Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Nurlardan hatra gelenler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 77478" data-attributes="member: 2492"><p><strong>Ynt: Nurlardan hatra gelenler</strong></p><p></p><p>Bizler isteklerimize ulaşmak isterken sebeblere farklı derecelerde ehemmiyet veriyoruz.Tevekkül halini insanın ihtiyarına ve ihtiyarından gelen nefsindeki cuzi hakimiyetine ve hakimiyetinde olan ilminin ve aklının gösterdigi sebebe güvenmemek olarak düşünebiliriz belki.Mesela insan ihtiyar kesbettikçe rızık ondan kaçar.Bir bebegin rızkı çocuktan,çocugun rızkı da genç bir insandan daha kolaydır.Tilki,kurt gibi hayvanlar zekasına,gücüne güvenirken zayıf serçe onlardan daha kolay beslenir.Fıtrattaki bu hakikat da sanki esbab-tevekkul arasında olması gerekeni hatırlatıyor sanki.</p><p></p><p>Allah tan gafil bir anda insan ilmine,sebeb-sonuç arasındaki ilişkiye,gücüne,kabiliyetine,tecrübesine ...önem vermiş oluyor.Kendisinde olan bu şeyleri adi birer sebeb,fiili dua,adetullahın kapısını çalma olarak görmezse Allah ın nazarında çirkin bir hal almış oluyor.Bu çirkinlik aşagıdaki hikaye de geçen adamın haline benziyor.</p><p></p><p><span style="color: navy">Tevekkül eden ve etmeyenin misâlleri, şu hikâyeye benzer: </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Vaktiyle iki adam, hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup, nezâret eder; diğeri hem ahmak, <strong>hem mağrur olduğundan, yükünü yere bırakmıyor. </strong> </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et." </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. <strong>Belki zâyi olur.</strong> Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhâfaza edeceğim." </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyâde iyi muhâfaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem, gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi, eğer seni bu halde görse, ya divânedir diye seni tard edecek, ya 'Hâindir, gemimizi ittiham ediyor, <strong>bizimle istihzâ ediyor,</strong> hapis edilsin' diye emredecektir. Hem, herkese maskara olursun. <strong>Çünkü, ehl-i dikkat nazarında, zaafı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyâyı ve zilleti gösteren tasannuun ile,</strong> kendini halka mudhike yaptın; herkes sana gülüyor" denildikten sonra, o bîçarenin aklı başına geldi, yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh! Allah senden râzı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum" dedi. </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 77478, member: 2492"] [b]Ynt: Nurlardan hatra gelenler[/b] Bizler isteklerimize ulaşmak isterken sebeblere farklı derecelerde ehemmiyet veriyoruz.Tevekkül halini insanın ihtiyarına ve ihtiyarından gelen nefsindeki cuzi hakimiyetine ve hakimiyetinde olan ilminin ve aklının gösterdigi sebebe güvenmemek olarak düşünebiliriz belki.Mesela insan ihtiyar kesbettikçe rızık ondan kaçar.Bir bebegin rızkı çocuktan,çocugun rızkı da genç bir insandan daha kolaydır.Tilki,kurt gibi hayvanlar zekasına,gücüne güvenirken zayıf serçe onlardan daha kolay beslenir.Fıtrattaki bu hakikat da sanki esbab-tevekkul arasında olması gerekeni hatırlatıyor sanki. Allah tan gafil bir anda insan ilmine,sebeb-sonuç arasındaki ilişkiye,gücüne,kabiliyetine,tecrübesine ...önem vermiş oluyor.Kendisinde olan bu şeyleri adi birer sebeb,fiili dua,adetullahın kapısını çalma olarak görmezse Allah ın nazarında çirkin bir hal almış oluyor.Bu çirkinlik aşagıdaki hikaye de geçen adamın haline benziyor. [color=navy]Tevekkül eden ve etmeyenin misâlleri, şu hikâyeye benzer: Vaktiyle iki adam, hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup, nezâret eder; diğeri hem ahmak, [b]hem mağrur olduğundan, yükünü yere bırakmıyor. [/b] Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et." O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. [b]Belki zâyi olur.[/b] Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhâfaza edeceğim." Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyâde iyi muhâfaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem, gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi, eğer seni bu halde görse, ya divânedir diye seni tard edecek, ya 'Hâindir, gemimizi ittiham ediyor, [b]bizimle istihzâ ediyor,[/b] hapis edilsin' diye emredecektir. Hem, herkese maskara olursun. [b]Çünkü, ehl-i dikkat nazarında, zaafı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyâyı ve zilleti gösteren tasannuun ile,[/b] kendini halka mudhike yaptın; herkes sana gülüyor" denildikten sonra, o bîçarenin aklı başına geldi, yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh! Allah senden râzı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum" dedi. [/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Nurlardan hatra gelenler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst