Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
O her şeyden sezilen Zâhir, hiçbir şeyle bilinmez Bâtın’dır.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 90025" data-attributes="member: 2492"><p style="text-align: left"> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna">Evvel ismi Allah’ın ezeli olduğunu, varlığı için bir başlangıç düşünülemeyeceğini, Âhir ismi ise Allah’ın zatı ve sıfatlarıyla baki olduğunu, yok olmaktan, fani olmaktan münezzeh oluğunu ifade eder. Zâhir ismi, Allah’ın varlığının şu âlemin varlığından daha açık ve seçik olduğunu, Bâtın ismi de Onun kutsi mahiyetini anlamaktan âciz olduğumuzu ders verir. Elmalılı Hamdi Efendi, şu veciz ifadesiyle bu gerçeği çok güzel dile getirir: </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"><strong>“O her şeyden sezilen Zâhir, hiçbir şeyle bilinmez Bâtın’dır.” </strong>(Hak Dini Kur’an Dili) Bu âlemde yaratılan her varlığın bir evveli vardır. Zira, her mahlûk hâdistir, yâni sonradan ihdas edilmiş, yaratılmıştır. Ve yine her varlığın bir âhiri vardır. Zira her mahlûk fânidir. Öyle ise, bütün evvel ve âhir âlemlerini birden nazara aldığımızda, şu âlemin bu iki ismin tecellileriyle âdetâ kaynaştığını görürüz. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna">Zâhir ve Bâtın isimleri de öyle. Nur külliyatından Asa-yı Musa’da bu dört ismin tecellileri harika bir şekilde izah edilir. Bütün çekirdeklerin Evvel ismine, bütün meyvelerin Âhir ismine, bitkilerin elbise hükmündeki bedenlerinin Zâhir ismine, birer fabrika mahiyetindeki iç âlemlerinin ise Bâtın ismine âyine oldukları ders verilir. Bu güzel misali yaygınlaştırabilir ve tefekkürümüzü genişletebiliriz. O zaman görürüz ki, mahlûkatta bu dört isim birlikte tecelli ediyorlar. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna">Her insan güneş sisteminin bâtınında, yer küresinin zâhirinde, dedesinden âhir, torunundan evveldir. Kâinat da bizim gibi. O da Nur-ı Muhammed’in âhirinde, arşın batınında, ahiretin evvelindedir. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"><strong>Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın olan Allah, bâtınlarda nice varlıkları bâtınlarıyla birlikte yaratıyor ve daha sonra onları zâhire çıkarıyor. </strong>Hepimizi nutfe denilen bir evvel üzerinde inşâ etti. Bu ameliye annemizin batınında icrâ edildi. Ve bizim batınımızda kalp, ciğer, damar, sinir gibi nice organlar ve sistemler yerleştirdi. Sonunda o bâtından bu dünyanın zâhirine çıkardı. O anda kendimizi kâinatın batınında bulduk. </span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna">Bu dört ismin harika bir tecellisi de ruhumuzda mevcut. Ruh evveldir; zira o var iken beden yoktu. Âhirdir; beden çürüyüp gitse de o varlığını devam ettirir. Zâhirdir; onun varlığı bedenin varlığından daha açıktır; bedendeki her faaliyet her onun varlığından haber verir. Bâtındır, akıl onun mahiyetini bilmekten aciz akır.</span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna">Alaaddin Başar</span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Sienna"></span></span></p> <p style="text-align: left"> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 90025, member: 2492"] [LEFT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=Sienna]Evvel ismi Allah’ın ezeli olduğunu, varlığı için bir başlangıç düşünülemeyeceğini, Âhir ismi ise Allah’ın zatı ve sıfatlarıyla baki olduğunu, yok olmaktan, fani olmaktan münezzeh oluğunu ifade eder. Zâhir ismi, Allah’ın varlığının şu âlemin varlığından daha açık ve seçik olduğunu, Bâtın ismi de Onun kutsi mahiyetini anlamaktan âciz olduğumuzu ders verir. Elmalılı Hamdi Efendi, şu veciz ifadesiyle bu gerçeği çok güzel dile getirir: [B]“O her şeyden sezilen Zâhir, hiçbir şeyle bilinmez Bâtın’dır.” [/B](Hak Dini Kur’an Dili) Bu âlemde yaratılan her varlığın bir evveli vardır. Zira, her mahlûk hâdistir, yâni sonradan ihdas edilmiş, yaratılmıştır. Ve yine her varlığın bir âhiri vardır. Zira her mahlûk fânidir. Öyle ise, bütün evvel ve âhir âlemlerini birden nazara aldığımızda, şu âlemin bu iki ismin tecellileriyle âdetâ kaynaştığını görürüz. Zâhir ve Bâtın isimleri de öyle. Nur külliyatından Asa-yı Musa’da bu dört ismin tecellileri harika bir şekilde izah edilir. Bütün çekirdeklerin Evvel ismine, bütün meyvelerin Âhir ismine, bitkilerin elbise hükmündeki bedenlerinin Zâhir ismine, birer fabrika mahiyetindeki iç âlemlerinin ise Bâtın ismine âyine oldukları ders verilir. Bu güzel misali yaygınlaştırabilir ve tefekkürümüzü genişletebiliriz. O zaman görürüz ki, mahlûkatta bu dört isim birlikte tecelli ediyorlar. Her insan güneş sisteminin bâtınında, yer küresinin zâhirinde, dedesinden âhir, torunundan evveldir. Kâinat da bizim gibi. O da Nur-ı Muhammed’in âhirinde, arşın batınında, ahiretin evvelindedir. [B]Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın olan Allah, bâtınlarda nice varlıkları bâtınlarıyla birlikte yaratıyor ve daha sonra onları zâhire çıkarıyor. [/B]Hepimizi nutfe denilen bir evvel üzerinde inşâ etti. Bu ameliye annemizin batınında icrâ edildi. Ve bizim batınımızda kalp, ciğer, damar, sinir gibi nice organlar ve sistemler yerleştirdi. Sonunda o bâtından bu dünyanın zâhirine çıkardı. O anda kendimizi kâinatın batınında bulduk. Bu dört ismin harika bir tecellisi de ruhumuzda mevcut. Ruh evveldir; zira o var iken beden yoktu. Âhirdir; beden çürüyüp gitse de o varlığını devam ettirir. Zâhirdir; onun varlığı bedenin varlığından daha açıktır; bedendeki her faaliyet her onun varlığından haber verir. Bâtındır, akıl onun mahiyetini bilmekten aciz akır. Alaaddin Başar [/COLOR][/FONT] [/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
O her şeyden sezilen Zâhir, hiçbir şeyle bilinmez Bâtın’dır.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst