Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Neden Bing Bang?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="elfaz" data-source="post: 86659" data-attributes="member: 6092"><p><span style="color: darkgreen">İşte şu kâinata nazar-ı hikmetle bakıldığı vakit, azîm bir şecere mânâsında görünür. Ve şecerenin nasıl dalları, yaprakları, çiçekleri, meyveleri vardır; şu şecere-i hilkatin de bir şıkkı olan âlem-i süflînin, anâsır dalları, nebâtât ve eşcar yaprakları, hayvanât çiçekleri, insan meyveleri hükmünde görünür. Sâni-i Zülcelâlin ağaçlar hakkında cârî olan bir kanunu, elbette şu şecere-i âzamda da câri olmak, muktezâ-i ism-i Hakîmdir. Öyle ise, muktezâ-i hikmet, şu şecere-i hilkatin de bir çekirdekten yapılmasıdır.(sözler)</span></p><p> </p><p> </p><p><em>Üstad bu kainatı bir büyük ağaca benzetiyor. "Kainat azim bir ağaçtır, azim bir şeceredir" diyor. "Bu büyük ağacın ise anasır, yani madde ve moleküller dalları hükmünde, bitkiler ve ağaçlar ve nebatlar yaprakları hükmünde, hayvanlar çiçekleri ve insanlar da meyveleri hükmündedir" diye bir taksimat ortaya koyuyor. </em></p><p><em>Şimdi yıldızlara baktığımız zaman tamamen unsurlarda, yani madde ve moleküllerden meydaan geldiğini görürüz. mesela güneşimiz hidrojen ve helyum atomundan müteşekkildir. Dünyamızda ise atom ve moleküllerle birlikte çiçek, yaprak ve meyve hükmündeki nebat, hayvanat ve insanlardan meydana gelmiştir. İşte Üstad bu görünen alemi "alem-i Süfli" olarak tanımlıyor. bunun zıddı ya da kardeşi "alem-i ulvi" dir. bu iki ifade de aslında çok sırları ihtiva ediyor. </em></p><p><em>Asrımızda keşfedilen big bang teorisi de "alem-i süfli" ye yani bu görünen aleme bakıyor. halbuki bunu kainatın bir de öte yüzü var. her iki yüz de aynı noktadan çıkmış. Bu konuya inşallah temas edeceğiz. </em></p><p><em>şimdi yukarıdaki ifadeeye devam edersek. </em></p><p><em>Evet Üstad "ağaçlar için geçerli olan bir kanunun kainat için de geçerli olduğunu" söylüyor. bunun neticesinde "bu büyük kainat ağacının da bir tohumdan, bir çekirdekten yaratıldığı" hümünü veriyor. </em></p><p><em>yukarıdaki ifadeye göre: </em></p><p><em>Kainattan evvel bir çekirdek var idi, ve bu kainat o çekirdeğin açılması ile kademe kademe bir ağaç şeklinde yaratıldı. Önce çekirdek açıldı, yani big bang söylemine göre patladı;(Bir toprağa eline tohumun ilk çatlama sesini kainat ölçeğinde büyütsek galiba o da bir big bang olurdu) </em></p><p><em>İşte Üstad bu ağaç misali ile ancak 1989 yılında kesin olarak ispatlanmış olan Big Bang teorisinin temelllerine işaret ediyor. Belki de işaretten öte mühim bir ilahi kanunu tespit ediyor.</em></p><p> </p><p> </p><p> </p><p>Bi abinin izahı..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="elfaz, post: 86659, member: 6092"] [COLOR=darkgreen]İşte şu kâinata nazar-ı hikmetle bakıldığı vakit, azîm bir şecere mânâsında görünür. Ve şecerenin nasıl dalları, yaprakları, çiçekleri, meyveleri vardır; şu şecere-i hilkatin de bir şıkkı olan âlem-i süflînin, anâsır dalları, nebâtât ve eşcar yaprakları, hayvanât çiçekleri, insan meyveleri hükmünde görünür. Sâni-i Zülcelâlin ağaçlar hakkında cârî olan bir kanunu, elbette şu şecere-i âzamda da câri olmak, muktezâ-i ism-i Hakîmdir. Öyle ise, muktezâ-i hikmet, şu şecere-i hilkatin de bir çekirdekten yapılmasıdır.(sözler)[/COLOR] [I]Üstad bu kainatı bir büyük ağaca benzetiyor. "Kainat azim bir ağaçtır, azim bir şeceredir" diyor. "Bu büyük ağacın ise anasır, yani madde ve moleküller dalları hükmünde, bitkiler ve ağaçlar ve nebatlar yaprakları hükmünde, hayvanlar çiçekleri ve insanlar da meyveleri hükmündedir" diye bir taksimat ortaya koyuyor. [/I] [I]Şimdi yıldızlara baktığımız zaman tamamen unsurlarda, yani madde ve moleküllerden meydaan geldiğini görürüz. mesela güneşimiz hidrojen ve helyum atomundan müteşekkildir. Dünyamızda ise atom ve moleküllerle birlikte çiçek, yaprak ve meyve hükmündeki nebat, hayvanat ve insanlardan meydana gelmiştir. İşte Üstad bu görünen alemi "alem-i Süfli" olarak tanımlıyor. bunun zıddı ya da kardeşi "alem-i ulvi" dir. bu iki ifade de aslında çok sırları ihtiva ediyor. [/I] [I]Asrımızda keşfedilen big bang teorisi de "alem-i süfli" ye yani bu görünen aleme bakıyor. halbuki bunu kainatın bir de öte yüzü var. her iki yüz de aynı noktadan çıkmış. Bu konuya inşallah temas edeceğiz. [/I] [I]şimdi yukarıdaki ifadeeye devam edersek. [/I] [I]Evet Üstad "ağaçlar için geçerli olan bir kanunun kainat için de geçerli olduğunu" söylüyor. bunun neticesinde "bu büyük kainat ağacının da bir tohumdan, bir çekirdekten yaratıldığı" hümünü veriyor. [/I] [I]yukarıdaki ifadeye göre: [/I] [I]Kainattan evvel bir çekirdek var idi, ve bu kainat o çekirdeğin açılması ile kademe kademe bir ağaç şeklinde yaratıldı. Önce çekirdek açıldı, yani big bang söylemine göre patladı;(Bir toprağa eline tohumun ilk çatlama sesini kainat ölçeğinde büyütsek galiba o da bir big bang olurdu) [/I] [I]İşte Üstad bu ağaç misali ile ancak 1989 yılında kesin olarak ispatlanmış olan Big Bang teorisinin temelllerine işaret ediyor. Belki de işaretten öte mühim bir ilahi kanunu tespit ediyor.[/I] Bi abinin izahı.. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Neden Bing Bang?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst