Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ölümü hatırlamanın Kalbe tesiri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 239869" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000099">Ölüm büyük bir işdir, büyük bir tehlikedir. İnsanlar bunu bilmezler, hatırlasalar da kalblerine fazla tesir etmez. Çünkü kalbleri dünya meşgalesi ile öyle dolmuşdur ki, kalblerinde bir şeye yer kalmamışdır. Bunun için de zikir ve tesbihden zevk almazlar. Bunun çaresi, yalnız bir yere çekilmek, hiç değilse kalbini bir saat kadar dünya meşgalelerinden uzak tutmakdır.</span></span></span></p><p><span style="color: #000099"></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Nitekim ıssız sahralarda dolaşan bir kimse, başkalarından kendisine bir yardım geleceğini düşünmez. Başının çaresine bakar. Önceden tedbir alır. İşte yalnız bir yerde oturup kendi kendine demelidir ki:</span></span></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Ölüm yaklaşdı. Belki bu gün gelir. Eğer sana bilmediğin karanlık bir dehlize gir deseler içinde kuyu var mı? yoksa köpeğe rastlar mıyım veya ne var ne yok? bilmiyorum deyip dizlerinin bağı çözülür. Ölümden sonraki işin, mezardaki korkulu halinin bundan aşağı olmadığı gün gibi meydandadır. Bunu düşünmemek ne biçim cesarettir? </span></span></span></p><p><span style="color: #000099"></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Bunun en güzel çaresi ölen arkadaşlarına bakmak, onları düşünmekdir. Onları hatırlayıp dünyada her birinin mevkiini, işlerini, sıkıntılarını, neş'elerini, dünyada neye kavuşduklarını, ölümü nasıl unuttuklarını ve beklemedikleri bir zamanda ellerinde en ufak bir azık ve hazırlık yokken ölümün gelip onları kıskıvrak götürdüğünü düşün.Ölümü hatırlamak üç şekilde olur.</span></span></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">Birincisi,</span></span></span><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000099">dünya ile meşgul olan gafilin hatırlamasıdır. Ölümü hatırlar fakat kendisini dünya arzularından alacak diye onu sevmez.Bunun için ölümü kötüler ve "bu kötü iş başımıza gelecek, yazık ki bu dünya ve güzellikler böyle kalacaktır" der. </span></span></span></p><p><span style="color: #000099"></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Ölümü bu şekilde hatırlaması kendisini Allahu Teâlâ'dan uzaklaştırır. Fakat dünya kendisine sıkıntılı gelir. Ve dünyadan nefret ederse aklını kullanırsa faydasını görür.</span></span></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">İkincisi,</span> </span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="color: #000099">tevbe edenlerin ölümü hatırlamasıdır. Daha çok korkmak için ölümü hatırlar. Tevbesini bozmaz ve geçmişte kaçırmış olduğu fırsatları telafi eder. Çok şükür etmeye gayretli olur. Bunun sevabı büyüktür. Tevbe eden kimse ölümü kötü görmez. Erken ölmeyi de sevmez. Çünkü hazırlık yapmadan gitmek istemez. Ölümü böyle istememek zararlı değildir.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="color: #000099"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="color: #000099"><span style="color: #ff0000">Üçüncüsü,</span> </span><span style="color: #000099">âriflerin ölümü hatırlamasıdır. Onların hatırlaması vadedildiği üzere öldükten sonra Allah(c.c.)ü Teâlâ'ya kavuşmak içindir. Seven sevdiğinin va'dini sözünü unutmaz. Daima onu gözetir. Hatta seve seve ölmek ister. Nitekim Huzeyfe (r.a) ölürken <span style="color: blue">"Ya Rabbi! Fakirliği zenginlikten, hastalığı sıhhatten, ölümü yaşamaktan çok sevdiğimi biliyorsun. Ölümümü kolay eyle ki, seni görmekle rahat edeyim."</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000099"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000099"><span style="color: blue"></span><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Bu derecelerin ötesinde bundan daha büyük derece vardır. Ölümü istemez de, kötü görmez de, ne erken gelmesini ne de geç gelmesini ister. O Allah(c.c.)ü Teâlâ'nın hükmünü hepsinden çok sever. Kendi tasarruf ve arzularına kıymet vermez. Rıza ve teslim makamına ulaşmıştır. Bu, ölümü hatırladığı fakat ondan korkmadığı, hatta ölüme hiç aldırmadığı zaman olur.</span></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #000099"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000099"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Çünkü bu dünyada kendisi onun müşahedesindedir. Kalbi her an onu zikretmektedir. Ölüm ve hayat onun için birdir. Çünkü her nerede olursa olsun, Allah(c.c.)ü Teâlâ'nın zikrine ve sevgisine dalmıştır.</span></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #000099"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000099"></span></span>alıntı ..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 239869, member: 1003203"] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=#000099]Ölüm büyük bir işdir, büyük bir tehlikedir. İnsanlar bunu bilmezler, hatırlasalar da kalblerine fazla tesir etmez. Çünkü kalbleri dünya meşgalesi ile öyle dolmuşdur ki, kalblerinde bir şeye yer kalmamışdır. Bunun için de zikir ve tesbihden zevk almazlar. Bunun çaresi, yalnız bir yere çekilmek, hiç değilse kalbini bir saat kadar dünya meşgalelerinden uzak tutmakdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=#000099] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3]Nitekim ıssız sahralarda dolaşan bir kimse, başkalarından kendisine bir yardım geleceğini düşünmez. Başının çaresine bakar. Önceden tedbir alır. İşte yalnız bir yerde oturup kendi kendine demelidir ki: Ölüm yaklaşdı. Belki bu gün gelir. Eğer sana bilmediğin karanlık bir dehlize gir deseler içinde kuyu var mı? yoksa köpeğe rastlar mıyım veya ne var ne yok? bilmiyorum deyip dizlerinin bağı çözülür. Ölümden sonraki işin, mezardaki korkulu halinin bundan aşağı olmadığı gün gibi meydandadır. Bunu düşünmemek ne biçim cesarettir? [/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3]Bunun en güzel çaresi ölen arkadaşlarına bakmak, onları düşünmekdir. Onları hatırlayıp dünyada her birinin mevkiini, işlerini, sıkıntılarını, neş'elerini, dünyada neye kavuşduklarını, ölümü nasıl unuttuklarını ve beklemedikleri bir zamanda ellerinde en ufak bir azık ve hazırlık yokken ölümün gelip onları kıskıvrak götürdüğünü düşün.Ölümü hatırlamak üç şekilde olur. [/SIZE][/FONT][/COLOR][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=#ff0000]Birincisi,[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=#000099]dünya ile meşgul olan gafilin hatırlamasıdır. Ölümü hatırlar fakat kendisini dünya arzularından alacak diye onu sevmez.Bunun için ölümü kötüler ve "bu kötü iş başımıza gelecek, yazık ki bu dünya ve güzellikler böyle kalacaktır" der. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=#000099] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3]Ölümü bu şekilde hatırlaması kendisini Allahu Teâlâ'dan uzaklaştırır. Fakat dünya kendisine sıkıntılı gelir. Ve dünyadan nefret ederse aklını kullanırsa faydasını görür. [COLOR=#ff0000]İkincisi,[/COLOR] [/SIZE][/FONT][/COLOR][SIZE=3][FONT=Franklin Gothic Medium][COLOR=#000099]tevbe edenlerin ölümü hatırlamasıdır. Daha çok korkmak için ölümü hatırlar. Tevbesini bozmaz ve geçmişte kaçırmış olduğu fırsatları telafi eder. Çok şükür etmeye gayretli olur. Bunun sevabı büyüktür. Tevbe eden kimse ölümü kötü görmez. Erken ölmeyi de sevmez. Çünkü hazırlık yapmadan gitmek istemez. Ölümü böyle istememek zararlı değildir. [COLOR=#ff0000]Üçüncüsü,[/COLOR] [/COLOR][COLOR=#000099]âriflerin ölümü hatırlamasıdır. Onların hatırlaması vadedildiği üzere öldükten sonra Allah(c.c.)ü Teâlâ'ya kavuşmak içindir. Seven sevdiğinin va'dini sözünü unutmaz. Daima onu gözetir. Hatta seve seve ölmek ister. Nitekim Huzeyfe (r.a) ölürken [COLOR=blue]"Ya Rabbi! Fakirliği zenginlikten, hastalığı sıhhatten, ölümü yaşamaktan çok sevdiğimi biliyorsun. Ölümümü kolay eyle ki, seni görmekle rahat edeyim."[/COLOR][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#000099][COLOR=blue] [/COLOR][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3]Bu derecelerin ötesinde bundan daha büyük derece vardır. Ölümü istemez de, kötü görmez de, ne erken gelmesini ne de geç gelmesini ister. O Allah(c.c.)ü Teâlâ'nın hükmünü hepsinden çok sever. Kendi tasarruf ve arzularına kıymet vermez. Rıza ve teslim makamına ulaşmıştır. Bu, ölümü hatırladığı fakat ondan korkmadığı, hatta ölüme hiç aldırmadığı zaman olur.[/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3]Çünkü bu dünyada kendisi onun müşahedesindedir. Kalbi her an onu zikretmektedir. Ölüm ve hayat onun için birdir. Çünkü her nerede olursa olsun, Allah(c.c.)ü Teâlâ'nın zikrine ve sevgisine dalmıştır.[/SIZE][/FONT] [/COLOR][/SIZE]alıntı .. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ölümü hatırlamanın Kalbe tesiri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst