Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
On Dokuzuncu Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 249694" data-attributes="member: 1"><p><strong>On Dokuzuncu Söz - Sayfa 323</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><span style="color: red">SEKİZİNCİ REŞHA</span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Bilirsin ki, sigara gibi küçük bir âdeti, küçük bir kavimde, büyük bir hâkim, büyük bir himmetle, ancak daimî kaldırabilir. Halbuki, bak: Bu zat, büyük ve çok âdetleri, hem inatçı, mutaassıp, büyük kavimlerden, zahirî küçük bir kuvvetle, küçük bir himmetle, az bir zamanda ref edip, yerlerine öyle secâyâ-yı âliyeyi—ki dem ve damarlarına karışmış derecede sabit olarak—vaz ve tesbit eyliyor. Bunun gibi daha pek çok harika icraatı yapıyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, şu Asr-ı Saadeti görmeyenlere, Ceziretü’l-Arabı gözlerine sokuyoruz. Haydi, yüzer feylesofu alsınlar, oraya gitsinler, yüz sene çalışsınlar! O zâtın o zamana nisbeten bir senede yaptığının yüzden birisini acaba yapabilirler mi?</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><span style="color: red">DOKUZUNCU REŞHA</span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem bilirsin: Küçük bir adam, küçük bir haysiyetle, küçük bir cemaatte, küçük bir meselede, münazaralı bir dâvâda, hicapsız, pervâsız, küçük fakat hacâlet-âver bir yalanı, düşmanları yanında hilesini hissettirmeyecek derecede teessür ve telâş göstermeden söyleyemez.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Şimdi bak bu zâta: Pek büyük bir vazifede, pek büyük bir vazifedar, pek büyük bir haysiyetle, pek büyük emniyete muhtaç bir halde, pek büyük bir cemaatte, pek büyük husumet karşısında, pek büyük meselelerde, pek büyük dâvâda, pek büyük bir serbestiyetle, bilâpervâ, bilâtereddüt, bilâhicap, telâşsız, samimî bir safvetle, büyük bir ciddiyetle, hasımlarının damarlarına dokunduracak şedit, ulvî bir surette söylediği sözlerinde hiç hilâf bulunabilir mi? Hiç hile karışması mümkün müdür? Kellâ!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px">اِنْ هُوَ اِلاَّ وَحْىٌ يُوحٰى</span></span> Evet, hak aldatmaz, hakikatbîn aldanmaz. Hak olan mesleği hileden müstağnîdir, Hakikatbînin gözüne hayalin ne haddi var ki hakikat görünsün, aldatsın?</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><span style="color: red">ONUNCU REŞHA</span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, bak: Ne kadar merak-âver, ne kadar cazibedar, ne kadar lüzumlu, ne kadar dehşetli hakaikı gösterir ve mesâili ispat eder. Bilirsin ki, en ziyade insanı tahrik eden meraktır. Hattâ, eğer sana denilse, “Yarı ömrünü, yarı malını versen, Kamerden ve Müşteriden biri gelir, Kamerde ve Müşteride ne var, ne yok, ahvâlini</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'">Dipnot-1</span> <span style="font-family: 'Tahoma'"> “Onun sözü, kendisine vahyolunandan başka birşey değildir.” Necm Sûresi, 53:4.</span>[/NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Asr-ı Saadet</strong>: Peygamberimizin yaşadığı dönem, mutluluk asrı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Ceziretü’l-Arab</strong>: (bk. bilgiler)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Müşteri</strong>: Jüpiter gezegeni</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bilâhicap</strong>: utanmaksızın (bk. lâ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bilâpervâ</strong>: korkmadan (bk. lâ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bilâtereddüt</strong>: tereddütsüz (bk. lâ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cazibedar</strong>: çekici</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dem</strong>: kan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>emniyet</strong>: güven (bk. e-m-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>feylesof</strong>: filozof, felsefeci</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hacâlet-âver</strong>: utanç verici</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hak</strong>: doğru, gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakaik</strong>: gerçekler (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikatbîn</strong>: doğru görüşlü (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hasım</strong>: düşman</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>haysiyet</strong>: şeref, itibar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hicapsız</strong>: utanmadan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hilâf</strong>: aykırılık, terslik</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>himmet</strong>: ciddî gayret</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>husumet</strong>: düşmanlık (bk. lâ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâkim</strong>: idareci (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kellâ</strong>: asla öyle değil</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>merak-âver</strong>: merak verici</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mesâil</strong>: meseleler (bk. m-s̱-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mutaassıp</strong>: tutucu</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münazaralı</strong>: tartışmalı (bk. n-ẓ-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müstağnî</strong>: ihtiyaç duymayan (bk. ğ-n-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nisbeten</strong>: kıyasla, oranla (bk. n-s-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>pervâsız</strong>: korkmadan, çekinmeden</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ref etmek</strong>: kaldırmak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>safvet</strong>: paklık, temizlik (bk. ṣ-f-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>secâyâ-yı âliye</strong>: yüksek ve güzel huylar, yüksek karakter</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tahrik eden</strong>: harekete geçiren Kamer</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teessür</strong>: üzüntü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ulvî</strong>: yüce</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vaz etmek</strong>: koymak, yerleştirmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zahirî</strong>: görünürde (bk. ẓ-h-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şedit</strong>: şiddetli</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 249694, member: 1"] [b]On Dokuzuncu Söz - Sayfa 323[/b] [FONT=Tahoma][B][COLOR=red]SEKİZİNCİ REŞHA[/COLOR] [/B][/FONT] [FONT=Tahoma]Bilirsin ki, sigara gibi küçük bir âdeti, küçük bir kavimde, büyük bir hâkim, büyük bir himmetle, ancak daimî kaldırabilir. Halbuki, bak: Bu zat, büyük ve çok âdetleri, hem inatçı, mutaassıp, büyük kavimlerden, zahirî küçük bir kuvvetle, küçük bir himmetle, az bir zamanda ref edip, yerlerine öyle secâyâ-yı âliyeyi—ki dem ve damarlarına karışmış derecede sabit olarak—vaz ve tesbit eyliyor. Bunun gibi daha pek çok harika icraatı yapıyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, şu Asr-ı Saadeti görmeyenlere, Ceziretü’l-Arabı gözlerine sokuyoruz. Haydi, yüzer feylesofu alsınlar, oraya gitsinler, yüz sene çalışsınlar! O zâtın o zamana nisbeten bir senede yaptığının yüzden birisini acaba yapabilirler mi? [/FONT] [FONT=Tahoma][B][COLOR=red]DOKUZUNCU REŞHA[/COLOR] [/B][/FONT] [FONT=Tahoma]Hem bilirsin: Küçük bir adam, küçük bir haysiyetle, küçük bir cemaatte, küçük bir meselede, münazaralı bir dâvâda, hicapsız, pervâsız, küçük fakat hacâlet-âver bir yalanı, düşmanları yanında hilesini hissettirmeyecek derecede teessür ve telâş göstermeden söyleyemez. [/FONT] [FONT=Tahoma]Şimdi bak bu zâta: Pek büyük bir vazifede, pek büyük bir vazifedar, pek büyük bir haysiyetle, pek büyük emniyete muhtaç bir halde, pek büyük bir cemaatte, pek büyük husumet karşısında, pek büyük meselelerde, pek büyük dâvâda, pek büyük bir serbestiyetle, bilâpervâ, bilâtereddüt, bilâhicap, telâşsız, samimî bir safvetle, büyük bir ciddiyetle, hasımlarının damarlarına dokunduracak şedit, ulvî bir surette söylediği sözlerinde hiç hilâf bulunabilir mi? Hiç hile karışması mümkün müdür? Kellâ! [/FONT] [FONT=Tahoma][B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=6]اِنْ هُوَ اِلاَّ وَحْىٌ يُوحٰى[/SIZE][/FONT] Evet, hak aldatmaz, hakikatbîn aldanmaz. Hak olan mesleği hileden müstağnîdir, Hakikatbînin gözüne hayalin ne haddi var ki hakikat görünsün, aldatsın? [/FONT] [FONT=Tahoma][B][COLOR=red]ONUNCU REŞHA[/COLOR] [/B][/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, bak: Ne kadar merak-âver, ne kadar cazibedar, ne kadar lüzumlu, ne kadar dehşetli hakaikı gösterir ve mesâili ispat eder. Bilirsin ki, en ziyade insanı tahrik eden meraktır. Hattâ, eğer sana denilse, “Yarı ömrünü, yarı malını versen, Kamerden ve Müşteriden biri gelir, Kamerde ve Müşteride ne var, ne yok, ahvâlini [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][NOT][FONT=Tahoma]Dipnot-1[/FONT] [FONT=Tahoma] “Onun sözü, kendisine vahyolunandan başka birşey değildir.” Necm Sûresi, 53:4.[/FONT][/NOT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Asr-ı Saadet[/B]: Peygamberimizin yaşadığı dönem, mutluluk asrı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Ceziretü’l-Arab[/B]: (bk. bilgiler)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Müşteri[/B]: Jüpiter gezegeni[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bilâhicap[/B]: utanmaksızın (bk. lâ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bilâpervâ[/B]: korkmadan (bk. lâ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bilâtereddüt[/B]: tereddütsüz (bk. lâ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cazibedar[/B]: çekici[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]dem[/B]: kan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]emniyet[/B]: güven (bk. e-m-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]feylesof[/B]: filozof, felsefeci[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hacâlet-âver[/B]: utanç verici[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hak[/B]: doğru, gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakaik[/B]: gerçekler (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hakikatbîn[/B]: doğru görüşlü (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hasım[/B]: düşman[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]haysiyet[/B]: şeref, itibar[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hicapsız[/B]: utanmadan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hilâf[/B]: aykırılık, terslik[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]himmet[/B]: ciddî gayret[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]husumet[/B]: düşmanlık (bk. lâ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâkim[/B]: idareci (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kellâ[/B]: asla öyle değil[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]merak-âver[/B]: merak verici[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mesâil[/B]: meseleler (bk. m-s̱-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mutaassıp[/B]: tutucu[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]münazaralı[/B]: tartışmalı (bk. n-ẓ-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müstağnî[/B]: ihtiyaç duymayan (bk. ğ-n-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nisbeten[/B]: kıyasla, oranla (bk. n-s-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]pervâsız[/B]: korkmadan, çekinmeden[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ref etmek[/B]: kaldırmak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]safvet[/B]: paklık, temizlik (bk. ṣ-f-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]secâyâ-yı âliye[/B]: yüksek ve güzel huylar, yüksek karakter[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tahrik eden[/B]: harekete geçiren Kamer[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]teessür[/B]: üzüntü[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ulvî[/B]: yüce[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vaz etmek[/B]: koymak, yerleştirmek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zahirî[/B]: görünürde (bk. ẓ-h-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şedit[/B]: şiddetli[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
On Dokuzuncu Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst