Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
O iki ilaç ise, biri sabır ile tevekküldür.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 176325" data-attributes="member: 1249"><p><em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> Bu makamda, sabır ve tevekkül ile ilgili bazı hadis-i şerifleri nakletmek istiyoruz. Bu sayede İslam'ın sabra ve tevekküle verdiği önem daha iyi anlaşılacaktır. Ancak ilk önce tevekkülün manası hakkında <span style="color: Red">Üstadımızın 23. Sözdeki şu izahını mütalaa edelim.</span></span></span></strong></em> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: Magenta"> "Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı, dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-yı fiilî telâkki ederek, müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri O'ndan bilmek ve O'na minnettar olmaktan ibarettir.</span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri şu hikâyeye benzer: Vaktiyle iki adam, hem bellerine hem başlarına ağır yükler yüklenip büyük bir sefineye birer bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp üstünde oturup nezaret eder. Diğeri, hem ahmak hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et!" O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zayi olur. Ben kuvvetliyim; malımı belimde ve başımda muhafaza edeceğim." Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyade iyi muhafaza eder. Belki başın döner, yükünle beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yüklere takat getiremeyecek. Kaptan dahi, eğer seni bu hâlde görse ya divanedir diye seni tard edecek ya ‘Haindir, gemimizi itham ediyor, bizimle istihza ediyor, hapsedilsin!' diye emredecektir. Hem herkese maskara olursun. Çünkü ehl-i dikkat nazarında zaafı gösteren tekebbürünle, âczi gösteren gururunla, riyayı ve zilleti gösteren tasannuunla kendini halka müdhike yaptın. Herkes sana gülüyor." denildikten sonra o biçarenin aklı başına geldi. Yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh, Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum." dedi.</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: Magenta"> İşte, ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et! Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hadisenin karşısında titremekten ve hodfuruşluktan ve maskaralıktan ve şekavet-i uhreviyeden ve tazyikat-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın. (23. Söz)</span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: SeaGreen"><strong>Sabır hakkında bazı hadis-i şerifler:</strong></span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><strong> <span style="color: Navy"> </span></strong><span style="color: Navy">Seyyid Hasan (r.a.)'dan rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz cennette bir ağaç vardır. Ona "Belva ağacı" (çile ve zahmet ağacı) denir. Kıyamet gününde ehl-i bela getirilecek, onlara divan kurulmayacak (hesap defteri açılmayacak), mizan da dikilmeyecek. Mükâfatları, onların üzerine tam manasıyla dökülecek." (Kenzü'l Ümmal)</span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: Blue"> İbn-i Mesud (r.a.)'dan rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz bir adamın Allah indinde bir derecesi olur. Fakat vücudundaki bir rahatsızlıkla imtihan edilinceye kadar, ameliyle o dereceye ulaşamaz. O makama, o rahatsızlığına sabretmesi sebebiyle ulaşır." (Kenzü'l Ümmal)</span></span></span></strong></em></p><p> <span style="color: Purple"><em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> Hz. Ali (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İmana göre sabır, cesedin başı mesabesindedir." (Kenzü'l Ümmal)</span></span></strong></em></span></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> Kadı Şüreyh buyurdu ki: Benim başıma bir musibet geldiğinde ona karşı Allah'a dört defa hamd ederim.</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <strong>1-</strong> O beladan daha büyüğünü bana vermediği için,</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <strong>2-</strong> Ona karşı sabretmeyi bana nasip ettiği için,</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <strong>3-</strong> O beladan sevap umarak "İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn" demeye beni muvaffak ettiği için,</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <strong>4-</strong> O belayı benim dinimde yapmadığı için.</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: Navy"> İbn-i Mesud der ki: "Gökten düşmem, Mevla Teâlâ Hazretleri'nin takdir ettiği bir şey hususunda "Keşke bu olmasaydı." dememden bana daha sevgilidir." (Ruhu'l Furkan:2/110)</span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: DarkOrange">Hz. Ali der ki: "Bir musibet anında elini dizine vuranın muhakkak ecri habt olmuştur (boşa çıkmıştır).(Ruhu'l beyan:1/261)</span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <strong>Tevekkül hakkında bazı ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler:</strong></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">De ki: "Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası asla bize dokunmaz. O bizim Mevlamız'dır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler." (Tevbe 50)</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">"Şüphesiz ki iman edip Rablerine tevekkül edenler üzerinde, o şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur." (Nahl 99)</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> "Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak (aldırma) ve Allah'a tevekkül et! Allah vekil olarak hepsine yeter." (Ahzab 48)</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><strong> "</strong>Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona yeter." (Talak 4)</span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Indigo">Hz. Enes (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim evinden çıkınca: ‘Allah'ın adıyla, Allah'a tevekkül ettim, güç kuvvet Allah'tandır' derse, kendisine: "İşine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun!" denilir ve şeytan ondan yüz çevirir." (Tirmizi)</span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Hz<strong>. </strong>Ömer (r.a.) demiştir ki: Resulullah`ın şöyle dediğini işittim: "Eğer siz Allah'a karşı hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah yuvalarından aç çıkan ve akşam karınları doymuş olarak yuvalarına dönen kuşlar gibi rızıklanırdınız." (Tirmizi) </span></span></span></strong></em></p><p> <em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"> <span style="color: Red">Ebû Bekir (r.a.) şöyle demiştir: Biz hicret esnasında mağarada iken, başımız ucunda bizi arayan müşriklerin ayaklarına baktım ve Resulullah'a: "Ey Allah'ın Resulü! Birisi ayaklarına bakacak olsa muhakkak bizi görür.'' dedim. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): "Ey Ebû Bekir! Üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında zannın (endişen) ne?" buyurdu. (Buhari, Müslim)</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">ilmedavet.com</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"></span></span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 176325, member: 1249"] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] Bu makamda, sabır ve tevekkül ile ilgili bazı hadis-i şerifleri nakletmek istiyoruz. Bu sayede İslam'ın sabra ve tevekküle verdiği önem daha iyi anlaşılacaktır. Ancak ilk önce tevekkülün manası hakkında [COLOR=Red]Üstadımızın 23. Sözdeki şu izahını mütalaa edelim.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=Magenta] "Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı, dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-yı fiilî telâkki ederek, müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri O'ndan bilmek ve O'na minnettar olmaktan ibarettir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri şu hikâyeye benzer: Vaktiyle iki adam, hem bellerine hem başlarına ağır yükler yüklenip büyük bir sefineye birer bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp üstünde oturup nezaret eder. Diğeri, hem ahmak hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et!" O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zayi olur. Ben kuvvetliyim; malımı belimde ve başımda muhafaza edeceğim." Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyade iyi muhafaza eder. Belki başın döner, yükünle beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yüklere takat getiremeyecek. Kaptan dahi, eğer seni bu hâlde görse ya divanedir diye seni tard edecek ya ‘Haindir, gemimizi itham ediyor, bizimle istihza ediyor, hapsedilsin!' diye emredecektir. Hem herkese maskara olursun. Çünkü ehl-i dikkat nazarında zaafı gösteren tekebbürünle, âczi gösteren gururunla, riyayı ve zilleti gösteren tasannuunla kendini halka müdhike yaptın. Herkes sana gülüyor." denildikten sonra o biçarenin aklı başına geldi. Yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh, Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum." dedi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=Magenta] İşte, ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et! Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hadisenin karşısında titremekten ve hodfuruşluktan ve maskaralıktan ve şekavet-i uhreviyeden ve tazyikat-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın. (23. Söz)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=SeaGreen][B]Sabır hakkında bazı hadis-i şerifler:[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][B] [COLOR=Navy] [/COLOR][/B][COLOR=Navy]Seyyid Hasan (r.a.)'dan rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz cennette bir ağaç vardır. Ona "Belva ağacı" (çile ve zahmet ağacı) denir. Kıyamet gününde ehl-i bela getirilecek, onlara divan kurulmayacak (hesap defteri açılmayacak), mizan da dikilmeyecek. Mükâfatları, onların üzerine tam manasıyla dökülecek." (Kenzü'l Ümmal)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=Blue] İbn-i Mesud (r.a.)'dan rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz bir adamın Allah indinde bir derecesi olur. Fakat vücudundaki bir rahatsızlıkla imtihan edilinceye kadar, ameliyle o dereceye ulaşamaz. O makama, o rahatsızlığına sabretmesi sebebiyle ulaşır." (Kenzü'l Ümmal)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [COLOR=Purple][I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] Hz. Ali (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İmana göre sabır, cesedin başı mesabesindedir." (Kenzü'l Ümmal)[/SIZE][/FONT][/B][/I][/COLOR] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] Kadı Şüreyh buyurdu ki: Benim başıma bir musibet geldiğinde ona karşı Allah'a dört defa hamd ederim.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [B]1-[/B] O beladan daha büyüğünü bana vermediği için,[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [B]2-[/B] Ona karşı sabretmeyi bana nasip ettiği için,[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [B]3-[/B] O beladan sevap umarak "İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn" demeye beni muvaffak ettiği için,[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [B]4-[/B] O belayı benim dinimde yapmadığı için.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=Navy] İbn-i Mesud der ki: "Gökten düşmem, Mevla Teâlâ Hazretleri'nin takdir ettiği bir şey hususunda "Keşke bu olmasaydı." dememden bana daha sevgilidir." (Ruhu'l Furkan:2/110)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=DarkOrange]Hz. Ali der ki: "Bir musibet anında elini dizine vuranın muhakkak ecri habt olmuştur (boşa çıkmıştır).(Ruhu'l beyan:1/261)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [B]Tevekkül hakkında bazı ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler:[/B][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]De ki: "Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası asla bize dokunmaz. O bizim Mevlamız'dır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler." (Tevbe 50)[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]"Şüphesiz ki iman edip Rablerine tevekkül edenler üzerinde, o şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur." (Nahl 99)[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] "Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak (aldırma) ve Allah'a tevekkül et! Allah vekil olarak hepsine yeter." (Ahzab 48)[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][B] "[/B]Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona yeter." (Talak 4)[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=Indigo]Hz. Enes (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim evinden çıkınca: ‘Allah'ın adıyla, Allah'a tevekkül ettim, güç kuvvet Allah'tandır' derse, kendisine: "İşine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun!" denilir ve şeytan ondan yüz çevirir." (Tirmizi)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=DimGray]Hz[B]. [/B]Ömer (r.a.) demiştir ki: Resulullah`ın şöyle dediğini işittim: "Eğer siz Allah'a karşı hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah yuvalarından aç çıkan ve akşam karınları doymuş olarak yuvalarına dönen kuşlar gibi rızıklanırdınız." (Tirmizi) [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4] [COLOR=Red]Ebû Bekir (r.a.) şöyle demiştir: Biz hicret esnasında mağarada iken, başımız ucunda bizi arayan müşriklerin ayaklarına baktım ve Resulullah'a: "Ey Allah'ın Resulü! Birisi ayaklarına bakacak olsa muhakkak bizi görür.'' dedim. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): "Ey Ebû Bekir! Üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında zannın (endişen) ne?" buyurdu. (Buhari, Müslim)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]ilmedavet.com [/SIZE][/FONT][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
O iki ilaç ise, biri sabır ile tevekküldür.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst