Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Nereden Nereye?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 507387" data-attributes="member: 1004566"><p>Nereden Nereye? </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Lokman, 5) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>“Kim Allah için olursa, Allah da onun için olur” (Aclûnî, II, 358) </p><p> </p><p></p><p>Hz. Peygamber (sav), Cibril (as) kendisine “İhsan nedir?” diye sorduğunda onu: “Sanki O’nu görüyormuşçasına Allâh’a kulluk etmendir” diye tefsir etmiştir. Şu halde bu vasfa sâhip olan kişi, O’nu görene kadar O’na yönelir. Allâh’a yönelen kişinin, O’nun ipine sarılması zaruridir. Değilse Allah Teâlâ bütün cihetlerden münezzehtir; O’na hiçbir cihetten yönelmek mümkün değildir.</p><p></p><p>İşte bu sebepledir ki, Musa (as): “Yâ Rabbi! Ben seni nerede bulabilirim?” diye sorunca Allah Teâlâ: “Ey Mûsâ! Beni kasdettiğin bana yöneldiğin zaman bana ulaşmışsın demektir.” buyurdu. Be cevap işâret etmektedir ki orada herhangi bir yön-mekân yoktur ki O’na yönelinebilsin.</p><p>Ey sûfî, bu feryat ve figana sebep nedir? Nereden nereye?</p><p> Bu nükte âşikârdır, ilme’l-yakînden ayne’l-yakîne</p><p> Ey Câmî! Yakınlığı uzaklığı düşünme</p><p> Cenâb-ı Hak için yakınlık, uzaklık, vasl da fasl da yoktur.</p><p> (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan, 15.Cilt, Erkam Yay.) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>el-Vâcid: Zengin olan, her muradına erişen, dilediğini, dilediği zaman bulabilen, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şeyi vücuda getiren demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p>Allah’a yönelerek Kur’ân’ın ipine sarılarım. Rabbimiz cümlemize kendisine layık kul olabilmeyi muvaffak kılsın. </p><p> </p><p></p><p>Lügatçe</p><p>nükte: Latife, şaka.</p><p> âşikar: Açık, belli.</p><p> ilme’l-yâkin: İlim ile bir şeyi bilmek ve tanımaktır. Bu bilgi kesinliği ispatlanmış olan bilgidir. Kesinliği delillerle ispat edilmeyen şeye bilgi denmez, malumat denir. Bilginin yakîn mertebesi kesin bilgidir.</p><p> ayne’l-yâkin: Gözle görerek bilmek anlamında bilginin ikinci mertebesidir. Gözle görme ve algılama yakîn mertebesinde olursa kesinlik ifade eder. Aksi takdirde göz yanılması gibi gerçek olmayan algılamalardır.</p><p> vasl: Kavuşmak, ulaşmak.</p><p> fasl: Mevsim. </p><p> </p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 507387, member: 1004566"] Nereden Nereye? Cenâb-ı Hak buyuruyor: “İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Lokman, 5) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kim Allah için olursa, Allah da onun için olur” (Aclûnî, II, 358) Hz. Peygamber (sav), Cibril (as) kendisine “İhsan nedir?” diye sorduğunda onu: “Sanki O’nu görüyormuşçasına Allâh’a kulluk etmendir” diye tefsir etmiştir. Şu halde bu vasfa sâhip olan kişi, O’nu görene kadar O’na yönelir. Allâh’a yönelen kişinin, O’nun ipine sarılması zaruridir. Değilse Allah Teâlâ bütün cihetlerden münezzehtir; O’na hiçbir cihetten yönelmek mümkün değildir. İşte bu sebepledir ki, Musa (as): “Yâ Rabbi! Ben seni nerede bulabilirim?” diye sorunca Allah Teâlâ: “Ey Mûsâ! Beni kasdettiğin bana yöneldiğin zaman bana ulaşmışsın demektir.” buyurdu. Be cevap işâret etmektedir ki orada herhangi bir yön-mekân yoktur ki O’na yönelinebilsin. Ey sûfî, bu feryat ve figana sebep nedir? Nereden nereye? Bu nükte âşikârdır, ilme’l-yakînden ayne’l-yakîne Ey Câmî! Yakınlığı uzaklığı düşünme Cenâb-ı Hak için yakınlık, uzaklık, vasl da fasl da yoktur. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan, 15.Cilt, Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Vâcid: Zengin olan, her muradına erişen, dilediğini, dilediği zaman bulabilen, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şeyi vücuda getiren demektir. Kısa Günün Kârı Allah’a yönelerek Kur’ân’ın ipine sarılarım. Rabbimiz cümlemize kendisine layık kul olabilmeyi muvaffak kılsın. Lügatçe nükte: Latife, şaka. âşikar: Açık, belli. ilme’l-yâkin: İlim ile bir şeyi bilmek ve tanımaktır. Bu bilgi kesinliği ispatlanmış olan bilgidir. Kesinliği delillerle ispat edilmeyen şeye bilgi denmez, malumat denir. Bilginin yakîn mertebesi kesin bilgidir. ayne’l-yâkin: Gözle görerek bilmek anlamında bilginin ikinci mertebesidir. Gözle görme ve algılama yakîn mertebesinde olursa kesinlik ifade eder. Aksi takdirde göz yanılması gibi gerçek olmayan algılamalardır. vasl: Kavuşmak, ulaşmak. fasl: Mevsim. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Nereden Nereye?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst