Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
ölüm ezeliyete nasıl şehadet eder?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 211930" data-attributes="member: 9260"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue">Aynen öyle de: Şu mevcûdât-ı seyyale, vücudlarıyla ve hayatlarıyla Vâcib-ül</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue">Vücud'un vücub-u vücuduna ve Ehadiyetine şehadet ettikleri gibi; zevalleriyle, ölümleriyle o Vâcib-ül Vücud'un Ezeliyetine, Sermediyyetine ve Ehadiyyetine şehadet ederler.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"> Evet gece gündüz, kış ve yaz, asırlar ve devirlerin değişmesiyle gurub ve uful içinde teceddüd eden ve tazelenen masnuat-ı cemile, mevcûdât-ı lâtife, elbette bir âlî ve sermedî ve daim-üt tecelli bir cemâl sahibinin vücud ve beka ve vahdetini gösterdikleri gibi; o masnuat, esbab-ı zâhiriye-i süfliyyeleriyle beraber zeval bulup ölmeleri, o esbabın hiçliğini ve bir perde olduğunu gösteriyorlar. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue">Şu hal kat'iyen isbat eder ki; şu san'atlar, şu nakışlar, şu cilveler; bütün esmâsı kudsiyye ve cemile olan bir Zât-ı Cemil-i Zülcelâl'in tazelenen san'atlarıdır, tahavvül eden nakışlarıdır, taharrük eden âyineleridir, birbiri arkasından gelen sikkeleridir, hikmetle değişen hâtemleridir.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: darkslateblue"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Hem baharın herbir günü, herbir haftası, birer taife-i nebatâtın birer bayramı hükmünde olduğu için, herbir taifesi dahi kendi Sultanının o taifeye ihsan ettiği güzel hediyeleri teşhir için ona taktığı murassa nişanları birer resm-i geçit tarzında o Sultan-ı Ezelî'nin nazar-ı şuhud ve işhâdına arzettiğinden ve öyle bir vaziyet gösterdiğinden, bütün nebatât ve eşcar gûya "San'at-ı Rabbâniye murassaatını ve çiçek ve meyve denilen fıtrat-ı İlahiyenin nişanlarını takınız, çiçekler açınız" emr-i Rabbâniyeyi dinliyorlar ki, rûy-i zemin dahi gâyet muhteşem bir bayram gününde, şahane resm-i geçitte, sürmeli formaları ve murassa nişanları parlayan bir ordugâhı temsil ediyor.</span></span></span></p><p><span style="color: darkslateblue"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="color: darkslateblue"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İşte şu derece hikmetli ve intizâmlı teçhizat ve tezyinât; elbette nihayetsiz kadîr bir sultanın, nihayet derecede hakîm bir hâkimin emriyle olduğunu kör olmayanlara gösterir.</span></span></span></p><p><span style="color: darkslateblue"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span><span style="color: darkred">onuncu söz</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"> </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #333399">Nasılki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdir iledir; öyle de<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> dünyadan gitmesi de bir halk ve takdir ile<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> bir hikmet ve tedbir iledir. Çünki en basit tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> hayattan daha muntazam bir eser-i sanat olduğunu gösteriyor. Zira meyvelerin<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> çekirdeklerin<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> tohumların mevti; tefessüh ile çürümek ve dağılmakla göründüğü halde<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> gayet muntazam bir muamele-i kimyeviye ve mizanlı bir imtizacat-ı unsuriye ve hikmetli bir teşekkülât-ı zerreviyeden ibaret olan bir yoğurmaktır ki<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> bu görünmeyen intizamlı ve hikmetli ölümü<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> sünbülün hayatıyla tezahür ediyor. Demek çekirdeğin mevti<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> sünbülün mebde-i hayatıdır; belki ayn-ı hayatı hükmünde olduğu için<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> şu ölüm dahi<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> hayat kadar mahluk ve muntazamdır. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #333399"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #333399"></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">Hem zîhayat meyvelerin yahut hayvanların mide-i insaniyede ölümleri<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> hayat-ı insaniyeye çıkmalarına menşe olduğundan; "o mevt<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> onların hayatından daha muntazam ve mahluk" denilir. </span></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"></span></span></span><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">İşte en edna tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti; böyle mahluk<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> hikmetli ve intizamlı olsa<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> elbette yer altına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> yer altına giren bir insan da<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Âlem-i Berzahta<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> elbette bir hayat-ı bâkiye sünbülü verecektir. (Mektubat<img src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />8)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: darkorchid"><strong>Yüce Allah yoktan yaratmış olduğu varlığı bir daha adem-i sırfa, yani ebedî yokluğa mahkum ederek zulmetmez ve haksızlık yapmaz. Çünkü “Adem şerr-i mahz ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler.” Bediüzzaman bu hususu şöyle izah eder: “Eşyada esas bekadır, adem değildir. Hattâ ademe gittiklerini zannettiğimiz kelimat, elfaz, tasavvurat gibi serîüzzeval olan bazı şeyler de ademe gitmiyorlar. Ancak suretlerini ve vaziyetlerini değişerek, zevalden masun kalıp bazı yerlerde tahassunla, adem-i mutlaka gitmezler. </strong>Fen dedikleri hikmet-i cedide, bu sırra vakıf olmuşsa da, vuzuhuyla vakıf olamamıştır. Ve aynı zamanda, "Âlemde adem-i mutlak yoktur. Ancak terekküp ve inhilâl vardır" diye ifrat ve hatâ etmiştir. Çünkü âlemde Cenab-ı Hakkın sun’uyla terkip vardır. Allah'ın izniyle tahlil vardır. Allah'ın emriyle icad ve idam vardır. (Mesnevi, 2005, Habbe, s.206</span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #9932cc">Evet, “<strong>Eşya zevale ve ademe gitmiyor; belki dâire-i kudretten dâire-i ilme geçiyor, âlem-i şehâdetten âlem-i gayba gidiyor, âlem-i tagayyür ve fenâdan âlem-i nura, bekâya müteveccih oluyor. </strong>Hakikat noktasında eşyadaki cemal ve kemâl, esmâ-i ilâhiyeye aittir ve onların nukuş ve cilveleridir. Mâdem esma bakidirler ve cilveleri dâimîdir; elbette nakışları teceddüt eder, tâzelenir ve güzelleşir. Ademe ve fenaya gitmiyor, belki, yalnız itibârî taayyünleri değişir.” (Mektubat, 2006, s. 484) </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #9932cc"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #9932cc"><strong>Eşya ve fiiller esma-i ilâhiyeye dayanarak beka bulduğu gibi, esma-i ilâhiyeye dayanarak hakikat olurlar. </strong>Yok olduklarını zannettiğimiz eşya ve fiiller esma-i ilâhiyeye dönerler. Lambadan çıkan ışık, lambanın sönmesi ile ışığının kaybolması gibi, esma-i ilâhiyeden çıkan vücutlar yine aslına döner.</span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #9932cc"> </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #9932cc"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: #9932cc"></span><span style="color: black"><strong>Kâinatta her şey Allah’ın ilim, irade ve kudreti ile meydana gelir, vücud âlemine çıkar. İş gören irade ve kudrettir. Zâhirî sebeplerin vazifesi vazife-i rububiyetin izzetini korumaktır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: black"></span> </span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"><span style="color: red">zeval ve ölüm üstadımızn açıkladığı gibi <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Vacib-ül Vücudun ezeliyetine</strong> şahitlik eder.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslateblue"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 211930, member: 9260"] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue]Aynen öyle de: Şu mevcûdât-ı seyyale, vücudlarıyla ve hayatlarıyla Vâcib-ül Vücud'un vücub-u vücuduna ve Ehadiyetine şehadet ettikleri gibi; zevalleriyle, ölümleriyle o Vâcib-ül Vücud'un Ezeliyetine, Sermediyyetine ve Ehadiyyetine şehadet ederler.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue] Evet gece gündüz, kış ve yaz, asırlar ve devirlerin değişmesiyle gurub ve uful içinde teceddüd eden ve tazelenen masnuat-ı cemile, mevcûdât-ı lâtife, elbette bir âlî ve sermedî ve daim-üt tecelli bir cemâl sahibinin vücud ve beka ve vahdetini gösterdikleri gibi; o masnuat, esbab-ı zâhiriye-i süfliyyeleriyle beraber zeval bulup ölmeleri, o esbabın hiçliğini ve bir perde olduğunu gösteriyorlar. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue]Şu hal kat'iyen isbat eder ki; şu san'atlar, şu nakışlar, şu cilveler; bütün esmâsı kudsiyye ve cemile olan bir Zât-ı Cemil-i Zülcelâl'in tazelenen san'atlarıdır, tahavvül eden nakışlarıdır, taharrük eden âyineleridir, birbiri arkasından gelen sikkeleridir, hikmetle değişen hâtemleridir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue][/COLOR][/SIZE] [COLOR=darkslateblue][SIZE=3][COLOR=darkred]Hem baharın herbir günü, herbir haftası, birer taife-i nebatâtın birer bayramı hükmünde olduğu için, herbir taifesi dahi kendi Sultanının o taifeye ihsan ettiği güzel hediyeleri teşhir için ona taktığı murassa nişanları birer resm-i geçit tarzında o Sultan-ı Ezelî'nin nazar-ı şuhud ve işhâdına arzettiğinden ve öyle bir vaziyet gösterdiğinden, bütün nebatât ve eşcar gûya "San'at-ı Rabbâniye murassaatını ve çiçek ve meyve denilen fıtrat-ı İlahiyenin nişanlarını takınız, çiçekler açınız" emr-i Rabbâniyeyi dinliyorlar ki, rûy-i zemin dahi gâyet muhteşem bir bayram gününde, şahane resm-i geçitte, sürmeli formaları ve murassa nişanları parlayan bir ordugâhı temsil ediyor. İşte şu derece hikmetli ve intizâmlı teçhizat ve tezyinât; elbette nihayetsiz kadîr bir sultanın, nihayet derecede hakîm bir hâkimin emriyle olduğunu kör olmayanlara gösterir. [/COLOR][COLOR=darkred]onuncu söz[/COLOR][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][COLOR=darkslateblue] [COLOR=#333399]Nasılki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdir iledir; öyle de[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] dünyadan gitmesi de bir halk ve takdir ile[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] bir hikmet ve tedbir iledir. Çünki en basit tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] hayattan daha muntazam bir eser-i sanat olduğunu gösteriyor. Zira meyvelerin[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] çekirdeklerin[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] tohumların mevti; tefessüh ile çürümek ve dağılmakla göründüğü halde[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] gayet muntazam bir muamele-i kimyeviye ve mizanlı bir imtizacat-ı unsuriye ve hikmetli bir teşekkülât-ı zerreviyeden ibaret olan bir yoğurmaktır ki[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] bu görünmeyen intizamlı ve hikmetli ölümü[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] sünbülün hayatıyla tezahür ediyor. Demek çekirdeğin mevti[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] sünbülün mebde-i hayatıdır; belki ayn-ı hayatı hükmünde olduğu için[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] şu ölüm dahi[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] hayat kadar mahluk ve muntazamdır. [/COLOR][FONT=Verdana][SIZE=3][COLOR=teal]Hem zîhayat meyvelerin yahut hayvanların mide-i insaniyede ölümleri[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] hayat-ı insaniyeye çıkmalarına menşe olduğundan; "o mevt[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] onların hayatından daha muntazam ve mahluk" denilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][COLOR=#333399][FONT=Verdana] [SIZE=3]İşte en edna tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti; böyle mahluk[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] hikmetli ve intizamlı olsa[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] elbette yer altına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] yer altına giren bir insan da[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] Âlem-i Berzahta[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG] elbette bir hayat-ı bâkiye sünbülü verecektir. (Mektubat[IMG]http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif[/IMG]8)[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=darkorchid][B]Yüce Allah yoktan yaratmış olduğu varlığı bir daha adem-i sırfa, yani ebedî yokluğa mahkum ederek zulmetmez ve haksızlık yapmaz. Çünkü “Adem şerr-i mahz ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler.” Bediüzzaman bu hususu şöyle izah eder: “Eşyada esas bekadır, adem değildir. Hattâ ademe gittiklerini zannettiğimiz kelimat, elfaz, tasavvurat gibi serîüzzeval olan bazı şeyler de ademe gitmiyorlar. Ancak suretlerini ve vaziyetlerini değişerek, zevalden masun kalıp bazı yerlerde tahassunla, adem-i mutlaka gitmezler. [/B]Fen dedikleri hikmet-i cedide, bu sırra vakıf olmuşsa da, vuzuhuyla vakıf olamamıştır. Ve aynı zamanda, "Âlemde adem-i mutlak yoktur. Ancak terekküp ve inhilâl vardır" diye ifrat ve hatâ etmiştir. Çünkü âlemde Cenab-ı Hakkın sun’uyla terkip vardır. Allah'ın izniyle tahlil vardır. Allah'ın emriyle icad ve idam vardır. (Mesnevi, 2005, Habbe, s.206[/COLOR] [COLOR=#9932cc][/COLOR] [COLOR=#9932cc]Evet, “[B]Eşya zevale ve ademe gitmiyor; belki dâire-i kudretten dâire-i ilme geçiyor, âlem-i şehâdetten âlem-i gayba gidiyor, âlem-i tagayyür ve fenâdan âlem-i nura, bekâya müteveccih oluyor. [/B]Hakikat noktasında eşyadaki cemal ve kemâl, esmâ-i ilâhiyeye aittir ve onların nukuş ve cilveleridir. Mâdem esma bakidirler ve cilveleri dâimîdir; elbette nakışları teceddüt eder, tâzelenir ve güzelleşir. Ademe ve fenaya gitmiyor, belki, yalnız itibârî taayyünleri değişir.” (Mektubat, 2006, s. 484) [B]Eşya ve fiiller esma-i ilâhiyeye dayanarak beka bulduğu gibi, esma-i ilâhiyeye dayanarak hakikat olurlar. [/B]Yok olduklarını zannettiğimiz eşya ve fiiller esma-i ilâhiyeye dönerler. Lambadan çıkan ışık, lambanın sönmesi ile ışığının kaybolması gibi, esma-i ilâhiyeden çıkan vücutlar yine aslına döner.[/COLOR] [COLOR=#9932cc][/COLOR] [COLOR=#9932cc] [/COLOR][COLOR=black][B]Kâinatta her şey Allah’ın ilim, irade ve kudreti ile meydana gelir, vücud âlemine çıkar. İş gören irade ve kudrettir. Zâhirî sebeplerin vazifesi vazife-i rububiyetin izzetini korumaktır. [/B] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS] [/FONT] [COLOR=darkorchid] [/COLOR][COLOR=red]zeval ve ölüm üstadımızn açıkladığı gibi [FONT=Comic Sans MS][B]Vacib-ül Vücudun ezeliyetine[/B] şahitlik eder.[/FONT][/COLOR] [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
ölüm ezeliyete nasıl şehadet eder?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst