Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Ölüm nedir ve nasıl oluyor?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="garp" data-source="post: 378527" data-attributes="member: 1024392"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Kaderle ölüm arasında nasıl bir bağlantı vardır? Ölümde irademizin sorumluluğu nedir? Ölümden kaçarken ölmek nasıl bir tecellidir?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ölümde kaderin hissesi ayrıdır ve bu hisse yaratmayla ilgilidir. Nitekim hayat nasıl yüzde yüz Allah’a ait bir tasarrufsa, ölüm de yüzde yüz Allah’a ait bir tasarruftur. “O ki, hayatı da, ölümü de yarattı...” 1 âyeti bu hakikati ifade eder. Zaten hayatı veren Cenâb-ı Hakk’ın, hayatı almayı kişinin kendisine veya başkasına bırakması eşyanın tabiatına da zıttır. Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, bir yaratma ve takdir ile gelen hayatın içinden ölümü çıkarıp alarak Allah’tan başkasına vermenin imkânı da, gereği da, anlamı da yoktur.2</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Fakat diğer İlâhî tasarruflar gibi, ölümde de ön plânda sebepler gözükür. Bunlar, başta sadece emri uygulayan Azrail (as); sonra Azrail (as) ile aramıza konulan musîbetler, hastalıklar, belâlar, ihmallikler, düşmanlıklar… vs. şeklinde tecelli ediyor.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ölümde Azrail’in (as) suçu ve sorumluluğu söz konusu olmaz. Çünkü Azrail (as) doğrudan Allah’ın tasarrufu kapsamında Allah’ın emrini yerine getirmektedir. Azrail (as) isyansız hilâfsız emir kuludur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Fakat Azrail’den (as) beride bulunan ve ölüm getiren sair sebeplerin suçları, kusurları ve hataları söz konusu edilir; sorulur, soruşturulur, araştırılır, mes’ûl tutulur ve bu mes’ûliyetle gerek dünyada, gerekse âhirette gerçek biçimde yargılanır. Ve yargılama sonucunda adalet gereği verilen ceza ile de zulüm edilmiş olmaz. Çünkü ortada bir ölüm varsa, bir de ölümün sorumlusu varsa hesap sorulur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Fakat bazen kader hükmünü icra edeceğinde, bir kaza ile ağını örer. Kaza sırasında basiretler düğümlenir, bütün tedbirler geçersiz kalır. Ve ölüm geliverir. Ölümün sorumlusunu da bulamazsınız. “İnnâ lillah ve innâ ileyhi raciun” demekten başka çaremiz kalmaz.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Meselâ bir ormanda ağaç kesen birisinin, kesilen ağaç kendi üzerine doğru yıkılma riski taşıdığında, altında kalmamak için kaçarken ağaca hedef olması ve ağacın altında can vermesi gibi bir tecelliyi düşünelim. Görürüz ki, ölümden kaçarken ölüm gelip bize çatar. O an ölüme, yani Allah’ın takdirine teslim olmaktan başka çaremiz olmaz. Çünkü kader var ve kader bizim her türlü tedbirimizi geçersiz kılar ve hükümsüz kılar. Böyle ölümlerde bizde kusur olsa bile, ölüme bilerek atlamak gibi bir kasıt olmadıkça, artık kusura bakılmaz. Yani ölümdür, takdirdir, Allah’ın emridir, hüküm Allah’ındır; gelip bulacaktır, bulur; alıp götürecektir, götürür; ölüm bir sebep tahtında gelecektir, bir sebep derhal yaratılır. Düşünülmeyen, hesapta olmayan sebepler yaratılır. Sıradan… Hiç böyle ölüm olur mu dedirtecek cinsten… Ama olur ve ölüm gelir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Unutmayalım: Doğum herkes için tektir; ama ölüm kişiye özeldir. Ölümün şartı da, şekli de, tecellî biçimi de kişiden kişiye değişir. Aynı feci kazada ölenler de vardır, burnu kanamadan kurtulanlar da. Ne ölenlere şanssız, ne kurtulanlara şanslı deme durumumuz vardır! Esasen ölüme ve hayata dair bir şey söylemeye yetkimiz yoktur! Ölümde eşitlik olmaz, aranmaz; ölümde takdir, meşîet ve irade esastır. Ölüm, en sığ görünümüyle, hayatı verenin hayatı geri almasından ibarettir. Hayatı veren Yaratıcı, hayatı dilediği anda, dilediği sebeple geri almaya elbette yetkilidir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ölümden kaçarken kaderi gereği ölüme yakalanan veya hiç hesapta olmadığı bir anda ölüme teslim olan birisi için söylenecek tek söz, “İnnâ lillah ve innâ ileyhi raciun” (Biz Allah için yaşarız ve Allah’a döneriz!) olmalıdır. Mü’min bir kişiye ölüm, bir kazanın eliyle gelmişse, Peygamber Efendimiz’in (asm) müjdesiyle o kişinin mânen şehit hükmünde olduğuna inanırız. Ve onu Allah’ın rahmetine ve mağfiretine ısmarlarız.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Burada artık sebepleri sorgulamamızın pek bir anlamı kalmaz. Boşuna vakit kaybetmiş oluruz. Yapmamız gereken tek şey: Sağ kalanlara sabır ve sıhhat temenni etmek, ölen için de rahmet, af ve mağfiret için duâ etmek olur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Bu vesileyle; örnek hadis çalışmalarıyla Kur’ân’ın vahiy kaynaklı tek müfessirinin hadisler olduğunu fiilî olarak ortaya koyan ve kütüb-ü sitte hadislerini Kur’ân’dan süzülen Risâle-i Nur penceresiyle yorumlayan ve müessif bir kaza ile Rahmet-i Rahman’a ve nur-u cinâna kavuşan değerli hocamız İbrahim Canan’a Cenâb-ı Erhamürrâhimînden rahmet; geride kalanlarına sabr-ı cemil niyaz ederim.</span></span></p><p></p><p>Dipnotlar:</p><p></p><p>1- Mülk Sûresi, 67/2.</p><p>2- Mektûbât, s. 13.</p><p></p><p></p><p>Süleyman Kösmene</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="garp, post: 378527, member: 1024392"] [FONT=Arial][SIZE=3]Kaderle ölüm arasında nasıl bir bağlantı vardır? Ölümde irademizin sorumluluğu nedir? Ölümden kaçarken ölmek nasıl bir tecellidir?” Ölümde kaderin hissesi ayrıdır ve bu hisse yaratmayla ilgilidir. Nitekim hayat nasıl yüzde yüz Allah’a ait bir tasarrufsa, ölüm de yüzde yüz Allah’a ait bir tasarruftur. “O ki, hayatı da, ölümü de yarattı...” 1 âyeti bu hakikati ifade eder. Zaten hayatı veren Cenâb-ı Hakk’ın, hayatı almayı kişinin kendisine veya başkasına bırakması eşyanın tabiatına da zıttır. Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, bir yaratma ve takdir ile gelen hayatın içinden ölümü çıkarıp alarak Allah’tan başkasına vermenin imkânı da, gereği da, anlamı da yoktur.2 Fakat diğer İlâhî tasarruflar gibi, ölümde de ön plânda sebepler gözükür. Bunlar, başta sadece emri uygulayan Azrail (as); sonra Azrail (as) ile aramıza konulan musîbetler, hastalıklar, belâlar, ihmallikler, düşmanlıklar… vs. şeklinde tecelli ediyor. Ölümde Azrail’in (as) suçu ve sorumluluğu söz konusu olmaz. Çünkü Azrail (as) doğrudan Allah’ın tasarrufu kapsamında Allah’ın emrini yerine getirmektedir. Azrail (as) isyansız hilâfsız emir kuludur. Fakat Azrail’den (as) beride bulunan ve ölüm getiren sair sebeplerin suçları, kusurları ve hataları söz konusu edilir; sorulur, soruşturulur, araştırılır, mes’ûl tutulur ve bu mes’ûliyetle gerek dünyada, gerekse âhirette gerçek biçimde yargılanır. Ve yargılama sonucunda adalet gereği verilen ceza ile de zulüm edilmiş olmaz. Çünkü ortada bir ölüm varsa, bir de ölümün sorumlusu varsa hesap sorulur. Fakat bazen kader hükmünü icra edeceğinde, bir kaza ile ağını örer. Kaza sırasında basiretler düğümlenir, bütün tedbirler geçersiz kalır. Ve ölüm geliverir. Ölümün sorumlusunu da bulamazsınız. “İnnâ lillah ve innâ ileyhi raciun” demekten başka çaremiz kalmaz. Meselâ bir ormanda ağaç kesen birisinin, kesilen ağaç kendi üzerine doğru yıkılma riski taşıdığında, altında kalmamak için kaçarken ağaca hedef olması ve ağacın altında can vermesi gibi bir tecelliyi düşünelim. Görürüz ki, ölümden kaçarken ölüm gelip bize çatar. O an ölüme, yani Allah’ın takdirine teslim olmaktan başka çaremiz olmaz. Çünkü kader var ve kader bizim her türlü tedbirimizi geçersiz kılar ve hükümsüz kılar. Böyle ölümlerde bizde kusur olsa bile, ölüme bilerek atlamak gibi bir kasıt olmadıkça, artık kusura bakılmaz. Yani ölümdür, takdirdir, Allah’ın emridir, hüküm Allah’ındır; gelip bulacaktır, bulur; alıp götürecektir, götürür; ölüm bir sebep tahtında gelecektir, bir sebep derhal yaratılır. Düşünülmeyen, hesapta olmayan sebepler yaratılır. Sıradan… Hiç böyle ölüm olur mu dedirtecek cinsten… Ama olur ve ölüm gelir. Unutmayalım: Doğum herkes için tektir; ama ölüm kişiye özeldir. Ölümün şartı da, şekli de, tecellî biçimi de kişiden kişiye değişir. Aynı feci kazada ölenler de vardır, burnu kanamadan kurtulanlar da. Ne ölenlere şanssız, ne kurtulanlara şanslı deme durumumuz vardır! Esasen ölüme ve hayata dair bir şey söylemeye yetkimiz yoktur! Ölümde eşitlik olmaz, aranmaz; ölümde takdir, meşîet ve irade esastır. Ölüm, en sığ görünümüyle, hayatı verenin hayatı geri almasından ibarettir. Hayatı veren Yaratıcı, hayatı dilediği anda, dilediği sebeple geri almaya elbette yetkilidir. Ölümden kaçarken kaderi gereği ölüme yakalanan veya hiç hesapta olmadığı bir anda ölüme teslim olan birisi için söylenecek tek söz, “İnnâ lillah ve innâ ileyhi raciun” (Biz Allah için yaşarız ve Allah’a döneriz!) olmalıdır. Mü’min bir kişiye ölüm, bir kazanın eliyle gelmişse, Peygamber Efendimiz’in (asm) müjdesiyle o kişinin mânen şehit hükmünde olduğuna inanırız. Ve onu Allah’ın rahmetine ve mağfiretine ısmarlarız. Burada artık sebepleri sorgulamamızın pek bir anlamı kalmaz. Boşuna vakit kaybetmiş oluruz. Yapmamız gereken tek şey: Sağ kalanlara sabır ve sıhhat temenni etmek, ölen için de rahmet, af ve mağfiret için duâ etmek olur. Bu vesileyle; örnek hadis çalışmalarıyla Kur’ân’ın vahiy kaynaklı tek müfessirinin hadisler olduğunu fiilî olarak ortaya koyan ve kütüb-ü sitte hadislerini Kur’ân’dan süzülen Risâle-i Nur penceresiyle yorumlayan ve müessif bir kaza ile Rahmet-i Rahman’a ve nur-u cinâna kavuşan değerli hocamız İbrahim Canan’a Cenâb-ı Erhamürrâhimînden rahmet; geride kalanlarına sabr-ı cemil niyaz ederim.[/SIZE][/FONT] Dipnotlar: 1- Mülk Sûresi, 67/2. 2- Mektûbât, s. 13. Süleyman Kösmene [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Ölüm nedir ve nasıl oluyor?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst