Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Neden Tesadüf?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 83962" data-attributes="member: 27"><p><strong><span style="color: black"><em>Soru</em></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><em>Said Nursi, risalelerde "tesadüf" kelimesi yerine genellikle "tevafuk" kelimesini kullanmıştır ve "kör tesadüf", "kanunsuz tesadüf", "sersem tesadüf" "hiç ender hiç olan tesadüf", "tesadüf oyuncaklığı", "karışık tesadüf", "serseri tesadüf", "şuursuz tesadüf"gibi ifadelerle tesadüf kelimesini kullanmıştır. Bunu nasıl izah edersiniz ?</em></span></strong></p><p> </p><p><strong>Cevabımız</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong>Değerli Kardeşimiz;</p><p></p><p></p><p><strong><em><u>Üstad “tesadüf yoktur” diyor, fakat bazı yerlerde tesadüf kelimesi geçiyor. Orada geçen tesadüf kelimeleri başka bir mana da mı kullanılıyor?</u></em></strong></p><p></p><p>Tesadüf kelimesinin kullanımına itirazı;<strong> iradesiz, kontrolsüz, plansız ve programsız kader ve ilm-i ilahinin rağmına olan ifadeler ve davranışlardır.</strong> Yani inanç ve itikad bakımından Allahın ilmini, iradesini ve kudretini reddeden materyalistlerin saplandığı tesadüf kelimesi tamamen <strong>inkara ve küfre götürdüğünden üstadımız üzerinde şiddetle durup ikaz ediyor.</strong> Fakat miraç risalesinde olduğu gibi <strong>“gözüne ve kulağına tesadüf eden”</strong> ve buna mümasil ifadeler <strong>-haşa- aynı manaya gelmez.</strong></p><p><strong></strong></p><p>Buradaki tesadüf, Resulüllah (S.A.V) miraç merdiveniyle alemi gezerken <strong>kendi iradesinin dışında kendisinin kontrolü olmadan</strong> ne olup biteceğini bilmeden gözünün gördüğü kulağının işittiği kevni delil ve burhanlara hayret ederek <strong>tefekkür etmesinde kullanılan tesadüf kelimesi ilm-i ilahi açısından doğru değildir.</strong> Çünkü <strong>ilm-i ilahide tesadüf</strong> olmaz. Ancak <strong>tevafuktur.</strong> Fakat Resulüllahın canibinden bilinmeyen, iradesinin dışında cereyan eden hadiseler olduğundan dolayı <strong>orda kullanılan tesadüf kelimesi doğrudur ve münasiptir.</strong></p><p></p><p><strong>Mesela: “Ben de kader-i İlahînin sevkiyle pek acib bir yola girmiştim. Ve pek çok belalara ve düşmanlara tesadüf ettim”. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong>“Enes'e ferman etti ki: "Filân, filânı çağır. Hem kime <strong>tesadüf</strong> etsen davet et." Enes de kime <strong>rast</strong> geldiyse çağırdı.”</p><p></p><p>Üstad <strong>"tesadüf yok" derken</strong> hiçbir şey <strong>rastgele olmadığını</strong> nazara verir. Sizin de dikkat çektiğiniz yerlerde ise "rastlamak" anlamı kendini göstermektedir. <strong>"Falana rastladım" dediğimizde bunun önceden planlanan bir görüşme olmadığı anlaşılır.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Aşağıda risalelerde geçen tesadüfle alakalı bazı cümleler yer almaktadır:</strong></p><p></p><p><strong>“Tesadüf onun işine karışamaz." (S: 197)</strong></p><p></p><p><strong>"Zelzele gibi vakıalar olan şu hâdisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller." (S: 170)</strong></p><p></p><p><strong>“Hangi tesadüf bu işlere karışabilir?" (S: 673</strong></p><p></p><p><strong>“Tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlahiyenin perdesidir"</strong></p><p></p><p><strong>“Demek tesadüf yok, hâdisat başıboş gelmiyor, intizamsız değillerdir." (M: 349)</strong></p><p></p><p><strong>“Fakat rububiyet-i âmmedeki daire-i esbab-ı zâhiriyede, ehl-i gafletin nazarında hikmeti ve sebebi bilinmeyen işlerde, tesadüf namını vermişler." (M: 379)</strong></p><p></p><p><strong>“Karışık tesadüf karışamaz." (Ş: 45)</strong></p><p></p><p><strong>“Evet fennî bir nazarla dikkat edilirse anlaşılır ki, o zerrenin hareketi, körükörüne, tesadüf eseri değildir." (İ: 57)</strong></p><p></p><p><strong>“Âlemde tesadüf yoktur." (Ms: 243)</strong></p><p></p><p><strong>“Bu tevafuk kat’iyen tesadüf değil." (B: 255</strong></p><p></p><p><strong>“Birincisi: Her şeyde -ne kadar cüz’î de olsa- bir kasd ve iradenin cilvesi bulunmasıdır; tesadüf, hakikî olarak olmamasıdır." (K: 65)</strong></p><p></p><p><strong>"En cüz’î işlerimiz de tesadüf değil, kasdî tevafuktur." (K: 221)</strong></p><p></p><p><strong>“Gözümüzle bu latif tevafuktaki şirin inayet-i İlahiyenin cüz’î cilvelerini gördük ve anladık ki, kör tesadüf işimize karışmıyor." (K: 222)</strong></p><p></p><p><strong>“Bu kadar kesret ve vüs’atle tesadüf olamaz." (STİ: 5)</strong></p><p></p><p><strong>“Bu işler tesadüfî olamaz." (S: 35)</strong></p><p></p><p><strong>“Demek ki, şu enharın nebeanları, âdi ve tabiî ve tesadüfî bir iş değildir." (S: 250)</strong></p><p></p><p>Selam ve dua ile... </p><p>Sorularla Risale-i Nur Editör</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 83962, member: 27"] [B][COLOR=black][I]Soru Said Nursi, risalelerde "tesadüf" kelimesi yerine genellikle "tevafuk" kelimesini kullanmıştır ve "kör tesadüf", "kanunsuz tesadüf", "sersem tesadüf" "hiç ender hiç olan tesadüf", "tesadüf oyuncaklığı", "karışık tesadüf", "serseri tesadüf", "şuursuz tesadüf"gibi ifadelerle tesadüf kelimesini kullanmıştır. Bunu nasıl izah edersiniz ?[/I][/COLOR][/B] [B]Cevabımız [/B]Değerli Kardeşimiz; [B][I][U]Üstad “tesadüf yoktur” diyor, fakat bazı yerlerde tesadüf kelimesi geçiyor. Orada geçen tesadüf kelimeleri başka bir mana da mı kullanılıyor?[/U][/I][/B] Tesadüf kelimesinin kullanımına itirazı;[B] iradesiz, kontrolsüz, plansız ve programsız kader ve ilm-i ilahinin rağmına olan ifadeler ve davranışlardır.[/B] Yani inanç ve itikad bakımından Allahın ilmini, iradesini ve kudretini reddeden materyalistlerin saplandığı tesadüf kelimesi tamamen [B]inkara ve küfre götürdüğünden üstadımız üzerinde şiddetle durup ikaz ediyor.[/B] Fakat miraç risalesinde olduğu gibi [B]“gözüne ve kulağına tesadüf eden”[/B] ve buna mümasil ifadeler [B]-haşa- aynı manaya gelmez. [/B] Buradaki tesadüf, Resulüllah (S.A.V) miraç merdiveniyle alemi gezerken [B]kendi iradesinin dışında kendisinin kontrolü olmadan[/B] ne olup biteceğini bilmeden gözünün gördüğü kulağının işittiği kevni delil ve burhanlara hayret ederek [B]tefekkür etmesinde kullanılan tesadüf kelimesi ilm-i ilahi açısından doğru değildir.[/B] Çünkü [B]ilm-i ilahide tesadüf[/B] olmaz. Ancak [B]tevafuktur.[/B] Fakat Resulüllahın canibinden bilinmeyen, iradesinin dışında cereyan eden hadiseler olduğundan dolayı [B]orda kullanılan tesadüf kelimesi doğrudur ve münasiptir.[/B] [B]Mesela: “Ben de kader-i İlahînin sevkiyle pek acib bir yola girmiştim. Ve pek çok belalara ve düşmanlara tesadüf ettim”. [/B]“Enes'e ferman etti ki: "Filân, filânı çağır. Hem kime [B]tesadüf[/B] etsen davet et." Enes de kime [B]rast[/B] geldiyse çağırdı.” Üstad [B]"tesadüf yok" derken[/B] hiçbir şey [B]rastgele olmadığını[/B] nazara verir. Sizin de dikkat çektiğiniz yerlerde ise "rastlamak" anlamı kendini göstermektedir. [B]"Falana rastladım" dediğimizde bunun önceden planlanan bir görüşme olmadığı anlaşılır. [/B] [B]Aşağıda risalelerde geçen tesadüfle alakalı bazı cümleler yer almaktadır:[/B] [B]“Tesadüf onun işine karışamaz." (S: 197)[/B] [B]"Zelzele gibi vakıalar olan şu hâdisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller." (S: 170)[/B] [B]“Hangi tesadüf bu işlere karışabilir?" (S: 673[/B] [B]“Tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlahiyenin perdesidir"[/B] [B]“Demek tesadüf yok, hâdisat başıboş gelmiyor, intizamsız değillerdir." (M: 349)[/B] [B]“Fakat rububiyet-i âmmedeki daire-i esbab-ı zâhiriyede, ehl-i gafletin nazarında hikmeti ve sebebi bilinmeyen işlerde, tesadüf namını vermişler." (M: 379)[/B] [B]“Karışık tesadüf karışamaz." (Ş: 45)[/B] [B]“Evet fennî bir nazarla dikkat edilirse anlaşılır ki, o zerrenin hareketi, körükörüne, tesadüf eseri değildir." (İ: 57)[/B] [B]“Âlemde tesadüf yoktur." (Ms: 243)[/B] [B]“Bu tevafuk kat’iyen tesadüf değil." (B: 255[/B] [B]“Birincisi: Her şeyde -ne kadar cüz’î de olsa- bir kasd ve iradenin cilvesi bulunmasıdır; tesadüf, hakikî olarak olmamasıdır." (K: 65)[/B] [B]"En cüz’î işlerimiz de tesadüf değil, kasdî tevafuktur." (K: 221)[/B] [B]“Gözümüzle bu latif tevafuktaki şirin inayet-i İlahiyenin cüz’î cilvelerini gördük ve anladık ki, kör tesadüf işimize karışmıyor." (K: 222)[/B] [B]“Bu kadar kesret ve vüs’atle tesadüf olamaz." (STİ: 5)[/B] [B]“Bu işler tesadüfî olamaz." (S: 35)[/B] [B]“Demek ki, şu enharın nebeanları, âdi ve tabiî ve tesadüfî bir iş değildir." (S: 250)[/B] Selam ve dua ile... Sorularla Risale-i Nur Editör [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Neden Tesadüf?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst