Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 449935" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>İ'lem Eyyühel-Aziz! </strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>İnsan kalben ve fikren hakaik-i İlahiyeye bakıp düşündüğü zaman, bilhâssa namaz ve ibadet esnasında, gerek şeytan tarafından, gerek nefsi tarafından pek fena, pis ve çirkin vesveseler, hatıralar, sinekler gibi kalbe, akla hücum ederler. Bu gibi hevaî, vehmî ve çirkin şeylerin def'iyle uğraşan adam, o vesveselere mağlub olur. Ancak onları mağlub edip kaçırmak çaresi, müdafaayı terk edip onlar ile uğraşmamaktır. Evet arılar ile uğraşıldıkça onlar hücumlarını arttırırlar. Onlara karışılmadığı takdirde, insanı terkeder, giderler. Hem de o gibi vesveselerin, ne hakaik-i İlahiyeye ve ne de senin kalbine bir mazarratı yoktur. Evet pis bir menzilin deliklerinden semanın güneş ve yıldızlarına, cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa, o deliklerdeki pislik ne bakana ve ne de bakılana bulaşmaz. Ve fena bir tesir etmez.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>{(Haşiye): O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil. Çünki senin kalbin ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Meselâ: Sen namazda, Kâ'be karşısında, huzur-u İlahîde âyâtı tefekkürde olduğun bir halde, şu tedai-i efkâr seni tutup en uzak malayaniyat-ı rezileye sevkeder. Meselâ: Âyinenin içindeki yılanın timsali ısırmaz. Ateşin misali yakmaz. Ve necasetin görünmesi âyineyi telvis etmez.}</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Mesnevi-i Nuriye</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>------------------------------</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>İ'lem Eyyühel-Aziz!: Ey aziz bil, ey saygıdeğer şerefli bil.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Kalben: Kalbten, yürekten, içten, gönülden</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Fikren: Fikir olarak, düşünce olarak</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Hakaik-i İlahiye: ilahi hakikatlar, Allah(cc) ile ilgili gerçekler (bilgiler).</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Bilhâssa: Özellikle.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Esnasında: Zamanında.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Vesvese: Şüphe, kuruntu.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Hevaî: Gelip geçici boş isteklerle ilgili.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Vehmî: Vehimle ilgili, asılsız ve gerçek dışı düşünceyle. </strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Def': Engel olma, giderme.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Mağlub: Yenilmiş. </strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Mazarratı: Zararları.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Menzil: Yer</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Sema: Gök, gökyüzü</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Haşiye: Sayfanın kenarına veya altına yazılan ek açıklama.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Müteessir: Etkilenen, etkilenmiş, üzüntülü, üzgün. </strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Müteessif: Üzülen, kederlenen.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Lümme-i şeytanî: Şeytanın verdiği kuruntu.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Ayât: Ayetler</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Tefekkür: Düşünmek, düşünceyi hareketlendirmek, düşünceyi çalıştırmak.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Tedai-i efkâr: Bir düşüncenin başka bir düşünceyi hatıra getirmesi, düşüncelerin birbirini hatırlatması.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Malayaniyat-ı rezile: Rezil utanç verici yersiz düşünce ve sözler.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Sevk: Gönderme, yollama.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Âyine: Ayna</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Timsal: Görüntü, suret.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Misal: Örnek</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Necaset: Pislik.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Telvis: Kirletme, pistetme, bulaştırma.</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 449935, member: 1040028"] [SIZE=3][B] İ'lem Eyyühel-Aziz! İnsan kalben ve fikren hakaik-i İlahiyeye bakıp düşündüğü zaman, bilhâssa namaz ve ibadet esnasında, gerek şeytan tarafından, gerek nefsi tarafından pek fena, pis ve çirkin vesveseler, hatıralar, sinekler gibi kalbe, akla hücum ederler. Bu gibi hevaî, vehmî ve çirkin şeylerin def'iyle uğraşan adam, o vesveselere mağlub olur. Ancak onları mağlub edip kaçırmak çaresi, müdafaayı terk edip onlar ile uğraşmamaktır. Evet arılar ile uğraşıldıkça onlar hücumlarını arttırırlar. Onlara karışılmadığı takdirde, insanı terkeder, giderler. Hem de o gibi vesveselerin, ne hakaik-i İlahiyeye ve ne de senin kalbine bir mazarratı yoktur. Evet pis bir menzilin deliklerinden semanın güneş ve yıldızlarına, cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa, o deliklerdeki pislik ne bakana ve ne de bakılana bulaşmaz. Ve fena bir tesir etmez. {(Haşiye): O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil. Çünki senin kalbin ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Meselâ: Sen namazda, Kâ'be karşısında, huzur-u İlahîde âyâtı tefekkürde olduğun bir halde, şu tedai-i efkâr seni tutup en uzak malayaniyat-ı rezileye sevkeder. Meselâ: Âyinenin içindeki yılanın timsali ısırmaz. Ateşin misali yakmaz. Ve necasetin görünmesi âyineyi telvis etmez.} Mesnevi-i Nuriye ------------------------------ İ'lem Eyyühel-Aziz!: Ey aziz bil, ey saygıdeğer şerefli bil. Kalben: Kalbten, yürekten, içten, gönülden Fikren: Fikir olarak, düşünce olarak Hakaik-i İlahiye: ilahi hakikatlar, Allah(cc) ile ilgili gerçekler (bilgiler). Bilhâssa: Özellikle. Esnasında: Zamanında. Vesvese: Şüphe, kuruntu. Hevaî: Gelip geçici boş isteklerle ilgili. Vehmî: Vehimle ilgili, asılsız ve gerçek dışı düşünceyle. Def': Engel olma, giderme. Mağlub: Yenilmiş. Mazarratı: Zararları. Menzil: Yer Sema: Gök, gökyüzü Haşiye: Sayfanın kenarına veya altına yazılan ek açıklama. Müteessir: Etkilenen, etkilenmiş, üzüntülü, üzgün. Müteessif: Üzülen, kederlenen. Lümme-i şeytanî: Şeytanın verdiği kuruntu. Ayât: Ayetler Tefekkür: Düşünmek, düşünceyi hareketlendirmek, düşünceyi çalıştırmak. Tedai-i efkâr: Bir düşüncenin başka bir düşünceyi hatıra getirmesi, düşüncelerin birbirini hatırlatması. Malayaniyat-ı rezile: Rezil utanç verici yersiz düşünce ve sözler. Sevk: Gönderme, yollama. Âyine: Ayna Timsal: Görüntü, suret. Misal: Örnek Necaset: Pislik. Telvis: Kirletme, pistetme, bulaştırma.[/B][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst