uygun olmayan şekilde kullanmaya başladılar. Bana ait olmayan bir elbiseyle nasıl böbürlenebilirdim ki, ama sıfırlığımı hatırlayamadım ve emanete hıyanetler işledim, işlemekteydim…</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Sıfır üzerine değerlendirmelere devam edelim. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Binlerce sıfır bir araya gelse, bir artma, bir değişiklik olmaz. Hapisteki birinin, diğer mahkûmlardan beklentisinin olması ne kadar saçma ise, hepimiz de mahkûmlar gibi aciziz. Sıfırlardan, mahkûmlardan, yüz çevirip, her şeyin sahibine “İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn ” ile yalvarıp, ondan yardım bekleyelim. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Bir mikrobun yere serdiği canlılar olarak acizliğini bilen, havanın, güneşin, rızıkların muhtaçlısı olarak, fakirliğini anlayan kullarından olduğumuzu ispat edelim. İddia ispat ister. İnsanın tam anlamıyla kendini unuttuğu, kendinden geçtiği, kendini sıfırladığı an ise secde idi. Bu bitiş yeri Âlemlerin sahibine en yakın olunan yerdi. “Sadakalar… fakirler içindir”(Tevbe,60) Ayeti, Allahın ikramlarının, kendini sıfır bilenlere, fakir bilenlere geldiğini ilan etmekteydi. Zengin olan, fakire yardım ettiği gibi, sonsuz “Gani” olan Allah ta, huzurunda kendini sıfır bilenlere burada da ötede verecekti. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Kendini, Âlemlerin sahibinin huzurunda sıfır bilen, her şeyini ona borçlu, hatta her şeyin onun olduğunu anlayan bir insan, artık çalımlı yürür mü, desinler arzusu taşır mı, diğer sıfırlara tepeden bakar mı? Kendini diğer varlıklardan üstün görme kanserine yakalanır mı? </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Sıfırın zirvesinde oturan ve gerçek varlığa kendini sıfırlamakla ulaşılacağının dersini veren Peygamber Efendimiz den (s.a.s) ders alanlar, bize ibretlik sözler söylemişlerdir. Mesela: İmamı Rabbani bir hayvanı göstererek ben şu hayvan gibiyim derken bu inceliği dillendiriyordu. Bediüzzaman Said Nursi “Sözler’deki hakaik (gerçekler) ve kemalât (üstünlük, mükemmellik) benim değil Kur’ân’ındır. Ve Kur’ân’dan tereşşuh etmiştir (sızma). Risaleler kendi malım değil, Kur’ân’ın malı olarak Kur’ân’ın reşehat-ı meziyatına (Kur’ân’dan sızıntılar) mazhar olduklarını izhar etmeye (açıklamaya) mecburum. Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hasiyetleri (özellikleri) kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim.” derken bu anlayıştaydı ve Allah katında büyük olanlar, ellerindeki emanet olan, mallarını, mülklerini, ilimlerini, kısacası her şeylerini ondan bilmekle, onun bilmekle büyük olmuşlardı. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">İlim dünyasında ve bilgisayar dilinde ki yazılar “nokta” ların bir araya gelmesiyle yazılır. Varlıkların aslı olan atom “nokta” dır. Ağacın özü olan çekirdek bir “nokta” dır. Allah’a en yakın yer ve an olan secdede “nokta” gibiyizdir. Nokta(.) ise eski yazı dilinde(arapça) sıfırdır. Yani her şey sıfırdan oluşur diyebiliriz. Kullandığımız yazı dilindeki sıfır(0) bile gururlu içi şişirilmiş bir sıfırdır. Hatta Kuran fatihada, fatiha besmelede, besmelede be harfinin noktasında gizlenmiştir. Nokta çekirdeğine ağacı sıkıştıran kudret, besmelenin be harfinin noktasına da Kuranı yerleştirebilir ve öyledir. Kendilerini sıfır bilenler ispatını da namazlarının secdeleriyle ilan ederler. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Nefsimizi ikna etmek için şöyle bir düşünelim, Televizyonlarda, gazetelerde, hemen her yerde ilanlar ile denilse ki “Falan şahıs, dünyanın en zenginidir” eğer O şahıs, her taraftaki bu ilanlara inansa ve var mı benden zengin kimse? dese, Ona demezler mi, cebine bir bak, sermayen nedir ki sen onlara inanıyorsun? Cebine baksa 5 lirası var, anlar ki gerçekte öyle zengin değilmiş, dünyadaki herkes sen zenginsin dese de, artık onu inandıramaz. “Bütün halk beni medh ü senâ etse, beni inandıramazlar ki iyiyim, sahib-i kemâlim.” Said Nursi. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Bizde nefsimizin hilelerine, çevrenin övgülerine karşılık, cebimize baksak ki, sermayemiz acizlik, fakirlik, mikroba yenilebilen zayıflıkta fani bir varlığız, o zaman haddimizi bilir, sıfır olduğumuzu anlar, secde ile imzamızı atarız. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Eğer, boyumuz 1,5 metre ise, sandalyeye çıkmamız gerçekteki boyumuzu değiştirmeyecektir. Eğer, gerçekte hiç bir şeye sahip olmayan “emanetçiler” isek, makamlara çıkmamız, mal bekçiliklerimiz bizim “sıfır” lılığımızı değiştirmez. Biz kendimizi kandırsak da. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Ne mutlu kendini sıfır bilip, haddini bilenlere</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkSlateBlue">Ne mutlu sıfırlaşıp, saflaşan ve sonsuz zatı bulanlara.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 105586, member: 12"] [FONT=Arial][COLOR=#ccffcc][URL="http://img164.imageshack.us/img164/3031/allahps9.jpg"][COLOR=#fafafa][IMG]http://img164.imageshack.us/img164/3031/allahps9.jpg[/IMG][/COLOR][/URL][/COLOR][/FONT] [COLOR=#fafafa][/COLOR][CENTER][FONT=Arial][COLOR=#ccffcc][FONT=Arial][COLOR=#ccffcc][B][I][COLOR=#fafafa][/COLOR][/I][/B][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT] [FONT=Arial][COLOR=#ccffcc][FONT=Arial][COLOR=#ccffcc][/COLOR][/FONT] [/COLOR][/FONT][/CENTER][FONT=Arial][COLOR=#ccffcc] [/COLOR][/FONT] [CENTER][SIZE="4"][COLOR="DarkSlateBlue"] Yalnızca tebessüm ettirmeyen, derin ve ince manalar yüklü bir fıkra.Fıkra şöyleydi; Büyük makamda bulunan birisi, yanındakiler arasında dalkavukluğu(yağcı, yalaka) meşhur birisine “sıfır nedir?” diye sormuş. Cevap bir dalkavuğa yakışır şekildedir “Sizin huzurunuzda ben” demiş. Bu fıkrayı okuyunca müthiş etkilendim, bir kul olarak söylemem, vicdanımda his etmem gereken bir söz, dalkavuğun ağzında yankılanmıştı. Mülkün Sahibinin “Ey insanlar! Sizler Allaha karşı fakirlersiniz”(Fatır,15) fermanını düşündüm. Evet, gerçekte sıfır bendim. Allahın huzurunda bir sıfırdım. Elimde ne varsa, elim de, her şeyim de, onundu, ondandı. Elimdekileri alsa geriye ne kalırdı ki? Ben ise, askerin kullanması için, emaneten verilen silaha, benim silahım demesi gibi, benim elim, benim gözüm diyordum. Bu vehmi bir söyleyişti, çünkü herkes düşünse anlayacaktı ki, benim gözüm demek, bana emanet edilen göz demekti. Gözümün yapılmasında, şimdiki işleyişinde en ufak bir emeğim olmamıştı ve olmuyordu ki sahipleneyim. İşte emanet olduğunu unutanlar sahiplendiler, sahiplenince de başkasının(Allahın) malını rızasına ve yaratılış gayesine uygun olmayan şekilde kullanmaya başladılar. Bana ait olmayan bir elbiseyle nasıl böbürlenebilirdim ki, ama sıfırlığımı hatırlayamadım ve emanete hıyanetler işledim, işlemekteydim… Sıfır üzerine değerlendirmelere devam edelim. Binlerce sıfır bir araya gelse, bir artma, bir değişiklik olmaz. Hapisteki birinin, diğer mahkûmlardan beklentisinin olması ne kadar saçma ise, hepimiz de mahkûmlar gibi aciziz. Sıfırlardan, mahkûmlardan, yüz çevirip, her şeyin sahibine “İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn ” ile yalvarıp, ondan yardım bekleyelim. Bir mikrobun yere serdiği canlılar olarak acizliğini bilen, havanın, güneşin, rızıkların muhtaçlısı olarak, fakirliğini anlayan kullarından olduğumuzu ispat edelim. İddia ispat ister. İnsanın tam anlamıyla kendini unuttuğu, kendinden geçtiği, kendini sıfırladığı an ise secde idi. Bu bitiş yeri Âlemlerin sahibine en yakın olunan yerdi. “Sadakalar… fakirler içindir”(Tevbe,60) Ayeti, Allahın ikramlarının, kendini sıfır bilenlere, fakir bilenlere geldiğini ilan etmekteydi. Zengin olan, fakire yardım ettiği gibi, sonsuz “Gani” olan Allah ta, huzurunda kendini sıfır bilenlere burada da ötede verecekti. Kendini, Âlemlerin sahibinin huzurunda sıfır bilen, her şeyini ona borçlu, hatta her şeyin onun olduğunu anlayan bir insan, artık çalımlı yürür mü, desinler arzusu taşır mı, diğer sıfırlara tepeden bakar mı? Kendini diğer varlıklardan üstün görme kanserine yakalanır mı? Sıfırın zirvesinde oturan ve gerçek varlığa kendini sıfırlamakla ulaşılacağının dersini veren Peygamber Efendimiz den (s.a.s) ders alanlar, bize ibretlik sözler söylemişlerdir. Mesela: İmamı Rabbani bir hayvanı göstererek ben şu hayvan gibiyim derken bu inceliği dillendiriyordu. Bediüzzaman Said Nursi “Sözler’deki hakaik (gerçekler) ve kemalât (üstünlük, mükemmellik) benim değil Kur’ân’ındır. Ve Kur’ân’dan tereşşuh etmiştir (sızma). Risaleler kendi malım değil, Kur’ân’ın malı olarak Kur’ân’ın reşehat-ı meziyatına (Kur’ân’dan sızıntılar) mazhar olduklarını izhar etmeye (açıklamaya) mecburum. Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hasiyetleri (özellikleri) kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim.” derken bu anlayıştaydı ve Allah katında büyük olanlar, ellerindeki emanet olan, mallarını, mülklerini, ilimlerini, kısacası her şeylerini ondan bilmekle, onun bilmekle büyük olmuşlardı. İlim dünyasında ve bilgisayar dilinde ki yazılar “nokta” ların bir araya gelmesiyle yazılır. Varlıkların aslı olan atom “nokta” dır. Ağacın özü olan çekirdek bir “nokta” dır. Allah’a en yakın yer ve an olan secdede “nokta” gibiyizdir. Nokta(.) ise eski yazı dilinde(arapça) sıfırdır. Yani her şey sıfırdan oluşur diyebiliriz. Kullandığımız yazı dilindeki sıfır(0) bile gururlu içi şişirilmiş bir sıfırdır. Hatta Kuran fatihada, fatiha besmelede, besmelede be harfinin noktasında gizlenmiştir. Nokta çekirdeğine ağacı sıkıştıran kudret, besmelenin be harfinin noktasına da Kuranı yerleştirebilir ve öyledir. Kendilerini sıfır bilenler ispatını da namazlarının secdeleriyle ilan ederler. Nefsimizi ikna etmek için şöyle bir düşünelim, Televizyonlarda, gazetelerde, hemen her yerde ilanlar ile denilse ki “Falan şahıs, dünyanın en zenginidir” eğer O şahıs, her taraftaki bu ilanlara inansa ve var mı benden zengin kimse? dese, Ona demezler mi, cebine bir bak, sermayen nedir ki sen onlara inanıyorsun? Cebine baksa 5 lirası var, anlar ki gerçekte öyle zengin değilmiş, dünyadaki herkes sen zenginsin dese de, artık onu inandıramaz. “Bütün halk beni medh ü senâ etse, beni inandıramazlar ki iyiyim, sahib-i kemâlim.” Said Nursi. Bizde nefsimizin hilelerine, çevrenin övgülerine karşılık, cebimize baksak ki, sermayemiz acizlik, fakirlik, mikroba yenilebilen zayıflıkta fani bir varlığız, o zaman haddimizi bilir, sıfır olduğumuzu anlar, secde ile imzamızı atarız. Eğer, boyumuz 1,5 metre ise, sandalyeye çıkmamız gerçekteki boyumuzu değiştirmeyecektir. Eğer, gerçekte hiç bir şeye sahip olmayan “emanetçiler” isek, makamlara çıkmamız, mal bekçiliklerimiz bizim “sıfır” lılığımızı değiştirmez. Biz kendimizi kandırsak da. Ne mutlu kendini sıfır bilip, haddini bilenlere Ne mutlu sıfırlaşıp, saflaşan ve sonsuz zatı bulanlara.[/COLOR][/SIZE][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ne mutlu kendini sıfır bilip, haddini bilenlere
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst