Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Nur Muhammed (sav) in doğuşu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 183938" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Her yıl aynı tarihte mevlid gecesini; yani Resulullah (sav) ın doğum gecesini değişik etkinliklerle kutluyoruz. Bu gibi kutlamaların devri saadette ve sonraki birkaç asırda olamadığı doğrudur. Hicri 414 yıllarında bir İslam hükümdarının, Resulullah (sav) ı, onun davasını, dava uğrunda çektiği çileleri, cefa ve fedakarlıkları daha yoğun olarak Müslümanlarının nesline öğretmek gayesiyle böyle bir uygulamayı başlatmış ve asırlarca da mevlit geceleri bu gayeye matuf devam etmiştir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bu işin başlangıcında “mevlid”, imam-ı Siyutî, İbnu Hacer,İmam-ı Nevevî vb. belli başlı İslam alimlerinin, Resulullah (sav) ın siyerini özetleyerek yazdıkları nesir eserlerden oluşuyordu. Zaman içinde mevlidin; Şiir, vezin ve derken musikîye dönüşmesi, mevlidi bahsettiğimiz gayeden uzaklaştırdı. Günümüzde mevlidin Osmanlıca lehçeyle devam ediyor etmesi ve içeriğinin, Resulullah (sav) ın davasına dair mesajlardan boşaltılması da işin tuzu biberi olmuştur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">İnsanlar bu üç günlük dünyada; evleri, elbiseleri, arabaları için model ve motif, nesilleri için idol arıyorlar, bunun için üniversiteler, enstitüler, argeler oluşturuyor ve milyarlarca paralar harcıyorlar. O halde şunu iyi bilelim ki, kendimiz ve neslimiz için en güzel örnek ve idol Resûlullah (sav) tır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Halbu ki, gençliğimiz, neslimiz; şarkıcıları, türkücüleri, topçuları, popçuları ve daha nice zırvaları öğreniyor da, Resulullah (sav) ı, onun dünya-ahiret saadeti için yegane reçete olarak sunduğu Kur'an ı ve sünneti, onun ashabını, onun yüce davasını bilmiyor.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Sonuç olarak, Kudüs fatihi Salahaddini Eyyubî’nin, İstanbul’un fatihi, Fatih Sultan Muhammed hanın torunları babaları harçlık vermese karnını doyurmaktan aciz hale gelmişlerdir. Zira biz neslimizin midesini doyuruyoruz, kafa ve gönüllerini ise, peygamber ve İslam düşmanlarına bırakıyoruz. Onlar da, tv, internet, müzik, moda, futbol vb. bir sürü zararlı bilgilerle doyuruyorlar. Derken hayatı, mutfak ve yatak odasından ibaret gören kendi değerlerine yabancı, ailesinin yüz karası, ümmete fayda yerine zarar veren kuru kalabalık bir nesil. böyle bir nesilden ne bekleyebiliriz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bu gün ki uygulamasıyla mevlidin mahzurları:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Mevlid kitaplarının, Resulullah (sav) ve ashabının (ra) dava ve mücadelelerinden soyutlandırılması.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Osmanlıca lehçeyle ve vezin olması sebebiyle, yeni nesil tarafından neredeyse anlaşılmaması.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Nebevî davet yerine bazı israiliyat hikayelerini ve akidevî tehlikeler arz eden hurafeler içermesi.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Bir zikir, salavat ve dolayısıyla nafile bir ibadetten ziyade farz-vacip bir ibadet gibi algılanması.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Hemen girişinde sevabıyla ilgili aşırı mübalağalar sebebiyle adete tek başına kurtuluş reçetesi gibi sunulması.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Mütevazı bir zikirden ziyade, tüm mahalleye duyurma dürtüsü nedeniyle riya ve gurur gibi mahzurların bulaşması. Tabi Resulullah (sav) ı ve davasını nesillere duyurmak gayesiyle yapılması ayrı.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Bazı yerler de mevlid programlarına öncelikle elit tabakanın davet edilip garibanların ihmal edilmesi.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Mevlidin başlıca fayda ve hikmetleri:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Resulullah (sav) ı, onun davasını, dava uğrunda çektiği çileleri, eza ve cefaları Müslümanların nesline öğretmek.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Nasıl bir peygamberin ümmeti olduğumuzu kavramak ve sahip olduğumuz bu ni’metin değerini daha iyi bilip değerlendirmek.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Hayatımızı bu yüce peygamberin öğretilerine göre programlamada daha aktif ve sorumlu davranmak.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Tanışma, kaynaşma, Sılayı rahm / akrabalık ilişkilerini, komşuluğu geliştirip pekiştirme, ikram ve misafirperverliği ihya etmek. Dolayısıyla sosyal barış yardımlaşma ve dayanışmaya katkıda bulunmak.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">* Nesillerde Resulullah (sav) sevgisini geliştirmek, pekiştirmek.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Ancak mevlidin bu hikmet ve faydalarının gerçekleşmesi, yukardaki mahzurlar ve benzerlerinden arındırılmasıyla mümkündür. Aksi halde fayda yerine zarar verebilir. Şu halde eğer mevlid kutlamaları yapacaksak Resulullah (sav) ın hayatı ve mücadelesi olan siyerin özetinin anlaşılır bir şekilde anlatıldığı programlara dönüştürmeliyiz. Kutlu doğum haftaları ve mevlit kandillerinde biraz dua, zikir, salavat ve mevlit okumayla iktifa edilip asıl hedef unutulursa bu işin pek bir esprisi kalmaz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Şu halde Resûlullah (sav) ı anmaya dair tüm etkinliklerin en önemli hedefi; Resûlullah (sav) ı neslimize tanıtmak, sevdirmek, yegane örnek ve önder olduğunu, ona (sav) ümmet olmak isteyen her Müslümanın, hayatını onun öğretilerine göre programlaması gerektiğini öğretmek, onun kutlu sahabeleriyle (Rırvanullahi aleyhim ecmain) bu yüce davayı bizlere miras bırakmak için ne kadar büyük çile ve cefalara katlandıklarını bir nebze olsun anlatmaktır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bir diğer konu kutlu doğum haftasının istismarı ve kuşa benzetilmiş bir peygamber ve islamın bilinçaltına pompalanması. Dikkat ederseniz, “güllerin efendisi” “şefkat ve merhamet peygamberi” vb alabildiğince ılımlı! ve hoşgörülü mesajlar öylesine yoğun işleniyor ki…</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Resûlullah (sav) sadece güllerin efendisi değil elbette… O (sav) güllerin, gönüllerin, zahitlerin, abitlerin, mücahitlerin, hakimlerin, müftilerin, babaların, komşuların, arkadaşların, akrabaların, komutanların, tüccarların, her tür güzel ahlakın, kısaca tüm güzellerin ve güzelliklerin efendisidir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Ancak onun sadece şefkat-merhamet ve güzel ahlak yönünü ön plana alıp diğer yönlerini bilerek veya bilmeyerek, belki de kasten göz ardı etmeye çalışmak Resûlullah (sav) ın öğretilerine aykırı bir davranıştır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Ayrıca Resulullah (sav) ın doğum gecesi vb muayyen geceler kandil diye ifade edilmektedir; “mevlit kandili” “miraç kandili” “berat kandili” vs. bu isimlendirme, elektriğin olmadığı zamanlarda bu gecelerdeki programlar nedeniyle cadde, mescid, cami ve salonların, kandillerle aydınlatıldığından olsa gerek.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Ancak bu isimlendirme yanlış çağrışımlar da yapmıyor değil. Örneğin hristiyanların, ritüellerinde kandil ve mumları yoğun olarak kullanmalarını, cenazelerini çepeçevre mumlarla kuşatmalarını çağrıştırıyor. Bizdeki çağdaş laikçi çevrelerin, cenazelerini mumlarla ve alkışlar eşliğinde uğurlamaları aynı kültürden etkileniyor olabilir ve ister istemez o kültürü çağrıştırıyor. Kaldı ki bu çevreler, dua ve zikirler yerini mum, çelenk ve alkışların almasını zaten isterler. Ayrıca başta bayanlar olmak üzere cahil çevrelerin, türbe ve yatırlara mum yakmaları da aynı kabilden bid’at ve hurafelerdir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Tabi muayyen geceleri kandil olarak ifade edenlerin elbette böyle bir kasıtları olamaz. Ancak yaşanan hurafeler de göz ardı edilemeyecek kadar yoğun olarak devam ediyor. Dolayısıyla kandil yerine gece diyebiliriz, yani mevlid kandili değil de mevlid gecesi vs.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Allah (cc) şöyle buyurur: “(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (enbiya 21/107)</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Resulullah (sav) şöyle buyurur: “sizden biriniz beni, anne babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (gerçek) mü’min olamaz.</span></span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: red">Muhammed Özkılınç - 25/02/2010</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 183938, member: 8679"] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Her yıl aynı tarihte mevlid gecesini; yani Resulullah (sav) ın doğum gecesini değişik etkinliklerle kutluyoruz. Bu gibi kutlamaların devri saadette ve sonraki birkaç asırda olamadığı doğrudur. Hicri 414 yıllarında bir İslam hükümdarının, Resulullah (sav) ı, onun davasını, dava uğrunda çektiği çileleri, cefa ve fedakarlıkları daha yoğun olarak Müslümanlarının nesline öğretmek gayesiyle böyle bir uygulamayı başlatmış ve asırlarca da mevlit geceleri bu gayeye matuf devam etmiştir. Bu işin başlangıcında “mevlid”, imam-ı Siyutî, İbnu Hacer,İmam-ı Nevevî vb. belli başlı İslam alimlerinin, Resulullah (sav) ın siyerini özetleyerek yazdıkları nesir eserlerden oluşuyordu. Zaman içinde mevlidin; Şiir, vezin ve derken musikîye dönüşmesi, mevlidi bahsettiğimiz gayeden uzaklaştırdı. Günümüzde mevlidin Osmanlıca lehçeyle devam ediyor etmesi ve içeriğinin, Resulullah (sav) ın davasına dair mesajlardan boşaltılması da işin tuzu biberi olmuştur. İnsanlar bu üç günlük dünyada; evleri, elbiseleri, arabaları için model ve motif, nesilleri için idol arıyorlar, bunun için üniversiteler, enstitüler, argeler oluşturuyor ve milyarlarca paralar harcıyorlar. O halde şunu iyi bilelim ki, kendimiz ve neslimiz için en güzel örnek ve idol Resûlullah (sav) tır. Halbu ki, gençliğimiz, neslimiz; şarkıcıları, türkücüleri, topçuları, popçuları ve daha nice zırvaları öğreniyor da, Resulullah (sav) ı, onun dünya-ahiret saadeti için yegane reçete olarak sunduğu Kur'an ı ve sünneti, onun ashabını, onun yüce davasını bilmiyor. Sonuç olarak, Kudüs fatihi Salahaddini Eyyubî’nin, İstanbul’un fatihi, Fatih Sultan Muhammed hanın torunları babaları harçlık vermese karnını doyurmaktan aciz hale gelmişlerdir. Zira biz neslimizin midesini doyuruyoruz, kafa ve gönüllerini ise, peygamber ve İslam düşmanlarına bırakıyoruz. Onlar da, tv, internet, müzik, moda, futbol vb. bir sürü zararlı bilgilerle doyuruyorlar. Derken hayatı, mutfak ve yatak odasından ibaret gören kendi değerlerine yabancı, ailesinin yüz karası, ümmete fayda yerine zarar veren kuru kalabalık bir nesil. böyle bir nesilden ne bekleyebiliriz. Bu gün ki uygulamasıyla mevlidin mahzurları: * Mevlid kitaplarının, Resulullah (sav) ve ashabının (ra) dava ve mücadelelerinden soyutlandırılması. * Osmanlıca lehçeyle ve vezin olması sebebiyle, yeni nesil tarafından neredeyse anlaşılmaması. * Nebevî davet yerine bazı israiliyat hikayelerini ve akidevî tehlikeler arz eden hurafeler içermesi. * Bir zikir, salavat ve dolayısıyla nafile bir ibadetten ziyade farz-vacip bir ibadet gibi algılanması. * Hemen girişinde sevabıyla ilgili aşırı mübalağalar sebebiyle adete tek başına kurtuluş reçetesi gibi sunulması. * Mütevazı bir zikirden ziyade, tüm mahalleye duyurma dürtüsü nedeniyle riya ve gurur gibi mahzurların bulaşması. Tabi Resulullah (sav) ı ve davasını nesillere duyurmak gayesiyle yapılması ayrı. * Bazı yerler de mevlid programlarına öncelikle elit tabakanın davet edilip garibanların ihmal edilmesi. Mevlidin başlıca fayda ve hikmetleri: * Resulullah (sav) ı, onun davasını, dava uğrunda çektiği çileleri, eza ve cefaları Müslümanların nesline öğretmek. * Nasıl bir peygamberin ümmeti olduğumuzu kavramak ve sahip olduğumuz bu ni’metin değerini daha iyi bilip değerlendirmek. * Hayatımızı bu yüce peygamberin öğretilerine göre programlamada daha aktif ve sorumlu davranmak. * Tanışma, kaynaşma, Sılayı rahm / akrabalık ilişkilerini, komşuluğu geliştirip pekiştirme, ikram ve misafirperverliği ihya etmek. Dolayısıyla sosyal barış yardımlaşma ve dayanışmaya katkıda bulunmak. * Nesillerde Resulullah (sav) sevgisini geliştirmek, pekiştirmek. Ancak mevlidin bu hikmet ve faydalarının gerçekleşmesi, yukardaki mahzurlar ve benzerlerinden arındırılmasıyla mümkündür. Aksi halde fayda yerine zarar verebilir. Şu halde eğer mevlid kutlamaları yapacaksak Resulullah (sav) ın hayatı ve mücadelesi olan siyerin özetinin anlaşılır bir şekilde anlatıldığı programlara dönüştürmeliyiz. Kutlu doğum haftaları ve mevlit kandillerinde biraz dua, zikir, salavat ve mevlit okumayla iktifa edilip asıl hedef unutulursa bu işin pek bir esprisi kalmaz. Şu halde Resûlullah (sav) ı anmaya dair tüm etkinliklerin en önemli hedefi; Resûlullah (sav) ı neslimize tanıtmak, sevdirmek, yegane örnek ve önder olduğunu, ona (sav) ümmet olmak isteyen her Müslümanın, hayatını onun öğretilerine göre programlaması gerektiğini öğretmek, onun kutlu sahabeleriyle (Rırvanullahi aleyhim ecmain) bu yüce davayı bizlere miras bırakmak için ne kadar büyük çile ve cefalara katlandıklarını bir nebze olsun anlatmaktır. Bir diğer konu kutlu doğum haftasının istismarı ve kuşa benzetilmiş bir peygamber ve islamın bilinçaltına pompalanması. Dikkat ederseniz, “güllerin efendisi” “şefkat ve merhamet peygamberi” vb alabildiğince ılımlı! ve hoşgörülü mesajlar öylesine yoğun işleniyor ki… Resûlullah (sav) sadece güllerin efendisi değil elbette… O (sav) güllerin, gönüllerin, zahitlerin, abitlerin, mücahitlerin, hakimlerin, müftilerin, babaların, komşuların, arkadaşların, akrabaların, komutanların, tüccarların, her tür güzel ahlakın, kısaca tüm güzellerin ve güzelliklerin efendisidir. Ancak onun sadece şefkat-merhamet ve güzel ahlak yönünü ön plana alıp diğer yönlerini bilerek veya bilmeyerek, belki de kasten göz ardı etmeye çalışmak Resûlullah (sav) ın öğretilerine aykırı bir davranıştır. Ayrıca Resulullah (sav) ın doğum gecesi vb muayyen geceler kandil diye ifade edilmektedir; “mevlit kandili” “miraç kandili” “berat kandili” vs. bu isimlendirme, elektriğin olmadığı zamanlarda bu gecelerdeki programlar nedeniyle cadde, mescid, cami ve salonların, kandillerle aydınlatıldığından olsa gerek. Ancak bu isimlendirme yanlış çağrışımlar da yapmıyor değil. Örneğin hristiyanların, ritüellerinde kandil ve mumları yoğun olarak kullanmalarını, cenazelerini çepeçevre mumlarla kuşatmalarını çağrıştırıyor. Bizdeki çağdaş laikçi çevrelerin, cenazelerini mumlarla ve alkışlar eşliğinde uğurlamaları aynı kültürden etkileniyor olabilir ve ister istemez o kültürü çağrıştırıyor. Kaldı ki bu çevreler, dua ve zikirler yerini mum, çelenk ve alkışların almasını zaten isterler. Ayrıca başta bayanlar olmak üzere cahil çevrelerin, türbe ve yatırlara mum yakmaları da aynı kabilden bid’at ve hurafelerdir. Tabi muayyen geceleri kandil olarak ifade edenlerin elbette böyle bir kasıtları olamaz. Ancak yaşanan hurafeler de göz ardı edilemeyecek kadar yoğun olarak devam ediyor. Dolayısıyla kandil yerine gece diyebiliriz, yani mevlid kandili değil de mevlid gecesi vs. Allah (cc) şöyle buyurur: “(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (enbiya 21/107) Resulullah (sav) şöyle buyurur: “sizden biriniz beni, anne babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (gerçek) mü’min olamaz.[/COLOR][/FONT][/B] [B][COLOR=red]Muhammed Özkılınç - 25/02/2010[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Nur Muhammed (sav) in doğuşu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst