Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
O zaman Bilaller vardı..!!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Aks_i_NuR" data-source="post: 133329" data-attributes="member: 13438"><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>***</em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Köleydi Bilal. Efendisi Umeyye bin Halef, şirkin kararttığı bu çirkin kalpli adam kölesinin gönlündeki aydınlığı, iman ışığını sezmişti. Öfkesinden deli divane olmuş, küplere binmişti. Nasıl olurdu Kendisinin izni olmadan efendisine sormadan köle Bilal, nasıl olurdu da putları terk eder İslâm'ı seçerdi..? Hesap vermeliydi… Duramıyordu yerinde. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Çöl güneşinin alev alev yaktığı o Mekke gündüzünün öğle sıcağında yanan kumların üzerine Bilal'in, o temiz yürekli siyah tenli insanın çıplak vücudu gömülecekti. Gömülmekle de kalmayacak, üzerine kalkamayacağı kadar bir ağırlıkta koca taşlar dizilecekti. Böyle düşünüyordu zalim efendi Umeyye bin Halef ve düşündüğünü uygularken de en küçük bir acıma duygusu hissetmiyordu içinde. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bir insanın tahammül hudutlarını çoktan aşan dayanılmaz işkenceler altında yanan Bilal'in dudaklarından tek bir kelime duyuluyordu… </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc33cc">Ehad… Ehad… Ehad… </span></span></em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc33cc">Yani; Allah bir… Allah bir… Allah bir… </span></span></em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>İşkenceler ağırlaşıyordu ama Bilal'in cevabı asla değişmiyordu. Artıyordu işkenceler… Saatler geçiyor fakat cevap yine değişmiyordu. Bilal sadece <span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc33cc">"Ehad… Ehad… Ehad…" </span></span>diyordu. Işıktan mahrum Umeyye bin Halef, o incisiz sedef, o kararmış kalp işkence üzerine işkence deniyordu. Bilal'in cevabı değişmiyordu. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal bu kelimeleri öylesine içten söylüyor ve Yaradanına emanet ediyordu ki çöllerin her bir kum tanesinin arasına gömülüyordu başka da gizleyecek yer yoktu. Şahidi kumlardı. Bir Allah bir de meleklerdi. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #cc66cc"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc66cc">Göğsünün üzerindeki taş o her Ehad deyişte şahit oluyordu</span></span>.</span> Dersini almıştı Bilal. Laf olsun diye öylesine Ehad demiyordu. Bilerek söylüyordu, inanarak söylüyordu. Ehadiyetin cilvesine mazhardı. Her bir şeyde Halık-ı külli şey'in birçok isminin tecellisini tek tek görüyordu. Bilal'in kalbi ayna olmuş güneşi gösteriyordu. Onun için Bilal Ehad diyordu.</em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em> <span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc66cc">Bilal kalbinde tecelli eden esmayı okuyordu, Ehadiyyeti gösteriyordu</span></span>. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Allah birdi. Vahid-i Ehad'di. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bütün kâinatta taşınan isimlerin cilvesine mazhar bir kalpti bu mahiyetiyle. Bilal kalp aynasında tecelli eden Ehadiyeti okuyor, haykırıyordu. Rahmanın iltifatını hissediyordu üzerinde. Taş da baş da, kuru da yaş da O'nundu. Konuşan dil de atan kalp de Allah'ındı. Bilal Allah'ın isimlerini haykırıyordu. Ehad'i duymaya tahammül edemiyordular Mekkeli müşrikler. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Kaç saat, kaç gün sürdü, kim bilir kaç gece, kaç kez tekrarlandı bu işkence. Kimsenin bir şey bildiği yoktu, Bilal de unutmuştu, unutulmuştu ama Allah unutmamıştı. Tarihler hakkında kayıt düşmüştü Bilal için. İnancı, dini üzere ısrarlı, değişmez, gönülden bağlı bir insan, diye. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Umeyye'nin çıldırdığı, kudurduğu, Bilal'in yine</em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em> <span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc66cc">Ehad… Ehad… Ehad</span></span>… diye soluduğu bir gündü. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>İlk inananlardan biri Ebu Bekir-i Sıddık göründü. Müslümanların, inananların derdinin, ihtiyacının karşılayıcısı, Hz Peygamber ( Aleyhisselatu Vesselam ) in dava arkadaşı, gönül dostu. müşrik Umeyye'ye laf anlatmak kolay değildi. Kaskatı kalbine bir şeyin etki etmesi imkânsızdı ama herkesin bir açık kapısı vardı. Belki kesesi kursağı laf anlardı. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>"Satar mısın" dedi Hazreti Ebabekir "bu köleyi bana..?" </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>"7 ukiyye verirsen olur " dedi Umeyye. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti Ebabekir: </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>"Salıver Bilal'i, gel al paranı" dedi. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Yaralı ve bitkindi vücudu ama dipdiriydi kalbi Bilal'in. Dilinde Ehad kelimeleri ile yattığı yerden doğruldu, yeniden dirilmiş gibi kalktı Bilal. Halsizdi ama şimdi yepyeni bir dünyanın eşiğindeydi. Ebu Bekir-i Sıddık büyük bir nezaketle "Artık Allah için hürsün Bilal" dedi. Bilal: "Allah mükâfatınızı kat kat versin" dedi ona. Hazreti Ömer bu olayı hiç unutmaz sık sık hatırlatırdı sahabelere. "Efendimiz seyyidimiz Bilal, seyyidimiz Ebu Bekir'in hasenatındandır. Sevabındandır, iyiliğindendir," derdi. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal putlaşmış nefisler adına kurban edilecekti güya ama bakın ki işe, Hazreti Bilal'i öldürmek istedikleri yerde </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal dirilmişti. </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal'i Ehad diriltmişti. Allah-u Teala birdi, güçlüydü, kuvvetliydi. Bilirdi kimin ne derdi var, kim ne zaman ne şekilde kurtulacak, kim nasıl selamete ve huzura kavuşacak bilirdi O Celle Celaluhu. </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal Ehad dedikçe ufuklar şahit tutuldu, melekler yazdı bu kelimeleri, unutulmadı. Ehad dedikçe yardımcılar Allah-u Teala'nın inayeti altında kol kanat gerdi onun için. </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal acılar içinde kıvranırken bile acıyordu kafirlere. Çünkü o acıyı bedeninde hissetmeyen, ruhunda hiç duymayan biriydi O. Gerçek acının ne olduğunu biliyordu. Kendisine işkence edenlerin Allah-u Teala'dan uzak kalan kalplerin, hidayet ve imandan uzakta kalan nasipsizlerin daha beter bir çölde, katılaşmış taştan da beter olan kalplerinin ağırlığı altında, cehennemden beter bir ateşte alev alev yandığını biliyordu, hissediyordu </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal. </em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal dipdiriydi. </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal ölmemişti. </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Hazreti </em></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>Bilal Habeşliydi. Ama hicret emri gelmesine rağmen Habeşistan'a hicret etmemişti. Mekke'de kalmayı tercih etmişti. Bu nokta ve bu incelik üzerinde durulmaya değer.Bilal şimdi sevinçliydi, neşeliydi. Çünkü muhacirler arasında Medine'de Hz. Peygamberin yanındaydı, sevdiği ile beraberdi. O'nun doyum olmaz hizmetindeydi, emrindeydi.</em></span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"> </p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"> </p><p></span><p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><strong><em><u>alıntı.</u></em></strong></span></span></span></p><p></span><p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Aks_i_NuR, post: 133329, member: 13438"] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]***[/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Köleydi Bilal. Efendisi Umeyye bin Halef, şirkin kararttığı bu çirkin kalpli adam kölesinin gönlündeki aydınlığı, iman ışığını sezmişti. Öfkesinden deli divane olmuş, küplere binmişti. Nasıl olurdu Kendisinin izni olmadan efendisine sormadan köle Bilal, nasıl olurdu da putları terk eder İslâm'ı seçerdi..? Hesap vermeliydi… Duramıyordu yerinde. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Çöl güneşinin alev alev yaktığı o Mekke gündüzünün öğle sıcağında yanan kumların üzerine Bilal'in, o temiz yürekli siyah tenli insanın çıplak vücudu gömülecekti. Gömülmekle de kalmayacak, üzerine kalkamayacağı kadar bir ağırlıkta koca taşlar dizilecekti. Böyle düşünüyordu zalim efendi Umeyye bin Halef ve düşündüğünü uygularken de en küçük bir acıma duygusu hissetmiyordu içinde. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bir insanın tahammül hudutlarını çoktan aşan dayanılmaz işkenceler altında yanan Bilal'in dudaklarından tek bir kelime duyuluyordu… [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I][SIZE=5][COLOR=#cc33cc]Ehad… Ehad… Ehad… [/COLOR][/SIZE][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I][SIZE=5][COLOR=#cc33cc]Yani; Allah bir… Allah bir… Allah bir… [/COLOR][/SIZE][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]İşkenceler ağırlaşıyordu ama Bilal'in cevabı asla değişmiyordu. Artıyordu işkenceler… Saatler geçiyor fakat cevap yine değişmiyordu. Bilal sadece [SIZE=5][COLOR=#cc33cc]"Ehad… Ehad… Ehad…" [/COLOR][/SIZE]diyordu. Işıktan mahrum Umeyye bin Halef, o incisiz sedef, o kararmış kalp işkence üzerine işkence deniyordu. Bilal'in cevabı değişmiyordu. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal bu kelimeleri öylesine içten söylüyor ve Yaradanına emanet ediyordu ki çöllerin her bir kum tanesinin arasına gömülüyordu başka da gizleyecek yer yoktu. Şahidi kumlardı. Bir Allah bir de meleklerdi. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I][COLOR=#cc66cc][SIZE=5][COLOR=#cc66cc]Göğsünün üzerindeki taş o her Ehad deyişte şahit oluyordu[/COLOR][/SIZE].[/COLOR] Dersini almıştı Bilal. Laf olsun diye öylesine Ehad demiyordu. Bilerek söylüyordu, inanarak söylüyordu. Ehadiyetin cilvesine mazhardı. Her bir şeyde Halık-ı külli şey'in birçok isminin tecellisini tek tek görüyordu. Bilal'in kalbi ayna olmuş güneşi gösteriyordu. Onun için Bilal Ehad diyordu.[/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I] [SIZE=5][COLOR=#cc66cc]Bilal kalbinde tecelli eden esmayı okuyordu, Ehadiyyeti gösteriyordu[/COLOR][/SIZE]. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Allah birdi. Vahid-i Ehad'di. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bütün kâinatta taşınan isimlerin cilvesine mazhar bir kalpti bu mahiyetiyle. Bilal kalp aynasında tecelli eden Ehadiyeti okuyor, haykırıyordu. Rahmanın iltifatını hissediyordu üzerinde. Taş da baş da, kuru da yaş da O'nundu. Konuşan dil de atan kalp de Allah'ındı. Bilal Allah'ın isimlerini haykırıyordu. Ehad'i duymaya tahammül edemiyordular Mekkeli müşrikler. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Kaç saat, kaç gün sürdü, kim bilir kaç gece, kaç kez tekrarlandı bu işkence. Kimsenin bir şey bildiği yoktu, Bilal de unutmuştu, unutulmuştu ama Allah unutmamıştı. Tarihler hakkında kayıt düşmüştü Bilal için. İnancı, dini üzere ısrarlı, değişmez, gönülden bağlı bir insan, diye. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Umeyye'nin çıldırdığı, kudurduğu, Bilal'in yine[/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I] [SIZE=5][COLOR=#cc66cc]Ehad… Ehad… Ehad[/COLOR][/SIZE]… diye soluduğu bir gündü. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]İlk inananlardan biri Ebu Bekir-i Sıddık göründü. Müslümanların, inananların derdinin, ihtiyacının karşılayıcısı, Hz Peygamber ( Aleyhisselatu Vesselam ) in dava arkadaşı, gönül dostu. müşrik Umeyye'ye laf anlatmak kolay değildi. Kaskatı kalbine bir şeyin etki etmesi imkânsızdı ama herkesin bir açık kapısı vardı. Belki kesesi kursağı laf anlardı. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]"Satar mısın" dedi Hazreti Ebabekir "bu köleyi bana..?" [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]"7 ukiyye verirsen olur " dedi Umeyye. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti Ebabekir: [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]"Salıver Bilal'i, gel al paranı" dedi. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Yaralı ve bitkindi vücudu ama dipdiriydi kalbi Bilal'in. Dilinde Ehad kelimeleri ile yattığı yerden doğruldu, yeniden dirilmiş gibi kalktı Bilal. Halsizdi ama şimdi yepyeni bir dünyanın eşiğindeydi. Ebu Bekir-i Sıddık büyük bir nezaketle "Artık Allah için hürsün Bilal" dedi. Bilal: "Allah mükâfatınızı kat kat versin" dedi ona. Hazreti Ömer bu olayı hiç unutmaz sık sık hatırlatırdı sahabelere. "Efendimiz seyyidimiz Bilal, seyyidimiz Ebu Bekir'in hasenatındandır. Sevabındandır, iyiliğindendir," derdi. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal putlaşmış nefisler adına kurban edilecekti güya ama bakın ki işe, Hazreti Bilal'i öldürmek istedikleri yerde [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal dirilmişti. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal'i Ehad diriltmişti. Allah-u Teala birdi, güçlüydü, kuvvetliydi. Bilirdi kimin ne derdi var, kim ne zaman ne şekilde kurtulacak, kim nasıl selamete ve huzura kavuşacak bilirdi O Celle Celaluhu. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal Ehad dedikçe ufuklar şahit tutuldu, melekler yazdı bu kelimeleri, unutulmadı. Ehad dedikçe yardımcılar Allah-u Teala'nın inayeti altında kol kanat gerdi onun için. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal acılar içinde kıvranırken bile acıyordu kafirlere. Çünkü o acıyı bedeninde hissetmeyen, ruhunda hiç duymayan biriydi O. Gerçek acının ne olduğunu biliyordu. Kendisine işkence edenlerin Allah-u Teala'dan uzak kalan kalplerin, hidayet ve imandan uzakta kalan nasipsizlerin daha beter bir çölde, katılaşmış taştan da beter olan kalplerinin ağırlığı altında, cehennemden beter bir ateşte alev alev yandığını biliyordu, hissediyordu [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal dipdiriydi. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal ölmemişti. [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Hazreti [/I][/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=#000000][I]Bilal Habeşliydi. Ama hicret emri gelmesine rağmen Habeşistan'a hicret etmemişti. Mekke'de kalmayı tercih etmişti. Bu nokta ve bu incelik üzerinde durulmaya değer.Bilal şimdi sevinçliydi, neşeliydi. Çünkü muhacirler arasında Medine'de Hz. Peygamberin yanındaydı, sevdiği ile beraberdi. O'nun doyum olmaz hizmetindeydi, emrindeydi.[/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][I][SIZE=4][/SIZE][/I][/B] [/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][B][I][SIZE=4][/SIZE][/I][/B] [/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [FONT=comic sans ms][CENTER][FONT=Verdana][SIZE=4][COLOR=black][B][I][U]alıntı.[/U][/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER][/FONT][CENTER][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
O zaman Bilaller vardı..!!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst