Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölüm, Üç Nokta
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 181501" data-attributes="member: 12884"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Ölüm, Üç Nokta </span></span></span></p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Eşyaya vurulan fanilik mührü, insanoğlu içinde geçerlidir Hayat denilen kredi bir gün bittiğinde kaçınılmaz son gerçekleşirKuşkusuz tadını çıkarmakta olduğumuz şu hayatın herhangi bir yerinde ölümü tadacağız Evrende her şey buna işaret ediyor: Sararan yapraklar… Batan güneş… Solan gül… Susan bülbül… Kuruyan pınar… Savrulan kül… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kainatta cari olan bu kevni ayetlere rağmen dünya hayatı bize ölümü unutturmak üzere dizayn edilmiştir; bize düşen görev ise hatırlamaktır… Çünkü ölüme ayarlı hayatlar anlamlıdır… Hayat anlamını kaybetmişse insan sadece yer yüzünde bir yüktür… Tüm beklentilerini dünyaya bağlayanlar için ölüm felakettir… Bunun içindir ki; Sekülerizm ölümü hayatın dışına itti… Modernizme göre ölüm, doğanın korkunç cezasıdır… Ölüm düşüncesi kalkarsa, bu defa insanlar yaşadıkları hayatı sonsuzlaştırmak isteyecektir… Şayet ölüm gerçeği rahatsızlık veriyorsa, yaşamda ciddi problem var demektir… Çağın insanı ölümle başı belada … Bu güne kadar ölümü öldürme girişimleri hep hüsranla sonuçlandı… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Peki, nedir bu ölüm? </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm bir hiçlik midir? Hayatın dışına çıkmak mıdır, yoksa deruni bir hayata dahil olmak mıdır? Bir ceza mıdır, yoksa ödül müdür? Ölüm bir kurtuluş mudur veya kurtuluşa giden yolda bir yok oluş mudur? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şimdi ölüm üzerine felsefe yapmak üzerimize görev değil… Ancak fena aleminde bu mutlak gerçeği fark etmek durumundayız… Hem de tüm derinliği ile… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm bir sırdır… Var olmanın sırrı da; ölümdür… Ölüm muammasını çözmek mi? Onu geçiyoruz, o malum gerçek… Mukadderat, mutlaka gerçekleşecektir… Ölümün üzerindeki esrar perdesi vahyin ışığı ile kaldırabiliyoruz… Görüyoruz ki; kimi için zeval olan ölüm, kimi için de zirvedir… Bazılarının felah ve ferahı olurken çoğununda helakı olabiliyor… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Özetle ölüm; hasret yurdundan, vuslat yurduna intikaldir… ALLAH’ın çağrısına icabettir… Kefen, hayat sahnesinde inen son perdedir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm; yeniden dirilmek için toprağa düşmektir… Ölüm bir oluştur… Bir geçiştir… Bir dönüştür… Yaşarken ALLAH ile beraberliği yakalayanlar için, ruhun ten kafesinden kurtuluşudur… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm; son uyanıştır… Düşlerden, hayallerden, uyuşmuşluktan, uyutulmuşluktan uyanmaktır… Yeni bir hayata doğrulmaktır… Önemli olan ise Azrail’in kabzı, İsrafil’in Sur’u ile değil, Cebrail’in soluğu ile uyanmaktır… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm; son nokta değil üç noktadır… </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümü düşünmek, kendini fark etmektir… İlahi adaletin tecellisi için ölüm gereklidir…Gündemlerinde ölüm olanların hayatında zulüm olmaz… Günahlar yaşamda yer bulamazlar… Çünkü günahlara karşı önemli bir dezenfektedir… Hırslarımızı yenmek, öfkelerimizi frenlemek, şehvetlerimizi dizginlemek, arzularımızı kontrol için ölüme müracaat edeceğiz… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm; dünyanın kasvet ve gafletlerine direnen ruhlar için bir özgürlüktür… Ölümle aramızdaki mesafeyi kısa tutabilirsek; hayatın bağ ve bağlantıları özgürlüğümüzü kısıtlamayacaktır… Ecele soğuk durulan tul-i emele teslim olmaktan kurtulamadılar… Yaşarken ölü, ölü iken yaşayanlar vardır… Yaşarken ölenler, kalbi mühürlenenler ve ruhlarını satanlardır… Ölü iken yaşayanlar ise vahye şahitlik edenler ve şehadet şerbetini içenlerdir… Önemli olan öldükten sonra yaşayabilmektir… Ölümsüz eserler bırakmaktır… Yaşarken ölenlerden olmamaktır… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Nasıl ölmeleri gerektiğinin sırrını çözenler, nasıl özgürleşebileceklerinin de çözümüne ulaşmış oldular… Artık onları kimse sömürgeleştiremez… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yaşarken ‘‘ ölüm bilinci ’’ni kuşananlar, görürler ki, ölüm denen olgu gerçek yaşamın ta kendisidir… Ölümü ciddiye almayıp istiskal edenler, ölmeden önce sürünürler… Ölümden kaçarlar fakat gizlenemezler, korunamazlar… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Müstekbirlerden, mütekebbirlerden ölüme direnenler oldu… Yazgı değişmedi… Sonrasında da sonuç değişmedi… Ölenler mumyaları, külleri, eşyaları, ehramları, sfenksleri, ikonları, türbeleri, anıt mezarları, büstleri, heykelleri, lahitleri, hatıraları ile yaşatılmak istense de, bunlar mezarın içindeki gerçeği ve kaderi değiştirmiyor… Bir defa ölmeye gör, irade yok… İnsiyatif yok… İmkan yok… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümün üzerindeki gayb perdesini kurcalayanlar, kehanet veya cehalet duvarına başlarını çalanlar neyi çözebildiler? Astrolojik ve parapsikolojik yöntemlerle ecele tarih belirleyenler, hangi şeytanın güdümünde olduklarının farkına ne zaman varacaklar? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Genelde insanlar iki sınıftır: Ölümden korkanlar ile ölüme koşanlar… Bir tarafta ölümü özleyenler diğer tarafta ölümü öteleyenler… Şimdilerde ölüm özlenesi bir durum olmaktan çok uzak… Emr-i Hak vaki olduğunda korunamayacağımıza göre, hangi konumda bu emri karşılamamız gerektiğini bilmemiz gerekiyor… Ölümün bizi nerede beklediğini bilemediğimize göre, onu her yerde beklemek durumundayız… Her bir gün son günümüz ola bilir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kaldı ki ölümü korkunç gösterenlere rağmen alışmak gerekiyor… Çünkü Azrail blöf yapmıyor… Müslümanca ölme sanatını ve seviyesini yakalayabilmeliyiz… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Hayatta başarılı olmanın yolları ’’nı… ‘‘Mutlu olmanın teknikleri ’’ ni…‘‘ Kazanmanın yöntemleri ’’ ni… ‘‘ Kişisel gelişim dersleri ’’ ni, yeterince öğrendik… Birazda; mutlu, başarılı, temiz, onurlu, özgür ve güzel bir ölümün nasıl gerçekleştiğini öğrenmemiz gerekmiyor mu? Evet, öncelikle ölmeyi öğrenmek… Çünkü bu bir tercih konusudur: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Ey iman edenler, ALLAH’ tan nasıl korkup sakınmak gerekiyorsa öylece korkun-sakının ve siz ancak Müslüman olmaktan başka ( bir tutum üzerinde ) ölmeyin’’ ( Ali İmran-102 ) </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Nasıl ölmek istediğimize karar vereceğiz… Hangi ölümü tercih ettiklerini belirleyenler yaşam tarzlarınıda netleştirmiş olurlar… Ölmeden önce Hayy ve Kayyum olanın hayat kitabı ile hayat bulanlar, ölümleri ile de övgüye mahzar olurlar… Vahyin nuruna kapalı bir kalp ise zaten ölüdür… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sürekli ölümle sıcak temas halinde olmamız gerekiyor… Tüm yalınlığı ile seyredip, dokunmamız lazım; soğuk duş etkisi yapsa da… Yoksa bu rehavet ve ataletten başka türlü nasıl kurtulabiliriz? Konfora, lükse, savurganlığa ve savrulmaya karşı ölüme tutunacağız… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hz Aişe (ra) ya kalbinin katılığından şikayet eden bir hanıma o söyle diyor: </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Ölümü çok hatırla, kalbin yumuşar’’ </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümün eksene alındığı bir hayatta, yürüyüş ‘‘ illiyyin ’’ edir… Hayat merkezli bir ölümün varacağı yer ise; ‘‘ siccin ’’dir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümün moduna girerek diri kalabiliriz… Yeniden direniş ve diriliş için ölümle iletişimin güzel ve güçlü olması gerekir… Yaşama tutkulu, ölüme uzak duranların durumu kötüdür… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Rasulallah (sav ) korkulan akıbete işaret ediyor: </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Aç insanların sofraya üşüştükleri gibi düşmanımız olan insanların size karşı birleşip saldırmaları yakındır ’’ Biri sordu: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Acaba o gün sayıca az mı olacağız? ’’ </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Hayır bilakis siz o gün sayıca çok olacaksınız Fakat selin sürüklediği çer-çöp gibi dağınık olacaksınız ALLAH düşmanlarınızın kalbinde sizin korkunuzu çıkaracaktır Sizin kalplerinizede vehen atacaktır ’’ </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Vehen nedir ya Rasulallah ? ’’ </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur ’’ ( Ebu Davud ) </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Öyle ki artık ölümü kanıksadık… Ölüm bize işlemez oldu… Ölüm rutine geçti…Sarsmıyor, ürpertmiyor…Üzerinde durmaya değmeyen sıradan bir olguya dünüştü… En yakınlarımızın ölümü bile etkilemez oldu; bir nedamet, bir hareket görülmüyor… Ölümden sonrası yatırımlarda bulunan kim? Ölümsüz eserler bırakan kim? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Gazetelerdeki ölüm ve taziye ilanları ilgimizi çekmiyor… Çünkü reklam ve rekabet dünyasının aboneleriyiz… Ölümü eskittik… Yoğunuz, yorgunuz ölümü anmaya vaktimiz yok! Ölenleri gönderdiğimiz gibi, ölümü de hayatımızdan çıkardık… Dostlarımızın dünyaya kapanan gözleri, biz yaşayanların gözlerini açmıyor… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Doğum günleri kutluyoruz, ölüm günlerini yaşamdan silmek istercesine… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ağaran saçımız, kırışan alnımız, yükselen koleströlümüz, hipertansiyonumuzazlan romatizmamız, tıkanan damarlarımız ölüm sinyalleri gönderiyor… Duyan, gören, ilgilenen kim? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm meleğinin randevusuz geleceğini, her an bir sürpriz yapacağını unutuyoruz Kimse kendisine kefeni yakıştırmıyor… Herkes erken diyor… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Gündemimizde, günlüklerimizde neden ölüme yer yok? Oysaki dünya işlerimizi bitirmeden, Azrail işimizi bitirebilir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümü dışarıda tuttukça savruluyoruz… Gözümüz dünyadan başka bir şey görmez oluyor… Unutuyoruz, ölümü hesaba katmayan, ölümü göze almayan onurlu ve özgür bir yaşama kavuşamaz… Kaliteli ölümler için kaliteli hayatlar lazım… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Dünyada ‘‘ bir yolcu gibi olma ’’ bilinci köreldi… Artık herkes hancı, kims yolcu belli değil… </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölenlerimize ağıt yakan çok, öğüt alan yok… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Bize nasihat et ey ALLAH’ın Rasulü ’’ diyen Hz Ömer (sa) e hitaben, Peygamberimiz (sav ): </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Öğüt verici olarak ölüm sana yeter, ey Ömer! ’’ </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm susmayan bir nasihatçı, artık oda etki etmiyor… </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kuşkusuz ölüm kapımızı çalacak, fakat o anı belirleyen biz olmayacağız… Azrail ( as ) pazarlık payı bırakmıyor… Vekaleten ölüm yok… Niyabeten ölüm yok…Sehven ölüm yok… Ölümün ihalesi, hilesi, şikesi, tatili, iptali de yok… Takdim, tehir yok… İmtiyaz, iltimas yok… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Erken ölüm yoktur, tıpkı ötelenmiş ölümün olmaması gibi… ‘‘ Ölüm saati ’’ ile kimse oynayamaz… ‘‘ Uzatma dakikaları ’’ yoktur… Yaşlılıkla, emeklilikle doğrudan ya da dolaylı bir ilişkisi yoktur… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm bizi eşitleyecektir… Teneşire ünvansız, ünüformasız gideceğiz… Ölüm kişiye özeldir, paylaşılmaz… Ölüm sınır, sınıf tanımaz… Yalnız sırayı bozmaz… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Her gün ölümün arefesindeyiz, ölümden sonrası bayram mıdır, hüsran mıdır cevap aramıyoruz… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüme ilaç aramayın! Ölümün kendisi ilaçtır… Hedonizme, Konformizme, Modernizme karşı en etkili ilaç… Şehveti, öfkeyi, ihtiras ve nefreti teskin eden ilaç… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mezar kapısını kapatmaya yeltenmeyin… Çünkü en kalıcı, son kalıcı, tek kalıcı konut; kabirdir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm düşündürücüdür… Ölüm dönüştürücüdür… Tabii ki; akleden kalbi olanlar için… Uyku, ölümün provasıdır… Ölümle barışık olmayı, ölüme yakın durmayı bizlere öğretiyor… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekiyor ki; İslamsız geçen günler ölü zamanlardır… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kur’an’sız, zikirsiz evler kabristan hükmündedir… Duyarsız, duasız yürekler haraptır… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">ALLAH’ın Kitab’ını ölü kitabı haline getirenleri siz yaşıyor sayabilir misiniz? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ruhlarını şirk ve zulümle kirletenleri, siz onların cesetlerini zemzemle yıkasanız da, Kabe’nin örtüsü ile kefenleseniz de, Hacer’ül-Esvedi mezar taşı yapsanız da, Kabe’nin eşiğine gömseniz de gidecekleri yer bellidir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Vahiyle dirilmeyenlerin imanla ölmeleri ne kadar mümkün? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Müminler için hayatta şaşmaz ilke şudur: Ömürde, ölümde ALLAH içindir… </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Deki;… hayatım da, ölümüm de alemlerin rabbi ALLAH içindir ’’ ( En’am-162 ) </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hayatı ve ölümü yaratan O değil mi? Elbette her şey O’nun için ve O’na göre olacaktır… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hayat ve ölümün ALLAH için olması ne demektir? Bunu kimden öğreneceğiz? Sorunun cevabını almak için Kerbela’ya gitmemiz gerekiyor… Evlad-ı Rasul’un akan kanları ve göz yaşları bize cevaptır… Hüseyin’in açtığı çığır ve Zeyneb’in yükselen çığlığı her şeyi açıklıyor… Hüseyin (ra ) bağırıyor: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Eğer , Hz Muhammed (sav )’in dini, benim kanım yere dökülmeden hayatını sürdüremeyecekse ben şehadete hazırım </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Onursuz bir hayatı yaşamaktansa, şerefli bir ölümü tercih ederim </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bu yolda, şu ölümden daha ötesi var mı? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Öyleyse hoş geldi, sefa geldi ölüm! ’’ </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Çünkü onlar için zulüm ve zillet altında yaşamak her gün ölüm demekti… Bir defa ölmek yeter, bu dünya tekrar tekrar ölmeye değmez… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümü sevenler, ölünce sevinirler… En şerefli ölüm; şehadettir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yani; ölümün Musabcası, Hamzacası, Hüseyincesi… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölü toprağı serpilmişlere verilen mesaj: Ölüme selam… Ölüm onların değil, onlar ölümün peşindedirler… Hoş geldin Ölüm meleği diyorlardı… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bize gelince, hep ‘‘ başkasının ölümünü ’’ konuştuk… Kendi ölümümüz bizi meşgul etmedi… Başkasının cenaze namazını kıldık… Kendi cenaze namazımızı gıyabi olarak kılabilirdik, düşünemedik… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mezar taşlarını okuduk geçtik, kendi mezar taşlarımıza nasıl bir not düşeceğimizi bilemedik… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Vasiyetin sünnet olduğunu haturlamaz olduk… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Er kişi niyetine ’’ , ‘‘ Hatun kişi niyetine ’’ denilmezden önceki niyetimizi, samimiyetimizi sorgulamadık… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bu arada baktık ki; Kur’an bize soruyor; ‘‘ Eynel meferr- Kaçış nereye? ’’ </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bu ağır soruyu nasıl cevaplayacağımızda yine Kur’an öğretiyor: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Fefirru ilallah- ALLAH’a koşun… ’’ </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Biliyoruz ki;ölüm genetiktir… Geri döndürülmez bir gerçekliktir… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yarın bizi bize soracaklar… ‘‘ Mutlak sorgu ’’ odan önce yüzleşebilsek tüm yaptıklarımızla… Toplu tevbe seanslarımız olsa… ‘‘ Bu gün benim son günüm ’’ bilinci ile her gün yeniden doğsak, inanıyorum ki, hayatın kontrolünü elimize alabiliriz… O zaman her gün diri bir kalp, diri bir ruh ve diri bir irade ile sorumluluklarımıza sarılırız… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yaşarken ölümle sözlü olduğumuzu sakın unutmayalım… </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölümün hakkını vermemiz lazım… Bunun için hayata yeni bir format atmanın tam zamanıdır… </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hz Muhammed ( sav ) in parmak bastığı gerçeğe dönelim: </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">‘‘ Akıllı kimse, kendini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır ’’ ( Tirmizi ) </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ramazan Kayan</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 181501, member: 12884"] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Ölüm, Üç Nokta [/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [COLOR=black][SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Eşyaya vurulan fanilik mührü, insanoğlu içinde geçerlidir Hayat denilen kredi bir gün bittiğinde kaçınılmaz son gerçekleşirKuşkusuz tadını çıkarmakta olduğumuz şu hayatın herhangi bir yerinde ölümü tadacağız Evrende her şey buna işaret ediyor: Sararan yapraklar… Batan güneş… Solan gül… Susan bülbül… Kuruyan pınar… Savrulan kül… [/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Kainatta cari olan bu kevni ayetlere rağmen dünya hayatı bize ölümü unutturmak üzere dizayn edilmiştir; bize düşen görev ise hatırlamaktır… Çünkü ölüme ayarlı hayatlar anlamlıdır… Hayat anlamını kaybetmişse insan sadece yer yüzünde bir yüktür… Tüm beklentilerini dünyaya bağlayanlar için ölüm felakettir… Bunun içindir ki; Sekülerizm ölümü hayatın dışına itti… Modernizme göre ölüm, doğanın korkunç cezasıdır… Ölüm düşüncesi kalkarsa, bu defa insanlar yaşadıkları hayatı sonsuzlaştırmak isteyecektir… Şayet ölüm gerçeği rahatsızlık veriyorsa, yaşamda ciddi problem var demektir… Çağın insanı ölümle başı belada … Bu güne kadar ölümü öldürme girişimleri hep hüsranla sonuçlandı… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Peki, nedir bu ölüm? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm bir hiçlik midir? Hayatın dışına çıkmak mıdır, yoksa deruni bir hayata dahil olmak mıdır? Bir ceza mıdır, yoksa ödül müdür? Ölüm bir kurtuluş mudur veya kurtuluşa giden yolda bir yok oluş mudur? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Şimdi ölüm üzerine felsefe yapmak üzerimize görev değil… Ancak fena aleminde bu mutlak gerçeği fark etmek durumundayız… Hem de tüm derinliği ile… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm bir sırdır… Var olmanın sırrı da; ölümdür… Ölüm muammasını çözmek mi? Onu geçiyoruz, o malum gerçek… Mukadderat, mutlaka gerçekleşecektir… Ölümün üzerindeki esrar perdesi vahyin ışığı ile kaldırabiliyoruz… Görüyoruz ki; kimi için zeval olan ölüm, kimi için de zirvedir… Bazılarının felah ve ferahı olurken çoğununda helakı olabiliyor… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Özetle ölüm; hasret yurdundan, vuslat yurduna intikaldir… ALLAH’ın çağrısına icabettir… Kefen, hayat sahnesinde inen son perdedir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm; yeniden dirilmek için toprağa düşmektir… Ölüm bir oluştur… Bir geçiştir… Bir dönüştür… Yaşarken ALLAH ile beraberliği yakalayanlar için, ruhun ten kafesinden kurtuluşudur… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm; son uyanıştır… Düşlerden, hayallerden, uyuşmuşluktan, uyutulmuşluktan uyanmaktır… Yeni bir hayata doğrulmaktır… Önemli olan ise Azrail’in kabzı, İsrafil’in Sur’u ile değil, Cebrail’in soluğu ile uyanmaktır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm; son nokta değil üç noktadır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümü düşünmek, kendini fark etmektir… İlahi adaletin tecellisi için ölüm gereklidir…Gündemlerinde ölüm olanların hayatında zulüm olmaz… Günahlar yaşamda yer bulamazlar… Çünkü günahlara karşı önemli bir dezenfektedir… Hırslarımızı yenmek, öfkelerimizi frenlemek, şehvetlerimizi dizginlemek, arzularımızı kontrol için ölüme müracaat edeceğiz… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm; dünyanın kasvet ve gafletlerine direnen ruhlar için bir özgürlüktür… Ölümle aramızdaki mesafeyi kısa tutabilirsek; hayatın bağ ve bağlantıları özgürlüğümüzü kısıtlamayacaktır… Ecele soğuk durulan tul-i emele teslim olmaktan kurtulamadılar… Yaşarken ölü, ölü iken yaşayanlar vardır… Yaşarken ölenler, kalbi mühürlenenler ve ruhlarını satanlardır… Ölü iken yaşayanlar ise vahye şahitlik edenler ve şehadet şerbetini içenlerdir… Önemli olan öldükten sonra yaşayabilmektir… Ölümsüz eserler bırakmaktır… Yaşarken ölenlerden olmamaktır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Nasıl ölmeleri gerektiğinin sırrını çözenler, nasıl özgürleşebileceklerinin de çözümüne ulaşmış oldular… Artık onları kimse sömürgeleştiremez… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Yaşarken ‘‘ ölüm bilinci ’’ni kuşananlar, görürler ki, ölüm denen olgu gerçek yaşamın ta kendisidir… Ölümü ciddiye almayıp istiskal edenler, ölmeden önce sürünürler… Ölümden kaçarlar fakat gizlenemezler, korunamazlar… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Müstekbirlerden, mütekebbirlerden ölüme direnenler oldu… Yazgı değişmedi… Sonrasında da sonuç değişmedi… Ölenler mumyaları, külleri, eşyaları, ehramları, sfenksleri, ikonları, türbeleri, anıt mezarları, büstleri, heykelleri, lahitleri, hatıraları ile yaşatılmak istense de, bunlar mezarın içindeki gerçeği ve kaderi değiştirmiyor… Bir defa ölmeye gör, irade yok… İnsiyatif yok… İmkan yok… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümün üzerindeki gayb perdesini kurcalayanlar, kehanet veya cehalet duvarına başlarını çalanlar neyi çözebildiler? Astrolojik ve parapsikolojik yöntemlerle ecele tarih belirleyenler, hangi şeytanın güdümünde olduklarının farkına ne zaman varacaklar? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Genelde insanlar iki sınıftır: Ölümden korkanlar ile ölüme koşanlar… Bir tarafta ölümü özleyenler diğer tarafta ölümü öteleyenler… Şimdilerde ölüm özlenesi bir durum olmaktan çok uzak… Emr-i Hak vaki olduğunda korunamayacağımıza göre, hangi konumda bu emri karşılamamız gerektiğini bilmemiz gerekiyor… Ölümün bizi nerede beklediğini bilemediğimize göre, onu her yerde beklemek durumundayız… Her bir gün son günümüz ola bilir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Kaldı ki ölümü korkunç gösterenlere rağmen alışmak gerekiyor… Çünkü Azrail blöf yapmıyor… Müslümanca ölme sanatını ve seviyesini yakalayabilmeliyiz… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Hayatta başarılı olmanın yolları ’’nı… ‘‘Mutlu olmanın teknikleri ’’ ni…‘‘ Kazanmanın yöntemleri ’’ ni… ‘‘ Kişisel gelişim dersleri ’’ ni, yeterince öğrendik… Birazda; mutlu, başarılı, temiz, onurlu, özgür ve güzel bir ölümün nasıl gerçekleştiğini öğrenmemiz gerekmiyor mu? Evet, öncelikle ölmeyi öğrenmek… Çünkü bu bir tercih konusudur: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Ey iman edenler, ALLAH’ tan nasıl korkup sakınmak gerekiyorsa öylece korkun-sakının ve siz ancak Müslüman olmaktan başka ( bir tutum üzerinde ) ölmeyin’’ ( Ali İmran-102 ) [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Nasıl ölmek istediğimize karar vereceğiz… Hangi ölümü tercih ettiklerini belirleyenler yaşam tarzlarınıda netleştirmiş olurlar… Ölmeden önce Hayy ve Kayyum olanın hayat kitabı ile hayat bulanlar, ölümleri ile de övgüye mahzar olurlar… Vahyin nuruna kapalı bir kalp ise zaten ölüdür… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Sürekli ölümle sıcak temas halinde olmamız gerekiyor… Tüm yalınlığı ile seyredip, dokunmamız lazım; soğuk duş etkisi yapsa da… Yoksa bu rehavet ve ataletten başka türlü nasıl kurtulabiliriz? Konfora, lükse, savurganlığa ve savrulmaya karşı ölüme tutunacağız… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Hz Aişe (ra) ya kalbinin katılığından şikayet eden bir hanıma o söyle diyor: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Ölümü çok hatırla, kalbin yumuşar’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümün eksene alındığı bir hayatta, yürüyüş ‘‘ illiyyin ’’ edir… Hayat merkezli bir ölümün varacağı yer ise; ‘‘ siccin ’’dir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümün moduna girerek diri kalabiliriz… Yeniden direniş ve diriliş için ölümle iletişimin güzel ve güçlü olması gerekir… Yaşama tutkulu, ölüme uzak duranların durumu kötüdür… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Rasulallah (sav ) korkulan akıbete işaret ediyor: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Aç insanların sofraya üşüştükleri gibi düşmanımız olan insanların size karşı birleşip saldırmaları yakındır ’’ Biri sordu: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Acaba o gün sayıca az mı olacağız? ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Hayır bilakis siz o gün sayıca çok olacaksınız Fakat selin sürüklediği çer-çöp gibi dağınık olacaksınız ALLAH düşmanlarınızın kalbinde sizin korkunuzu çıkaracaktır Sizin kalplerinizede vehen atacaktır ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Vehen nedir ya Rasulallah ? ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur ’’ ( Ebu Davud ) [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Öyle ki artık ölümü kanıksadık… Ölüm bize işlemez oldu… Ölüm rutine geçti…Sarsmıyor, ürpertmiyor…Üzerinde durmaya değmeyen sıradan bir olguya dünüştü… En yakınlarımızın ölümü bile etkilemez oldu; bir nedamet, bir hareket görülmüyor… Ölümden sonrası yatırımlarda bulunan kim? Ölümsüz eserler bırakan kim? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Gazetelerdeki ölüm ve taziye ilanları ilgimizi çekmiyor… Çünkü reklam ve rekabet dünyasının aboneleriyiz… Ölümü eskittik… Yoğunuz, yorgunuz ölümü anmaya vaktimiz yok! Ölenleri gönderdiğimiz gibi, ölümü de hayatımızdan çıkardık… Dostlarımızın dünyaya kapanan gözleri, biz yaşayanların gözlerini açmıyor… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Doğum günleri kutluyoruz, ölüm günlerini yaşamdan silmek istercesine… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ağaran saçımız, kırışan alnımız, yükselen koleströlümüz, hipertansiyonumuzazlan romatizmamız, tıkanan damarlarımız ölüm sinyalleri gönderiyor… Duyan, gören, ilgilenen kim? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm meleğinin randevusuz geleceğini, her an bir sürpriz yapacağını unutuyoruz Kimse kendisine kefeni yakıştırmıyor… Herkes erken diyor… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Gündemimizde, günlüklerimizde neden ölüme yer yok? Oysaki dünya işlerimizi bitirmeden, Azrail işimizi bitirebilir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümü dışarıda tuttukça savruluyoruz… Gözümüz dünyadan başka bir şey görmez oluyor… Unutuyoruz, ölümü hesaba katmayan, ölümü göze almayan onurlu ve özgür bir yaşama kavuşamaz… Kaliteli ölümler için kaliteli hayatlar lazım… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Dünyada ‘‘ bir yolcu gibi olma ’’ bilinci köreldi… Artık herkes hancı, kims yolcu belli değil… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölenlerimize ağıt yakan çok, öğüt alan yok… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Bize nasihat et ey ALLAH’ın Rasulü ’’ diyen Hz Ömer (sa) e hitaben, Peygamberimiz (sav ): [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Öğüt verici olarak ölüm sana yeter, ey Ömer! ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm susmayan bir nasihatçı, artık oda etki etmiyor… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Kuşkusuz ölüm kapımızı çalacak, fakat o anı belirleyen biz olmayacağız… Azrail ( as ) pazarlık payı bırakmıyor… Vekaleten ölüm yok… Niyabeten ölüm yok…Sehven ölüm yok… Ölümün ihalesi, hilesi, şikesi, tatili, iptali de yok… Takdim, tehir yok… İmtiyaz, iltimas yok… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Erken ölüm yoktur, tıpkı ötelenmiş ölümün olmaması gibi… ‘‘ Ölüm saati ’’ ile kimse oynayamaz… ‘‘ Uzatma dakikaları ’’ yoktur… Yaşlılıkla, emeklilikle doğrudan ya da dolaylı bir ilişkisi yoktur… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm bizi eşitleyecektir… Teneşire ünvansız, ünüformasız gideceğiz… Ölüm kişiye özeldir, paylaşılmaz… Ölüm sınır, sınıf tanımaz… Yalnız sırayı bozmaz… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Her gün ölümün arefesindeyiz, ölümden sonrası bayram mıdır, hüsran mıdır cevap aramıyoruz… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüme ilaç aramayın! Ölümün kendisi ilaçtır… Hedonizme, Konformizme, Modernizme karşı en etkili ilaç… Şehveti, öfkeyi, ihtiras ve nefreti teskin eden ilaç… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Mezar kapısını kapatmaya yeltenmeyin… Çünkü en kalıcı, son kalıcı, tek kalıcı konut; kabirdir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölüm düşündürücüdür… Ölüm dönüştürücüdür… Tabii ki; akleden kalbi olanlar için… Uyku, ölümün provasıdır… Ölümle barışık olmayı, ölüme yakın durmayı bizlere öğretiyor… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekiyor ki; İslamsız geçen günler ölü zamanlardır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Kur’an’sız, zikirsiz evler kabristan hükmündedir… Duyarsız, duasız yürekler haraptır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]ALLAH’ın Kitab’ını ölü kitabı haline getirenleri siz yaşıyor sayabilir misiniz? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ruhlarını şirk ve zulümle kirletenleri, siz onların cesetlerini zemzemle yıkasanız da, Kabe’nin örtüsü ile kefenleseniz de, Hacer’ül-Esvedi mezar taşı yapsanız da, Kabe’nin eşiğine gömseniz de gidecekleri yer bellidir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Vahiyle dirilmeyenlerin imanla ölmeleri ne kadar mümkün? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Müminler için hayatta şaşmaz ilke şudur: Ömürde, ölümde ALLAH içindir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Deki;… hayatım da, ölümüm de alemlerin rabbi ALLAH içindir ’’ ( En’am-162 ) [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Hayatı ve ölümü yaratan O değil mi? Elbette her şey O’nun için ve O’na göre olacaktır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Hayat ve ölümün ALLAH için olması ne demektir? Bunu kimden öğreneceğiz? Sorunun cevabını almak için Kerbela’ya gitmemiz gerekiyor… Evlad-ı Rasul’un akan kanları ve göz yaşları bize cevaptır… Hüseyin’in açtığı çığır ve Zeyneb’in yükselen çığlığı her şeyi açıklıyor… Hüseyin (ra ) bağırıyor: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Eğer , Hz Muhammed (sav )’in dini, benim kanım yere dökülmeden hayatını sürdüremeyecekse ben şehadete hazırım [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Onursuz bir hayatı yaşamaktansa, şerefli bir ölümü tercih ederim [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Bu yolda, şu ölümden daha ötesi var mı? [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Öyleyse hoş geldi, sefa geldi ölüm! ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Çünkü onlar için zulüm ve zillet altında yaşamak her gün ölüm demekti… Bir defa ölmek yeter, bu dünya tekrar tekrar ölmeye değmez… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümü sevenler, ölünce sevinirler… En şerefli ölüm; şehadettir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Yani; ölümün Musabcası, Hamzacası, Hüseyincesi… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölü toprağı serpilmişlere verilen mesaj: Ölüme selam… Ölüm onların değil, onlar ölümün peşindedirler… Hoş geldin Ölüm meleği diyorlardı… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Bize gelince, hep ‘‘ başkasının ölümünü ’’ konuştuk… Kendi ölümümüz bizi meşgul etmedi… Başkasının cenaze namazını kıldık… Kendi cenaze namazımızı gıyabi olarak kılabilirdik, düşünemedik… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Mezar taşlarını okuduk geçtik, kendi mezar taşlarımıza nasıl bir not düşeceğimizi bilemedik… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Vasiyetin sünnet olduğunu haturlamaz olduk… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Er kişi niyetine ’’ , ‘‘ Hatun kişi niyetine ’’ denilmezden önceki niyetimizi, samimiyetimizi sorgulamadık… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Bu arada baktık ki; Kur’an bize soruyor; ‘‘ Eynel meferr- Kaçış nereye? ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Bu ağır soruyu nasıl cevaplayacağımızda yine Kur’an öğretiyor: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Fefirru ilallah- ALLAH’a koşun… ’’ [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Biliyoruz ki;ölüm genetiktir… Geri döndürülmez bir gerçekliktir… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Yarın bizi bize soracaklar… ‘‘ Mutlak sorgu ’’ odan önce yüzleşebilsek tüm yaptıklarımızla… Toplu tevbe seanslarımız olsa… ‘‘ Bu gün benim son günüm ’’ bilinci ile her gün yeniden doğsak, inanıyorum ki, hayatın kontrolünü elimize alabiliriz… O zaman her gün diri bir kalp, diri bir ruh ve diri bir irade ile sorumluluklarımıza sarılırız… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Yaşarken ölümle sözlü olduğumuzu sakın unutmayalım… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ölümün hakkını vermemiz lazım… Bunun için hayata yeni bir format atmanın tam zamanıdır… [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Hz Muhammed ( sav ) in parmak bastığı gerçeğe dönelim: [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]‘‘ Akıllı kimse, kendini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır ’’ ( Tirmizi ) [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS]Ramazan Kayan[/FONT][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ölüm, Üç Nokta
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst