Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Tabiun ve Tebe-i Tabiin
Ömer bin Abdulaziz(r.a)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 168611" data-attributes="member: 15919"><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="color: red"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">ÖMER B. ABDÜLAZİZ</span></span></strong></span></p> </p><p></p><p><span style="color: teal"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">BEKLENEN VE MÜJDELENEN ADAM</span></span></strong></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hz. Ömer, ‘Ah keşke yeryüzü zulümle dolduğu bir anda gelecek ve onu adaletle dolduracak, alnı nişanlı evladımın kim olduğunu bir bilsem!’ der ve ismi ismine, künyesi künyesine denk bir evladının geleceğini ve yeryüzünü adaletle doldurup idare edeceğini haber verip müjdelerdi.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Abdülaziz’in küçük oğlu Ömer, oynarken babasının atlarından biri onu tepmiş ve alnından yaralamıştı. Abdülaziz, oğlunun alnındaki kanı silerken şöyle diyordu,</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Eğer Ümmiye Oğullarının alnı nişanlı ise sen bahtiyarsın demektir.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bu ifadeden de anlaşılıyor ki, Abdülaziz de oğlunun müjde yüklü olduğunu biliyordu.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İLK YILLAR</span></span></strong></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Babası Eyalet Valisi olan bir çocuğu çevreleyen bütün konfor ve lüks hayat Ömer b. Abdülaziz için de geçerliydi. O vali konaklarının standardına uygun bir hayat yaşıyordu. Babası çok zengindi. Konaktaki hizmetçi ve halayıklar küçük Ömer’in gözünün içine bakıp duruyorlardı. Hele yaratılışındaki seçkinlik ona bu konak ve sarayda apayrı ilgi ve alaka atmosferi hasıl ediyor ve bu küçük çocuk elden ele bir gül demeti gibi dolaşıyordu. Solmasın diye hiç kimse koklamaya kıyamıyordu.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ama onun gözü hep yüce ufuklarda dolaşıyordu. Konaktaki konfor artık onu tatmin etmez olmuştu. İçinde bir huzursuzluk duyuyordu. bir şeye karşı açlık ve susuzluğu vardı; konaktaki öğretilenler onun tecessüsünü tatmine yetmiyordu.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Devrin insanları onu adaleti tatbikte dedesi Ömer’e (ra.) benzetirken, zühd ve takvada Hasan Basri’ye İlimde ise İmam Zühri’ye benzetirlerdi.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hakkında söylenenler: İmam, fakih, müçtehid, sebt, hüccet, hafız ve bunlara benzer hep senakar sözler...</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Said B. Müseyyeb</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O yaratılışı gereği sanki sırf ilim için yaratılmış gibiydi. Çok zeki ve hafızası çok kuvvetliydi. İlmi, takvası ve zühdü ise dillere destandı. Devrin insanları şu kanaatta ittifak halindeydi; Medine’nin en alimi, en fakihi Said b. Müseyyeb’dir.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Allah Rasulü’nün ashabı hayatta iken Said b. Müseyyeb fetva verirdi ve bu hiç kimse tarafından yadırganmazdı. Halbuki o devrede Medine’de Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas ve daha niceleri gibi dev insanlar vardı, Said b. Müseyyeb’i onlarda kabulleniyorlardı.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ömer b. Abdülaziz şöyle der; Medine’deki bütün alimler ilim için bana gelirlerdi. Halbuki ben Said b. Müseyyeb’e giderdim.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Said b. Müseyyeb doğru bildiğinden taviz vermeyen bir insandı. Prensiplerini her zaman ve zeminde ve herkese karşı aynı seviyede tatbik ederdi.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Said b. Müseyyeb hicretin 94. Senesinde vefat etti. O gün 75 yaşlarında bulunuyordu. Hep Medine’de yaşadı ve yaşadığı yerde vefat etti. Şüphesiz o insanların en alimi en fakihi en zahidi ve en emini idi.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir Lider Olarak Ömer B. Abdülaziz</span></span></strong></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Lider, cemiyetin her ferdine bir cemiyet kuvveti veren herkes kendini en sevgili bilen ve ruhunda topladığı üstün vasıfların herhangi biri olmaktan kurtulmuş seçkin insandır. Lider yalnızlığın çocuğudur. O binler, yüzbinler ve milyonlar arasında yaşasa bile hep yalnızdır. Anlaşılamam adeta onun kaderi olmuştur. </span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Lider, özüyle ve zati hususiyetleriyle her zaman kendini hissettiren ve gönüllerde yaşamasını bilen bir şahsiyettir. O görünüşündeki inandırıcılığı, anlayışındaki derinliği, davranışındaki inceliği, ihatasındaki genişliği, tespitlerindeki sağlamlığı, öğrenme aşkı, öğrenme istidatı ve uhdesine aldığı her şeyin üstesinden gelebilme yeteneği ile-istemediği halde-dikkatleri üzerinde toplayan, sevilen, sayılan, gözdeleşen dolayısıyla da binlerin her zaman uğrunda ölmeye hazır oldukları bir seviye insanıdır.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Medine Valisi</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O, Velid b. Abdülmelik tarafından Medine valiliğine tayin edildiğinde henüz yirmibeş yaşlarında ve çiçeği burnunda bir gençti. Ancak icratı, diğer faziletlerinin yanında, ondaki idarecilik dehasını da çok kısa zamanda ispat edip gösterecektir.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ömer b. Abdülaziz ‘Kollektif Şuur’ anlayışının zirvesinde olan bir insandır. Meşveret ve istişareye azami ölçüde ehemmiyet vermektedir. Bu durum ise o günün idarecilik anlayışında raşid Halifelerden sonra çok az görülmüş bir davranış tarzıdır.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Heyet ilk toplantısını Ömer b. Abdülaziz başkanlığında ve bir öğle namazını takiben yapmıştır. Ve bu toplantıda ilk sözleri şunlar olmuştur:</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">‘Allah’a hamd, Resulüne selam olsun!</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ben sizleri, halka yardımcı olacağınız ve mükafatı Hak katında göreceğiniz bir iş için davet etmiş bulunuyorum. Hepinizin veya aranızdan bazılarının düşünce ve görüşünü almada hiçbir meselede hüküm vermek istemiyorum.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bütün Mısır onun tasarrufundaydı. Fakat Abdülaziz vefat ettiğinde geriye bıraktığı, herkesi hayrette bırakacak kadar az bir meblağdı. onun halk tarafından aşırı derecede sevilmesinin sebeplerinden biri de bu dürüst davranışıydı.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Halife Ömer B. Abdülaziz</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Halifenin hak ve selayetleri şer’i hükümlerle belli prensiplere bağlandığı gibi kimlerin halife olabileceği hususu da yine şer’i ölçülerle tesbit ve tayin edilmiştir. Buna göre Müslüman ve hür olan herkes kendisine ümmet biat etmek şartıyla halife olabilir. Efendimizden rivayet edilen ‘halife Kureyştendir’ ifadesi meselenin kemal noktası olarak kabul edilse bile kayıtlayıcı bir hüküm olarak kabul edilmez. Zira, Efendimiz başka bir hadisinde ‘Başı kuru bir üzüme benzeyen bir Habeşli geçse bile itaat ediniz’ buyurmuştur. Durum böyle olunca halifenin meşruiyeti için üç şart yeterlidir, Müslüman olmak, hür olmak, ümmetin ekseriyetinden biat almış bulunmak.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Biat bir seçim sistemidir. Halifenin bir seçimle iş başına gelmesi bir şart olmasına rağmen seçim sisteminin şekil ve keyfiyeti İslam’da belli bir prensibe bağlanmış değildir. Bunda da anlaşılıyor ki, bu mesele ümmetin içtihadına bırakılmıştır. Şartlar nasıl gerektiriyorsa biat öyle olacaktır. Burada mühim olan meselenin özüdür. O da Halifenin seçimle işbaşına gelmesi prensibiyle hükme bağlanmıştır.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Halife ancak mevcut hükümlerin tatbikçisidir. O asla kendi anlayışınca ve kendi hevesine göre yeni hükümler ihdas etme selayetinde değildir. Zaten hilafette esas olanın vekalet olduğu bu kelimenin ifade ettiği manada da anlaşılmaktadır. Onun içindir ki, ilk dönemde başa geçen bütün halifeler bu meseleyi ilk konuşmalarına mevzu edinmişler ve sözlerini de şu ölümsüz sözlerle bitirmişlerdir, ‘Allah’a isyan edene itaat yoktur’ Halifeye itaat edilmesi için onun önce Allah’a itaat etmesi şarttır.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İhlas Ve Samimiyeti</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Candır, ruhtur, hayattır, esastır, kuvvettir, nokta-istinaddır, yolların en kısası, duaların en makbulü, sırların en mahremidir İhlas. O maksatları hasıl eden bir keramet cümbüşü, o insanı insan eden his ve duyguların en ulvisi ve o yaradılışa gaye olan kulluğun en safisi ve en nezihidir.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ölümü hafızanın sadık bendesi yapma onu hafızadan ve hatırdan hiç çıkarmama. Lezzetleri onunla bulama ve fecr-i kazibin ışıklarına kanmama dünya ebedi değildir ki tül-i emel doğru olsun. Hem kalıcı değil ki, bir niza değsin.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İhlas ve samimiyeti hayatının her anında başında bir salahat tacı olarak taşıdı. En küçük hareketinde bile zerre kadar ihlastan ayrılmadı.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Adaleti</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Adaleti tatbikte dedesi Hz. Ömer’e benzetilen Ömer b. Abdülaziz yine dedesi tarafından yeryüzünü adaletle dolduracak evlat olarak müjdelenmiş mutlu ve ihtiyar bir insandı.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Onun adalet tatbiki bütün icraatında görüldüğü gibi yine kendi nefsinden başlar. Kendinden evvelki halifelerin yakın akrabalarına haksız olarak dağıttıkları mallar vardı. Kimin elinde haksız yere alınan ve tesahüb edilen mal varsa ya hak sahibini bulup iade edecek ya da beytül’mala koyacaktı.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O Zalimi Asla Sevmezdi</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dünyanın neresinde olursa olsun bir mazlumun ahını duysa derhal ‘Mazlumun duasından sakının çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.’ Nurlu beyanını hatırlar titreyen arşı içinde hissederdi.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ömer B. Abdülaziz her asil gibi zulümden nefret eder ve zalime yardım edenleri sevmezdi.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bazı İcraatları</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Büyük insanları büyük yapan, büyük işler yapmaları değil ne kadar küçük olursa olsun lüzumlu işler yapmalarıdır.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">1. İrşad ve Tebliğ:</span></span></strong></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İçinde tebliğ topluluk semavi ve arazi belalara karşı korunma garantisi içerisindedirler. Eğer bir toplumda üç-beş insan dahi olsa bu kudsi vazifeyi yapıyorlarsa Cenab-ı hak o toplumu koruma altına alır. Eğer mesele aksine ise neticede aksine olur. Yani içinde bu kudsi vazife yapılmayan topluluğu Allah (cc) helak eder. Geçmiş ümmetlerde meydana gelen toplu helak olmalar bunu en açık misalleridir.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">2. Birlik-Beraberlik Ve Kardeşlik Duygusunun İhyası:</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kardeşlik fasl-ı müşterek demektir. Dışa akseden yönüyle o ferd ve kişiler arasında sevgi ve muhabbet cemiyet hayatında akıl ve mahkeme devlet sistematiğinde ise inanları kardeş ilan eden hukuk sistemini hayata tatbik etme manasına gelir.</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İnat, Ebu Cehil zaafı. Kin ve nefret bu zaafın günahı. Haset, düşmanlık ve adavetin anasıdır. O ilahi takdir ve taksimi taşıyan bir düşünce sefaletidir. haset bütün iyilikleri yer bitirir. Hırs, bir Yahuydi adetidir. Zillet ve mahrumiyet damgalıdır. O aynı zamanda en ulvi gayelere payelik yapan yüce himmete kezzap akıtmaktır. Hırs rahmana karşı şeytan tarafını tutmaktır.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İlk Hutbe</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Halife olduğu gün mescide gelerek minbere çıktı. Bu onun ilk hutbesiydi. Ve o gün cemaatına şunları söylemişti:</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">‘..Gönderilen son peygamberden sonra gönderilecek bir peygamber ve indirilen son kitap Kuran’dan başka gönderilecek başka bir kitap yoktur.’</span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dikkat edin! Allah’ın helal kıldığı kıyamete kadar helal, haram kıldığı kıyamete kadar haramdır.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dikkat edin! Ben hüküm vaazı değil, sadece vazedilmiş hükümleri tatbik eden kişiyim.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dikkat edin! Ben yeni çığır açan değil, sadece açılan bir çığırda tabi olup yürüyen kişiyim.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dikkat edin! Allah’ isyanda, kula itaat yoktur.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dikkat edin! Ben sizin hayırlınız değil sadece yük ve mesuliyeti ağır olanınızım.’</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Meymun, ‘Altı ay Ömer b. Abdülaziz’in yanında kaldım, bir gün olsun elbisesini değiştirdiğini görmedim. Sadece cumadan cumaya üzerindeki elbiseyi yıkatırdı.’ der.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Cuma namazını kıldırdı... Elbisesinde birçok yama vardı. Namazdan sonra bir müddet oturmuş ve etrafına halkalanmış cemaatiyle sohbete dalmıştı. Sohbet esnasında orada bulunanlardan biri: Ey müminlerin emiri! Allah sana bu kadar mal-mülk ve böyle birde saltanat verdi. biraz da iyi giyinip kuşansan olmaz mı? dedi. Halife başını eğmiş bir süre hiç konuşmadan öyle durmuştu. Belki bu sözünden hoşlanmamıştı. Neden sonra başını kaldırdı ve mübarek dudaklarından şu hikmet dolu cümle döküldü: ‘En faziletli iktisat bollukta yapılan ve en faziletli Afv muktedirken olanıdır.’</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Seleme b. Osman el-Kureyşi anlatıyor: Ömer b. Abdülaziz halife olunca ne kadar kölesi, elbisesi, kokusu varsa hepsini sattı. bu paranın hepsini Allah yolunda infak etti.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Zühd Takva Ve Muhasebesi</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Zühd masivadan arınış ve mutlak varlı’da fani oluşun ifadelenişi. Takva ise bütün harekat ve fiilin Onun ifadesiyle mukarebe etmekte olduğu idrakı içinde işlenişi. Biri sevginin diğeri korkunun eseri daha açık ifadesiyle korkuyu Allah edinmedin Allah’tan korkmak ve sevgiyi O kabul etmeden Mabudu sevmek. Ve muhasebe; kalp ve gönülde başkasına yer vermemek...</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Muhammed b. Mabed anlatıyor: Rum melikinin yanına girdim onu mahzun mahzun yerde oturuyor buldum. Halini sordum. ‘Bana ne oldu biliyor musun? dedi. Hayır dedim. Sahih adam öldü dedi. Kim? diye sordum. Ömer b. Abdülaziz dedi ve sözlerine devam etti: ‘Öyle zannediyorum ki, eğer mesihten sonra ölüleri diriltecek bir insan olsaydı, muhakkak Ömer b. Abdülaziz olurdu. Ben kapısını kapatıp üzlete çekilip, ibadetle ömrünü geçiren rahibe değil bütün dünya ayağının altına serilmişken dünyaya bir tekme vurup, rahip olan Ömer b. Abdülaziz’in haline hayret ediyorum.’</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Fatıma Binti Abdülmelik anlatıyor: ‘Belki en çok namaz kılan, oruç tutan o değildi. Fakat Allah’tan en çok korkan insan oydu. Her gün yatsı namazından sonra odasına çekilir, kıbleye döner ve ellerini açar ağlaya ağlaya münacatta bulunurdu ve dua ederdi... Ancak kendisinden geçince uyur ve kendisine gelince yine duaya başlar... Ve sabaha kadar hep böyle devam ederdi.’</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">3. Devlet Otoritesinin Temini</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ferd ve devlet arasındaki münasebeti mucizevi ölçüde dengeleyen tek sistem İslamdır. İslam bu dengeye o kadar ehemmiyet verir ki, Kur’an’ın ilk suresi olan Fatiha’nın hemen üçüncü ayetinde bize bu denge anlatılır. Bu ayette ‘Allah din günün malikidir.’ denilir. Ömer b. Abdülaziz hiç baskıya tevessül etmeden ciddi bir devlet otoritesi kurmuştur. </span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bunda hiç şüphesiz onun kendi şahsında tatbik gören adalet anlayışının payı çok büyüktür. Fakat en az onun kadar mühim bir husus da Abdülaziz’in vazifelendirmek üzere seçtiği şahıslardaki isabettir.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Mehdi Ömer B. Abdülaziz’dir</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kendisine sevinç gözyaşları rüyasını anlatıyor: ‘Rüyamda Allah Resülü’nü gördüm. Sağında Hz. Ömer, solunda Hz. Ömer vardı ve bana şöyle sesleniyordu: ‘Sen bizim yanımızda ismin Ömer’ül-Mehdi’dir.’</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ölmek İstiyor</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İbn Ebi Zekeriyya’ya yazdığı mektupta ‘Mektubumu alır almaz bana gel.’ diyordu. İbn Ebi Zekeriyya denileni yaptı. Halifenin huzuruna gelince her ikisi de merhabalaştılar. Bir aralık sukuttan sonra halife: ‘Senden bir arzum var.’ diye söze başladı. Halife sözlerine devam etti: ‘Senden iktidarın dışında bir şey isteyecek değilim. Arzum şudur. İlminin nispetinde hamd ve sena ettikten sonra, Ömer b. Abdülaziz’den emanetini alması için Allah’a dua edeceksin!...’</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Vefatı</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hanımı Fatıma anlatıyor: Abdülaziz vefat ettiği son hastalığında ‘Allah’ım ölümümü onlara hafif kıl.’ diye dua ederdi. Vefat ettiği gündü. Halifenin yatmakta olduğu odaya bir kapıyla açılan başka bir odada oturuyordum, içeriden Abdülaziz’in sesi geliyordu O. ‘Bu ahiret yurdunu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.’ ayetini okuyordu. Sonra ses kesilmişti ‘git bak bakalım acaba halife uyuyor mu’ dedim. İçeriye girince bir çığlık kopardı, yerimden fırladım ve odaya girdim. Halife kıbleye dönmüş bir eliyle ağzını diğer eliyle de gözlerini kapatmış upuzun yatıyordu, ölmüştü.’ </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 168611, member: 15919"] [CENTER][CENTER][COLOR=red][B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]ÖMER B. ABDÜLAZİZ[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR][/CENTER][/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS] [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]BEKLENEN VE MÜJDELENEN ADAM[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Hz. Ömer, ‘Ah keşke yeryüzü zulümle dolduğu bir anda gelecek ve onu adaletle dolduracak, alnı nişanlı evladımın kim olduğunu bir bilsem!’ der ve ismi ismine, künyesi künyesine denk bir evladının geleceğini ve yeryüzünü adaletle doldurup idare edeceğini haber verip müjdelerdi.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Abdülaziz’in küçük oğlu Ömer, oynarken babasının atlarından biri onu tepmiş ve alnından yaralamıştı. Abdülaziz, oğlunun alnındaki kanı silerken şöyle diyordu,[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]-Eğer Ümmiye Oğullarının alnı nişanlı ise sen bahtiyarsın demektir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Bu ifadeden de anlaşılıyor ki, Abdülaziz de oğlunun müjde yüklü olduğunu biliyordu.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS] [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [SIZE=4][B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İLK YILLAR[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Babası Eyalet Valisi olan bir çocuğu çevreleyen bütün konfor ve lüks hayat Ömer b. Abdülaziz için de geçerliydi. O vali konaklarının standardına uygun bir hayat yaşıyordu. Babası çok zengindi. Konaktaki hizmetçi ve halayıklar küçük Ömer’in gözünün içine bakıp duruyorlardı. Hele yaratılışındaki seçkinlik ona bu konak ve sarayda apayrı ilgi ve alaka atmosferi hasıl ediyor ve bu küçük çocuk elden ele bir gül demeti gibi dolaşıyordu. Solmasın diye hiç kimse koklamaya kıyamıyordu.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ama onun gözü hep yüce ufuklarda dolaşıyordu. Konaktaki konfor artık onu tatmin etmez olmuştu. İçinde bir huzursuzluk duyuyordu. bir şeye karşı açlık ve susuzluğu vardı; konaktaki öğretilenler onun tecessüsünü tatmine yetmiyordu.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Devrin insanları onu adaleti tatbikte dedesi Ömer’e (ra.) benzetirken, zühd ve takvada Hasan Basri’ye İlimde ise İmam Zühri’ye benzetirlerdi.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Hakkında söylenenler: İmam, fakih, müçtehid, sebt, hüccet, hafız ve bunlara benzer hep senakar sözler...[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Said B. Müseyyeb[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]O yaratılışı gereği sanki sırf ilim için yaratılmış gibiydi. Çok zeki ve hafızası çok kuvvetliydi. İlmi, takvası ve zühdü ise dillere destandı. Devrin insanları şu kanaatta ittifak halindeydi; Medine’nin en alimi, en fakihi Said b. Müseyyeb’dir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Allah Rasulü’nün ashabı hayatta iken Said b. Müseyyeb fetva verirdi ve bu hiç kimse tarafından yadırganmazdı. Halbuki o devrede Medine’de Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas ve daha niceleri gibi dev insanlar vardı, Said b. Müseyyeb’i onlarda kabulleniyorlardı.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ömer b. Abdülaziz şöyle der; Medine’deki bütün alimler ilim için bana gelirlerdi. Halbuki ben Said b. Müseyyeb’e giderdim.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Said b. Müseyyeb doğru bildiğinden taviz vermeyen bir insandı. Prensiplerini her zaman ve zeminde ve herkese karşı aynı seviyede tatbik ederdi.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Said b. Müseyyeb hicretin 94. Senesinde vefat etti. O gün 75 yaşlarında bulunuyordu. Hep Medine’de yaşadı ve yaşadığı yerde vefat etti. Şüphesiz o insanların en alimi en fakihi en zahidi ve en emini idi.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [SIZE=4][B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Bir Lider Olarak Ömer B. Abdülaziz[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/SIZE] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Lider, cemiyetin her ferdine bir cemiyet kuvveti veren herkes kendini en sevgili bilen ve ruhunda topladığı üstün vasıfların herhangi biri olmaktan kurtulmuş seçkin insandır. Lider yalnızlığın çocuğudur. O binler, yüzbinler ve milyonlar arasında yaşasa bile hep yalnızdır. Anlaşılamam adeta onun kaderi olmuştur. [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Lider, özüyle ve zati hususiyetleriyle her zaman kendini hissettiren ve gönüllerde yaşamasını bilen bir şahsiyettir. O görünüşündeki inandırıcılığı, anlayışındaki derinliği, davranışındaki inceliği, ihatasındaki genişliği, tespitlerindeki sağlamlığı, öğrenme aşkı, öğrenme istidatı ve uhdesine aldığı her şeyin üstesinden gelebilme yeteneği ile-istemediği halde-dikkatleri üzerinde toplayan, sevilen, sayılan, gözdeleşen dolayısıyla da binlerin her zaman uğrunda ölmeye hazır oldukları bir seviye insanıdır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Medine Valisi[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]O, Velid b. Abdülmelik tarafından Medine valiliğine tayin edildiğinde henüz yirmibeş yaşlarında ve çiçeği burnunda bir gençti. Ancak icratı, diğer faziletlerinin yanında, ondaki idarecilik dehasını da çok kısa zamanda ispat edip gösterecektir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ömer b. Abdülaziz ‘Kollektif Şuur’ anlayışının zirvesinde olan bir insandır. Meşveret ve istişareye azami ölçüde ehemmiyet vermektedir. Bu durum ise o günün idarecilik anlayışında raşid Halifelerden sonra çok az görülmüş bir davranış tarzıdır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Heyet ilk toplantısını Ömer b. Abdülaziz başkanlığında ve bir öğle namazını takiben yapmıştır. Ve bu toplantıda ilk sözleri şunlar olmuştur:[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]‘Allah’a hamd, Resulüne selam olsun![/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ben sizleri, halka yardımcı olacağınız ve mükafatı Hak katında göreceğiniz bir iş için davet etmiş bulunuyorum. Hepinizin veya aranızdan bazılarının düşünce ve görüşünü almada hiçbir meselede hüküm vermek istemiyorum.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Bütün Mısır onun tasarrufundaydı. Fakat Abdülaziz vefat ettiğinde geriye bıraktığı, herkesi hayrette bırakacak kadar az bir meblağdı. onun halk tarafından aşırı derecede sevilmesinin sebeplerinden biri de bu dürüst davranışıydı.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Halife Ömer B. Abdülaziz[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Halifenin hak ve selayetleri şer’i hükümlerle belli prensiplere bağlandığı gibi kimlerin halife olabileceği hususu da yine şer’i ölçülerle tesbit ve tayin edilmiştir. Buna göre Müslüman ve hür olan herkes kendisine ümmet biat etmek şartıyla halife olabilir. Efendimizden rivayet edilen ‘halife Kureyştendir’ ifadesi meselenin kemal noktası olarak kabul edilse bile kayıtlayıcı bir hüküm olarak kabul edilmez. Zira, Efendimiz başka bir hadisinde ‘Başı kuru bir üzüme benzeyen bir Habeşli geçse bile itaat ediniz’ buyurmuştur. Durum böyle olunca halifenin meşruiyeti için üç şart yeterlidir, Müslüman olmak, hür olmak, ümmetin ekseriyetinden biat almış bulunmak.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Biat bir seçim sistemidir. Halifenin bir seçimle iş başına gelmesi bir şart olmasına rağmen seçim sisteminin şekil ve keyfiyeti İslam’da belli bir prensibe bağlanmış değildir. Bunda da anlaşılıyor ki, bu mesele ümmetin içtihadına bırakılmıştır. Şartlar nasıl gerektiriyorsa biat öyle olacaktır. Burada mühim olan meselenin özüdür. O da Halifenin seçimle işbaşına gelmesi prensibiyle hükme bağlanmıştır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Halife ancak mevcut hükümlerin tatbikçisidir. O asla kendi anlayışınca ve kendi hevesine göre yeni hükümler ihdas etme selayetinde değildir. Zaten hilafette esas olanın vekalet olduğu bu kelimenin ifade ettiği manada da anlaşılmaktadır. Onun içindir ki, ilk dönemde başa geçen bütün halifeler bu meseleyi ilk konuşmalarına mevzu edinmişler ve sözlerini de şu ölümsüz sözlerle bitirmişlerdir, ‘Allah’a isyan edene itaat yoktur’ Halifeye itaat edilmesi için onun önce Allah’a itaat etmesi şarttır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İhlas Ve Samimiyeti[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Candır, ruhtur, hayattır, esastır, kuvvettir, nokta-istinaddır, yolların en kısası, duaların en makbulü, sırların en mahremidir İhlas. O maksatları hasıl eden bir keramet cümbüşü, o insanı insan eden his ve duyguların en ulvisi ve o yaradılışa gaye olan kulluğun en safisi ve en nezihidir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ölümü hafızanın sadık bendesi yapma onu hafızadan ve hatırdan hiç çıkarmama. Lezzetleri onunla bulama ve fecr-i kazibin ışıklarına kanmama dünya ebedi değildir ki tül-i emel doğru olsun. Hem kalıcı değil ki, bir niza değsin.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İhlas ve samimiyeti hayatının her anında başında bir salahat tacı olarak taşıdı. En küçük hareketinde bile zerre kadar ihlastan ayrılmadı.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Adaleti[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Adaleti tatbikte dedesi Hz. Ömer’e benzetilen Ömer b. Abdülaziz yine dedesi tarafından yeryüzünü adaletle dolduracak evlat olarak müjdelenmiş mutlu ve ihtiyar bir insandı.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Onun adalet tatbiki bütün icraatında görüldüğü gibi yine kendi nefsinden başlar. Kendinden evvelki halifelerin yakın akrabalarına haksız olarak dağıttıkları mallar vardı. Kimin elinde haksız yere alınan ve tesahüb edilen mal varsa ya hak sahibini bulup iade edecek ya da beytül’mala koyacaktı.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]O Zalimi Asla Sevmezdi[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Dünyanın neresinde olursa olsun bir mazlumun ahını duysa derhal ‘Mazlumun duasından sakının çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.’ Nurlu beyanını hatırlar titreyen arşı içinde hissederdi.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ömer B. Abdülaziz her asil gibi zulümden nefret eder ve zalime yardım edenleri sevmezdi.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Bazı İcraatları[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Büyük insanları büyük yapan, büyük işler yapmaları değil ne kadar küçük olursa olsun lüzumlu işler yapmalarıdır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]1. İrşad ve Tebliğ:[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İçinde tebliğ topluluk semavi ve arazi belalara karşı korunma garantisi içerisindedirler. Eğer bir toplumda üç-beş insan dahi olsa bu kudsi vazifeyi yapıyorlarsa Cenab-ı hak o toplumu koruma altına alır. Eğer mesele aksine ise neticede aksine olur. Yani içinde bu kudsi vazife yapılmayan topluluğu Allah (cc) helak eder. Geçmiş ümmetlerde meydana gelen toplu helak olmalar bunu en açık misalleridir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]2. Birlik-Beraberlik Ve Kardeşlik Duygusunun İhyası:[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Kardeşlik fasl-ı müşterek demektir. Dışa akseden yönüyle o ferd ve kişiler arasında sevgi ve muhabbet cemiyet hayatında akıl ve mahkeme devlet sistematiğinde ise inanları kardeş ilan eden hukuk sistemini hayata tatbik etme manasına gelir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İnat, Ebu Cehil zaafı. Kin ve nefret bu zaafın günahı. Haset, düşmanlık ve adavetin anasıdır. O ilahi takdir ve taksimi taşıyan bir düşünce sefaletidir. haset bütün iyilikleri yer bitirir. Hırs, bir Yahuydi adetidir. Zillet ve mahrumiyet damgalıdır. O aynı zamanda en ulvi gayelere payelik yapan yüce himmete kezzap akıtmaktır. Hırs rahmana karşı şeytan tarafını tutmaktır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İlk Hutbe[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Halife olduğu gün mescide gelerek minbere çıktı. Bu onun ilk hutbesiydi. Ve o gün cemaatına şunları söylemişti:[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]‘..Gönderilen son peygamberden sonra gönderilecek bir peygamber ve indirilen son kitap Kuran’dan başka gönderilecek başka bir kitap yoktur.’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=red][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Dikkat edin! Allah’ın helal kıldığı kıyamete kadar helal, haram kıldığı kıyamete kadar haramdır.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=red][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Dikkat edin! Ben hüküm vaazı değil, sadece vazedilmiş hükümleri tatbik eden kişiyim.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=red][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Dikkat edin! Ben yeni çığır açan değil, sadece açılan bir çığırda tabi olup yürüyen kişiyim.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=red][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Dikkat edin! Allah’ isyanda, kula itaat yoktur.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=red][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Dikkat edin! Ben sizin hayırlınız değil sadece yük ve mesuliyeti ağır olanınızım.’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]Meymun, ‘Altı ay Ömer b. Abdülaziz’in yanında kaldım, bir gün olsun elbisesini değiştirdiğini görmedim. Sadece cumadan cumaya üzerindeki elbiseyi yıkatırdı.’ der.[/COLOR][/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Cuma namazını kıldırdı... Elbisesinde birçok yama vardı. Namazdan sonra bir müddet oturmuş ve etrafına halkalanmış cemaatiyle sohbete dalmıştı. Sohbet esnasında orada bulunanlardan biri: Ey müminlerin emiri! Allah sana bu kadar mal-mülk ve böyle birde saltanat verdi. biraz da iyi giyinip kuşansan olmaz mı? dedi. Halife başını eğmiş bir süre hiç konuşmadan öyle durmuştu. Belki bu sözünden hoşlanmamıştı. Neden sonra başını kaldırdı ve mübarek dudaklarından şu hikmet dolu cümle döküldü: ‘En faziletli iktisat bollukta yapılan ve en faziletli Afv muktedirken olanıdır.’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Seleme b. Osman el-Kureyşi anlatıyor: Ömer b. Abdülaziz halife olunca ne kadar kölesi, elbisesi, kokusu varsa hepsini sattı. bu paranın hepsini Allah yolunda infak etti.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Zühd Takva Ve Muhasebesi[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Zühd masivadan arınış ve mutlak varlı’da fani oluşun ifadelenişi. Takva ise bütün harekat ve fiilin Onun ifadesiyle mukarebe etmekte olduğu idrakı içinde işlenişi. Biri sevginin diğeri korkunun eseri daha açık ifadesiyle korkuyu Allah edinmedin Allah’tan korkmak ve sevgiyi O kabul etmeden Mabudu sevmek. Ve muhasebe; kalp ve gönülde başkasına yer vermemek...[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Muhammed b. Mabed anlatıyor: Rum melikinin yanına girdim onu mahzun mahzun yerde oturuyor buldum. Halini sordum. ‘Bana ne oldu biliyor musun? dedi. Hayır dedim. Sahih adam öldü dedi. Kim? diye sordum. Ömer b. Abdülaziz dedi ve sözlerine devam etti: ‘Öyle zannediyorum ki, eğer mesihten sonra ölüleri diriltecek bir insan olsaydı, muhakkak Ömer b. Abdülaziz olurdu. Ben kapısını kapatıp üzlete çekilip, ibadetle ömrünü geçiren rahibe değil bütün dünya ayağının altına serilmişken dünyaya bir tekme vurup, rahip olan Ömer b. Abdülaziz’in haline hayret ediyorum.’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Fatıma Binti Abdülmelik anlatıyor: ‘Belki en çok namaz kılan, oruç tutan o değildi. Fakat Allah’tan en çok korkan insan oydu. Her gün yatsı namazından sonra odasına çekilir, kıbleye döner ve ellerini açar ağlaya ağlaya münacatta bulunurdu ve dua ederdi... Ancak kendisinden geçince uyur ve kendisine gelince yine duaya başlar... Ve sabaha kadar hep böyle devam ederdi.’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]3. Devlet Otoritesinin Temini[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ferd ve devlet arasındaki münasebeti mucizevi ölçüde dengeleyen tek sistem İslamdır. İslam bu dengeye o kadar ehemmiyet verir ki, Kur’an’ın ilk suresi olan Fatiha’nın hemen üçüncü ayetinde bize bu denge anlatılır. Bu ayette ‘Allah din günün malikidir.’ denilir. Ömer b. Abdülaziz hiç baskıya tevessül etmeden ciddi bir devlet otoritesi kurmuştur. [/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Bunda hiç şüphesiz onun kendi şahsında tatbik gören adalet anlayışının payı çok büyüktür. Fakat en az onun kadar mühim bir husus da Abdülaziz’in vazifelendirmek üzere seçtiği şahıslardaki isabettir.[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Mehdi Ömer B. Abdülaziz’dir[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Kendisine sevinç gözyaşları rüyasını anlatıyor: ‘Rüyamda Allah Resülü’nü gördüm. Sağında Hz. Ömer, solunda Hz. Ömer vardı ve bana şöyle sesleniyordu: ‘Sen bizim yanımızda ismin Ömer’ül-Mehdi’dir.’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Ölmek İstiyor[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]İbn Ebi Zekeriyya’ya yazdığı mektupta ‘Mektubumu alır almaz bana gel.’ diyordu. İbn Ebi Zekeriyya denileni yaptı. Halifenin huzuruna gelince her ikisi de merhabalaştılar. Bir aralık sukuttan sonra halife: ‘Senden bir arzum var.’ diye söze başladı. Halife sözlerine devam etti: ‘Senden iktidarın dışında bir şey isteyecek değilim. Arzum şudur. İlminin nispetinde hamd ve sena ettikten sonra, Ömer b. Abdülaziz’den emanetini alması için Allah’a dua edeceksin!...’[/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Vefatı[/FONT][/COLOR][/B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS]Hanımı Fatıma anlatıyor: Abdülaziz vefat ettiği son hastalığında ‘Allah’ım ölümümü onlara hafif kıl.’ diye dua ederdi. Vefat ettiği gündü. Halifenin yatmakta olduğu odaya bir kapıyla açılan başka bir odada oturuyordum, içeriden Abdülaziz’in sesi geliyordu O. ‘Bu ahiret yurdunu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.’ ayetini okuyordu. Sonra ses kesilmişti ‘git bak bakalım acaba halife uyuyor mu’ dedim. İçeriye girince bir çığlık kopardı, yerimden fırladım ve odaya girdim. Halife kıbleye dönmüş bir eliyle ağzını diğer eliyle de gözlerini kapatmış upuzun yatıyordu, ölmüştü.’ [/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Tabiun ve Tebe-i Tabiin
Ömer bin Abdulaziz(r.a)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst