Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölmeden önce ölmek!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 162609" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: blue">Âlemlere rahmet Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.), birgün çok sevdiği kayınbiraderi Hz. Ömer (r.a.)'in oğlu Abdullah (r.a.)'ın omuzuna mübarek ellerini koyarak, dünyaya nasıl bakması gerektiği öğretti. Buyurdu ki:</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">"Ey Abdullah! Dünyada tıpkı bir garip hatta bir yolcu gibi davran!.."</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Efendimizin, dünyalardan kıymetli bu nasihatından sonra Hz. Abdullah'ın hep şöyle söylendiği rivayet olunur:</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">"Akşamı ettiğinde, sabahı bekleme!</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Sabaha çıktığında, akşamı bekleme!</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Sağlıklı günlerinde, hastalanacağın vakit için; hayatın boyunca da öleceğin zaman için tedbir al!.." (Buhari, Rikak 3. Tirmizi, Zühd: 25. İbni mâce, Zühd 3.)</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) Hz. Abdullah'a söyleyeceği sözü söylemeden önce O'nun omuzuna cennet rayihası gül elini koymuştu. Bu hareket, sözü söyleyenin söyleyeceği söze dikkat edilmesi gerektiğini ifade eder.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Efendimizin mübarek sözünde geçen garib kelimesi, memleketinden ve ailesinden uzakta bulunan kimse anlamına gelir. Yolcu da hemen hemen aynı anlamı ifade eder. Bu iki kelimenin arasındaki mânâ farkı şudur:</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Garip, memleketinden ve ailesinden uzak ise de, bulunduğu diyar-ı gurbette, ikamet ettiği yerde birkaç kişiyle dostluk kurmuş, tanıdık edinmiştir. Yolcu bundan da mahrum olan kişidir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Âlemlere Rahmet Efendimiz, Hz. Abdullah'a dünyada garib bir yolcu gibi yaşamayı tavsiye ederken, dünyayı ebedi bir vatan gibi görmemesini öğütlemiş oluyordu. Bir garib, bir yolcu gibi olan kimsenin, başkalarına karşı hasedi, kini, düşmanlığı, kavgası, hoş olmayan davranışları olmaz. Bütün bu anormallikler dünyaya olması gerekenden fazla meyledip gönül bağlamanın sonucudur.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Oysa insan, tükenmez arzularının esiri olmamalıdır. Mü'min kişi, Allah'a karşı itaat ve tâati artırmak için her ânı, sağlığı ve hayatı ganimet bilmelidir...</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">İnsan, aile ocağından ayrı düşmüş bir garib gibi davranmalıdır. Kendini bir yolcu saymalıdır. Çünkü yolcu, uğradığı yerlerdeki güzelliklere gönül bağlayıp oralara takılıp kalmaz. Yolculuk boyu gelebilecek tehlikeleri dâima dikkate alır. Mü'min, işte böyle bir yolcu olduğunu düşünmeli.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Hz. Abdullah (r.a.), Rasülullah (s.a.v.)'ın bu nasihatlerini aynen tutmuş, dünyanın geçici zevklerine asla aldanmamıştır.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Bu güzel insan, arzu edilen miktarca dünya malına sahip olduğu hâlde gönlünü bunlara kaptırmamış, dünyasını âhiretine satmıştır. Hz. Abdullah, Efendimizin gerçek âşığı olarak yaşamış, hayatını O'nun sünnetine göre düzenlemiş, bu çizgiden hiçbir zaman sapmamış bir zattır. Efendimizin verdiği öğüdü açıklayan cümleleri aklı başında mü'minler için büyük mânâlar ifade eder. Hz. Abdullah'ın şu sözlerine bakın:</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">"Dere tepe demeden yoluna devam ederken tembellik yapma. Sen, önünde uzun bir yol bulunan yolcusun. Gevşeyip kalma. Sabaha çıkınca. Seni ölümün daha önce yakalayacağını düşün ve ona göre hareket et..."</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Bu sözler bize dünyayı, dünya yolculuğunu ve yolun sonununu ne güzel anlatmaktadır. "Ölmeden önce ölmek" denilen olay da bu olmalıdır herhâlde...</span></strong></p><p></p><p></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="color: blue"><strong><span style="color: black">Mevlüt Özcan</span> -</strong> Milli Gazete</span></p><p style="text-align: right"><strong><strong><span style="color: black">2009-10-24</span></strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 162609, member: 8679"] [B][COLOR=blue]Âlemlere rahmet Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.), birgün çok sevdiği kayınbiraderi Hz. Ömer (r.a.)'in oğlu Abdullah (r.a.)'ın omuzuna mübarek ellerini koyarak, dünyaya nasıl bakması gerektiği öğretti. Buyurdu ki:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]"Ey Abdullah! Dünyada tıpkı bir garip hatta bir yolcu gibi davran!.."[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Efendimizin, dünyalardan kıymetli bu nasihatından sonra Hz. Abdullah'ın hep şöyle söylendiği rivayet olunur:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]"Akşamı ettiğinde, sabahı bekleme![/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Sabaha çıktığında, akşamı bekleme![/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Sağlıklı günlerinde, hastalanacağın vakit için; hayatın boyunca da öleceğin zaman için tedbir al!.." (Buhari, Rikak 3. Tirmizi, Zühd: 25. İbni mâce, Zühd 3.)[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) Hz. Abdullah'a söyleyeceği sözü söylemeden önce O'nun omuzuna cennet rayihası gül elini koymuştu. Bu hareket, sözü söyleyenin söyleyeceği söze dikkat edilmesi gerektiğini ifade eder.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Efendimizin mübarek sözünde geçen garib kelimesi, memleketinden ve ailesinden uzakta bulunan kimse anlamına gelir. Yolcu da hemen hemen aynı anlamı ifade eder. Bu iki kelimenin arasındaki mânâ farkı şudur:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Garip, memleketinden ve ailesinden uzak ise de, bulunduğu diyar-ı gurbette, ikamet ettiği yerde birkaç kişiyle dostluk kurmuş, tanıdık edinmiştir. Yolcu bundan da mahrum olan kişidir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Âlemlere Rahmet Efendimiz, Hz. Abdullah'a dünyada garib bir yolcu gibi yaşamayı tavsiye ederken, dünyayı ebedi bir vatan gibi görmemesini öğütlemiş oluyordu. Bir garib, bir yolcu gibi olan kimsenin, başkalarına karşı hasedi, kini, düşmanlığı, kavgası, hoş olmayan davranışları olmaz. Bütün bu anormallikler dünyaya olması gerekenden fazla meyledip gönül bağlamanın sonucudur.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Oysa insan, tükenmez arzularının esiri olmamalıdır. Mü'min kişi, Allah'a karşı itaat ve tâati artırmak için her ânı, sağlığı ve hayatı ganimet bilmelidir...[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]İnsan, aile ocağından ayrı düşmüş bir garib gibi davranmalıdır. Kendini bir yolcu saymalıdır. Çünkü yolcu, uğradığı yerlerdeki güzelliklere gönül bağlayıp oralara takılıp kalmaz. Yolculuk boyu gelebilecek tehlikeleri dâima dikkate alır. Mü'min, işte böyle bir yolcu olduğunu düşünmeli.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Hz. Abdullah (r.a.), Rasülullah (s.a.v.)'ın bu nasihatlerini aynen tutmuş, dünyanın geçici zevklerine asla aldanmamıştır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bu güzel insan, arzu edilen miktarca dünya malına sahip olduğu hâlde gönlünü bunlara kaptırmamış, dünyasını âhiretine satmıştır. Hz. Abdullah, Efendimizin gerçek âşığı olarak yaşamış, hayatını O'nun sünnetine göre düzenlemiş, bu çizgiden hiçbir zaman sapmamış bir zattır. Efendimizin verdiği öğüdü açıklayan cümleleri aklı başında mü'minler için büyük mânâlar ifade eder. Hz. Abdullah'ın şu sözlerine bakın:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]"Dere tepe demeden yoluna devam ederken tembellik yapma. Sen, önünde uzun bir yol bulunan yolcusun. Gevşeyip kalma. Sabaha çıkınca. Seni ölümün daha önce yakalayacağını düşün ve ona göre hareket et..."[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bu sözler bize dünyayı, dünya yolculuğunu ve yolun sonununu ne güzel anlatmaktadır. "Ölmeden önce ölmek" denilen olay da bu olmalıdır herhâlde...[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue][/COLOR][/B] [B][COLOR=blue][/COLOR][/B] [B][COLOR=blue][/COLOR][/B] [COLOR=blue][B][COLOR=black]Mevlüt Özcan[/COLOR] -[/B] Milli Gazete[/COLOR] [RIGHT][B][B][COLOR=black]2009-10-24[/COLOR][/B][/B][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölmeden önce ölmek!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst