Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölmeden Önce ölün..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kayýp_gül" data-source="post: 34131" data-attributes="member: 3579"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Hayatımın en büyük dersini birkaç yıl önce bir arkadaşımdan aldım. Arkadaşım; ''Sıtkı, birçok seminer veriyorsun, insanlara hitap ediyorsun, izin verirsen ben sana bir hayat dersi vereyim de insanlara bunu anlat.'' dedi, ben de kabul ettim.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Beni hipnoz etti ve ölmeden birkaç dakika öncesini yaşattı. Ben yatağa uzanmışım, onun telkinleriyle ölümü bekliyorum ve biliyorumki bir kaç dakika sonra hayata gözlerimi kapayacağım. Onun telkinleriyle yaşarken beraber olduğum eşim, dostum, arkadaşlarım, sırayla baş ucuma geliyorlar. Ben yaşarken onlara söyleyemediğim duygu ve düşüncelerimi haykırarak söylüyorum. Uyandığımda üstümün başımın ıslak olduğunu gördüm. Arkadaşım: ''Sıtkı, çok ağladın ama birinde daha çok ağladın. Merak ettim, kimdi o kişi?'' dedi.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Üniversitede 4 yıl aynı evde kaldığım, Feyzullah Bekir Çırak diye bir arkadaşım vardı. Feyzullah'ın mükemmel bir taklit ve stand-up yeteneği vardı. Oğuz bey'le seminerlere gittiğimde Feyzullah'ı da götürürdük ve o 10-15 dk boyunca insanları gülmekten kırar geçirirdi. 1999 yazında Isparta'da sınavları bitirip beraber İstanbul'a geldik. Bekar bir arkadaşımızın Ünalan mahallesinin üstünde Küçük Çamlıca'ya yakın bir yerdeki evine yerleştik. Feyzullah 3 ay radyo programı yapacaktı, ben de eğitimlere katılıp kendimizi geliştirecektik.Bilirsiniz bir paket hazır çorbaya 5 bardak yani 1 lt su konur biz 8-9 bardak koyuyor günlerce yiyorduk.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> En büyük zevkimiz pazar günleri Büyük Çamlıca sosyal tesislerine çıkıp boğazı izlemekti. Birer simit alırdık..Paramız olursa birer gözleme bir de meşrubat. Konaktan geçer; ''Acaba bir gün biz de buralara gelebilir miyiz?'' derdik. Bugüne kadar Türkiye'nin 60 ilini gezip gittiğimiz heryerde oranın en güzel yemeklerini yedik. Bİr ramazanda iki iftar ve iki sahuru yaptığımız kuru pidenin tadını hiç bir yerde bulamadık.Çünkü onun üstünde gözyaşı vardı ve her lokmasını vücut hücremizde hissediyorduk.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Feyzullah benim hayattaki en iyi arkadaşımdı. En çok güvendiğim ve sevdiğim kişiydi ve çok iyi bir dostluğumuz vardı. Ama bilirsiniz en iyi dostlar hep küs dururlar, dargındırlar, birbirlerinin kalbini kırarlar. Biz de öyleydik.Otobüste yanyana, otelde aynı odada olurdu ama konuşmadığımız anlar olurdu.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Ve bir gün bir telefon bütün dünyamı yıktı. Arkadaşım Denizli de beyin kanaması geçirmişti ve hastahanede yatıyordu. Hemen gittim odasına girdim. Doktor beyinsel ölümün gerçekleştiğini, kalbinin durmasını beklediklerini söyledi. 23 yaşında, canınız, ciğeriniz, kardeşiniz, hayalleriniz ve hedefleriniz olan can dostunuz bir kaç saat sonra hayata gözlerini yumuyor. Defnediyorsunuz, ağlıyorsunuz ama hiç bir anlam ifade etmiyor..</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Hep yüreğimde şu ıstırabı, acıyı duyuyorum. Keşke Feyzullah'a sımsıkı sarılıp onu çok sevdiğimi söyleyebilseydim. Kemiklerini kırarcasına sarılıp şimdi söylemenin hiç bir anlam ifade etmediğini biliyorum.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Ama bu olay bütün hayatımı değiştirdi. Şimdi tüm sevdiklerime onları çok sevdiği söylüyorum.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Sabah evden çıkarken eşimle kızımla artık bir başka vedalaşıyorum. Çünkü şunu öğrendim. Sabah evden çıkıp eve gidememek, akşam eve gidip, evdekileri görememek var.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Şunu öğrendim: Bugün dilimle, istediğim kişiye istediğimi söyleyebiliyorum. Ama bu dilin yarın konuşamama ihtimali varsa..Çok istememe rağmen sevdiklerime güzel sözcükler söyleyemeyeceksem ben bu dilimle dostlarımın kalbini nasıl kırarım?</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Ellerim bugün tutuyor. Yarın tutamama ihtimali varsa bugün dostlarımı nasıl kucaklamam..</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Dostlar..! Bu dünyada neyi paylaşamıyoruz? Paylaşılamayacak kadar kıymetli olan şey ne? Komşumuz gürültü yaptı, halı silkelediyse peşinden kavga, gürültü, küs geliyor. Sabah bir sela ile komşunuzun ölüm haberini aldığınızı düşünün.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> İş yerinde lüzumsuz yere birsürü tartışma ve birbirimizin kalbini kırma. Küs ayrılırız. Ertesi gün geldiğimizde arkadaşımzın ölüm ölüm haberini aldığımızda herhalde en çok üzülen biz oluruz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Dostlar hayatta sevgi yoksa, dostluk yoksa, paylaşım yoksa gerisi boş. Sevdiklerimize sevgimizi haykırarak söyleyelim. Onların buna ihtiyacı var. Nereden mi biliyorum. Bizim ihtiyacımız var da ondan.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Sevdiğinize hasret kalmak mı zor?</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"> Sevdiğinizin sevgisine hasret kalmak mı?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">(sıtkı aslanhan'ın hayata gülümse adlı kitabından alıntı)</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kayýp_gül, post: 34131, member: 3579"] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=seagreen]Hayatımın en büyük dersini birkaç yıl önce bir arkadaşımdan aldım. Arkadaşım; ''Sıtkı, birçok seminer veriyorsun, insanlara hitap ediyorsun, izin verirsen ben sana bir hayat dersi vereyim de insanlara bunu anlat.'' dedi, ben de kabul ettim. Beni hipnoz etti ve ölmeden birkaç dakika öncesini yaşattı. Ben yatağa uzanmışım, onun telkinleriyle ölümü bekliyorum ve biliyorumki bir kaç dakika sonra hayata gözlerimi kapayacağım. Onun telkinleriyle yaşarken beraber olduğum eşim, dostum, arkadaşlarım, sırayla baş ucuma geliyorlar. Ben yaşarken onlara söyleyemediğim duygu ve düşüncelerimi haykırarak söylüyorum. Uyandığımda üstümün başımın ıslak olduğunu gördüm. Arkadaşım: ''Sıtkı, çok ağladın ama birinde daha çok ağladın. Merak ettim, kimdi o kişi?'' dedi. Üniversitede 4 yıl aynı evde kaldığım, Feyzullah Bekir Çırak diye bir arkadaşım vardı. Feyzullah'ın mükemmel bir taklit ve stand-up yeteneği vardı. Oğuz bey'le seminerlere gittiğimde Feyzullah'ı da götürürdük ve o 10-15 dk boyunca insanları gülmekten kırar geçirirdi. 1999 yazında Isparta'da sınavları bitirip beraber İstanbul'a geldik. Bekar bir arkadaşımızın Ünalan mahallesinin üstünde Küçük Çamlıca'ya yakın bir yerdeki evine yerleştik. Feyzullah 3 ay radyo programı yapacaktı, ben de eğitimlere katılıp kendimizi geliştirecektik.Bilirsiniz bir paket hazır çorbaya 5 bardak yani 1 lt su konur biz 8-9 bardak koyuyor günlerce yiyorduk. En büyük zevkimiz pazar günleri Büyük Çamlıca sosyal tesislerine çıkıp boğazı izlemekti. Birer simit alırdık..Paramız olursa birer gözleme bir de meşrubat. Konaktan geçer; ''Acaba bir gün biz de buralara gelebilir miyiz?'' derdik. Bugüne kadar Türkiye'nin 60 ilini gezip gittiğimiz heryerde oranın en güzel yemeklerini yedik. Bİr ramazanda iki iftar ve iki sahuru yaptığımız kuru pidenin tadını hiç bir yerde bulamadık.Çünkü onun üstünde gözyaşı vardı ve her lokmasını vücut hücremizde hissediyorduk. Feyzullah benim hayattaki en iyi arkadaşımdı. En çok güvendiğim ve sevdiğim kişiydi ve çok iyi bir dostluğumuz vardı. Ama bilirsiniz en iyi dostlar hep küs dururlar, dargındırlar, birbirlerinin kalbini kırarlar. Biz de öyleydik.Otobüste yanyana, otelde aynı odada olurdu ama konuşmadığımız anlar olurdu. Ve bir gün bir telefon bütün dünyamı yıktı. Arkadaşım Denizli de beyin kanaması geçirmişti ve hastahanede yatıyordu. Hemen gittim odasına girdim. Doktor beyinsel ölümün gerçekleştiğini, kalbinin durmasını beklediklerini söyledi. 23 yaşında, canınız, ciğeriniz, kardeşiniz, hayalleriniz ve hedefleriniz olan can dostunuz bir kaç saat sonra hayata gözlerini yumuyor. Defnediyorsunuz, ağlıyorsunuz ama hiç bir anlam ifade etmiyor.. Hep yüreğimde şu ıstırabı, acıyı duyuyorum. Keşke Feyzullah'a sımsıkı sarılıp onu çok sevdiğimi söyleyebilseydim. Kemiklerini kırarcasına sarılıp şimdi söylemenin hiç bir anlam ifade etmediğini biliyorum. Ama bu olay bütün hayatımı değiştirdi. Şimdi tüm sevdiklerime onları çok sevdiği söylüyorum. Sabah evden çıkarken eşimle kızımla artık bir başka vedalaşıyorum. Çünkü şunu öğrendim. Sabah evden çıkıp eve gidememek, akşam eve gidip, evdekileri görememek var. Şunu öğrendim: Bugün dilimle, istediğim kişiye istediğimi söyleyebiliyorum. Ama bu dilin yarın konuşamama ihtimali varsa..Çok istememe rağmen sevdiklerime güzel sözcükler söyleyemeyeceksem ben bu dilimle dostlarımın kalbini nasıl kırarım? Ellerim bugün tutuyor. Yarın tutamama ihtimali varsa bugün dostlarımı nasıl kucaklamam.. Dostlar..! Bu dünyada neyi paylaşamıyoruz? Paylaşılamayacak kadar kıymetli olan şey ne? Komşumuz gürültü yaptı, halı silkelediyse peşinden kavga, gürültü, küs geliyor. Sabah bir sela ile komşunuzun ölüm haberini aldığınızı düşünün. İş yerinde lüzumsuz yere birsürü tartışma ve birbirimizin kalbini kırma. Küs ayrılırız. Ertesi gün geldiğimizde arkadaşımzın ölüm ölüm haberini aldığımızda herhalde en çok üzülen biz oluruz. Dostlar hayatta sevgi yoksa, dostluk yoksa, paylaşım yoksa gerisi boş. Sevdiklerimize sevgimizi haykırarak söyleyelim. Onların buna ihtiyacı var. Nereden mi biliyorum. Bizim ihtiyacımız var da ondan. Sevdiğinize hasret kalmak mı zor? Sevdiğinizin sevgisine hasret kalmak mı?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=black](sıtkı aslanhan'ın hayata gülümse adlı kitabından alıntı)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölmeden Önce ölün..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst