Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
“O Peygamberin dedesi sensin!..”
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 96361" data-attributes="member: 8679"><p><span style="color: #0000ff"><strong>Dün bahsettiğimiz gibi, Abdülmuttalib, Kureyş kabîlesinin ileri gelenleri ile Yemen Hükümdarı Seyf ibni Zilyezn’i tebrike gitmişler, hükümdar da onlara Resûlullah efendimizle ilgili sırlar vermişti. Hükümdar yemîn ederek, Abdülmuttalib’e şunları anlattı:</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“Ey Abdülmuttalib, O gelecek Peygamberin dedesi sensin. Bunda aslâ yalan yoktur” dedi. </strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“GÖNLÜNÜ HOŞ TUT!..”</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>Abdülmuttalib bu sözleri işitince şükür secdesine kapandı. Hükümdar; </strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“Başını kaldır ey Abdülmuttalib! Aslın gibi neslin de yüce âleme yol göstericidir. İşin tamâm ve maksadın hâsıl oldu. Sonra söylediğimin kim olduğunu anladın mı?” dedi. Abdülmuttalib şöyle dedi: </strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“Evet anladım. Oğlum Abdullah’ı Veheb’in kızı Âmine ile evlendirmiştim. Bir oğlu dünyâya geldi. İsmini Muhammed koydular. Babası ve annesi vefât etti. Onu ben ve amcası himâye ediyoruz.” </strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>Seyf ibni Zilyezn, Abdülmuttalib’e dedi ki: </strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“Sana söylediklerim doğrudur. Gönlünü hoş tut. Onun hâlini gizle. Onu Yahûdîlerden koru. Onun düşmânıdırlar. Hak Sübhânehü ve teâlâ Onu, onlara karşı muzaffer kılacaktır. Onlar Ona zarar veremeyeceklerdir. Bu sözleri seninle buraya gelen yol arkadaşlarına söyleme. Onların hîlesinden emîn değilim. Allahü teâlâ korusun, Onu öldürmek kasdıyla bir tuzak kurarlar. Elbette bunlar veyâ bunların oğulları Ona düşmânlık edecekler, belki savaşacaklardır. Fakat Hak Sübhânehü ve teâlâ senin torununu onların hepsine karşı gâlib edecektir...” </strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>Seyf ibni Zilyezn, sesi titreyerek sözlerine şöyle devam etti:</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“EMANETİ SANA BIRAKIYORUM”</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>“Eğer ömrümün yeteceğini bilseydim, bütün ordularımı Medîne’ye toplardım. Orayı kendime şehir seçerdim. Ona yardım etmekle şereflenirdim. Çünkü, kitâblarımızda Onun Medîne’ye yerleşeceği, yanî yerinin Medîne olduğu bildirilmiştir. İşleri orada yapacak, yardımcıları oradan olacak. Defnedileceği yer orası olacaktır. Şimdi Ona bir zarar gelmesinden korkmasaydım, bütün Arabistan halkını Ona tâbi olmaya ve îmân etmeye çağırırdım. Bu emâneti sana bırakıyorum. Bu husûsta bir kusûr etmeyesin...”</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>Sonra hükümdar misâfirlerinin her birine misli görülmemiş hediyeler verdi ve “Gelecek sene tekrâr geliniz” dedi. Fakat hükümdar Seyf ibni Zilyezn o sene vefât etti...</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong></strong></span><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: black">Vehbi Tülek</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 96361, member: 8679"] [COLOR=#0000ff][B]Dün bahsettiğimiz gibi, Abdülmuttalib, Kureyş kabîlesinin ileri gelenleri ile Yemen Hükümdarı Seyf ibni Zilyezn’i tebrike gitmişler, hükümdar da onlara Resûlullah efendimizle ilgili sırlar vermişti. Hükümdar yemîn ederek, Abdülmuttalib’e şunları anlattı: “Ey Abdülmuttalib, O gelecek Peygamberin dedesi sensin. Bunda aslâ yalan yoktur” dedi. “GÖNLÜNÜ HOŞ TUT!..” Abdülmuttalib bu sözleri işitince şükür secdesine kapandı. Hükümdar; “Başını kaldır ey Abdülmuttalib! Aslın gibi neslin de yüce âleme yol göstericidir. İşin tamâm ve maksadın hâsıl oldu. Sonra söylediğimin kim olduğunu anladın mı?” dedi. Abdülmuttalib şöyle dedi: “Evet anladım. Oğlum Abdullah’ı Veheb’in kızı Âmine ile evlendirmiştim. Bir oğlu dünyâya geldi. İsmini Muhammed koydular. Babası ve annesi vefât etti. Onu ben ve amcası himâye ediyoruz.” Seyf ibni Zilyezn, Abdülmuttalib’e dedi ki: “Sana söylediklerim doğrudur. Gönlünü hoş tut. Onun hâlini gizle. Onu Yahûdîlerden koru. Onun düşmânıdırlar. Hak Sübhânehü ve teâlâ Onu, onlara karşı muzaffer kılacaktır. Onlar Ona zarar veremeyeceklerdir. Bu sözleri seninle buraya gelen yol arkadaşlarına söyleme. Onların hîlesinden emîn değilim. Allahü teâlâ korusun, Onu öldürmek kasdıyla bir tuzak kurarlar. Elbette bunlar veyâ bunların oğulları Ona düşmânlık edecekler, belki savaşacaklardır. Fakat Hak Sübhânehü ve teâlâ senin torununu onların hepsine karşı gâlib edecektir...” Seyf ibni Zilyezn, sesi titreyerek sözlerine şöyle devam etti: “EMANETİ SANA BIRAKIYORUM” “Eğer ömrümün yeteceğini bilseydim, bütün ordularımı Medîne’ye toplardım. Orayı kendime şehir seçerdim. Ona yardım etmekle şereflenirdim. Çünkü, kitâblarımızda Onun Medîne’ye yerleşeceği, yanî yerinin Medîne olduğu bildirilmiştir. İşleri orada yapacak, yardımcıları oradan olacak. Defnedileceği yer orası olacaktır. Şimdi Ona bir zarar gelmesinden korkmasaydım, bütün Arabistan halkını Ona tâbi olmaya ve îmân etmeye çağırırdım. Bu emâneti sana bırakıyorum. Bu husûsta bir kusûr etmeyesin...” Sonra hükümdar misâfirlerinin her birine misli görülmemiş hediyeler verdi ve “Gelecek sene tekrâr geliniz” dedi. Fakat hükümdar Seyf ibni Zilyezn o sene vefât etti... [/B][/COLOR][FONT=Tahoma][COLOR=black]Vehbi Tülek[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
“O Peygamberin dedesi sensin!..”
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst