Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ömer gibi idareci mi istiyoruz, öyleyse...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 157145" data-attributes="member: 10"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Ömer gibi idareci mi istiyoruz, öyleyse...</span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Evet, böyle bir devr-i dâim, böyle bir fâsit daire işliyor; dünkü ihmali bügünkü nesiller çekiyor; bugünkü nesillerin ihmalini de, yakın bir gelecekte kendileri, gelecekte de evlatları çekecek. O açıdan, neden devletin aleyhinde olalım ki?</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"> </span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">O, bugün istenen seviyede değilse bunun sebebi atalarımızın ve bizim ihmallerimizdir.</span></span></strong></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">Bir hadîslerinde Efendimiz şöyle buyurmuyor mu? "Siz nasıl olursanız, öyle de idare edilirsiniz." Siz nasıl bir kaynak iseniz, başınızdakiler de o kaynağın mahsulüdür. Bu hadîs, idare edilenlere diyor ki, siz çok önemlisiniz; çünkü, başınıza geçeceklere, şekil verecek olan sizlersiniz. </span></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Siz, şerre, şirretliğe yol verir, bağrınızda kötülüklerin barınmasına açık yaşarsanız, sizi de kötüler ve şirretler idare eder. Şirretlik, sizin içinizde neşv ü nemâ buluyor mu? Atmosferinizde fenalıklar yeşeriyor mu? O zaman Allah (cc), sizin başınıza, aynı mayadan insanlar getirir, sizi size benzeyen o insanlar idare ederler. </span></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Bilirsiniz;</span></span></strong></span></span><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"> ilk meclis milletvekillerinden Tahir Efendi adında bir zat vardır. Bu zat, ulemadan, fuzelâdandır. Diğer milletvekilleri meydanlarda nutuk atarken, Tahir Efendi, bir köşede hep susmayı tercih eder. Birgün taraftarları ısrarla, "Efendi, sen de bir şeyler söylesen; herkesin vekili konuşuyor, herkes kendi vekiliyle iftihar ediyor; sen de bir konuşsan da bizim de göğsümüz kabarsa!.." derler. Tahir Efendi, az fakat öz konuşan bir insandır. Onlara şöyle cevap verir: </span></span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">"Muhterem cemaat, şunu biliniz ki, siz; "müntehib" (seçen)siniz. Ben ise; "müntehab"</span></span></strong></span></span><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">ı</span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">m (seçilen). Gideceğimiz yer ise; "müntehabün ileyh" (kendisi için seçim yapılmış yer, Millet Meclisi)dir. Sizin yaptığınız işe de "intihab" (seçmek) denir. İntihab ise "nuhbe" kelimesinden gelir. Nuhbe, kaymak demektir. Unutmayın ki, bir şeyin altında ne varsa kaymağı da o cinsten olur; tabanında ne varsa tavanına da o vurur. Yoğurdun üstünde, yoğurt kaymağı, sütün üstünde süt kaymağı, şapın üstünde de şap kaymağı bulunur..." </span></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Şimdi eğer biz yoğurt gibiysek niye kaymağımıza sövelim ki! O benim bir parçam değil mi?. Devleti kınamak kendimizi kınamak; ona karşı olmak kendi kimliğimize karşı olmak demektir.</span></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">Peki, devleti hiç sorgulamayacak mıyız? Tabii ki sorgularız; fakat biz önce kendimizi sorgulamak suretiyle devletimizi sorgulamalıyız. "Ne kusurumuz var ki böyle oldu?" demeliyiz. "Fert fert neleri ihmal ettik ki bu hale geldik? diyerek sorgulamalıyız. </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Birisi gelip Haccac-ı Zâlim’e, Hz. Ömer’in adaletinden bahsedince, Haccac’</span></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">ı</span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">n verdiği cevap, meselemize vüzuh kazandırması bakımından mühimdir. Haccac, cevabında şöyle demektedir: </span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">"Siz Ömer zamanındaki insanlar olsaydınız, hiç şüphesiz ben de Ömer olurdum..." </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Ebu Nuaym’</span></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">ı</span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">n Hilyetu’l-Evliya’sında ve Taberânî’nin Mu’cemu’l-Evsat’</span></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">ı</span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">nda zikredilen Ebu’d-Derdâ hazretlerinin rivayet ettiği </span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">bir kudsî hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmaktadır: </span></span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">"Aziz ve Celil Allah ferman buyurdu: Ben Allah’</span></span></strong></span></span><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">ı</span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">m, ben’den başka ilah yoktur. Kainatın yegâne sahibi ve hükümdarların efendisi benim. Hükümdarların, idarecilerin kalbleri benim elimdedir. Eğer kullarım bana itaat ederler, dinin gereğini yerine getirirlerse idarecilerinin kalblerini onlara karşı merhamet ve şefkat duygularıyla doldururum. Fakat, eğer kullar bana isyan eder, dinden yüz çevirirlerse hükümdarlarının kalblerini onlar hakkında öfke, hiddet, hınç ve kine sevkederim de onlara azabın en acılarını tattırırlar. </span></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Öyleyse, idarecilerinize beddualar ederek kendinizi oyalamayın; zikir, dua ve yakarışlarla mamur ettiğiniz gönüllerinizle bana yönelin ki ben de zalim idarecilerinizin haklarından geleyim." </span></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Evet, her problem akabinde başkalarını suçlar, kabahatleri ona-buna yükler durursak, vazifemizin dışında işlere girmiş oluruz. Zaten, </span></span></strong></span></span><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">Kur’an-ı Kerim de şöyle buyurmuyor mu?: "Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez." (Mâide sûresi, 5/105)</span></span></span></span></strong></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Evet, bu âyetin mânâsı, "Başkalarına hiç karışmayın, siz sadece kendinize bakın" demek değildir. </span></span></span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Aksine âyetten anlaşılması gereken mânâ, başkalarının dalâlet ve sapıklıklarını gidermeye çalışırken, yanlışlıklarını görüp konuşurken insanın kendisini unutmamasıdır; </span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">yani, şahsî muhasebeyi asla ihmal etmemesidir. Bu âyeti sırf ferdî bir mânâda da almamalı, ayette geçen "enfusekum" ifadesinden hem ferdi hem nefsi hem de toplumun tamamını içine alan bir mânâ çıkarmalı.</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Yani fert, fert olarak, Müslüman toplum da toplum olarak, iyilik ve dürüstlüğünü korumalıdır. Kurtuluş ve toplumun hidâyeti fertlerden başlar. Fertler düzelirse toplum da düzelir. </span></span></strong></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Meselenin bir diğer yanı da şudur: Bu mevzuda bir sorgulamaya kalkarsak çoğu zaman dengeyi koruyamayız. Farkında olmadan, devletine karşı milletin güvenini sarsarız. Devlete karşı güveni sarsmak da anarşiye, teröre ve başı bozukluğa vize vermek demektir.</span></span></strong></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">İslam Tarihi’ne şöyle bir baktığımızda görürüz ki selef-i sâlihîn başlarına kim geçerse geçsin devlet otoritesini sarsacak tavırlara girmemeye çok dikkat etmişlerdir. Mesela; Yezid’e çok kimse, hatta büyük insanlar bile lanet etmişlerdir. Fakat, Müslümanlar onun arkasında da namaz kılmıştır; fâsık, fâcir bildikleri kimselerin arkasında bile namaz kılmışlardır. Urve b. Zübeyr, Abdulmelik’in ardında saf tutmuştur.</span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Oysa, Emeviler Abdulmelik döneminde onun ağabeyini asmışlardır; fakat, o problem çıkarmamış, Abdulmelik’in misafiri olmuş, hakka tercümanlık etmekle yetinmiştir. </span></span></span></span></strong></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Evet, </span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #008000">Yezid ve Haccac gibi idarecilerin yaptıkları birer zulümdür, ama selef-i sâlihîn zulme maruz kalmalarına rağmen halkın kendi devletine karşı düşmanca hisler beslemesine razı olmamış; aksi halde, devlet otoritesinin sarsılmasından ve bütün toplumun yara almasından korkmuşlardır. </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">Dolayısıyla benim tavrımı, bana mahsus bir tavır olarak görür, benim kendi hassasiyetim ya da hoşgörü ve tolerans anlayışımla izah etmeye kalkarsanız yanlış yapmış olursunuz. Aslını ve temel dinamiklerini dinimin esaslarından almadığım ve seleflerimde görmediğim şeyleri ihdas etmeye benim hakkım yoktur, haddim de değildir. Benim başım öyle bir yere bağlıdır ki, başımı oradan ayırmayı asla istemem. Din yeryüzüne indiği andan itibaren ne ise odur. Efendimiz onu nasıl yorumlamışsa, Râşid Halifeler onu nasıl anlamış ve yaşamışlarsa ben ona öyle inanır, öyle uygularım. Müslümanlar dünden bugüne devleti kutsamamışlardır fakat ona hep saygılı kalmış; devletin itibarının yükselmesine çalışmışlardır. </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000">M.F.GÜLEN</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800000"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 157145, member: 10"] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Ömer gibi idareci mi istiyoruz, öyleyse...[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#800000][B][SIZE=4][COLOR=#800000]Evet, böyle bir devr-i dâim, böyle bir fâsit daire işliyor; dünkü ihmali bügünkü nesiller çekiyor; bugünkü nesillerin ihmalini de, yakın bir gelecekte kendileri, gelecekte de evlatları çekecek. O açıdan, neden devletin aleyhinde olalım ki?[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000] [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000]O, bugün istenen seviyede değilse bunun sebebi atalarımızın ve bizim ihmallerimizdir.[/COLOR][/SIZE][/B] [/COLOR][/SIZE][B][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]Bir hadîslerinde Efendimiz şöyle buyurmuyor mu? "Siz nasıl olursanız, öyle de idare edilirsiniz." Siz nasıl bir kaynak iseniz, başınızdakiler de o kaynağın mahsulüdür. Bu hadîs, idare edilenlere diyor ki, siz çok önemlisiniz; çünkü, başınıza geçeceklere, şekil verecek olan sizlersiniz. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Siz, şerre, şirretliğe yol verir, bağrınızda kötülüklerin barınmasına açık yaşarsanız, sizi de kötüler ve şirretler idare eder. Şirretlik, sizin içinizde neşv ü nemâ buluyor mu? Atmosferinizde fenalıklar yeşeriyor mu? O zaman Allah (cc), sizin başınıza, aynı mayadan insanlar getirir, sizi size benzeyen o insanlar idare ederler. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#800000][B][SIZE=4][COLOR=#800000]Bilirsiniz;[/COLOR][/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][B][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000] ilk meclis milletvekillerinden Tahir Efendi adında bir zat vardır. Bu zat, ulemadan, fuzelâdandır. Diğer milletvekilleri meydanlarda nutuk atarken, Tahir Efendi, bir köşede hep susmayı tercih eder. Birgün taraftarları ısrarla, "Efendi, sen de bir şeyler söylesen; herkesin vekili konuşuyor, herkes kendi vekiliyle iftihar ediyor; sen de bir konuşsan da bizim de göğsümüz kabarsa!.." derler. Tahir Efendi, az fakat öz konuşan bir insandır. Onlara şöyle cevap verir: [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#008000][B][SIZE=4][COLOR=#008000]"Muhterem cemaat, şunu biliniz ki, siz; "müntehib" (seçen)siniz. Ben ise; "müntehab"[/COLOR][/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#008000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#008000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#008000]ı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]m (seçilen). Gideceğimiz yer ise; "müntehabün ileyh" (kendisi için seçim yapılmış yer, Millet Meclisi)dir. Sizin yaptığınız işe de "intihab" (seçmek) denir. İntihab ise "nuhbe" kelimesinden gelir. Nuhbe, kaymak demektir. Unutmayın ki, bir şeyin altında ne varsa kaymağı da o cinsten olur; tabanında ne varsa tavanına da o vurur. Yoğurdun üstünde, yoğurt kaymağı, sütün üstünde süt kaymağı, şapın üstünde de şap kaymağı bulunur..." [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Şimdi eğer biz yoğurt gibiysek niye kaymağımıza sövelim ki! O benim bir parçam değil mi?. Devleti kınamak kendimizi kınamak; ona karşı olmak kendi kimliğimize karşı olmak demektir.[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]Peki, devleti hiç sorgulamayacak mıyız? Tabii ki sorgularız; fakat biz önce kendimizi sorgulamak suretiyle devletimizi sorgulamalıyız. "Ne kusurumuz var ki böyle oldu?" demeliyiz. "Fert fert neleri ihmal ettik ki bu hale geldik? diyerek sorgulamalıyız. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Birisi gelip Haccac-ı Zâlim’e, Hz. Ömer’in adaletinden bahsedince, Haccac’[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000]ı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]n verdiği cevap, meselemize vüzuh kazandırması bakımından mühimdir. Haccac, cevabında şöyle demektedir: [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]"Siz Ömer zamanındaki insanlar olsaydınız, hiç şüphesiz ben de Ömer olurdum..." [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Ebu Nuaym’[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000]ı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]n Hilyetu’l-Evliya’sında ve Taberânî’nin Mu’cemu’l-Evsat’[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#800000]ı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]nda zikredilen Ebu’d-Derdâ hazretlerinin rivayet ettiği [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]bir kudsî hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmaktadır: [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#008000][B][SIZE=4][COLOR=#008000]"Aziz ve Celil Allah ferman buyurdu: Ben Allah’[/COLOR][/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#008000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#008000][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#008000]ı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]m, ben’den başka ilah yoktur. Kainatın yegâne sahibi ve hükümdarların efendisi benim. Hükümdarların, idarecilerin kalbleri benim elimdedir. Eğer kullarım bana itaat ederler, dinin gereğini yerine getirirlerse idarecilerinin kalblerini onlara karşı merhamet ve şefkat duygularıyla doldururum. Fakat, eğer kullar bana isyan eder, dinden yüz çevirirlerse hükümdarlarının kalblerini onlar hakkında öfke, hiddet, hınç ve kine sevkederim de onlara azabın en acılarını tattırırlar. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Öyleyse, idarecilerinize beddualar ederek kendinizi oyalamayın; zikir, dua ve yakarışlarla mamur ettiğiniz gönüllerinizle bana yönelin ki ben de zalim idarecilerinizin haklarından geleyim." [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#800000][B][SIZE=4][COLOR=#800000]Evet, her problem akabinde başkalarını suçlar, kabahatleri ona-buna yükler durursak, vazifemizin dışında işlere girmiş oluruz. Zaten, [/COLOR][/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][B][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]Kur’an-ı Kerim de şöyle buyurmuyor mu?: "Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez." (Mâide sûresi, 5/105)[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Evet, bu âyetin mânâsı, "Başkalarına hiç karışmayın, siz sadece kendinize bakın" demek değildir. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#800000][B][SIZE=4][COLOR=#800000]Aksine âyetten anlaşılması gereken mânâ, başkalarının dalâlet ve sapıklıklarını gidermeye çalışırken, yanlışlıklarını görüp konuşurken insanın kendisini unutmamasıdır; [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000]yani, şahsî muhasebeyi asla ihmal etmemesidir. Bu âyeti sırf ferdî bir mânâda da almamalı, ayette geçen "enfusekum" ifadesinden hem ferdi hem nefsi hem de toplumun tamamını içine alan bir mânâ çıkarmalı.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000]Yani fert, fert olarak, Müslüman toplum da toplum olarak, iyilik ve dürüstlüğünü korumalıdır. Kurtuluş ve toplumun hidâyeti fertlerden başlar. Fertler düzelirse toplum da düzelir. [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000]Meselenin bir diğer yanı da şudur: Bu mevzuda bir sorgulamaya kalkarsak çoğu zaman dengeyi koruyamayız. Farkında olmadan, devletine karşı milletin güvenini sarsarız. Devlete karşı güveni sarsmak da anarşiye, teröre ve başı bozukluğa vize vermek demektir.[/COLOR][/SIZE][/B] [/COLOR][/SIZE][B][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]İslam Tarihi’ne şöyle bir baktığımızda görürüz ki selef-i sâlihîn başlarına kim geçerse geçsin devlet otoritesini sarsacak tavırlara girmemeye çok dikkat etmişlerdir. Mesela; Yezid’e çok kimse, hatta büyük insanlar bile lanet etmişlerdir. Fakat, Müslümanlar onun arkasında da namaz kılmıştır; fâsık, fâcir bildikleri kimselerin arkasında bile namaz kılmışlardır. Urve b. Zübeyr, Abdulmelik’in ardında saf tutmuştur.[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Oysa, Emeviler Abdulmelik döneminde onun ağabeyini asmışlardır; fakat, o problem çıkarmamış, Abdulmelik’in misafiri olmuş, hakka tercümanlık etmekle yetinmiştir. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Evet, [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=#008000][SIZE=4][COLOR=#008000]Yezid ve Haccac gibi idarecilerin yaptıkları birer zulümdür, ama selef-i sâlihîn zulme maruz kalmalarına rağmen halkın kendi devletine karşı düşmanca hisler beslemesine razı olmamış; aksi halde, devlet otoritesinin sarsılmasından ve bütün toplumun yara almasından korkmuşlardır. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#800000][SIZE=4][COLOR=#800000]Dolayısıyla benim tavrımı, bana mahsus bir tavır olarak görür, benim kendi hassasiyetim ya da hoşgörü ve tolerans anlayışımla izah etmeye kalkarsanız yanlış yapmış olursunuz. Aslını ve temel dinamiklerini dinimin esaslarından almadığım ve seleflerimde görmediğim şeyleri ihdas etmeye benim hakkım yoktur, haddim de değildir. Benim başım öyle bir yere bağlıdır ki, başımı oradan ayırmayı asla istemem. Din yeryüzüne indiği andan itibaren ne ise odur. Efendimiz onu nasıl yorumlamışsa, Râşid Halifeler onu nasıl anlamış ve yaşamışlarsa ben ona öyle inanır, öyle uygularım. Müslümanlar dünden bugüne devleti kutsamamışlardır fakat ona hep saygılı kalmış; devletin itibarının yükselmesine çalışmışlardır. [/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=#800000][B][SIZE=4][COLOR=#800000]M.F.GÜLEN[/COLOR][/SIZE][/B] [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ömer gibi idareci mi istiyoruz, öyleyse...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst