Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Nefsini Allah'a Satan Genç
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 152872" data-attributes="member: 15919"><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"> </p> </p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>FAKİH anlatıyor: </strong></span></span></p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Babam, Abdulvahid b. Zeyd'in şöyle dediğini anlattı: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Bir gün ben alışılmış toplantılarımızdan birinde idim. Gazaya çıkmak için hazırlığımızı yapıyorduk. Arkadaşlarıma pazartesi sabahına hazırlanmaları emrini verdim. Bu sırada biri, şu âyet-i kerimeyi okudu: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- "Allahu Teâlâ, kendilerine verilecek cennet karşılığı, mü'minlerden mallarını ve nefislerini satın almıştır..." (Tebve süresi, âyet:111) </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Sonunda onbeş yaşında bir genç ayağa kalktı. Babası ölmüştü. Babasından kendisine çok mal kalmıştı. Bana şöyle dedi: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Ey Abdulvahid! Allahu Teâlâ , kendilerine cennet verilmek üzere, mü'minlerden mallarını ve nefislerini satın almışmıdır? </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Evet, dedim. Şöyle devam etti: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Ay Abdulvahid! Bana cennet verileceği vaadine inanarak nefsimi Yüce Allah'a satıyorum. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Şöyle anlattım: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Kılıç darbesi, du sözden çok ağır ve zordur. Halbuki sen bir çocuksun. Korkarım ki, sabredemezsin. Bu satıştan aciz kalırsın. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Şöyle dedi: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Ben Allah ile alış veriş edeceğim; sonra da âciz kalacağım öyle mi?. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Sonrada nefsimiz bize kusur yolu gösterdi, dedik ki: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Bu çocuktur; yapar, ama biz yapamayız. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Bundan sonra, malını Allah yolunda sadaka olarak dağıttı. Yalnız geçimine yetecek miktar ile atı ve silahı kaldı. Gazaya çıkış günü, bize ilk gelen o oldu. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Sana selâm ey Abdulvahid, deyince: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Sana da selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun. Satış kazancın bol olsun, dedim. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Bundan sonra, yola koyulduk. O da bizimle beraber idi. Gündüzleri oruç tutyordu. Geceleri namaz kılıyordu. Hizmetimizide görüyordu. Hayvanlarımızı yayıyor, Uyuduğumuz zamanda bizi bekliyordu. Böylece biz, Rum beldelerine vardık. Biz bu hâl içindeyken, bize çıkageldi. Şöyle diyordu: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Ah AYNA-İ MARDİYE'ye bir kavuşsam. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Arkadaşlarım, onun bu hâline dedilerki: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Galiba çocuğa vesvese geldi; yahut aklı bozuldu. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>O yine bize öyle diyerek yaklaştı: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Ey Abdulvahid! Artık sabrım kalmadı. AYNA-İ MARDİYE'ye bir kavuşsam. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Dedim ki: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Ey habibim, bu AYNA-İ MARDİYE dediğin nedir? </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Şöyle anlattı: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Ben uykuya daldım. Bana biri geldi şöyle dedi: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Seni AYNA-İ MARDİYE'ye götüreceğim. Beni bir bahçeye götürdü. Orada suyu gâyet tatlı bir ırmak akıyordu. Birde baktık ki, o ırmağın kenarında bir çok cariyeler var. Üzerlerinde tarifini yapamayacağım süsler ve elbiseler vardı. Beni görünce sevindiler ve şöyle dediler: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- İşte AYNA-İ MARDİYE'nin zevci. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Yanlarına vardım. Selam verdim. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- AYNA-İ MARDİYE aranızda mı? Dedim. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Şöyle anlattılar: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Hayır, biz onunhizmetçileriyiz, cariyeleriyiz. öne doğru ilerle... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>İlerledim; bir nehişr gördüm. Bu bir bahçede idi. İçi süt doluydu: Hemde tadı bozulmayan bir süt... </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>O arada da birtakım cariyeler vardı. Onları görünce güzelliklerine hayran kaldım. Onlar beni görünce sevindiler. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-İşte bu; Vallahi AYNA-İ MARDİYE'nin zevci, dediler. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Onlara yaklaştım: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Size selam. AYNA-İ MARDİYE içinizdemi? Dedim, şöyle anlattılar: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Sana da selâm, ey Allah'ın velisi! içimizde değil; biz onun hizmetçileriyiz;cariyeleriyiz. ileri geç. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>İleri geçtim. Şerbetten bir vadi gördüm. Bu şerbet, vadinin kenar kısmında akıyor, Yanında bir takım cariyeler varki, öncekilerini güzellikte bana unutturdular. Yanlarına vardım: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Size selâm. AYNA-İ MARDİYE içinizde mi? Diye sordum, şöyle dediler. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Hayır biz onun hizmetçileriyiz;cariyeleriyiz. İleri geç. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>İleriye geçince, süzülmüş baldan bir nehir gördüm. Kenarında birtakım cariyelar oturuyor, Hem nurlu, hem de çok güzellerdi. O kadar ki, öncekileri bana unutturdular. Bunlara da: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Size selâm. AYNA-İ MARDİYE aranızda mı? Dedim, şöyle söylediler. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Hayır, ey Rahman'ın velisié Bizler onun hizmetçileriyiz; cariyeleriyiz. ileri git. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>İleri gittim. Bir çadır gözüme ilişti. Bu çadırın kapısı inci işlemeliydi. Önünde bir cariye duruyordu. Süsler takınmış, güzel elbiseler giymişti. Beni görünce sevindi ve içeriye seslendi: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Ey AYNA-İ MARDİYE, işte zevcin geldi. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Bunun üzerine çadıra yaklaştım, içeri girdim. Baktım ki o, tahtında oturuyor. Tahtı, incilerle yakutlarla süslenmişti. Onu görür görmez çarpıldım; beni şöyle diyerek karşıladı: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>-Merhaba, ey Rahman'ın velisi! Bize gelme zamanın yaklaştı. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Gidip boynuna sarılmak istedim; bana şöyle dedi: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Hele dur; boynuma sarılma zamanın gelmedi. Henüz sende hayat ruhu var. İnşallah bu akşam iftarı yanımızda yaparsın. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>İşte , bundan sonra uyandım. Ey Abdulvahid, artık ayrılığına dayanamayacağım. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>Abdulvahid diyor ki: </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><strong>- Sözümüz yani bitmişti; karşıdan bir düşman güruhu çıktı. Onlara karşı çıktık. O genç de çarpıştı. Onlardan dokuzunu bu genç öldürdü. Onuncusu kendisi idi. Yanına vardım, kanlar içindeydi. Gülünce , ağzına kan doldu; dünyadan ayrıldı. </strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 152872, member: 15919"] [CENTER][CENTER][B][FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT][/B] [/CENTER][/CENTER] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [CENTER][CENTER][FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]FAKİH anlatıyor: [/B][/COLOR][/FONT][/CENTER][/CENTER] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Babam, Abdulvahid b. Zeyd'in şöyle dediğini anlattı: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Bir gün ben alışılmış toplantılarımızdan birinde idim. Gazaya çıkmak için hazırlığımızı yapıyorduk. Arkadaşlarıma pazartesi sabahına hazırlanmaları emrini verdim. Bu sırada biri, şu âyet-i kerimeyi okudu: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- "Allahu Teâlâ, kendilerine verilecek cennet karşılığı, mü'minlerden mallarını ve nefislerini satın almıştır..." (Tebve süresi, âyet:111) [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Sonunda onbeş yaşında bir genç ayağa kalktı. Babası ölmüştü. Babasından kendisine çok mal kalmıştı. Bana şöyle dedi: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Ey Abdulvahid! Allahu Teâlâ , kendilerine cennet verilmek üzere, mü'minlerden mallarını ve nefislerini satın almışmıdır? [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Evet, dedim. Şöyle devam etti: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Ay Abdulvahid! Bana cennet verileceği vaadine inanarak nefsimi Yüce Allah'a satıyorum. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Şöyle anlattım: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Kılıç darbesi, du sözden çok ağır ve zordur. Halbuki sen bir çocuksun. Korkarım ki, sabredemezsin. Bu satıştan aciz kalırsın. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Şöyle dedi: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Ben Allah ile alış veriş edeceğim; sonra da âciz kalacağım öyle mi?. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Sonrada nefsimiz bize kusur yolu gösterdi, dedik ki: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Bu çocuktur; yapar, ama biz yapamayız. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Bundan sonra, malını Allah yolunda sadaka olarak dağıttı. Yalnız geçimine yetecek miktar ile atı ve silahı kaldı. Gazaya çıkış günü, bize ilk gelen o oldu. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Sana selâm ey Abdulvahid, deyince: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Sana da selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun. Satış kazancın bol olsun, dedim. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Bundan sonra, yola koyulduk. O da bizimle beraber idi. Gündüzleri oruç tutyordu. Geceleri namaz kılıyordu. Hizmetimizide görüyordu. Hayvanlarımızı yayıyor, Uyuduğumuz zamanda bizi bekliyordu. Böylece biz, Rum beldelerine vardık. Biz bu hâl içindeyken, bize çıkageldi. Şöyle diyordu: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Ah AYNA-İ MARDİYE'ye bir kavuşsam. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Arkadaşlarım, onun bu hâline dedilerki: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Galiba çocuğa vesvese geldi; yahut aklı bozuldu. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]O yine bize öyle diyerek yaklaştı: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Ey Abdulvahid! Artık sabrım kalmadı. AYNA-İ MARDİYE'ye bir kavuşsam. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Dedim ki: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Ey habibim, bu AYNA-İ MARDİYE dediğin nedir? [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Şöyle anlattı: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Ben uykuya daldım. Bana biri geldi şöyle dedi: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Seni AYNA-İ MARDİYE'ye götüreceğim. Beni bir bahçeye götürdü. Orada suyu gâyet tatlı bir ırmak akıyordu. Birde baktık ki, o ırmağın kenarında bir çok cariyeler var. Üzerlerinde tarifini yapamayacağım süsler ve elbiseler vardı. Beni görünce sevindiler ve şöyle dediler: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- İşte AYNA-İ MARDİYE'nin zevci. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Yanlarına vardım. Selam verdim. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- AYNA-İ MARDİYE aranızda mı? Dedim. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Şöyle anlattılar: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Hayır, biz onunhizmetçileriyiz, cariyeleriyiz. öne doğru ilerle... [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]İlerledim; bir nehişr gördüm. Bu bir bahçede idi. İçi süt doluydu: Hemde tadı bozulmayan bir süt... [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]O arada da birtakım cariyeler vardı. Onları görünce güzelliklerine hayran kaldım. Onlar beni görünce sevindiler. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-İşte bu; Vallahi AYNA-İ MARDİYE'nin zevci, dediler. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Onlara yaklaştım: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Size selam. AYNA-İ MARDİYE içinizdemi? Dedim, şöyle anlattılar: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Sana da selâm, ey Allah'ın velisi! içimizde değil; biz onun hizmetçileriyiz;cariyeleriyiz. ileri geç. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]İleri geçtim. Şerbetten bir vadi gördüm. Bu şerbet, vadinin kenar kısmında akıyor, Yanında bir takım cariyeler varki, öncekilerini güzellikte bana unutturdular. Yanlarına vardım: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Size selâm. AYNA-İ MARDİYE içinizde mi? Diye sordum, şöyle dediler. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Hayır biz onun hizmetçileriyiz;cariyeleriyiz. İleri geç. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]İleriye geçince, süzülmüş baldan bir nehir gördüm. Kenarında birtakım cariyelar oturuyor, Hem nurlu, hem de çok güzellerdi. O kadar ki, öncekileri bana unutturdular. Bunlara da: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Size selâm. AYNA-İ MARDİYE aranızda mı? Dedim, şöyle söylediler. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Hayır, ey Rahman'ın velisié Bizler onun hizmetçileriyiz; cariyeleriyiz. ileri git. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]İleri gittim. Bir çadır gözüme ilişti. Bu çadırın kapısı inci işlemeliydi. Önünde bir cariye duruyordu. Süsler takınmış, güzel elbiseler giymişti. Beni görünce sevindi ve içeriye seslendi: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Ey AYNA-İ MARDİYE, işte zevcin geldi. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Bunun üzerine çadıra yaklaştım, içeri girdim. Baktım ki o, tahtında oturuyor. Tahtı, incilerle yakutlarla süslenmişti. Onu görür görmez çarpıldım; beni şöyle diyerek karşıladı: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]-Merhaba, ey Rahman'ın velisi! Bize gelme zamanın yaklaştı. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Gidip boynuna sarılmak istedim; bana şöyle dedi: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Hele dur; boynuma sarılma zamanın gelmedi. Henüz sende hayat ruhu var. İnşallah bu akşam iftarı yanımızda yaparsın. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]İşte , bundan sonra uyandım. Ey Abdulvahid, artık ayrılığına dayanamayacağım. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]Abdulvahid diyor ki: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][B]- Sözümüz yani bitmişti; karşıdan bir düşman güruhu çıktı. Onlara karşı çıktık. O genç de çarpıştı. Onlardan dokuzunu bu genç öldürdü. Onuncusu kendisi idi. Yanına vardım, kanlar içindeydi. Gülünce , ağzına kan doldu; dünyadan ayrıldı. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Century Gothic][COLOR=red][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Nefsini Allah'a Satan Genç
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst