Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Ölüm Ötesi İçin Çalışmak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 483227" data-attributes="member: 1004566"><p>Ölüm Ötesi İçin Çalışmak </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“O gün ne mal fayda verir, ne de evlât. Ancak Allâh’a kalb-i selîm (tertemiz bir kalb) ile gelenler müstesnâ.” (Şuarâ, 88-89) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>“Akıllı, nefsine hâkim olup onu hesâba çekerek ölüm ötesi için çalışan, ahmak da nefsini hevâsına tâbî kıldığı hâlde Allâh’tan (hayır) umandır.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459; İbn-i Mâce, Zühd, 31) </p><p> </p><p></p><p>Kul, nefsânî vasıflarından kendi irâdesiyle vazgeçerse, şüphesiz Mevlâsı onu lutuf ve inâyetiyle yeniden ihyâ eder. Nitekim Cenâb-ı Hakk buyurur:</p><p></p><p>“Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz bir kimse, karanlıklar içerisinde kalıp oradan hiç çıkmayan gibi olur mu?” (En’âm, 122)</p><p></p><p>Bu kul, dünyâdayken nefsânî vasıflardan vazgeçtiği için kalbi dirilenlerden olur. Hazret-i Peygamber Efendimiz (sav), hadîs-i şerîfte:</p><p></p><p>“Mü’minin firâsetinden korkunuz! Çünkü o, Allâh’ın nûruyla bakar…” buyururlar.</p><p></p><p>Bütün bu ifâde edilenler, “Ölmeden evvel ölünüz!” emr-i Peygamberîsinin gerçekleşmesi için rûhânî hayatta tatbîk olunacak esaslardır. Bunları lâyıkıyla îfâya çalışan mü’minler, gayret ve sebâtlarındaki ciddiyet ve üzerlerindeki himmet nisbetinde bir terakkîye nâil olurlar. Muhakkak ki ihlâslı bir gayret, ilâhî lutufların da yardımıyla beklenen seâdeti hâsıl eder.</p><p></p><p>Dünyâ, aldatıcı bir serap, âhiret ise ölümsüz bir hayattır. Ölüm, kişinin husûsî kıyâmetidir. Kıyâmetimizden evvel uyanalım ki nedâmete uğrayanlardan olmayalım. Zîrâ her fânînin meçhul bir zaman ve mekânda Azrâil’le karşılaşacağı muhakkaktır. Ölümden kaçılacak hiçbir yer yoktur. O halde insan, ” ” yâni “(Vakit kaybetmeden) Allâh’a koşun…” (Zâriyât, 50) sırrından nasîb alarak rahmet-i ilâhiyyeyi yegâne sığınak kabûl etmelidir.</p><p>Bir kul, nefis sultasında sırf dünyâya îmân etmiş gibi yaşarsa, kabir ona karanlık bir dehliz olarak görülür. Ölümün dehşeti hiçbir şeyle mukâyese edilemeyecek derecede onu muzdarib kılar. Hal böyleyken yukarıda sayılan esaslara riâyetle benliğini aşar ve rûhunda meknûz olan meleklik sıfatının istikâmetinde merhaleler kat ederse ölüm, hayâl ötesi muazzam ve müteâl olan Rabb’e vuslatın mecbûrî bir şartı olarak görülür. Böylece ekseri insanlarda soğuk ürpertilere sebeb olan ölüm gönüllerde “refîk-ı âlâ”ya, yâni en yüce dosta kavuşma heyecanına dönüşür. Böyle ölümler, tasavvuf yolunun büyüklerinden Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin tâbiriyle “Şeb-i Arûs” yâni düğün gecesidir. Bu öyle bir yoldur ki, beşer için en dehşet verici vâkıâ olan ölümü âdetâ güzelleştirir. “Ölümü güzelleştirmek” için yegâne çâre de yukarıdaki ölçüleri hazmederek mânevî merhalelerde yol almak, kısaca âyet-i kerîmede buyurulduğu gibi “Yakîn (ölüm) gelene kadar Allâh’a ibâdet et”mek (Hicr, 99), yani lâyıkıyla kul olmaktır. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Mart-2000) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>el-Musavvir: Her mahlûku, ezelî hikmetinin gereği, çeşitli şekillerde yaratan, tasvir eden, her varlığa ayrı bir şekil ve özellik veren demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Rabbimiz, kâinâtı ilâhî muhabbet gözlüğüyle temâşâ edebilmeyi, onu şuur, duygu, vicdan ürperişleri ve îmânî heyecanlar zâviyesinden seyredebilmeyi, gözlerden akan nedâmet şebnemleri ile gufrân iklîmlerine ulaşmayı ve “ölmeden evvel ölünüz” sırrına ererek hakîkat âlemine uyanmayı nasîb eylesin!</p><p></p><p>Âmîn!..</p><p>Ne mutlu ölüm gelmeden evvel Rabbine dönebilenlere! </p><p> </p><p></p><p>Lügatçe</p><p>müstesnâ: Ayrıcalıklı. </p><p>hevâ: İstek. Nefsin isteği. Düşkünlük. Gelip geçici olan heves. Nefsin zararlı ve günah olan arzuları.</p><p>suâl: Soru. </p><p> </p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 483227, member: 1004566"] Ölüm Ötesi İçin Çalışmak Cenâb-ı Hak buyuruyor: “O gün ne mal fayda verir, ne de evlât. Ancak Allâh’a kalb-i selîm (tertemiz bir kalb) ile gelenler müstesnâ.” (Şuarâ, 88-89) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Akıllı, nefsine hâkim olup onu hesâba çekerek ölüm ötesi için çalışan, ahmak da nefsini hevâsına tâbî kıldığı hâlde Allâh’tan (hayır) umandır.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459; İbn-i Mâce, Zühd, 31) Kul, nefsânî vasıflarından kendi irâdesiyle vazgeçerse, şüphesiz Mevlâsı onu lutuf ve inâyetiyle yeniden ihyâ eder. Nitekim Cenâb-ı Hakk buyurur: “Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz bir kimse, karanlıklar içerisinde kalıp oradan hiç çıkmayan gibi olur mu?” (En’âm, 122) Bu kul, dünyâdayken nefsânî vasıflardan vazgeçtiği için kalbi dirilenlerden olur. Hazret-i Peygamber Efendimiz (sav), hadîs-i şerîfte: “Mü’minin firâsetinden korkunuz! Çünkü o, Allâh’ın nûruyla bakar…” buyururlar. Bütün bu ifâde edilenler, “Ölmeden evvel ölünüz!” emr-i Peygamberîsinin gerçekleşmesi için rûhânî hayatta tatbîk olunacak esaslardır. Bunları lâyıkıyla îfâya çalışan mü’minler, gayret ve sebâtlarındaki ciddiyet ve üzerlerindeki himmet nisbetinde bir terakkîye nâil olurlar. Muhakkak ki ihlâslı bir gayret, ilâhî lutufların da yardımıyla beklenen seâdeti hâsıl eder. Dünyâ, aldatıcı bir serap, âhiret ise ölümsüz bir hayattır. Ölüm, kişinin husûsî kıyâmetidir. Kıyâmetimizden evvel uyanalım ki nedâmete uğrayanlardan olmayalım. Zîrâ her fânînin meçhul bir zaman ve mekânda Azrâil’le karşılaşacağı muhakkaktır. Ölümden kaçılacak hiçbir yer yoktur. O halde insan, ” ” yâni “(Vakit kaybetmeden) Allâh’a koşun…” (Zâriyât, 50) sırrından nasîb alarak rahmet-i ilâhiyyeyi yegâne sığınak kabûl etmelidir. Bir kul, nefis sultasında sırf dünyâya îmân etmiş gibi yaşarsa, kabir ona karanlık bir dehliz olarak görülür. Ölümün dehşeti hiçbir şeyle mukâyese edilemeyecek derecede onu muzdarib kılar. Hal böyleyken yukarıda sayılan esaslara riâyetle benliğini aşar ve rûhunda meknûz olan meleklik sıfatının istikâmetinde merhaleler kat ederse ölüm, hayâl ötesi muazzam ve müteâl olan Rabb’e vuslatın mecbûrî bir şartı olarak görülür. Böylece ekseri insanlarda soğuk ürpertilere sebeb olan ölüm gönüllerde “refîk-ı âlâ”ya, yâni en yüce dosta kavuşma heyecanına dönüşür. Böyle ölümler, tasavvuf yolunun büyüklerinden Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin tâbiriyle “Şeb-i Arûs” yâni düğün gecesidir. Bu öyle bir yoldur ki, beşer için en dehşet verici vâkıâ olan ölümü âdetâ güzelleştirir. “Ölümü güzelleştirmek” için yegâne çâre de yukarıdaki ölçüleri hazmederek mânevî merhalelerde yol almak, kısaca âyet-i kerîmede buyurulduğu gibi “Yakîn (ölüm) gelene kadar Allâh’a ibâdet et”mek (Hicr, 99), yani lâyıkıyla kul olmaktır. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Mart-2000) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Musavvir: Her mahlûku, ezelî hikmetinin gereği, çeşitli şekillerde yaratan, tasvir eden, her varlığa ayrı bir şekil ve özellik veren demektir. Kısa Günün Kârı Rabbimiz, kâinâtı ilâhî muhabbet gözlüğüyle temâşâ edebilmeyi, onu şuur, duygu, vicdan ürperişleri ve îmânî heyecanlar zâviyesinden seyredebilmeyi, gözlerden akan nedâmet şebnemleri ile gufrân iklîmlerine ulaşmayı ve “ölmeden evvel ölünüz” sırrına ererek hakîkat âlemine uyanmayı nasîb eylesin! Âmîn!.. Ne mutlu ölüm gelmeden evvel Rabbine dönebilenlere! Lügatçe müstesnâ: Ayrıcalıklı. hevâ: İstek. Nefsin isteği. Düşkünlük. Gelip geçici olan heves. Nefsin zararlı ve günah olan arzuları. suâl: Soru. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Ölüm Ötesi İçin Çalışmak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst