I
islamidava
Misafir
Neden İhya-Der'e baskın Düzenlendi!
10/05/2009 - 21:20
Geçen Nisan ayı sonunda İhya-Der’e yapılan polis operasyonları hakkında bir değerlendirmede bulunan dernek başkan yardımcısı Nihat Bakşi, operasyonların halk nezdinde kazandıkları değeri düşürmeye yönelik olduğuna dikkatleri çekti. Derneği ziyaret eden bazı STK temsilcileri, operasyonları, “asılsız iddialarla legal bir derneği illegal olarak gösterme gayretleri” olarak gördüklerini kaydederken, dernek üyelerini yakinen tanıyan esnaflar ise “iftira atanlar ancak kendilerini kandırırlar” görüşünde. BAKŞİ: BİR KOMPLO OLARAK GÖRÜYORUZ
Polis operasyonlarını değerlendiren İhya-Der Başkan Yardımcısı Nihat Bakşi, yapılan operasyonların “sadece halk içinde kazandıkları değeri düşürmeye yönelik çalışmalar olarak gördüklerini” yineleyerek şu açıklamalarda bulundu:
“Sabah namazı ile birlikte saat 5 civarında dernek, dernek üyeleri ve dernek gönüllülerine yönelik polis tarafından operasyonlar gerçekleştirildi. Yapılan bu operasyonlar ‘fuhuş evine veya teröristlere baskın düzenleyeceğiz’ şeklinde muhtar ve mahalle sakinleri yanlış bilgilendirilmiş. Baskınlarda zor kullanılarak, evde olmayanların evlerinin kapısı zorla açılıp izinsiz haber verilmeden arama yapılmış. Gözaltına alınan dernek üyeleri, dernekten alınmışlar izlenimi verilmiş. Derneğimiz, legal olmayan bir örgütle bağlantı kurulmaya çalışılmıştır. Dernek aramasında gözlemci olarak bir dernek üyesine müsaade edilmiş ama birçok polis, dernek üyesinin müşahedesi olmadan, derneğin her tarafını aynı anda aramış. Bu arama sırasında derneğe ait olmayan üç suç unsuru bulunduğu iddia edilmiş.”
Delil olarak bulunduğu iddia edilen “iki yazılı kağıt ve CD”ye de açıklık getiren Bakşi, derneklerinin halka açık olduğunu ve hiç kimseye kısıtlama getirmediklerini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Delil olarak bulduklarını iddia ettikleri iki yazılı kağıt ve bir CD kesinlikle derneğimize ait değildir. Operasyon gündüz vakti ve tüm esnaflara gösterilerek yapılmış olup, legal olmayan bir dernek olduğumuz yansıtılmaya çalışılmıştır. Operasyonların eş zamanlı yapılması ve haberlere çatışma görüntüleri ile birlikte derneğimizin isminin yansıtılmasını bir komplo olarak görüyoruz. Bunu, halkı tedirgin edip İslami çalışmaların önüne set çekilme gayreti olarak görüyoruz. Yapılan operasyonların ‘Tek Türkiye’ adlı dizinin senaryosu doğrultusunda yapılmasını manidar görüyoruz.
Gözaltına alınan dernek üyelerimize, İhya-Der’in legal olmayan çalışmaları varmış gibi, hiçbir kanıt olmaksızın yönlendirilen sorular ile üyelerimiz baskı altına alınmak istenmiştir. Derneğimizin yasal yapmış olduğu Filistine Destek Platformuna katılma, Kutlu Doğum Konferansları ve Kerbela Tiyatrosu (Hz. Hüseyin’in şehadetinin canlandırılması) gibi etkinlikler ve fakir halka yapılan yardımlar, bir suç unsuruymuş gibi sorularla gözaltındaki üyelerimize sorulmuştur. İhya-Der üyesi Harun Ayaş’a ait kitapevine baskın düzenlenmiş bandrollü, yasal olan kitap ve CD’lere illegal yayınlarmış gibi el konulup gazete ve televizyonlarda yayınlanması sağlanmıştır.”
Hiçbir illegal örgüt ile bağlantılarının olmadığı gibi bütün çalışmalarını yasal çerçevede yürüttüklerini kaydeden Bakşi, “Derneğimizin yönetici ve üyelerinin şuanda ceza evinde bulunmaları keyfi bir uygulamadan öteye gitmemektedir. Halkımız bilsin ki İhya-Der’e karşı yapılan bu haksız muamele derneğimizin çalışmalarını engelleyip halkımızın zihninde derneğimize yönelik şüpheler uyandırmaktır.” şeklinde konuşarak İslami ve insani çalışmalarını sürdüreceklerini tekrarladı.
ÖZTÜRK: “TEKLİFLERİNİ KABUL ETMEM İÇİN NİŞANLIMIN AİLESİNİ TEHDİT ETTİLER”
Serbest bırakılan dernek gönüllülerinden Hüseyin Öztürk, gözaltına alınma sebebini, “27 Nisan sabah 05.00 civarında polis ekipleri evin mahremiyetine en ufak saygı gösterilmeden evde terörist varmış gibi bir tavır ile iki buçuk saat evi dağıtarak arayıp beni gözaltına aldılar. Gözaltında bana taziyelere gitmemi, kan bağışı yapmamı, telefon görüşmelerinde birine İslami nasihat edip namaz kılmasını istememi, yasal olarak piyasada satılan Doğru Haber gazetesi ve İnzar Dergisi’ni satmamı, Hizbullah örgütü ideolojisini benimsetip sempati kazandırmak ve maddi destek sağlamak için yaptığımı kabul ettirmeye çalıştılar. Fetullah Gülen gurubuna neden fesat gurubu şeklinde hitap edildiği sorulan sorular içerisinde yer alıyordu.” cümleleriyle açıklarken, kendisine zorla iddiaların kabul ettirilmeye çalışıldığını da şöyle açıkladı:
“Bana sen Türksün bunların içerinde ne işin var. Benim sana yapacağım en güzel iyilik sana birkaç seçenek sunmak olur. Şeklinde teklifleri ile de karşılaştım. Ben yeni nişanlıyım nişana gittiğim zaman fotoğrafım çekilmiş ve suç unsuruymuş gibi bana gösterildi. Ayrıca nişanlımın evine de aynı şekilde operasyon düzenleniyor oda gözaltına alınıyor. Nişanın bozulması için nişanlımın ailesi tehdit ediliyor. Hiçbir illegal faaliyette olmamamıza rağmen insanlara bizi terörmüş gibi göstermeye çalışmalarını Allah’a havale ediyorum.”
IŞIK: KARALAMAYA YÖNELİK BİR GAYRET OLARAK GÖRÜYORUM
Doğru Haber Gazetesi ve İnzar Dergisi’nin Elazığ temsilcisi olması gerekçesiyle gözaltına alındığını bildiren Ali Aslan Işık, operasyonların “çamur at, tutmazsa izi kalır” mantığıyla yapıldığını ifade ederek, Ağrı’da annesinin ziyaretinde bulunduğu bir sırada gözaltına alınış sebebini şöyle açıkladı:
“Malatya Cumhuriyet Başsavcısı’nın talimatıyla yakalandığımın ertesi günü Elazığ Terörle Mücadele ekiplerine teslim edildim. İhya-Der’e üye olmam, İnzar Dergisi ve Doğruhaber gazetesi temsilcisi olmam, Hizbullah örgütüne adam kazandırma ve maddi destek sağlama gibi iddialar çerçevesinde sorular soruldu. İhya-Der, Doğruhaber gazetesi ve İnzar Dergisi’ni illegal kuruluş ve yayınlarmış gibi ithamlarla karşılaştım. Muhabirlik yaparken polis tarafından çekilmiş fotoğraflarım suç unsuruymuş gibi gösterildi. Telefondaki gazete ve dergi ile ilgili konuşmalarım da suç unsuruymuş gibi soruldu. Görülen hareket ve sözlerde keyfi muamele ve art niyetten başka bir şey görmedim. Bu tavır ve davranışlar halkın gözünde değeri artan İhya-Der, Doğruhaber gazetesi ve İnzar dergisini karalamaya yönelik gayret olarak görüyorum. Halkımız bu oyunlara gelmez ve gelmeyecektir.”
GÜNEŞ: OPERASYONUN GEREKÇESİ İNANDIRICI GELMEMİŞTİR
İhya-Der’e, yönetim kurulu üyeleriyle destek ziyaretinde bulunan Ab-ı Hayat Vakfı Başkanı Ersin Eryılmaz, tutuklamaların hukuksuz olduğunu vurgulayarak, “Hiçbir somut delile dayanmadan, asılsız iddialarla, İslami endişe taşıyan bir derneğin yönetici ve üyelerinin gözaltına alınmasını olumlu bulmuyoruz” dedi.
İhya-Der Genel Merkezine destek ziyaretinde bulunan Kalem-Der Başkanı Muharrem Güneş ise, “Böyle bir operasyon gerekçesi, İslami duyarlılığı olan halka inandırıcı gelmemiştir. Asılsız iddialarla legal olan bir derneği illegal göstermek kabul edilir bir durum değildir” şeklinde konuştu.
ESNAF: ALLAH’I ve HALKI KANDIRAMAZLAR
İhya-Der’e yapılan operasyonları İslami çalışmaları engelleme gayretleri olarak gördüklerini söyleyen esnaf Nihat Öztürk, “Biz İhya Der’i kutlu doğum etkinlikleri ile fakir ve muhtaç insanların yardımına koşan bir dernek olarak görüyoruz. Kimse bu güzel derneği ve üyelerini karalayarak bir şeyler elde etmeye çalışmasın. Artık halk neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyor. Yalanlarla kimse halkı kandıramaz.” diyerek düşüncesini dile getirdi.
Elazığ esnaflarından Ahmet Sisan ise iddiaları inandırıcı bulmadığını ifade ederek, “ İslam olan insanlar karalanmaya, halk nazarında kötü gösterilmeye çalışılıyor. Bu karalanan insanları tüm Elazığ tanıyor, biliyor. Kime sorarsanız sorun, onların hakkında kötü konuşan kimseyi göremezsiniz. Herkes onları tanıyor, iftira atanlar ancak kendilerini kandırırlar. Allah’ı ve halkı kandıramazlar.”
27 Nisan tarihinde Elazığ merkezli İhya-Der’e yapılan operasyonda Elazığ’da aralarında derneğin Kovancılar ve Palu ilçe temsilcilerinin de bulunduğu 19 kişi gözaltına alınmış, bunlardan çoğunluğunu dernek yönetim kurulunun oluşturduğu 11 kişi tutuklanmış, 8 kişi ise serbest bırakılmıştı. Yine aynı gün Malatya İhya-Der şubesinden yönetim kurulu ve üyelerin oluşturduğu 17 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 6’sı savcılıkça serbest bırakılırken tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen 11 kişiden İhya-Der Malatya şubesi yönetim kurulu üyelerinin tümünün aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklanmıştı.
(İLKHA)