Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ölümden faniyedir bu sesleniş
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 96453" data-attributes="member: 5"><p><img src="http://img366.imageshack.us/img366/1179/lmveduaxt4.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p></p><p>Öteler Limanının Üzgünler Misafirhanesin'den,</p><p>Fıtratına Ayrılıklar Nefhalaştırılmış İnsan'adır, bu sesleniş...</p><p></p><p>Kapını çalıyorum, öyle ansızın çıkıp gelen davetsiz bir misafir gibi. Belki de ümitle koşuyorsun kapıya, uzun zamandır gelmeyen dostunun kapı çalışına benzetmişsindir, bu sesli ve sessizlik arasındaki dokunuşu. Ürkek ürkek aralarken kapını, eşikte beliren aydınlıktan irkilmende neden... Gelen dost, siması hatırda kalmayacak kadar mı unutuldu, ya da gelenin hiç gelmeyeceğimi dimağlara nakış nakış dokundu. </p><p></p><p>Şimdi anlıyorum, yüzündeki bu şaşkınlığı, ellerinin titreyişini, çehrenden süzülen çiğ tanelerini. Anlaşılan sen kapında hep dost </p><p>Görmeyi düşlemişsin, iyide bende senin bir dostun sayılmaz mıyım bir yerde. Hem de ben senden öyle her şeyin ilkini istemem, benim senden tek isteğimdir, seni davet etmeye geldiğim yere benimle gelmen. Benim dostluğum öyle baki değil, dostluğumun diyetidir bakinin kapısına dosttu getirmek.</p><p></p><p>Tedirginliğini yükünü hissediyorum gözlerine bakarken, soğukluğum ürpertse de bedenini, şimdi mahcupluğa salmadan beni tut ellerimden, senden istediğim faniliğin deryasında dolaştırdığın ilklerinin, sonlarını avuçlarıma bırakmandır. İlk sevdanın, son busesini, ilk kahkahanın, son tebessümünü, ilk ağlayışının, son damlasını, sende son kalan her ne varsa, son nefesini, son duanı, son bakışını, son umudunu, ve sonlara sakladığın en son sevdanı bırak şimdi seni sana getirecek rüzgarıma...</p><p></p><p>Beni hep kendinden uzaklara savurmanın nedeni ne ki, oysa bilmez misin sana yakınlığımı, son adımın olabileceğim aklına gelmez mi? Sıcacık yatağında uyurken, yastığının altını yoklamaz mısın ellerinle, gözlerini açamadığın derin uykuların mana yüklü rüyalarını bana yormaz mısın? Hep aramıza dağları koyman yüceliklerini aşamayacağım zannını mı uyandırır sende. Oysa tefekkür etmez misin, seni o mesafelerin kuytularına saklayanın, beklenen gün geldiğinde aşikarlıkla baş başa bırakacağını...</p><p>Başkalarına yakıştırdın hep çat kapı gelişlerimi, sana gelmeden haber vereceğimi zannettin, vermedim değil. Ama baharın kollarına öylesine sarmışsın ki kendini, güzün yaklaştığını, gelen kırkikindi yağmurlarının seni alıp götüreceğine hiç ihtimal vermedin. Her ismimi duyunca susturu verdin etrafında yankılanan sesleri, bulunduğum her kareden kesip aldın resmini, akıp giden sulara yazdın gidip de gelmeyeceğini sandığın cismimi, oysa ben her tan ağarışında üzerine doğan, her seher kızıllığında koynuna girip uykuya dalandım.</p><p></p><p>Zaman dilimi bilmem ben, kuytu köşelerin birinden çıkıp gelirim, istenilen istendiğinde, öyle suretim yoktur benim, kimi zaman en sevdiğinin elinden, kimi zaman hayal bile etmediğin bir iklimde sunarım sana vuslat şerbetini, gözlerinin kaybolduğu ufukta değilim ben, göz kapaklarının kapandığı yerde ara beni. </p><p></p><p>Ah fani, yanı başında gezinirimde bana uğramaz dersin, en sevdiklerini bırakırsında kollarıma kendi benliğini neden vermek istemezsin. Beni sonlara değil de, başlangıca vesile eylemezsin, faniliğin elemini dilersinde, Rahmet deryasından çekinirsin. Bütün vebali bana yüklersin de, o seni, senin sevdiğinden çok sevenin emri geri çevrilmez bilmez misin, bilmez misin?</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Ilknur Doğanay</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 96453, member: 5"] [IMG]http://img366.imageshack.us/img366/1179/lmveduaxt4.jpg[/IMG] Öteler Limanının Üzgünler Misafirhanesin'den, Fıtratına Ayrılıklar Nefhalaştırılmış İnsan'adır, bu sesleniş... Kapını çalıyorum, öyle ansızın çıkıp gelen davetsiz bir misafir gibi. Belki de ümitle koşuyorsun kapıya, uzun zamandır gelmeyen dostunun kapı çalışına benzetmişsindir, bu sesli ve sessizlik arasındaki dokunuşu. Ürkek ürkek aralarken kapını, eşikte beliren aydınlıktan irkilmende neden... Gelen dost, siması hatırda kalmayacak kadar mı unutuldu, ya da gelenin hiç gelmeyeceğimi dimağlara nakış nakış dokundu. Şimdi anlıyorum, yüzündeki bu şaşkınlığı, ellerinin titreyişini, çehrenden süzülen çiğ tanelerini. Anlaşılan sen kapında hep dost Görmeyi düşlemişsin, iyide bende senin bir dostun sayılmaz mıyım bir yerde. Hem de ben senden öyle her şeyin ilkini istemem, benim senden tek isteğimdir, seni davet etmeye geldiğim yere benimle gelmen. Benim dostluğum öyle baki değil, dostluğumun diyetidir bakinin kapısına dosttu getirmek. Tedirginliğini yükünü hissediyorum gözlerine bakarken, soğukluğum ürpertse de bedenini, şimdi mahcupluğa salmadan beni tut ellerimden, senden istediğim faniliğin deryasında dolaştırdığın ilklerinin, sonlarını avuçlarıma bırakmandır. İlk sevdanın, son busesini, ilk kahkahanın, son tebessümünü, ilk ağlayışının, son damlasını, sende son kalan her ne varsa, son nefesini, son duanı, son bakışını, son umudunu, ve sonlara sakladığın en son sevdanı bırak şimdi seni sana getirecek rüzgarıma... Beni hep kendinden uzaklara savurmanın nedeni ne ki, oysa bilmez misin sana yakınlığımı, son adımın olabileceğim aklına gelmez mi? Sıcacık yatağında uyurken, yastığının altını yoklamaz mısın ellerinle, gözlerini açamadığın derin uykuların mana yüklü rüyalarını bana yormaz mısın? Hep aramıza dağları koyman yüceliklerini aşamayacağım zannını mı uyandırır sende. Oysa tefekkür etmez misin, seni o mesafelerin kuytularına saklayanın, beklenen gün geldiğinde aşikarlıkla baş başa bırakacağını... Başkalarına yakıştırdın hep çat kapı gelişlerimi, sana gelmeden haber vereceğimi zannettin, vermedim değil. Ama baharın kollarına öylesine sarmışsın ki kendini, güzün yaklaştığını, gelen kırkikindi yağmurlarının seni alıp götüreceğine hiç ihtimal vermedin. Her ismimi duyunca susturu verdin etrafında yankılanan sesleri, bulunduğum her kareden kesip aldın resmini, akıp giden sulara yazdın gidip de gelmeyeceğini sandığın cismimi, oysa ben her tan ağarışında üzerine doğan, her seher kızıllığında koynuna girip uykuya dalandım. Zaman dilimi bilmem ben, kuytu köşelerin birinden çıkıp gelirim, istenilen istendiğinde, öyle suretim yoktur benim, kimi zaman en sevdiğinin elinden, kimi zaman hayal bile etmediğin bir iklimde sunarım sana vuslat şerbetini, gözlerinin kaybolduğu ufukta değilim ben, göz kapaklarının kapandığı yerde ara beni. Ah fani, yanı başında gezinirimde bana uğramaz dersin, en sevdiklerini bırakırsında kollarıma kendi benliğini neden vermek istemezsin. Beni sonlara değil de, başlangıca vesile eylemezsin, faniliğin elemini dilersinde, Rahmet deryasından çekinirsin. Bütün vebali bana yüklersin de, o seni, senin sevdiğinden çok sevenin emri geri çevrilmez bilmez misin, bilmez misin? Ilknur Doğanay [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ölümden faniyedir bu sesleniş
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst