Öfkeyle kalkan cennete oturur!"...

Eyvàh!

Well-known member
Öfkeyle kalkan cennete oturur!"...

Hayır. Cümlede herhangi bir yanlışlık söz konusu değil.

"Öfkeyle kalkan cennete oturur!"...



Pek çoğunuzun bu söz böyle değil, bir yanlışın var, doğrusu : "Öfkeyle kalkan zararla oturur." dediğinizi duyar gibiyim.

Evet.Aslında doğrusu öyledir. Öfkeyle yapılan her eylem sonucunda geri dönüşü kısmen zor, genelde imkansız zararlara/pişmanlıklara neden olmaktadır. Herkesin öfkeli olduğunu da buna ekleyecek olursak, yeryüzünde pişmanlık yaşamamış insan yok gibidir vesselam.

Şurası bir gerçek ki hepimiz öfkeliyiz. Zira insan yaratılışı itibariyle öfke dediğimiz binek donanıma en başından be ri sahiptir. Bu sebeple kimse ben yumuşak huyluyum, hilm sahibiyim, öfkeli değilim demesin. Hz. Efendimiz(S.A.V)in dahi öfkelendiği anlar olmuştur pek tabii. Zaten asıl mesele "öfke" değil "öfkeli insan" meselesidir.

Şimdi bizim meselemizde bu. Pek çok kez olmuştur. Hepiniz yer yer zaman zaman bazı sebeplerden dolayı sinirlenmiş kızmış ve öfkelenmişsinizdir. Hatta bazen öfkenin şiddeti o kadar yüksektir ki hem kendinize hem de etrafınıza zarar verdiğiniz olmuştur.

Zaten bu da "Öfkeyle kalkan zararla oturur." atasözünün gerçekliğini doğrulamaktadır.

İnsan öfkelendiği an a o kadar çok odaklanır ki gözü hiçbirşey görmez olur. Ve eğer dikkat eder iseniz öfkenin şiddeti ilk başta hafif iken gittikçe artan bir ivme izler. Bunun en büyük nedeni "sinsi vesveseci" nin ve nefsimizin boş durmamasıdır. Bu iki sebebinde müdahil olması ile insan hayatı boyunca pişmanlık duyabileceği pek çok davranışı eylemi sergileyebilmektedir. Hatta bu eylemler bazen insanın sadece dünyasını değil aynı zamanda ahiretini de kaybetmesine neden olabilmektedir.

Bu da "öfke" nin hafif e alınamayacak kadar ciddi bir mevzu olduğunu bizlere hatırlatır.

Peki "Öfkeyle kalkıp cennette oturmak!..." nasıl olur? Yada biz bu cümleyi neden söyledik?

İşte cevaplar :

Bismillahirrahmanirrahim.


"-Rabbinizin bağışına, ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.

-Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.



-Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.



-İşte onların mükafatı Rab’leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların mükafatı ne güzeldir!"
 
Üst