Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
NEFSİN ISLAH EDİLİŞi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 188688" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="color: #ff0000"><strong>1. Tevbeye Önem Vermek</strong></span></p><p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><strong><span style="color: #008000">Nefsi terbiye etmede birinci mertebe; Tevbeye ehemmiyet vermektir. Tevbe, her makam ve halin temelidir. Tevbe, bina için arsa hükmündedir. Tevbesiz kimsenin ne hali ne de makamı vardır. ALLAH yolunda tevbe, işlerin en mühimidir. Çünkü bu yol son derece temiz ve nezihtir. Türlü pisliklerle kirlenmiş kimseleri kabul etmez. Tevbe, kişinin kendini yenilemesi ve bir iç onarımdır. Tevbe, kulun ALLAH’a yaklaşmasında en büyük bir etkendir. Tevbe, geçmişteki hata ve kusurların telafisi hükmündedir. Tevbe, geçmiş hataların verdiği bir iç sancısıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span><span style="color: red">2. Kalbi Endişelerden Korumak</span></strong></p><p><strong></strong><strong><span style="color: #008000">Nefsi terbiye etmede ikinci mertebe; gelecek endişesini kalpten çıkarmaktır. Mü’min, yaşadığı vaktin hükmüne göre amel etmelidir. Gelecek ikinci bir vakte kalben bağlı kalmamalıdır. Zira dünya hayatı üç günlük bir hayattır. Bu hayatın üç günlük olması dünü, bu günü ve yarınıdır. Dün geçti, yarın ise meçhuldür. Ama bu gün ise çok mühimdir. Hem dünün eksikliklerini tamir etmede ve hem de yarın teminat altına alınabilir. Bu bakımdan gelecek endişesi taşımanın anlamı yoktur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span><span style="color: red">3. Kalpten Dünya Sevgisini Atmak</span></strong></p><p><strong></strong><strong><span style="color: #008000">Nefsi terbiye etmede üçüncü mertebe; Dünya sevgisini kalpten çıkarmak ve zaruri olmayan meşguliyetleri terk etmek gibi mühim amelleri işlemektir. Çünkü bu şerefli yolun esası, kalbin lüzumsuz şeylerden, zaruri olmayan şeylerin sevgi ve meşguliye*tinden kopuk olmasıdır. Bu da, kalbin ALLAH (cc) ile meşgul olmasına mani olacak şeylerden temizlenmesidir. Bu maniler ise; mal sevgisi, makam sevgisi, baş olma sevgisi ve kadın veya erkek sevgisidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span><span style="color: red">4. Ölüme Hazırlıklı Olmak</span></strong></p><p><strong></strong><strong><span style="color: #008000">Nefsi terbiye etmede dördüncü mertebe; Ölüme hazır olmak*tır. Ölümü beklemek, fakirlik haline veya kendisine gelip yüklenilen belalara karşı sabır ve rıza meydana gelir. Ölümü düşünmekte, yersiz şeylere karşı ümit beslemenin kısılması vardır. Nefis ancak böyle bir durumda kırılır. Nefisten, dünyaya ait yersiz arzuların tümü silinip gider.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span><span style="color: red">5. Kalbe Mahluk Sevgisini Yerleştirmemek</span></strong></p><p><strong></strong><strong><span style="color: #008000">Nefsi terbiye etmenin beşinci mertebesi; yaratılmışları kalpten çıkarmaktır. Zira mahluk sevgisi, Halik sevgisi derecesine vardığında kul şirke düşmüş olur. Eğer bu sevgi o derecede bulunmasa bile kul, tamahkar olmaktan yine kurtulamaz. Bu durumda yapılacak iş, sebeplere bel bağlamamaktır. Mesela: ‘Filan olmasa idi kurtulamazdım’ demek gibi. Sebeplere bel bağlamak, yaratıcıyı unutmak demek olur ki, bu en büyük felakettir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #008000">Bütün bu anlatılanlardan gaye ve maksat; dünya işlerini terk etmek, zillete düşmek, insan neslini kesintiye götürecek sebeplere başvurarak, evlilik hayatını iptal etmek demek değildir. Bilakis; bu işlerde peygamberleri örnek almak sureti ile yaşamaktır. Çünkü peygamberler, nefsi terbiye metodunu esas almışlardır. Onlardan her biri çeşitli mesleklerde bulunmuş, idare mekanizmasını işletmiş ve adalet tevziinde bulunmuşlardır. Onların bu şekil çalışmaları, ALLAH’ı tanımalarına, O’nu zikretmelerine ve O’na kulluk etmelerine engel teşkil etmemiştir. Bir işte veya yolda, eğer peygamberlerin getirdiği hayat düsturlarına uyulmazsa, o işten veya üzerinde gidilen yoldan hayırlı netice çıkarmak mümkün değildir. Selam ve Dua ile ALLAH’a emanet olunuz.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 188688, member: 1003203"] [COLOR=#ff0000][B]1. Tevbeye Önem Vermek [/B][/COLOR][B][COLOR=#008000]Nefsi terbiye etmede birinci mertebe; Tevbeye ehemmiyet vermektir. Tevbe, her makam ve halin temelidir. Tevbe, bina için arsa hükmündedir. Tevbesiz kimsenin ne hali ne de makamı vardır. ALLAH yolunda tevbe, işlerin en mühimidir. Çünkü bu yol son derece temiz ve nezihtir. Türlü pisliklerle kirlenmiş kimseleri kabul etmez. Tevbe, kişinin kendini yenilemesi ve bir iç onarımdır. Tevbe, kulun ALLAH’a yaklaşmasında en büyük bir etkendir. Tevbe, geçmişteki hata ve kusurların telafisi hükmündedir. Tevbe, geçmiş hataların verdiği bir iç sancısıdır. [/COLOR][COLOR=red]2. Kalbi Endişelerden Korumak[/COLOR] [/B][B][COLOR=#008000]Nefsi terbiye etmede ikinci mertebe; gelecek endişesini kalpten çıkarmaktır. Mü’min, yaşadığı vaktin hükmüne göre amel etmelidir. Gelecek ikinci bir vakte kalben bağlı kalmamalıdır. Zira dünya hayatı üç günlük bir hayattır. Bu hayatın üç günlük olması dünü, bu günü ve yarınıdır. Dün geçti, yarın ise meçhuldür. Ama bu gün ise çok mühimdir. Hem dünün eksikliklerini tamir etmede ve hem de yarın teminat altına alınabilir. Bu bakımdan gelecek endişesi taşımanın anlamı yoktur. [/COLOR][COLOR=red]3. Kalpten Dünya Sevgisini Atmak[/COLOR] [/B][B][COLOR=#008000]Nefsi terbiye etmede üçüncü mertebe; Dünya sevgisini kalpten çıkarmak ve zaruri olmayan meşguliyetleri terk etmek gibi mühim amelleri işlemektir. Çünkü bu şerefli yolun esası, kalbin lüzumsuz şeylerden, zaruri olmayan şeylerin sevgi ve meşguliye*tinden kopuk olmasıdır. Bu da, kalbin ALLAH (cc) ile meşgul olmasına mani olacak şeylerden temizlenmesidir. Bu maniler ise; mal sevgisi, makam sevgisi, baş olma sevgisi ve kadın veya erkek sevgisidir. [/COLOR][COLOR=red]4. Ölüme Hazırlıklı Olmak[/COLOR] [/B][B][COLOR=#008000]Nefsi terbiye etmede dördüncü mertebe; Ölüme hazır olmak*tır. Ölümü beklemek, fakirlik haline veya kendisine gelip yüklenilen belalara karşı sabır ve rıza meydana gelir. Ölümü düşünmekte, yersiz şeylere karşı ümit beslemenin kısılması vardır. Nefis ancak böyle bir durumda kırılır. Nefisten, dünyaya ait yersiz arzuların tümü silinip gider. [/COLOR][COLOR=red]5. Kalbe Mahluk Sevgisini Yerleştirmemek[/COLOR] [/B][B][COLOR=#008000]Nefsi terbiye etmenin beşinci mertebesi; yaratılmışları kalpten çıkarmaktır. Zira mahluk sevgisi, Halik sevgisi derecesine vardığında kul şirke düşmüş olur. Eğer bu sevgi o derecede bulunmasa bile kul, tamahkar olmaktan yine kurtulamaz. Bu durumda yapılacak iş, sebeplere bel bağlamamaktır. Mesela: ‘Filan olmasa idi kurtulamazdım’ demek gibi. Sebeplere bel bağlamak, yaratıcıyı unutmak demek olur ki, bu en büyük felakettir. Bütün bu anlatılanlardan gaye ve maksat; dünya işlerini terk etmek, zillete düşmek, insan neslini kesintiye götürecek sebeplere başvurarak, evlilik hayatını iptal etmek demek değildir. Bilakis; bu işlerde peygamberleri örnek almak sureti ile yaşamaktır. Çünkü peygamberler, nefsi terbiye metodunu esas almışlardır. Onlardan her biri çeşitli mesleklerde bulunmuş, idare mekanizmasını işletmiş ve adalet tevziinde bulunmuşlardır. Onların bu şekil çalışmaları, ALLAH’ı tanımalarına, O’nu zikretmelerine ve O’na kulluk etmelerine engel teşkil etmemiştir. Bir işte veya yolda, eğer peygamberlerin getirdiği hayat düsturlarına uyulmazsa, o işten veya üzerinde gidilen yoldan hayırlı netice çıkarmak mümkün değildir. Selam ve Dua ile ALLAH’a emanet olunuz.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
NEFSİN ISLAH EDİLİŞi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst