Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
o iki havuz münasib maddelerle dolacaktır.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 471786" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-size: 12px">Şu kâinata dikkat edilse görünüyor ki: İçinde iki unsur var ki, her tarafa uzanmış, kök atmış. Hayır şer, güzel çirkin, nef' zarar, kemal noksan, ziya zulmet, hidayet dalalet, nur nâr, iman küfür, taat isyan, havf muhabbet gibi âsârlarıyla, meyveleriyle şu kâinatta ezdad birbiriyle çarpışıyor. Daima tegayyür ve tebeddülâta mazhar oluyor. Başka bir âlemin mahsulâtının tezgâhı hükmünde çarkları dönüyor. Elbette o iki unsurun birbirine zıd olan dalları ve neticeleri, ebede gidecek; temerküz edip birbirinden ayrılacak. O vakit, Cennet-Cehennem suretinde tezahür edecektir. Madem âlem-i beka, şu âlem-i fenadan yapılacaktır. Elbette anasır-ı esasiyesi, bekaya ve ebede gidecektir. Evet Cennet-Cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden dalının iki meyvesidir ve şu silsile-i kâinatın iki neticesidir ve şu seyl-i şuunatın iki mahzenidir ve ebede karşı cereyan eden ve dalgalanan mevcudatın iki havzıdır ve lütuf ve kahrın iki tecelligâhıdır ki; dest-i kudret bir hareket-i şedide ile kâinatı çalkaladığı vakit, o iki havuz münasib maddelerle dolacaktır.</span></em></p><p>-------------------------</p><p><span style="color: #008000">Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren.</span></p><p><span style="color: #008000">Nef': Fayda, yarar.</span></p><p><span style="color: #008000">Kemal: Kusursuzluk, mükemmellik.</span></p><p><span style="color: #008000">Ziya: Işık.</span></p><p><span style="color: #008000">Zulmet: Karanlık.</span></p><p><span style="color: #008000">Hidayet: Doğruluk. İman edip islâm yoluna girme.</span></p><p><span style="color: #008000">Dalalet: Doğru yoldan ayrılma, iman ve islâm yolundan sapmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Nâr: Ateş.</span></p><p><span style="color: #008000">Taat: İtaat etme, emirlere uyma.</span></p><p><span style="color: #008000">Havf: Korku.</span></p><p><span style="color: #008000">Muhabbet: Sevgi.</span></p><p><span style="color: #008000">Âsâr: Eserler, işaretler.</span></p><p><span style="color: #008000">Ezdad: Zıtlar, birbirine ters düşenler.</span></p><p><span style="color: #008000">Tegayyür: Değişme, başkalaşma.</span></p><p><span style="color: #008000">Tebeddülât: Değişmeler, değişimler.</span></p><p><span style="color: #008000">Mazhar: Sahip olma, ulaşma.</span></p><p><span style="color: #008000">Mahsulât: Mahsuller, ürünler.</span></p><p><span style="color: #008000">Temerküz: Merkezleşme, yığılma, birikme.</span></p><p><span style="color: #008000">Suret: Biçim, görünüş, şekil, tarz.</span></p><p><span style="color: #008000">Tezahür: Belirme, görünme, ortaya çıkma.</span></p><p><span style="color: #008000">Âlem-i beka: Ölümsüz sonsuz dünya.</span></p><p><span style="color: #008000">Âlem-i fena: Geçici dünya.</span></p><p><span style="color: #008000">Anasır-ı esasiye: Esas unsurlar, temel maddeler.</span></p><p><span style="color: #008000">Bekaya: Sonsuzluğa.</span></p><p><span style="color: #008000">Ebed: Sonu olmamak.</span></p><p><span style="color: #008000">Şecere-i hilkat: Yaratılış ağacı.</span></p><p><span style="color: #008000">Silsile-i kâinat: Kâinat zinciri, kâinat dizisi.</span></p><p><span style="color: #008000">Seyl-i şuunat: Kâinattaki işler ve olaylar seli.</span></p><p><span style="color: #008000">Cereyan: Hareket eden, gidiş, akan.</span></p><p><span style="color: #008000">Mevcudat: Varlıklar.</span></p><p><span style="color: #008000">Havz: Havuz.</span></p><p><span style="color: #008000">Lütuf: İyilik ve yardımda bulunmak, iyi ve güzel karşılık vermek.</span></p><p><span style="color: #008000">Tecelligâh: Kendini belli edip gösterme yeri.</span></p><p><span style="color: #008000">Dest-i kudret: Kudret eli, Allah'ın(cc) sonsuz güç ve kuvveti.</span></p><p><span style="color: #008000">Hareket-i şedide: Şiddetli hareket, sert ve kuvvetli hareket.</span></p><p><span style="color: #008000">Münasib: Uygun, layık, yakışır.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Hakîm-i Ezelî inayet-i sermediye ve hikmet-i ezeliyenin iktizasıyla, şu dünyayı tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve esma-i hüsnasına âyine ve kalem-i kader ve kudretine sahife olmak için yaratmış. Ve tecrübe ve imtihan ise neşvünemaya sebebdir. O neşvünema ise, istidadların inkişafına sebebdir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezahürüne sebebdir. O kabiliyetlerin tezahürü ise, hakaik-i nisbiyenin zuhuruna sebebdir. Hakaik-i nisbiyenin zuhuru ise, Sâni'-i Zülcelal'in esma-i hüsnasının nukuş-u tecelliyatını göstermesine ve kâinatı mektubat-ı Samedaniye suretine çevirmesine sebebdir. İşte şu sırr-ı imtihan ve sırr-ı teklif iledir ki; ervah-ı âliyenin elmas gibi cevherleri, ervah-ı safilenin kömür gibi maddelerinden tasaffi eder, ayrılır.</span></em></p><p>-----------------------------</p><p><span style="color: #008000">Hakîm-i Ezelî: Başlangıcı ve sonu olmayan ve herşeyi gayeli ve faydalı olarak yerli yerinde yapan Allah(cc). </span></p><p><span style="color: #008000">İnayet-i sermediye: Allah'ın(cc) sonsuz ve sürekli yardımı ve iyiliği.</span></p><p><span style="color: #008000">Hikmet-i ezeliye: Sonsuz hikmet.</span></p><p><span style="color: #008000">Mahal: Yer.</span></p><p><span style="color: #008000">Esma-i hüsna: En güzel isimler.</span></p><p><span style="color: #008000">Âyine: Ayna.</span></p><p><span style="color: #008000">Kalem-i kader: Allah'ın(cc) sonsuz ilmiyle herşeyi önceden belirlemesi.</span></p><p><span style="color: #008000">Kudret: Güç.</span></p><p><span style="color: #008000">Sahife: Sayfa.</span></p><p><span style="color: #008000">Neşvünema: Gelişip büyüme.</span></p><p><span style="color: #008000">İstidad: Kabiliyet, yetenek.</span></p><p><span style="color: #008000">İnkişaf: Açılma, meydana çıkma, ilerleme.</span></p><p><span style="color: #008000">Tezahür: Görünme, belirme, ortaya çıkma.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakaik-i nisbiye: Şartlara, durumlara veya birbirlerine göre ortaya çıkan, değer alan ve değişen gerçekler.</span></p><p><span style="color: #008000">Zuhur: Meydana çıkma, görünme.</span></p><p><span style="color: #008000">Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı.</span></p><p><span style="color: #008000">Nukuş-u tecelliyat: Kendini belli edip tanıtan ince süsleme san'atları.</span></p><p><span style="color: #008000">Mektubat-ı Samedaniye: Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin ona muhtaç olduğu Allah'ın(cc) mektupları (eserleri).</span></p><p><span style="color: #008000">Sırr-ı imtihan: İmtihan sırrı.</span></p><p><span style="color: #008000">Sırr-ı teklif: İnsanın sorumlu tutulmasındaki gizli gerçek.</span></p><p><span style="color: #008000">Ervah-ı âliye: Yüksek ruhlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Ervah-ı safile: Kötü ve alçak ruhlar.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">İşte bu mezkûr sırlar gibi daha bilmediğimiz çok ince, âlî hikmetler için, âlemi bu surette irade ettiğinden şu âlemin tegayyür ve tahavvülünü dahi o hikmetler için irade etti. Tahavvül ve tegayyür için zıdları birbirine hikmetle karıştırdı ve karşı karşıya getirdi. Zararları menfaatlara mezcederek, şerleri hayırlara idhal ederek, çirkinlikleri güzelliklerle cem'ederek, hamur gibi yoğurarak şu kâinatı tebeddül ve tegayyür kanununa ve tahavvül ve tekâmül düsturuna tâbi' kıldı.</span></em></p><p></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px">SÖZLER .</span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 471786, member: 1040028"] [I][SIZE=3]Şu kâinata dikkat edilse görünüyor ki: İçinde iki unsur var ki, her tarafa uzanmış, kök atmış. Hayır şer, güzel çirkin, nef' zarar, kemal noksan, ziya zulmet, hidayet dalalet, nur nâr, iman küfür, taat isyan, havf muhabbet gibi âsârlarıyla, meyveleriyle şu kâinatta ezdad birbiriyle çarpışıyor. Daima tegayyür ve tebeddülâta mazhar oluyor. Başka bir âlemin mahsulâtının tezgâhı hükmünde çarkları dönüyor. Elbette o iki unsurun birbirine zıd olan dalları ve neticeleri, ebede gidecek; temerküz edip birbirinden ayrılacak. O vakit, Cennet-Cehennem suretinde tezahür edecektir. Madem âlem-i beka, şu âlem-i fenadan yapılacaktır. Elbette anasır-ı esasiyesi, bekaya ve ebede gidecektir. Evet Cennet-Cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden dalının iki meyvesidir ve şu silsile-i kâinatın iki neticesidir ve şu seyl-i şuunatın iki mahzenidir ve ebede karşı cereyan eden ve dalgalanan mevcudatın iki havzıdır ve lütuf ve kahrın iki tecelligâhıdır ki; dest-i kudret bir hareket-i şedide ile kâinatı çalkaladığı vakit, o iki havuz münasib maddelerle dolacaktır.[/SIZE][/I] ------------------------- [COLOR="#008000"]Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren. Nef': Fayda, yarar. Kemal: Kusursuzluk, mükemmellik. Ziya: Işık. Zulmet: Karanlık. Hidayet: Doğruluk. İman edip islâm yoluna girme. Dalalet: Doğru yoldan ayrılma, iman ve islâm yolundan sapmak. Nâr: Ateş. Taat: İtaat etme, emirlere uyma. Havf: Korku. Muhabbet: Sevgi. Âsâr: Eserler, işaretler. Ezdad: Zıtlar, birbirine ters düşenler. Tegayyür: Değişme, başkalaşma. Tebeddülât: Değişmeler, değişimler. Mazhar: Sahip olma, ulaşma. Mahsulât: Mahsuller, ürünler. Temerküz: Merkezleşme, yığılma, birikme. Suret: Biçim, görünüş, şekil, tarz. Tezahür: Belirme, görünme, ortaya çıkma. Âlem-i beka: Ölümsüz sonsuz dünya. Âlem-i fena: Geçici dünya. Anasır-ı esasiye: Esas unsurlar, temel maddeler. Bekaya: Sonsuzluğa. Ebed: Sonu olmamak. Şecere-i hilkat: Yaratılış ağacı. Silsile-i kâinat: Kâinat zinciri, kâinat dizisi. Seyl-i şuunat: Kâinattaki işler ve olaylar seli. Cereyan: Hareket eden, gidiş, akan. Mevcudat: Varlıklar. Havz: Havuz. Lütuf: İyilik ve yardımda bulunmak, iyi ve güzel karşılık vermek. Tecelligâh: Kendini belli edip gösterme yeri. Dest-i kudret: Kudret eli, Allah'ın(cc) sonsuz güç ve kuvveti. Hareket-i şedide: Şiddetli hareket, sert ve kuvvetli hareket. Münasib: Uygun, layık, yakışır.[/COLOR] [I][SIZE=3]Hakîm-i Ezelî inayet-i sermediye ve hikmet-i ezeliyenin iktizasıyla, şu dünyayı tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve esma-i hüsnasına âyine ve kalem-i kader ve kudretine sahife olmak için yaratmış. Ve tecrübe ve imtihan ise neşvünemaya sebebdir. O neşvünema ise, istidadların inkişafına sebebdir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezahürüne sebebdir. O kabiliyetlerin tezahürü ise, hakaik-i nisbiyenin zuhuruna sebebdir. Hakaik-i nisbiyenin zuhuru ise, Sâni'-i Zülcelal'in esma-i hüsnasının nukuş-u tecelliyatını göstermesine ve kâinatı mektubat-ı Samedaniye suretine çevirmesine sebebdir. İşte şu sırr-ı imtihan ve sırr-ı teklif iledir ki; ervah-ı âliyenin elmas gibi cevherleri, ervah-ı safilenin kömür gibi maddelerinden tasaffi eder, ayrılır.[/SIZE][/I] ----------------------------- [COLOR="#008000"]Hakîm-i Ezelî: Başlangıcı ve sonu olmayan ve herşeyi gayeli ve faydalı olarak yerli yerinde yapan Allah(cc). İnayet-i sermediye: Allah'ın(cc) sonsuz ve sürekli yardımı ve iyiliği. Hikmet-i ezeliye: Sonsuz hikmet. Mahal: Yer. Esma-i hüsna: En güzel isimler. Âyine: Ayna. Kalem-i kader: Allah'ın(cc) sonsuz ilmiyle herşeyi önceden belirlemesi. Kudret: Güç. Sahife: Sayfa. Neşvünema: Gelişip büyüme. İstidad: Kabiliyet, yetenek. İnkişaf: Açılma, meydana çıkma, ilerleme. Tezahür: Görünme, belirme, ortaya çıkma. Hakaik-i nisbiye: Şartlara, durumlara veya birbirlerine göre ortaya çıkan, değer alan ve değişen gerçekler. Zuhur: Meydana çıkma, görünme. Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı. Nukuş-u tecelliyat: Kendini belli edip tanıtan ince süsleme san'atları. Mektubat-ı Samedaniye: Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin ona muhtaç olduğu Allah'ın(cc) mektupları (eserleri). Sırr-ı imtihan: İmtihan sırrı. Sırr-ı teklif: İnsanın sorumlu tutulmasındaki gizli gerçek. Ervah-ı âliye: Yüksek ruhlar. Ervah-ı safile: Kötü ve alçak ruhlar.[/COLOR] [I][SIZE=3]İşte bu mezkûr sırlar gibi daha bilmediğimiz çok ince, âlî hikmetler için, âlemi bu surette irade ettiğinden şu âlemin tegayyür ve tahavvülünü dahi o hikmetler için irade etti. Tahavvül ve tegayyür için zıdları birbirine hikmetle karıştırdı ve karşı karşıya getirdi. Zararları menfaatlara mezcederek, şerleri hayırlara idhal ederek, çirkinlikleri güzelliklerle cem'ederek, hamur gibi yoğurarak şu kâinatı tebeddül ve tegayyür kanununa ve tahavvül ve tekâmül düsturuna tâbi' kıldı.[/SIZE][/I] [B][I][SIZE=3]SÖZLER .[/SIZE][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
o iki havuz münasib maddelerle dolacaktır.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst