Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölüm Benim Doğum Günüm !
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 156524" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Elbâki, Hüve’l-Bâkî… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Her nefis ölümü tadıcıdır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">“Kabrin arkası için çalışınız, hakikî saâdet ve lezzet ondadır.” (B. S. Nursî) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Öldü, daha dün akşam vatanı için operasyona çıkan asker Muhammed şehid oldu. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Onu duyanların ilk sözü “İnnâ lillahî ve innâ ileyhi raciûn” oldu… Arkasından Fâtihalar yürüdü. Duâlar Muhammed’in en büyük ni’meti oldu, kabrine Nur oldu… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bütün köy ahalisi işte şu yüksek tepeye, mezarlığa kuruldu. Duâlarla, rahmet gözyaşlarıyla Muhammed cennetî âlemlere göçtü. (İnşâallah) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bir genç de şu şehre uzak, yüksek tepede herhangi bir fânînin mezarı yanı başında ölümü, öleceği günü düşündü. Daha ölüm düşüncelerine başlar başlamaz “Ölüm benim düğün günüm olsun” dedi ve gözyaşları toprağa yürüdü. Gerçekten insan için en acip şeylerden biridir ölüm. Düşünsenize, ölüyorsunuz. Zâhirde de olsa sevdiklerinizden ayrılıyorsunuz. Gülen yüzünüz gülmüyor artık. Sen, meselâ güzel çocukların başından okşardın ya, işte ellerin kıpırdamıyor artık. Ellerinin elinde değil artık masum çocukların başını okşamak. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bak hani hep tebessüm ederdin ya şeker çocuklara, şirin, tatlı çocuklara işte soluk bir hâl var şimdi suratında. İşte olmuyor, bir türlü kalbinin mutluluğunu yüzüne taşıramıyorsun. Bir türlü o tatlı bakışlarını konduramıyorsun çocukların al yanaklarına. Öylece olduğun yerde kalakalıyorsun… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><img src="http://img364.imageshack.us/img364/2011/yalnizliksmalljc4tj9.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Hani sabahın erken saatlerinde kalkardın ya. O seherin temiz ve rahmet kokulu havasını içine çekerdin. Güneşi sofrana kadar dâvet ederdin. Kuşları dinler, sütlü ekmeğini yerdin. Ve dışarıya çıktığında sizin köyün o pâk yüzlü ve nurlu analarına, Hatice teyzeye, Ahmed amcaya hayırlı sabahlar derdin ya, bir de içten muhabbetlerle gülümseyişin vardı ya hani, ha işte işte bak o da yok şimdi… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Belki onlar da fark ediyordur yokluğunu. Sabahın erken saatlerinde, güneşle birlikte üzerimize güneş gibi doğan o güleç yüzlü çocuk da nerelerde şimdi. Diyorlardır belki... Ne öldü mü? Onlar da belki ardından “İnnâ lillahî ve innâ ileyhi raciûn” derdi. Evet evet, gözleriniz görmüyor, göremiyor artık… Ellerin, hani şu güzel ağaçları, yıldızları, ay’ı, dağları, çiçekleri anlatırken hepsine birer birer işaret eden ellerin vardı ya. Sen onun ile Rabbinin san’atlarına nazarlarını çevirirdin insanların. İşte kalkmıyor, o ebedî nakışları gösteremiyor insanlara… Parmakların öldüğünü, solduğunu işaret ediyor. Kulakların, her sabah dinlediği o kuşların İlâhî bestesini, o tatlı kâinat mûsikisini duyamıyor işte. Ruhun coşamıyor… Kâinatın bütün sesleri bir tarafa sen bir tarafa… Yollarınız ayrılıyor… Kulağında yalnız ölümün sesi kalıyor… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Kalbin, hani o ebediyete müştak kalbin, Rabbine ebedî muhabbetler besleyen kalbin var ya, olmuyor işte, sevemiyor şimdi... Sevdiklerin bir tarafta sen bir tarafta öylece bakakalıyorsun, elinde değil hiçbir şey… Sadece seyrediyorsun… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Kalbin olduğun yerde, ölüm, ölüm, ölüm… Ve ‘Ben Allah’ın izniyle öldüm’ atışları yapıyor. Ne garip bir şey değil mi ölüm? Kapanıyor bu âleme açılan bütün kapılar. Göz kapanıyor, kulak kapanıyor, ruh uçup bedeninden ötelere çıkıyor. Kalp tam ‘Tik!’ deyip de yoluna koyulmuşken, bir ‘Tak!’ sesiyle duruyor. Ve yol bitiyor. Nefes tükeniyor… Son sözün küçük bir nefes… Hû oluyor… Dil çekiliyor içine, kendi âlemine… Neyin lezzetini alacak ki, bir tek ölümün lezzeti kalıyor damağında… Bir tek ölüm fısıltıları duyuluyor dudaklarında… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bir tek ölümü seyrediyor gözlerin, ölüm diye atıyor bak kalbin, ölüme sımsıkı sarılıyor ellerin... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Hakikaten çok ilginç bir şey değil mi ölüm? Düşünmesi bile içine ayrı bir hâl katıyor. Esâsen düşünmesi bile ayrı bir lezzet veriyor kimilerine… Evet evet, tarifsiz bir lezzet ölüm kimi için. Ne güzel değil mi? </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Seni yaratan, Her sabah yüzünün yüzüne canlı bir hâl katan, Sana her sabah tertemiz bir kâinat sunan. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Anneyi, babayı sana koruyucu melek yapan. Etrafını bin bir çiçekle donatan Allah’ına (cc), Yaradanına, Hâlıkına, Kerîmine, Rabbine gidiyorsun. İşte en tatlı lezzeti de belki de bu idi. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bir de gerçekçi olmalı insan. Ebediyete gitmek istiyorsa şu ölüm kapısını çalmadan gidemeyecek. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Ondandır korkmamalı ölümden. Sevmeli onu. Fânîlik ile ebediyet arasındaki ince ilişkileri ara ara hatırlamalı, şu dünyada misafir olduğunu unutmamalı… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bir misafir gibi misafirhane sahibinin emrine göre hareket etmeli, selâmetle kabir kapısını açıp, saadet-i ebediyeye gitmeli. “Ölüm benim doğum günüm olsun” dedi tekrar. Bunca duygu yoğunluğunun üstüne gözyaşlarını yine tutamadı… Ağladı, ağladı, ağladı… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bu gözyaşları Allah (cc) içindi. Bu bir nev'î rabıta-i mevt idi. Bir damlası bütün Cehennemi söndürebilirdi. Bütün karanlıkları aydınlatabilirdi. Çocuk en son sözü, kalemi bıraktı. Bir mezar taşına doya doya sarıldı. Yıllardır hasretle aradığı dostunu, arkadaşını bulmuş gibi. Ve elini toprağa attı. Bir avuç toprak aldı eline. Ve yoğurdu elinde bu çamur karışımı toprağı. Yoğurdu, yuvarladı ve sıktı… Hayatın içinde nizâmla, ikramlarla yoğurulduğunu hatırlayarak… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Ve sonra yavaş yavaş şehre, insanların içine, hayatın içine yürüdü, yürüdü, yürüdü… Ne garip tecellî idi.. Bugün onun doğum günüydü… </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span><p style="text-align: right"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> <span style="font-size: 10px"><u><span style="color: Red">CİHAN CAMBAZ</span></u></span></span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 156524, member: 27"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Elbâki, Hüve’l-Bâkî… Her nefis ölümü tadıcıdır. “Kabrin arkası için çalışınız, hakikî saâdet ve lezzet ondadır.” (B. S. Nursî) Öldü, daha dün akşam vatanı için operasyona çıkan asker Muhammed şehid oldu. Onu duyanların ilk sözü “İnnâ lillahî ve innâ ileyhi raciûn” oldu… Arkasından Fâtihalar yürüdü. Duâlar Muhammed’in en büyük ni’meti oldu, kabrine Nur oldu… Bütün köy ahalisi işte şu yüksek tepeye, mezarlığa kuruldu. Duâlarla, rahmet gözyaşlarıyla Muhammed cennetî âlemlere göçtü. (İnşâallah) Bir genç de şu şehre uzak, yüksek tepede herhangi bir fânînin mezarı yanı başında ölümü, öleceği günü düşündü. Daha ölüm düşüncelerine başlar başlamaz “Ölüm benim düğün günüm olsun” dedi ve gözyaşları toprağa yürüdü. Gerçekten insan için en acip şeylerden biridir ölüm. Düşünsenize, ölüyorsunuz. Zâhirde de olsa sevdiklerinizden ayrılıyorsunuz. Gülen yüzünüz gülmüyor artık. Sen, meselâ güzel çocukların başından okşardın ya, işte ellerin kıpırdamıyor artık. Ellerinin elinde değil artık masum çocukların başını okşamak. Bak hani hep tebessüm ederdin ya şeker çocuklara, şirin, tatlı çocuklara işte soluk bir hâl var şimdi suratında. İşte olmuyor, bir türlü kalbinin mutluluğunu yüzüne taşıramıyorsun. Bir türlü o tatlı bakışlarını konduramıyorsun çocukların al yanaklarına. Öylece olduğun yerde kalakalıyorsun… [/COLOR][/SIZE][/FONT] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][IMG]http://img364.imageshack.us/img364/2011/yalnizliksmalljc4tj9.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen] Hani sabahın erken saatlerinde kalkardın ya. O seherin temiz ve rahmet kokulu havasını içine çekerdin. Güneşi sofrana kadar dâvet ederdin. Kuşları dinler, sütlü ekmeğini yerdin. Ve dışarıya çıktığında sizin köyün o pâk yüzlü ve nurlu analarına, Hatice teyzeye, Ahmed amcaya hayırlı sabahlar derdin ya, bir de içten muhabbetlerle gülümseyişin vardı ya hani, ha işte işte bak o da yok şimdi… Belki onlar da fark ediyordur yokluğunu. Sabahın erken saatlerinde, güneşle birlikte üzerimize güneş gibi doğan o güleç yüzlü çocuk da nerelerde şimdi. Diyorlardır belki... Ne öldü mü? Onlar da belki ardından “İnnâ lillahî ve innâ ileyhi raciûn” derdi. Evet evet, gözleriniz görmüyor, göremiyor artık… Ellerin, hani şu güzel ağaçları, yıldızları, ay’ı, dağları, çiçekleri anlatırken hepsine birer birer işaret eden ellerin vardı ya. Sen onun ile Rabbinin san’atlarına nazarlarını çevirirdin insanların. İşte kalkmıyor, o ebedî nakışları gösteremiyor insanlara… Parmakların öldüğünü, solduğunu işaret ediyor. Kulakların, her sabah dinlediği o kuşların İlâhî bestesini, o tatlı kâinat mûsikisini duyamıyor işte. Ruhun coşamıyor… Kâinatın bütün sesleri bir tarafa sen bir tarafa… Yollarınız ayrılıyor… Kulağında yalnız ölümün sesi kalıyor… Kalbin, hani o ebediyete müştak kalbin, Rabbine ebedî muhabbetler besleyen kalbin var ya, olmuyor işte, sevemiyor şimdi... Sevdiklerin bir tarafta sen bir tarafta öylece bakakalıyorsun, elinde değil hiçbir şey… Sadece seyrediyorsun… Kalbin olduğun yerde, ölüm, ölüm, ölüm… Ve ‘Ben Allah’ın izniyle öldüm’ atışları yapıyor. Ne garip bir şey değil mi ölüm? Kapanıyor bu âleme açılan bütün kapılar. Göz kapanıyor, kulak kapanıyor, ruh uçup bedeninden ötelere çıkıyor. Kalp tam ‘Tik!’ deyip de yoluna koyulmuşken, bir ‘Tak!’ sesiyle duruyor. Ve yol bitiyor. Nefes tükeniyor… Son sözün küçük bir nefes… Hû oluyor… Dil çekiliyor içine, kendi âlemine… Neyin lezzetini alacak ki, bir tek ölümün lezzeti kalıyor damağında… Bir tek ölüm fısıltıları duyuluyor dudaklarında… Bir tek ölümü seyrediyor gözlerin, ölüm diye atıyor bak kalbin, ölüme sımsıkı sarılıyor ellerin... Hakikaten çok ilginç bir şey değil mi ölüm? Düşünmesi bile içine ayrı bir hâl katıyor. Esâsen düşünmesi bile ayrı bir lezzet veriyor kimilerine… Evet evet, tarifsiz bir lezzet ölüm kimi için. Ne güzel değil mi? Seni yaratan, Her sabah yüzünün yüzüne canlı bir hâl katan, Sana her sabah tertemiz bir kâinat sunan. Anneyi, babayı sana koruyucu melek yapan. Etrafını bin bir çiçekle donatan Allah’ına (cc), Yaradanına, Hâlıkına, Kerîmine, Rabbine gidiyorsun. İşte en tatlı lezzeti de belki de bu idi. Bir de gerçekçi olmalı insan. Ebediyete gitmek istiyorsa şu ölüm kapısını çalmadan gidemeyecek. Ondandır korkmamalı ölümden. Sevmeli onu. Fânîlik ile ebediyet arasındaki ince ilişkileri ara ara hatırlamalı, şu dünyada misafir olduğunu unutmamalı… Bir misafir gibi misafirhane sahibinin emrine göre hareket etmeli, selâmetle kabir kapısını açıp, saadet-i ebediyeye gitmeli. “Ölüm benim doğum günüm olsun” dedi tekrar. Bunca duygu yoğunluğunun üstüne gözyaşlarını yine tutamadı… Ağladı, ağladı, ağladı… Bu gözyaşları Allah (cc) içindi. Bu bir nev'î rabıta-i mevt idi. Bir damlası bütün Cehennemi söndürebilirdi. Bütün karanlıkları aydınlatabilirdi. Çocuk en son sözü, kalemi bıraktı. Bir mezar taşına doya doya sarıldı. Yıllardır hasretle aradığı dostunu, arkadaşını bulmuş gibi. Ve elini toprağa attı. Bir avuç toprak aldı eline. Ve yoğurdu elinde bu çamur karışımı toprağı. Yoğurdu, yuvarladı ve sıktı… Hayatın içinde nizâmla, ikramlarla yoğurulduğunu hatırlayarak… Ve sonra yavaş yavaş şehre, insanların içine, hayatın içine yürüdü, yürüdü, yürüdü… Ne garip tecellî idi.. Bugün onun doğum günüydü… [/COLOR][/SIZE][/FONT][RIGHT][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen] [SIZE=2][U][COLOR=Red]CİHAN CAMBAZ[/COLOR][/U][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölüm Benim Doğum Günüm !
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst