Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Niyeti Bozunca Sözler Sancılanır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 40314" data-attributes="member: 12"><p>v Karşısındakine, &#8220;sen de kimsin&#8221; dediğinde, aslında kendisinin kim olduğunu henüz anla-yamamış olduğunu bilmeyenler. </p><p></p><p>v Aşağılamanın, kendisini değersiz görmekten kaynaklandığını bilmeden, yücelmenin yükselmek olduğunu zannedip boyuna merdiven çıkan ve yükseklerde üşütüp hasta olan ve hâlâ bunun kendisindeki eksiklikler sonucu olduğunu bilmeyenler. </p><p></p><p>v Yüzmeyi öğrenmeden denize atlayıp, sonra da niye su üstünde kalmadığını düşü-nenle, hayat denizinde nasıl yüzeceğini öğrenmeden hayata atılarak insanlar arasındaki bağları parça parça edip, ondan sonra da niye bu kadar kopuk ve yalnız kaldığını anlayamayanlar ara-sında bir fark olmadığını bilmeyenler.</p><p></p><p>v Eşleri ve çocukları olduğu halde sevgi köprüsü kurup onların gönül şehrine varama-dıkları için hep ayrı, yalnız, yarım ve mahzun kalmalarının sebebini bir türlü bulamayanlar.</p><p></p><p>v Kendi içini aydınlatmadan, başkalarını aydınlatamayacağını bilmeyenler.</p><p></p><p>v Her doğru bilginin insanı aydınlattığını, bilgilenme süreci kesintiye uğradığında insa-nın karanlıkta kalmış gibi olduğunu, yürümekte, iş görmekte ve yaşamakta zorlanacağının farkında olmayanlar.</p><p></p><p>v Zihnine kaydettiği her bilginin, yani taşıdıklarının, kendisini taşıdığının farkında olma-yanlar ve gördüklerine, yaşadıklarına dikkat etmeden sadece sonuçlara kızarak kısır döngü içerisinde sıkışıp kalanlar.</p><p></p><p>v Daha iyi olamamanın sebebini, hep şartlarda ve başkalarında arayarak, daha iyi olmak-tan fersah fersah uzaklaştığının farkında olmayanlar.</p><p></p><p>v Kendi elleriyle zihnini geçmişe kilitlediğinde, ayaklarının geleceğe adım atamayaca-ğını bilemeden kilit üstüne kilit vuranlar.</p><p></p><p>v En önemli işlerinin ders vermek, haddini bildirmek, yani savunma kılıcıyla herkese sal-dırmak olduğunu zannedip, bir türlü ders almaya ve öğrenmeye sıra getiremeyenler.</p><p></p><p>v Nereye gitmesi gerektiğini açık seçik gözünün önünde tutup da, attığı her adımı, seç-tiği tarafa doğru yönlendirmek yerine, herkesin yönlendirmesiyle, yön değiştirerek bir türlü amacına ulaşamayanlar.</p><p></p><p>v Düşünme ve aklını kullanma aracına binerek, gitmesi gereken her tarafa çok rahatça gidebileceği öğretilmediği için, araçsız kalıp dağ, bayır yürüyerek taban patlatanlar ve bunun değişebileceğinin farkında olmayanlar.</p><p></p><p>v Nasıl olması gerektiğinin bilgisi elinde olmadığı için nasıl olduğunun bilincinde ola-mayanlar ve teşhis edemedikleri durumlarına çare üretemeyenler. </p><p></p><p>v Beyninin çalışma yöntemini bilmemekle, elindeki son model arabasının nasıl çalıştı-ğını bilmemek arasında fark olmadığını bilmeyenler.</p><p>Bunlar, sürekli yaptığımız için alıştığımız alışkanlıklarımız olabilir. Onlara gülen bir maske takıp, bizi rahatlatan gerçek yüzleriymiş gibi algılamaya alışmış da olabiliriz. Maskeyi kaldırınca göreceklerimizin, bize bazı gayretler, fedakarlıklar, mahrumiyetler yükleyeceğini, rahatımızın bozulacağını ve alışkanlıklar zincirimizi kırmanın pek o kadar da kolay olmaya-cağını tahmin ediyor ya da biliyor olabiliriz. Bu durumda, ya gittikçe ilerleyen yanlış alışkan-lıklar hastalığından, benim dışımda herkes suçlu diyerek iyileşmeye niyetimizin olmadığını açıklamış oluruz ya da deriz ki: DAHA İYİ OLMAMANIN MAZERETİ YOK. Bu anlayış bizi duaya ve gayrete sevkeder. Sonra da, Ya Rabbi! Doğruları görmeyi, sevmeyi ve onları ha-yatımıza katarak yolumuzu yordamımızı doğrultmayı nasip et. deriz. </p><p>Ya Rabbi! Bana, neye mal olursa olsun yalnızca doğruları tercih etme basireti, iradesi, sabrı ve başarısı nasip et. diye yalvarırız. O zaman da, doğru düşünme ve yaşama biçimiyle, insanların iç ve dış dengele-rini koruyacak bir donanımla onu yaratan Rabbimizin nimeti bize ulaşır ve doğru ile yanlışı ayırt edebilecek hassas bir teraziye sahip oluruz. Terazi dengeniz hiç bozulmasın. </p><p>Tespitlerin tespit ettiğinin seçici algınızın oltasına takılması temennisiyle.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 40314, member: 12"] v Karşısındakine, “sen de kimsin” dediğinde, aslında kendisinin kim olduğunu henüz anla-yamamış olduğunu bilmeyenler. v Aşağılamanın, kendisini değersiz görmekten kaynaklandığını bilmeden, yücelmenin yükselmek olduğunu zannedip boyuna merdiven çıkan ve yükseklerde üşütüp hasta olan ve hâlâ bunun kendisindeki eksiklikler sonucu olduğunu bilmeyenler. v Yüzmeyi öğrenmeden denize atlayıp, sonra da niye su üstünde kalmadığını düşü-nenle, hayat denizinde nasıl yüzeceğini öğrenmeden hayata atılarak insanlar arasındaki bağları parça parça edip, ondan sonra da niye bu kadar kopuk ve yalnız kaldığını anlayamayanlar ara-sında bir fark olmadığını bilmeyenler. v Eşleri ve çocukları olduğu halde sevgi köprüsü kurup onların gönül şehrine varama-dıkları için hep ayrı, yalnız, yarım ve mahzun kalmalarının sebebini bir türlü bulamayanlar. v Kendi içini aydınlatmadan, başkalarını aydınlatamayacağını bilmeyenler. v Her doğru bilginin insanı aydınlattığını, bilgilenme süreci kesintiye uğradığında insa-nın karanlıkta kalmış gibi olduğunu, yürümekte, iş görmekte ve yaşamakta zorlanacağının farkında olmayanlar. v Zihnine kaydettiği her bilginin, yani taşıdıklarının, kendisini taşıdığının farkında olma-yanlar ve gördüklerine, yaşadıklarına dikkat etmeden sadece sonuçlara kızarak kısır döngü içerisinde sıkışıp kalanlar. v Daha iyi olamamanın sebebini, hep şartlarda ve başkalarında arayarak, daha iyi olmak-tan fersah fersah uzaklaştığının farkında olmayanlar. v Kendi elleriyle zihnini geçmişe kilitlediğinde, ayaklarının geleceğe adım atamayaca-ğını bilemeden kilit üstüne kilit vuranlar. v En önemli işlerinin ders vermek, haddini bildirmek, yani savunma kılıcıyla herkese sal-dırmak olduğunu zannedip, bir türlü ders almaya ve öğrenmeye sıra getiremeyenler. v Nereye gitmesi gerektiğini açık seçik gözünün önünde tutup da, attığı her adımı, seç-tiği tarafa doğru yönlendirmek yerine, herkesin yönlendirmesiyle, yön değiştirerek bir türlü amacına ulaşamayanlar. v Düşünme ve aklını kullanma aracına binerek, gitmesi gereken her tarafa çok rahatça gidebileceği öğretilmediği için, araçsız kalıp dağ, bayır yürüyerek taban patlatanlar ve bunun değişebileceğinin farkında olmayanlar. v Nasıl olması gerektiğinin bilgisi elinde olmadığı için nasıl olduğunun bilincinde ola-mayanlar ve teşhis edemedikleri durumlarına çare üretemeyenler. v Beyninin çalışma yöntemini bilmemekle, elindeki son model arabasının nasıl çalıştı-ğını bilmemek arasında fark olmadığını bilmeyenler. Bunlar, sürekli yaptığımız için alıştığımız alışkanlıklarımız olabilir. Onlara gülen bir maske takıp, bizi rahatlatan gerçek yüzleriymiş gibi algılamaya alışmış da olabiliriz. Maskeyi kaldırınca göreceklerimizin, bize bazı gayretler, fedakarlıklar, mahrumiyetler yükleyeceğini, rahatımızın bozulacağını ve alışkanlıklar zincirimizi kırmanın pek o kadar da kolay olmaya-cağını tahmin ediyor ya da biliyor olabiliriz. Bu durumda, ya gittikçe ilerleyen yanlış alışkan-lıklar hastalığından, benim dışımda herkes suçlu diyerek iyileşmeye niyetimizin olmadığını açıklamış oluruz ya da deriz ki: DAHA İYİ OLMAMANIN MAZERETİ YOK. Bu anlayış bizi duaya ve gayrete sevkeder. Sonra da, Ya Rabbi! Doğruları görmeyi, sevmeyi ve onları ha-yatımıza katarak yolumuzu yordamımızı doğrultmayı nasip et. deriz. Ya Rabbi! Bana, neye mal olursa olsun yalnızca doğruları tercih etme basireti, iradesi, sabrı ve başarısı nasip et. diye yalvarırız. O zaman da, doğru düşünme ve yaşama biçimiyle, insanların iç ve dış dengele-rini koruyacak bir donanımla onu yaratan Rabbimizin nimeti bize ulaşır ve doğru ile yanlışı ayırt edebilecek hassas bir teraziye sahip oluruz. Terazi dengeniz hiç bozulmasın. Tespitlerin tespit ettiğinin seçici algınızın oltasına takılması temennisiyle. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Niyeti Bozunca Sözler Sancılanır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst