Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Nurâni Nakışlar..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="N&amp;#304;SANUR" data-source="post: 236783" data-attributes="member: 1011595"><p><a href="http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/11/sevindirmek.jpg" target="_blank"><img src="http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/11/sevindirmek.jpg?w=495&h=352" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></p><p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir. </span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Ey arkadaş! Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir. Bunun izahı ise:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Bir şahıs, kudret-i Ezeliye tarafından, adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birden bire, düşmanlar gibi, hastalıklar, elemler, belâlar hücum etmeye başlarlar. Bir medet, bir yardım için müsterhimane tabiata ve anasıra baktığı vakit, kasavet-i kalble, merhametsizikle karşılaşır. Ecram-ı semaviyeden istimdat etmek üzere başını havaya kaldırır. O ecram, atom bombaları gibi dehşetli ve heybetli halleriyle gözüne görünür. Hemen gözünü yumar, başını eğer, düşünmeye başlar. Bakar ki, hayatî hâcetleri bağırıp çağırmaya başlarlar. Bütün bütün tevahhuş ederek hemen kulaklarını tıkar, vicdanına iltica eder.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Bakar ki, vicdanı, binler âmâl (emeller) ve emani ile dolu gürültülerinden cinnet getirecek bir hale gelir. Acaba, hiçbir cihetten hiçbir teselli çaresini bulamayan o zavallı şahıs, mebde ile meâdı, Sani ile haşri itikad etmezse, onun o vaziyetinden Cehennem daha serin olmaz mı?</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Evet, o biçare, havf ve heybetten, acz ve ra’şetten, vahşet ve gönül darlığından, yetimlikle meyusiyetten mürekkep bir vaziyet içinde olup, kudretine bakar; kudreti aciz ve nakıs. Hacetlerine bakar; def edilecek bir durumda değildir. Çağırıp yardım istese, yardımına gelen yok. Her şeyi düşman, her şeyi garip görür. Dünyaya geldiğine bin defa nedamet eder, lânet okur.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Fakat o şahsın, sırat-ı müstakîme girmekle kalbi ve ruhu nur-u imanla ışıklanırsa, o zulmetli evvelki vaziyeti nurânî bir halete inkılap eder. Şöyle ki:</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">O şahıs, hücum eden belâları, musîbetleri gördüğü zaman, Cenâb-ı Hakka istinad eder, müsterih olur.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Yine o şahıs, ebede kadar uzanıp giden emellerini, istidatlarını düşündüğü zaman, saadet-i ebediyeyi tasavvur eder. O saadet-i ebediyenin mâü’l-hayatından bir yudum içer, kalbindeki emellerini teskin eder.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Yine o şahıs, başını kaldırıp semaya ve etrafa bakar, her şeyle ünsiyet peyda eder.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Yine o şahıs, semadaki ecrama bakar; hareketlerinden dehşet değil, ünsiyet ve emniyet peyda eder ve onların o hareketlerini ibret ve hayretle tefekkür eder.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Yine o şahıs, ecram-ı ulviye ile öyle bir kesb-i muarefe eder ki, hangi bir cirme bakarsa baksın, o cirmlerden <strong>“Ey arkadaş, bizden tevahhuş etme. Hareketlerimizden korkma. Hepimiz bir Hâlıkın memurlarıyız”</strong> diye, me’nus ve emniyet verici sesleri kalben işitmeye başlar.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">Hülâsa: O şahıs, evvelki vaziyetinde, vicdanındaki o dehşetli ve vahşetli ve korkunç âlâm-ı şedideden kurtulmak için, tesellilerle hissini iptal ve sarhoşlukla o halleri unutmak ister. İkinci haletinde ise, <strong>ruhunda yüksek lezzetleri ve saadetleri hisseder; kalbini ikaz, vicdanını tahrik edip ruhunu ihsas ettikçe o saadetler ziyadeleşir ve ona mânevî cennetlerin kapıları açılır.</strong></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #3366ff">İşârâtü’l-İ’câz, s. 33-34, (yeni tanzim, s. 52)</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NİSANUR, post: 236783, member: 1011595"] [URL="http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/11/sevindirmek.jpg"][IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/11/sevindirmek.jpg?w=495&h=352[/IMG][/URL] [CENTER] [COLOR=#3366ff]Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir. [/COLOR] [COLOR=#3366ff]Ey arkadaş! Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir. Bunun izahı ise:[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Bir şahıs, kudret-i Ezeliye tarafından, adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birden bire, düşmanlar gibi, hastalıklar, elemler, belâlar hücum etmeye başlarlar. Bir medet, bir yardım için müsterhimane tabiata ve anasıra baktığı vakit, kasavet-i kalble, merhametsizikle karşılaşır. Ecram-ı semaviyeden istimdat etmek üzere başını havaya kaldırır. O ecram, atom bombaları gibi dehşetli ve heybetli halleriyle gözüne görünür. Hemen gözünü yumar, başını eğer, düşünmeye başlar. Bakar ki, hayatî hâcetleri bağırıp çağırmaya başlarlar. Bütün bütün tevahhuş ederek hemen kulaklarını tıkar, vicdanına iltica eder.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Bakar ki, vicdanı, binler âmâl (emeller) ve emani ile dolu gürültülerinden cinnet getirecek bir hale gelir. Acaba, hiçbir cihetten hiçbir teselli çaresini bulamayan o zavallı şahıs, mebde ile meâdı, Sani ile haşri itikad etmezse, onun o vaziyetinden Cehennem daha serin olmaz mı?[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Evet, o biçare, havf ve heybetten, acz ve ra’şetten, vahşet ve gönül darlığından, yetimlikle meyusiyetten mürekkep bir vaziyet içinde olup, kudretine bakar; kudreti aciz ve nakıs. Hacetlerine bakar; def edilecek bir durumda değildir. Çağırıp yardım istese, yardımına gelen yok. Her şeyi düşman, her şeyi garip görür. Dünyaya geldiğine bin defa nedamet eder, lânet okur.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Fakat o şahsın, sırat-ı müstakîme girmekle kalbi ve ruhu nur-u imanla ışıklanırsa, o zulmetli evvelki vaziyeti nurânî bir halete inkılap eder. Şöyle ki:[/COLOR] [COLOR=#3366ff]O şahıs, hücum eden belâları, musîbetleri gördüğü zaman, Cenâb-ı Hakka istinad eder, müsterih olur.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Yine o şahıs, ebede kadar uzanıp giden emellerini, istidatlarını düşündüğü zaman, saadet-i ebediyeyi tasavvur eder. O saadet-i ebediyenin mâü’l-hayatından bir yudum içer, kalbindeki emellerini teskin eder.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Yine o şahıs, başını kaldırıp semaya ve etrafa bakar, her şeyle ünsiyet peyda eder.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Yine o şahıs, semadaki ecrama bakar; hareketlerinden dehşet değil, ünsiyet ve emniyet peyda eder ve onların o hareketlerini ibret ve hayretle tefekkür eder.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Yine o şahıs, ecram-ı ulviye ile öyle bir kesb-i muarefe eder ki, hangi bir cirme bakarsa baksın, o cirmlerden [B]“Ey arkadaş, bizden tevahhuş etme. Hareketlerimizden korkma. Hepimiz bir Hâlıkın memurlarıyız”[/B] diye, me’nus ve emniyet verici sesleri kalben işitmeye başlar.[/COLOR] [COLOR=#3366ff]Hülâsa: O şahıs, evvelki vaziyetinde, vicdanındaki o dehşetli ve vahşetli ve korkunç âlâm-ı şedideden kurtulmak için, tesellilerle hissini iptal ve sarhoşlukla o halleri unutmak ister. İkinci haletinde ise, [B]ruhunda yüksek lezzetleri ve saadetleri hisseder; kalbini ikaz, vicdanını tahrik edip ruhunu ihsas ettikçe o saadetler ziyadeleşir ve ona mânevî cennetlerin kapıları açılır.[/B][/COLOR] [COLOR=#3366ff][/COLOR] [COLOR=#3366ff]İşârâtü’l-İ’câz, s. 33-34, (yeni tanzim, s. 52)[/COLOR][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Nurâni Nakışlar..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst