Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Nefis teskiyesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="umut" data-source="post: 93347" data-attributes="member: 1425"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefsin mahiyetini incelemek, hakikaten ağır ve yorucu bir konu… Asırlarca Kelamcıların, Tasavvufçuların, Felsefecilerin, Ahlâkçıların, Ruhçuların, Ruhbanların başını ağrıtan bir mesele olmuştur… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefis, çok geniş anlamlı bir kavramdır… Değişken ve halden hale giren bir nefisle karşı karşıyayız… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İlk etapta nefsin çağrışım yaptığı anlamlara bir göz atalım… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bir şeyin zatı, kendisi… Ruh… Cins, tür… Öz, öz varlık, kişilik… Vicdan… İnsanda emredici güç, dinamik… Kalp… Şehvet, arzu ve gazabın başlangıç yeri, yatağı… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefs, tek tek kişiler, kişilerin benliği, ‘‘ene’’ si anlamındadır… Ben idrakine sahip olan varlık… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kişi ve zat demek olan nefs, insanın maddi-manevi öz varlığı ve öz benliğini oluşturan bir iç mayadır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefis, ‘‘kendi kendinin farkında olan, ben idrakine sahip şuurlu zat’’ tır…Yani, nefis sahibi varlıklar bilinçli varlıklardır, nefis bilinçle ilgilidir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bu tanımları yaparken dualist bir anlayışa düşmemek gerekir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İrfan ekolüne göre insanın nefis-akıl-kalp üçgeninde cereyan eden imtihanında nefis negatif kuvvetlerin merkezi olarak algılanır… Adeta nefis şeytanın kullanabileceği bir santral pozisyonundadır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İnsanın önünde var olan iyilik, güzellik ve doğruluk büluğ çağı ile birlikte nefs ve güçleri tarafından bencillik maskesi ile örtülmeye başlanır. Baskın olan, ayartıcı, baştan çıkarıcı, kışkırtıcı benliktir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Şeytani özellikler heva üzerinden insanı kuşatırken, melekî güzellikler kalp ve vicdan üzerinden insana etki eder… Akıl ayırt edici, ayrıştırıcı bir rol üstlenir… Akıl, nefsinde, kalbinde hizmetine girebilir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İnsan nefsinde üç temel kuvvet vardır: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">1-Kuvve-i gadabiye (öfkenin gücü)… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">2-Kuvve-i şeheviye (şehvetin gücü)… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">3-Kuvve-i akliye (aklın gücü)… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bu üç kuvvet akleden kalbin kontrolüne verilirse insan halife misyonunu kuşanır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Akleden kalbin denetiminde öfkenin gücü; şecaata (iyiliğe) dönüşür… Şehvetin gücü, iffete inkılab eder… Aklın gücü de hikmeti yakalar… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Akleden kalp sisteme hakim oldukça şecaat, iffet ve hikmet buluşmasından adalet çıkar… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefsi, akl-ı selim ve kalb-i selim ile kuşatıp silm (İslam)e teslim olmasını sağlamak gerekir… Tabii ki, bunun içinde önce vahiyden gelen ışığı akla ve kalbe yüklemek mecburiyeti vardır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Aksi taktirde nefsin istekleri karşılandıkça, ruhun alanı daralır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Potansiyel insanın, hakiki insana dönüşmesinin önündeki engel nefsin hevasıdır… Yani peşine takılıp gidilen nefsani arzulardır… İnsandaki vahşeti ancak vahiyle durdurmak mümkündür… Çünkü İkbal’in ifadesi ile: ‘‘Yol kesenler, Kur’an-ı okuyup öğrenince yol gösterici oldular’’ Haramilerden sahabi çıkaran, eşkıyayı evliya kılan vahyin sırrıdır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefis ciddi bir tezkiye ve terbiyeye tabi tutul duğu zaman, hevaya muhalefet, Rabbine muvafakat ettiği görülecektir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Peki nefis terbiyesi nedir? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefis terbiyesi,insan terbiyesi demektir… Aklın, kalbin, ruhun, iradenin, bedenin vahyin disiplin ve düzenine bağlı kalmasıdır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefis terbiyesi, kullukta ayar ve amellerde yeni bir kıvam demektir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Terbiye, ekmele, eşrefe, ahsene yönelik ulvi bir seferdir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bu terbiyenin temelinde Allah’a teslimiyet vardır… Rabbani disiplinde karar kılmak vardır… Allah’ın ruhundan üflenen insanın, Allah’ tan bağımsız bir yaşamı reddetmesi vardır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bu terbiye sisteminde; Müslüman canının istediği gibi yaşayamaz… Kafasına göre takılamaz… Allah’ın istediği gibi yaşamak zorunluluğu altındadır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefsin insan ruhu üzerinde iki baskı alanı vardır: İstemek ve sahip olmak… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ad, ünvan, şan, şöhret, mülk, makam, para, rütbe, kariyer, itibar vs. Habire bunları istemek ve sahip olmak arzusundadır insan… Bu kontrol edilmediği zaman sonuç sömürü ve savaşa varacaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Terbiye odur ki; tüm bu isteme iştahını ve sahip olma güdüsünü meşru ve maruf zemine çekmektir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefsin duyum ve fonksiyonları şeytanın etkisine açıktır… Şeytanın güdümüne giren nefis benlik, bencillik, bireysellik belasına maruz kalacaktır… Şeytan, nefsin arzularından hareketle kalbe nüfuz etmeye çalışır… Kalbe fesat tohumları ekmeye başlar… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İşte bu aşamada tedbir ve terbiye kaçınılmazdır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Temel hedef nedir? Nefsi adam etmektir… Daha doğrusu adem olmaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İslam’ın derdi insanın çamurlaşmadan, insanlaşmasıdır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Örnek oluşturmak… Denge unsuru olacak merkez kişilikler yetiştirmek… Dünya da herkes bir gösteriş dalgasına kapılıp gidiyorken, İslam’ın insanı ise, ihlas ve takvası ile farkını ortaya koyabilendir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kendini yönetebilen, kurabilen, koruyabilen, hükmedebilen, dizginleyebilen insan İslam’ın insanıdır… O insan kendini bilen, haddini bilen, Rabbini bilen insandır... </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefsine hükmedemeyen kişi, sınır, ölçü, kural, hukuk tanımayan, tuğyana aday olan insandır… Ondan adalet, merhamet, ahlak, beklenebilir mi? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Terbiye almamış insan hamdır, hırçındır,huysuzdur, huzursuzdur hep… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ruhunu, benliğini yitirmiş insan zarar deposudur… Nefsin galebesi ve baskısı yaşama dar açıdan bakmayı doğurur… İç güdüleri ile hareket edenler, terbiye yoksunu zavallılardır… Kıskançlık, kızgınlık, cinsellik, aç gözlülük onların iç dünyalarına hakim olmuştur… Artık ‘‘iç’’ leri geçmiş, ‘‘deri’’den ibaret bir ‘‘hiç’’tirler… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kişilikleri gelişmez… Paylaşımları olmaz… Özveri, vefa, sadakat, sevgi lügatlerinden silinmiştir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Esasta bu olumsuzlukları tetikleyen beşeri hırslar ve şehvetlerdir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefis insana hep ‘‘daha, daha’’ der… Daha çok kazanç… Daha çok üretim… Daha çok tüketim… Daha çok başarı… Habire rekabet… Sürekli reklam… Şöhret, servet, şehvet sınır tanımaz olur… ‘‘Daha, daha’’ demenin ne hukuku, nede ahlâkı vardır… Bu ‘‘Rabbena hep bana’’ mantalitesi ile kendisinden başka kimseyi görememe körlüğüdür… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bu amansız yarışta kendini paralayan, ruhunu parçalayan bir mahluk karşımızdadır… Yükselmek, kazanmak için ezen, sömüren, soyanların çoğaldığı bir sektör oluştu… Riyakârlık, hilekârlık, sahtekârlık ‘‘yüz kızartıcı’’ suç olmaktan çoktan çıktı, ‘‘iş birlilik’’ olarak kabul gördü… Çılgınlıklar, çirkinlikler alkışlanır oldu… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ülkelerin kodamanları, bürokratları, ağababaları, yalan, talan, soygun düzenlerini yürütürken ne doyumsuz nefisler taşıdıkları aleme malum değil mi? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tarihte ve günümüzde bir çok savaşın nedeni ihtiras, öfke, kin ve husumet kusan azgın nefisler değil midir? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Halkına kan kusturan despot yöneticilerin temel sorunu kudurmuş heva ve hevesleri değil midir? Saltanat ve nefsaniyet davası güdenlerin yüzlerine yansıyan kin ve husumet iç dünyalarındaki vahşeti ele veriyor… Bu ululanma belası insanlığa pahalıya mal oluyor… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Uçuruma yürüyen gençlik , nefsi tutkuların kurbanı… ‘‘Özgürlük söylemi’’ nefsin dizginlerini serbest bıraktı… Moda, marka, model, modernite nefsi kışkırtmanın çağdaş tuzakları… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kardeşlerimiz en fazla nereden yara alıyor? Vahdetin önündeki en büyük engel nedir? Müslümanlar arası sorunlar, fikri midir yoksa nefsimidir? Nefisler arası savaşı kim durdurabilir? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kendi zaaflarını yenemeyenler etrafa da zarar veriyorlar… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tahammülsüz, sabırsız, geçimsiz, vefasız, özverisiz ilişkilerin gerisinde depreşen nefisleri göreceksiniz? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Tekmeler, çelmeler, ithamlar, yargısız infazlar hangi haklı gerekçeye dayandırılıyor? Merhamet, hak, adalet, ahlak ayak altı ise, vicdan suküt etmiş, insaf kurumuş ise, bunun nefisle ne ilgisi var, diyebilir miyiz? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Cahiliyenin putlarına ilan-ı harp edilirken, nefis putu okşanıyorsa, bu ne yaman çelişki, değil mi? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Evet, önce içimizdeki canavarı görelim… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İnsanın içindeki haset çamurda yıkanan, şehvetle beslenen şeytani duyguları teşhis etmek gerekmiyor mu? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İçimizdeki ‘‘fücur’’ gündelik hayatımıza, ilişkilerimize, toplumsal dokumuza sirayet ediyor… Hatta himaye görüyor… ‘‘Seri katil’’ soğukkanlılığı ile ruhumuzu katlediyor… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Günah işlemekteki bu cesaret nereden geliyor? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Allah’a isyandaki bu pervasızlığı nasıl anlamak lazım? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Gırtlağına kadar harama batmış, iliklerine kadar günaha bulanmış, hâlâ kendilerine toz kondurmayanlar..! Kendilerini halis, muhlis Müslüman görmeye devam ededursunlar… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kendimizi nasıl temize çıkarabiliriz ki? Rabbimiz Kitab’ında şöyle buyururken: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">‘‘Öyleyse kendinizi temize çıkarıp-durmayın…’’ (Necm-32) </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Hz. Yusuf (as) şu gerçeğe vurgu yaparken: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">‘‘Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.’’ (Yusuf-53) </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">O halde bize düşen görev; nefsi savunmak değil, sorgulamaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Rasulallah (sav) uyarısına kulak vermektir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">‘Akıllı kimse nefsini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır’’ (Tirmizi) </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bunun için, ‘‘Nefis terbiyesi’’ üzerine felsefik, teorik münazaralar gerekmiyor… Tasavvufi, kelamı tartışmalara boğulmak da doğru değil… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bizim bağlı olduğumuz terbiye sisteminde; yoga, meditasyon, diyet, perhiz, nefsi cezalandırmak istenmiyor… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nefsi ‘‘öl’’dürmek değil, ‘‘ol’’ durmak esastır… İslam, nefsi ne öldürmeyi, ne de azdırmayı öneriyor… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İslam nefis tezkiyesi için herhangi bir merasim,protokol, prosüdür, hiyerarşik silsile ön görmüyor…Bu amacı gerçekleştirmek için, ‘‘meyyitin gassala teslimiyeti gibi’’ birilerine teslimi nefis etmek diye bir kural yoktur… Kendinden vazgeçerek, kendini yok sayarak bir arayışa girmek değil, kendi kalarak, varoluşunu sürdürerek, şahitlik ve sorumluluk yüklenerek hayatta aktif rol almak, doğru olan budur… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Yine nefis tezkiyesi için halvet, uzlet şartı yoktur… Toplumsal sorumlulukları ertelemekle, içe kapanmakta, hayata sırtını dönmekle, dünyadan el-etek çekmekle istenen amaç gerçekleşmeyecektir… Takva hayattan kopmak değildir… O zaman silik, sessiz, pasif bir kişilik oluşacaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Olması gereken ise münzevi değil mütevazi bir yaşamdır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Burada önemle üzerinde durulması gereken husus ,insanı ve İslamı bütünlüğü içinde ele alıp ,anlamaktır… Bütünü zedeleyen parçacı anlayışlara düşmemektir…Tüm boyutları ile meseleyi idrak etmektir…Üzerinde durduğumuz konu salt bir ahlakçılık,ruhçuluk mevzusu değildir…Tasavvufun tarihi seyri içinde düştüğü yanılgılara ve yanlışlara tepki verirken doğrularımızı ve görevlerimizi terk etmemek durumundayız … </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">‘Vasat ümmet olma vasfı ile dengeli duruşumuzu sürmeliyiz… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İslamı ‘‘şeriat” sız bir sevgi ve barış dinine indirgeyen anlayışla, ‘‘takva” sız bir kulluğu savunan şekilci ,slogancı, ruhsuz söylemde sakattır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Adalet ve özgürlüğü öne çıkarırken , ubudiyet ve ahireti atlayan bakış açısı problemdir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Endişem o ki, insanlarımız iki yanlıştan birini tercih etmek durumunda kalmalarıdır: Dünyevileşmek veya ruhbanlaşmak… Bu durum sekülerize edilen bir dinle, mistik, bir anlayış arasında, sapmak ve savrulmaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bu durum da çözüm, dünyada hayata ,eşyaya uhrevi bir boyut yükleyerek yaşamaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İslamı ideolojileştirmeden, sadece toplumsal hayata düzen getiren bir din olmadığını, insanın iç düzenini de öncelikle kurduğunu hatırlayarak okumak lazım… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Deruni, enfusi, ruhi, kalbi, boyutu olmayan bir İslami kişilik ve dini yaşam aşksız,ruhsuz ve ihlassızdır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Sürdürülemeyen dindarlığın altında bu gibi nedenler bulunuyor… Bu boyut ihmale gelmez… Salt kuru akıl insanı … Bilgi, kültür hamalı olan aydını… Sadece kaba kuvvetle yürüyen fanatik eylem adamı… Bir tarafı eksiktir hep… Uzun soluklu ayakta kalması mümkün değildir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ruh dünyaları yoksullaşanları, dünyevi zenginlikleri kurtaramayacaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ruhu besleyecek iç dinamiklere yoğunlaşmak lazım… Bu çerçevede tevekkül, teslimiyet, tefekkür huşu,haşyet, ihlas,ihsan, ittika, yakin, dua, zikir, hamd, havf, reca ,sabır temel gereksinimlerdir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İnsanın bünyesinde ruhi, ahlaki ve manevi tehlikeler karşında bir erken uyarı sistemi vardır… Bunun adı vicdandır, önünü açmak lazım… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Fıtratı körelten tortuları silip atarak, tevhid ağacını yeşertmek zamanı… Kökü sabit, dalları semaya uzanan güzel ağaç… Mahşerde gölgesine sığınacağımız ağaç… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Vücud toprağımızı vahiyle suladığımız zaman cennet tubalarının yeşerdiğini göreceğiz… Vahiy yağmurundan yoksun çorak yüreklerde ancak cehennem zakkumları bitecektir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Evet vahiy merkezli bir terbiye süreci artık kaçınılmazdır… Bu sürecin besmelesi, Allah’ı ve ahireti hatırlamaktır…Allah’ı ve ölümü unutan nefisler bitiktir… Yarınlara yönelik yaşamalıyız… ‘‘Hesap günü’’ endişesi ile hesapları güncelleyerek… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Efendimiz (sav)ciğerparesi, biricik kızı Fatımaya olan uyarısını gündemde tutarak… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">‘‘Ey Fatıma nefsini ateşten kurtar, senin için kıyamet günü elimden bir şey gelmez’’ </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Bize düşen sorumluluk; terbiye-i Muhammedi de, sünneti seniyyede karar kılmaktır… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İşte o zaman nefis, ‘‘fakr’’ını ‘‘acz’’in ‘‘zaf’’ını fark edecektir… </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Ve şu müjdeye mahzar olacaktır: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">‘‘Ey mutmain nefis! </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Kendini razı olmuş ve (ilahi) rızaya ermiş olarak dön Rabbine. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Artık kullarımın arasına gir. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Cennetime gir.’’(Fecr-27-30) Ramazan Kayan</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="umut, post: 93347, member: 1425"] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefsin mahiyetini incelemek, hakikaten ağır ve yorucu bir konu… Asırlarca Kelamcıların, Tasavvufçuların, Felsefecilerin, Ahlâkçıların, Ruhçuların, Ruhbanların başını ağrıtan bir mesele olmuştur… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefis, çok geniş anlamlı bir kavramdır… Değişken ve halden hale giren bir nefisle karşı karşıyayız… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İlk etapta nefsin çağrışım yaptığı anlamlara bir göz atalım… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bir şeyin zatı, kendisi… Ruh… Cins, tür… Öz, öz varlık, kişilik… Vicdan… İnsanda emredici güç, dinamik… Kalp… Şehvet, arzu ve gazabın başlangıç yeri, yatağı… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefs, tek tek kişiler, kişilerin benliği, ‘‘ene’’ si anlamındadır… Ben idrakine sahip olan varlık… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kişi ve zat demek olan nefs, insanın maddi-manevi öz varlığı ve öz benliğini oluşturan bir iç mayadır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefis, ‘‘kendi kendinin farkında olan, ben idrakine sahip şuurlu zat’’ tır…Yani, nefis sahibi varlıklar bilinçli varlıklardır, nefis bilinçle ilgilidir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bu tanımları yaparken dualist bir anlayışa düşmemek gerekir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İrfan ekolüne göre insanın nefis-akıl-kalp üçgeninde cereyan eden imtihanında nefis negatif kuvvetlerin merkezi olarak algılanır… Adeta nefis şeytanın kullanabileceği bir santral pozisyonundadır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İnsanın önünde var olan iyilik, güzellik ve doğruluk büluğ çağı ile birlikte nefs ve güçleri tarafından bencillik maskesi ile örtülmeye başlanır. Baskın olan, ayartıcı, baştan çıkarıcı, kışkırtıcı benliktir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Şeytani özellikler heva üzerinden insanı kuşatırken, melekî güzellikler kalp ve vicdan üzerinden insana etki eder… Akıl ayırt edici, ayrıştırıcı bir rol üstlenir… Akıl, nefsinde, kalbinde hizmetine girebilir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İnsan nefsinde üç temel kuvvet vardır: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]1-Kuvve-i gadabiye (öfkenin gücü)… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]2-Kuvve-i şeheviye (şehvetin gücü)… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]3-Kuvve-i akliye (aklın gücü)… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bu üç kuvvet akleden kalbin kontrolüne verilirse insan halife misyonunu kuşanır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Akleden kalbin denetiminde öfkenin gücü; şecaata (iyiliğe) dönüşür… Şehvetin gücü, iffete inkılab eder… Aklın gücü de hikmeti yakalar… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Akleden kalp sisteme hakim oldukça şecaat, iffet ve hikmet buluşmasından adalet çıkar… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefsi, akl-ı selim ve kalb-i selim ile kuşatıp silm (İslam)e teslim olmasını sağlamak gerekir… Tabii ki, bunun içinde önce vahiyden gelen ışığı akla ve kalbe yüklemek mecburiyeti vardır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Aksi taktirde nefsin istekleri karşılandıkça, ruhun alanı daralır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Potansiyel insanın, hakiki insana dönüşmesinin önündeki engel nefsin hevasıdır… Yani peşine takılıp gidilen nefsani arzulardır… İnsandaki vahşeti ancak vahiyle durdurmak mümkündür… Çünkü İkbal’in ifadesi ile: ‘‘Yol kesenler, Kur’an-ı okuyup öğrenince yol gösterici oldular’’ Haramilerden sahabi çıkaran, eşkıyayı evliya kılan vahyin sırrıdır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefis ciddi bir tezkiye ve terbiyeye tabi tutul duğu zaman, hevaya muhalefet, Rabbine muvafakat ettiği görülecektir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Peki nefis terbiyesi nedir? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefis terbiyesi,insan terbiyesi demektir… Aklın, kalbin, ruhun, iradenin, bedenin vahyin disiplin ve düzenine bağlı kalmasıdır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefis terbiyesi, kullukta ayar ve amellerde yeni bir kıvam demektir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Terbiye, ekmele, eşrefe, ahsene yönelik ulvi bir seferdir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bu terbiyenin temelinde Allah’a teslimiyet vardır… Rabbani disiplinde karar kılmak vardır… Allah’ın ruhundan üflenen insanın, Allah’ tan bağımsız bir yaşamı reddetmesi vardır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bu terbiye sisteminde; Müslüman canının istediği gibi yaşayamaz… Kafasına göre takılamaz… Allah’ın istediği gibi yaşamak zorunluluğu altındadır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefsin insan ruhu üzerinde iki baskı alanı vardır: İstemek ve sahip olmak… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ad, ünvan, şan, şöhret, mülk, makam, para, rütbe, kariyer, itibar vs. Habire bunları istemek ve sahip olmak arzusundadır insan… Bu kontrol edilmediği zaman sonuç sömürü ve savaşa varacaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Terbiye odur ki; tüm bu isteme iştahını ve sahip olma güdüsünü meşru ve maruf zemine çekmektir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefsin duyum ve fonksiyonları şeytanın etkisine açıktır… Şeytanın güdümüne giren nefis benlik, bencillik, bireysellik belasına maruz kalacaktır… Şeytan, nefsin arzularından hareketle kalbe nüfuz etmeye çalışır… Kalbe fesat tohumları ekmeye başlar… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İşte bu aşamada tedbir ve terbiye kaçınılmazdır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Temel hedef nedir? Nefsi adam etmektir… Daha doğrusu adem olmaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İslam’ın derdi insanın çamurlaşmadan, insanlaşmasıdır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Örnek oluşturmak… Denge unsuru olacak merkez kişilikler yetiştirmek… Dünya da herkes bir gösteriş dalgasına kapılıp gidiyorken, İslam’ın insanı ise, ihlas ve takvası ile farkını ortaya koyabilendir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kendini yönetebilen, kurabilen, koruyabilen, hükmedebilen, dizginleyebilen insan İslam’ın insanıdır… O insan kendini bilen, haddini bilen, Rabbini bilen insandır... [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefsine hükmedemeyen kişi, sınır, ölçü, kural, hukuk tanımayan, tuğyana aday olan insandır… Ondan adalet, merhamet, ahlak, beklenebilir mi? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Terbiye almamış insan hamdır, hırçındır,huysuzdur, huzursuzdur hep… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ruhunu, benliğini yitirmiş insan zarar deposudur… Nefsin galebesi ve baskısı yaşama dar açıdan bakmayı doğurur… İç güdüleri ile hareket edenler, terbiye yoksunu zavallılardır… Kıskançlık, kızgınlık, cinsellik, aç gözlülük onların iç dünyalarına hakim olmuştur… Artık ‘‘iç’’ leri geçmiş, ‘‘deri’’den ibaret bir ‘‘hiç’’tirler… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kişilikleri gelişmez… Paylaşımları olmaz… Özveri, vefa, sadakat, sevgi lügatlerinden silinmiştir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Esasta bu olumsuzlukları tetikleyen beşeri hırslar ve şehvetlerdir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefis insana hep ‘‘daha, daha’’ der… Daha çok kazanç… Daha çok üretim… Daha çok tüketim… Daha çok başarı… Habire rekabet… Sürekli reklam… Şöhret, servet, şehvet sınır tanımaz olur… ‘‘Daha, daha’’ demenin ne hukuku, nede ahlâkı vardır… Bu ‘‘Rabbena hep bana’’ mantalitesi ile kendisinden başka kimseyi görememe körlüğüdür… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bu amansız yarışta kendini paralayan, ruhunu parçalayan bir mahluk karşımızdadır… Yükselmek, kazanmak için ezen, sömüren, soyanların çoğaldığı bir sektör oluştu… Riyakârlık, hilekârlık, sahtekârlık ‘‘yüz kızartıcı’’ suç olmaktan çoktan çıktı, ‘‘iş birlilik’’ olarak kabul gördü… Çılgınlıklar, çirkinlikler alkışlanır oldu… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ülkelerin kodamanları, bürokratları, ağababaları, yalan, talan, soygun düzenlerini yürütürken ne doyumsuz nefisler taşıdıkları aleme malum değil mi? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Tarihte ve günümüzde bir çok savaşın nedeni ihtiras, öfke, kin ve husumet kusan azgın nefisler değil midir? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Halkına kan kusturan despot yöneticilerin temel sorunu kudurmuş heva ve hevesleri değil midir? Saltanat ve nefsaniyet davası güdenlerin yüzlerine yansıyan kin ve husumet iç dünyalarındaki vahşeti ele veriyor… Bu ululanma belası insanlığa pahalıya mal oluyor… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Uçuruma yürüyen gençlik , nefsi tutkuların kurbanı… ‘‘Özgürlük söylemi’’ nefsin dizginlerini serbest bıraktı… Moda, marka, model, modernite nefsi kışkırtmanın çağdaş tuzakları… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kardeşlerimiz en fazla nereden yara alıyor? Vahdetin önündeki en büyük engel nedir? Müslümanlar arası sorunlar, fikri midir yoksa nefsimidir? Nefisler arası savaşı kim durdurabilir? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kendi zaaflarını yenemeyenler etrafa da zarar veriyorlar… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Tahammülsüz, sabırsız, geçimsiz, vefasız, özverisiz ilişkilerin gerisinde depreşen nefisleri göreceksiniz? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Tekmeler, çelmeler, ithamlar, yargısız infazlar hangi haklı gerekçeye dayandırılıyor? Merhamet, hak, adalet, ahlak ayak altı ise, vicdan suküt etmiş, insaf kurumuş ise, bunun nefisle ne ilgisi var, diyebilir miyiz? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Cahiliyenin putlarına ilan-ı harp edilirken, nefis putu okşanıyorsa, bu ne yaman çelişki, değil mi? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Evet, önce içimizdeki canavarı görelim… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İnsanın içindeki haset çamurda yıkanan, şehvetle beslenen şeytani duyguları teşhis etmek gerekmiyor mu? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İçimizdeki ‘‘fücur’’ gündelik hayatımıza, ilişkilerimize, toplumsal dokumuza sirayet ediyor… Hatta himaye görüyor… ‘‘Seri katil’’ soğukkanlılığı ile ruhumuzu katlediyor… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Günah işlemekteki bu cesaret nereden geliyor? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Allah’a isyandaki bu pervasızlığı nasıl anlamak lazım? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Gırtlağına kadar harama batmış, iliklerine kadar günaha bulanmış, hâlâ kendilerine toz kondurmayanlar..! Kendilerini halis, muhlis Müslüman görmeye devam ededursunlar… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kendimizi nasıl temize çıkarabiliriz ki? Rabbimiz Kitab’ında şöyle buyururken: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]‘‘Öyleyse kendinizi temize çıkarıp-durmayın…’’ (Necm-32) [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Hz. Yusuf (as) şu gerçeğe vurgu yaparken: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]‘‘Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.’’ (Yusuf-53) [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]O halde bize düşen görev; nefsi savunmak değil, sorgulamaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Rasulallah (sav) uyarısına kulak vermektir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]‘Akıllı kimse nefsini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır’’ (Tirmizi) [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bunun için, ‘‘Nefis terbiyesi’’ üzerine felsefik, teorik münazaralar gerekmiyor… Tasavvufi, kelamı tartışmalara boğulmak da doğru değil… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bizim bağlı olduğumuz terbiye sisteminde; yoga, meditasyon, diyet, perhiz, nefsi cezalandırmak istenmiyor… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Nefsi ‘‘öl’’dürmek değil, ‘‘ol’’ durmak esastır… İslam, nefsi ne öldürmeyi, ne de azdırmayı öneriyor… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İslam nefis tezkiyesi için herhangi bir merasim,protokol, prosüdür, hiyerarşik silsile ön görmüyor…Bu amacı gerçekleştirmek için, ‘‘meyyitin gassala teslimiyeti gibi’’ birilerine teslimi nefis etmek diye bir kural yoktur… Kendinden vazgeçerek, kendini yok sayarak bir arayışa girmek değil, kendi kalarak, varoluşunu sürdürerek, şahitlik ve sorumluluk yüklenerek hayatta aktif rol almak, doğru olan budur… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Yine nefis tezkiyesi için halvet, uzlet şartı yoktur… Toplumsal sorumlulukları ertelemekle, içe kapanmakta, hayata sırtını dönmekle, dünyadan el-etek çekmekle istenen amaç gerçekleşmeyecektir… Takva hayattan kopmak değildir… O zaman silik, sessiz, pasif bir kişilik oluşacaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Olması gereken ise münzevi değil mütevazi bir yaşamdır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Burada önemle üzerinde durulması gereken husus ,insanı ve İslamı bütünlüğü içinde ele alıp ,anlamaktır… Bütünü zedeleyen parçacı anlayışlara düşmemektir…Tüm boyutları ile meseleyi idrak etmektir…Üzerinde durduğumuz konu salt bir ahlakçılık,ruhçuluk mevzusu değildir…Tasavvufun tarihi seyri içinde düştüğü yanılgılara ve yanlışlara tepki verirken doğrularımızı ve görevlerimizi terk etmemek durumundayız … [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]‘Vasat ümmet olma vasfı ile dengeli duruşumuzu sürmeliyiz… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İslamı ‘‘şeriat” sız bir sevgi ve barış dinine indirgeyen anlayışla, ‘‘takva” sız bir kulluğu savunan şekilci ,slogancı, ruhsuz söylemde sakattır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Adalet ve özgürlüğü öne çıkarırken , ubudiyet ve ahireti atlayan bakış açısı problemdir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Endişem o ki, insanlarımız iki yanlıştan birini tercih etmek durumunda kalmalarıdır: Dünyevileşmek veya ruhbanlaşmak… Bu durum sekülerize edilen bir dinle, mistik, bir anlayış arasında, sapmak ve savrulmaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bu durum da çözüm, dünyada hayata ,eşyaya uhrevi bir boyut yükleyerek yaşamaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İslamı ideolojileştirmeden, sadece toplumsal hayata düzen getiren bir din olmadığını, insanın iç düzenini de öncelikle kurduğunu hatırlayarak okumak lazım… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Deruni, enfusi, ruhi, kalbi, boyutu olmayan bir İslami kişilik ve dini yaşam aşksız,ruhsuz ve ihlassızdır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Sürdürülemeyen dindarlığın altında bu gibi nedenler bulunuyor… Bu boyut ihmale gelmez… Salt kuru akıl insanı … Bilgi, kültür hamalı olan aydını… Sadece kaba kuvvetle yürüyen fanatik eylem adamı… Bir tarafı eksiktir hep… Uzun soluklu ayakta kalması mümkün değildir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ruh dünyaları yoksullaşanları, dünyevi zenginlikleri kurtaramayacaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ruhu besleyecek iç dinamiklere yoğunlaşmak lazım… Bu çerçevede tevekkül, teslimiyet, tefekkür huşu,haşyet, ihlas,ihsan, ittika, yakin, dua, zikir, hamd, havf, reca ,sabır temel gereksinimlerdir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İnsanın bünyesinde ruhi, ahlaki ve manevi tehlikeler karşında bir erken uyarı sistemi vardır… Bunun adı vicdandır, önünü açmak lazım… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Fıtratı körelten tortuları silip atarak, tevhid ağacını yeşertmek zamanı… Kökü sabit, dalları semaya uzanan güzel ağaç… Mahşerde gölgesine sığınacağımız ağaç… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Vücud toprağımızı vahiyle suladığımız zaman cennet tubalarının yeşerdiğini göreceğiz… Vahiy yağmurundan yoksun çorak yüreklerde ancak cehennem zakkumları bitecektir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Evet vahiy merkezli bir terbiye süreci artık kaçınılmazdır… Bu sürecin besmelesi, Allah’ı ve ahireti hatırlamaktır…Allah’ı ve ölümü unutan nefisler bitiktir… Yarınlara yönelik yaşamalıyız… ‘‘Hesap günü’’ endişesi ile hesapları güncelleyerek… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Efendimiz (sav)ciğerparesi, biricik kızı Fatımaya olan uyarısını gündemde tutarak… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]‘‘Ey Fatıma nefsini ateşten kurtar, senin için kıyamet günü elimden bir şey gelmez’’ [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Bize düşen sorumluluk; terbiye-i Muhammedi de, sünneti seniyyede karar kılmaktır… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]İşte o zaman nefis, ‘‘fakr’’ını ‘‘acz’’in ‘‘zaf’’ını fark edecektir… [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Ve şu müjdeye mahzar olacaktır: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]‘‘Ey mutmain nefis! [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Kendini razı olmuş ve (ilahi) rızaya ermiş olarak dön Rabbine. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Artık kullarımın arasına gir. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Cennetime gir.’’(Fecr-27-30) Ramazan Kayan[/COLOR][/FONT][/B] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Nefis teskiyesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst