Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
önce ahlak ve maneviyat
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 161271" data-attributes="member: 11795"><p>Her toplumun, bütün ideolojilerin, beşeri sistemlerin mutlaka kendine has bir ahlak anlayışı (etiği) vardır. İnsanlara örnek model olarak bilinen <strong>(Ahzab:21)</strong> vahiyle beslenen, kendi heva ve hevesiyle hareket etmeyen Hz. Muhammed (sav)’in de Kur’an’ı Kerim ışığında sergilediği bir ahlak yapısı vardır. İnsanlar kendi iradeleri, akıl ve mantıklarının kavradığı kadarıyla tercihlerini yaparlar ve bunu da hayatlarına geçirirler. </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Tercihini İslam Dini’nden yana yapanların, ahlak anlayışı Kur’an ve Sünnet kaynaklı olmak zorundadır. Yoksa hem kendini, hem de çevresindeki kişileri aldatarak mürayi (ikiyüzlü, münafık, çifte standartlı) konumuna düşerler. Cenab’ı Allah insanın kalbinden geçen her şeyi bilmektedir. Oyun ve eğlenceden ibaret olan <strong>(Muhammed:36)</strong> bu dünya hayatını, bir gün gelecek bizlerde terk etmek zorunda kalacağız.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sav)<strong> “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”</strong> demekle, ahlakın çok geniş kapsamlı olduğuna vurgu yapmaktadır ki, en mükemmel ahlak yapısının kaynağı da İslam Dini’nde aramak gerekir. Yoksa yaşadığımız günlük hayatta beş vakit abdestli-namazlı, üç-beş defa Hacc’a ve umreye gitmiş bir müminin, ahlaksız olması kimin yanında bir değer ifade eder. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>DEFOLU MÜSLÜMAN</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bilhassa tasavvufun ilgi alanı olarak bilinen <strong>“ahlaki yapılanma”</strong> her şeyin önüne geçmektedir. Yaşadığımız günlük hayatta zaman, zaman gözlemlediğimiz gibi kişilerin ahlaksızlığından yakındığımız, toplumun kirlenmesinden şikayetçi olduğumuz olmuştur. Hatta, muhafazakar (tutucu), mütaasıb (körü, körüne inanan), dindar, hacı, hoca, hafız olarak bilinen kişilerin ahlaksızlıkları bazılarının İslam’a yaklaşmalarına engel olabilmektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Din, iman Allah, Peygamber laflarını bolca kullanıp da mangalda kül bırakmayan bazı dindar kişilerin damarına basılınca manevi değerlerin ve ahiret inancının ikinci sıraya düştüğünü, dünyevi ve nefsi arzuların ise birinci sırada olduğunu görmek gayet doğaldır. İsterseniz test etmek için kişilerin mevki, makam, menfaat ve sevdiklerine, rahat ve konforuna bir dokunuverin de kalitesiz ve düzeysiz olduklarını bir seyrediverin. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>UYGULANMAYAN BİLGİ, FAYDASIZDIR.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Kalem Suresi: 4 –</strong> “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Ankebut Suresi: 45</strong> – “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak olan namaz elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Maun Suresi:5,6 –</strong> “ Onlar namazlarını ciddiye almazlar. Namazlarıyla gösteriş yaparlar.”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Çocuklarınıza bırakacağınız en güzel miras, güzel ahlaktır.” <strong>Hadis’i Şerif</strong> </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Müminler arasında imanca en kamil olanı ahlakça en güzel olanıdır.” <strong>Hadis’i Şerif</strong> </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Müslüman; insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” <strong>Hadis’i Şerif </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Aldatan bizden değildir.” <strong>Hadis’i Şerif</strong> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>SAMİMİ OLMAK GEREK</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Peygamberimiz (sav);</strong> hayatında şakayla dahi bir kez olsun yalan söylememiştir. Elindeki olanaklara ve kendisine verilen mucizelere rağmen hiç kibirlenmemiş, büyüklenmemiş, övünmemiş ve gururlanmamıştır. Adaletten kıl payı ayrılmamış, kimseye haksızlık, zorbalık ve eziyet ederek acımasızca davranmamıştır. Davasından asla taviz vermemiş, arkadaşlarına (ashabına) ise ihanet etmemiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Peygamberimiz (sav);</strong> gördüğü iyilikleri hiç unutmamış, dostluklarını devam ettirerek hep vefalı olmuştur. Verdiği sözü yerine getirerek, ahde vafanın ne kadar önemli olduğunu söz ve davranışlarıyla ortaya koymuştur. Haram olan kıskançlıktan bizlerin uzak durmasını öğütlemiştir. Gıybet, kul hakkı, öfke, hırs, cimrilik gibi nice kötü huyları terk etmemizi ve empati yapmamızı hep önermiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>SEN ADAM OLAMAZSIN !... </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Eski bir devirde, orta düzey bir hayat süren adamın biraz şımarık, kendini ileri görüşlü zanneden, çok bilmiş bir oğlu varmış. Adam fikir yönünden oğlu ile pek anlaşamıyormuş. Baba ile oğul arasında tam anlamıyla bir kuşak (nesil) çatışması yaşanıyormuş. Adam bu duruma pek içerliyor ve emek verdiği evladının ahireti kötü olur endişesini hep taşıyormuş. Baba oğul tartıştıkları zaman baba, “Sen adam olamazsın,oğlum.” Sözünü sıkça söylediği oluyormuş. Babasından çoğu kez duyduğu “Sen adam olamazsın.”Sözüne çocuk da çok içerliyormuş. Artık çocuğun bilinç altında bu söz kazınırcasına yer tutmuş. Çocuğun hayatında<strong> “Sen adam olamazsın.” </strong>Sözü kamçı gibi olmuş adeta. Ve hırslanan bu çocuk, babasına sözü pahalı ödetmenin hayalini kuruyormuş.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Gel zaman, git zaman ömür su gibi akıp gitmiş. Oğul babasının yaşadığı vilayetin valisi olmuş. Bir ilde bir tane valinin bulunuşu ve verdiği haz oğlun çok hoşuna gidiyor, sanki zevkten dört köşe oluyormuş. Beynini, kalbini bir sarmaşık gibi saran “Sen adam olamazsın.” Sözünün rövanşına sıra geldiğine inandığı bir gün. Vali olarak güvenlik güçlerine emir verip, babasını belirtilen adresten yaka paça alınıp huzuruna getirilmesini istemiş. Görevliler emrin gereğini yerine getirmişler. Vali bir suçlu gibi huzuruna getirilen babasını gözüyle şöyle bir süzdükten sonra –“ Baba, bak! Nasıl adam olunuyormuş gördün mü? Şu an ben bu ilin valisiyim, tam yetkiliyim, istediğimi yaparım. Şimdi de bana bir diyeceğin var mı? Demiş. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Adam buruk bir tebessümle oğluna bakmış ve –“ Oğlum, ben sana hiçbir vakit vali olamazsın demedim ki. Adam olamazsın dedim. Eğer sen gerçekten adam olmuş olsaydın babanın evine gelir, elini öper, hürmette kusur etmez ve hizmet etmek için her türlü fedakarlıkta bulunurdun.” Bu söz günümüze kadar, güzel ahlakın mevki ve makamla kıyaslanamayacak derecede üstün olduğunun hep simgesi olmuş. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Hamd olsun, Alemlerini Rabbi olan Cenab’ı Allah’a …</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Alıntı Mehmet Ali Biçer</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 161271, member: 11795"] Her toplumun, bütün ideolojilerin, beşeri sistemlerin mutlaka kendine has bir ahlak anlayışı (etiği) vardır. İnsanlara örnek model olarak bilinen [B](Ahzab:21)[/B] vahiyle beslenen, kendi heva ve hevesiyle hareket etmeyen Hz. Muhammed (sav)’in de Kur’an’ı Kerim ışığında sergilediği bir ahlak yapısı vardır. İnsanlar kendi iradeleri, akıl ve mantıklarının kavradığı kadarıyla tercihlerini yaparlar ve bunu da hayatlarına geçirirler. [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Tercihini İslam Dini’nden yana yapanların, ahlak anlayışı Kur’an ve Sünnet kaynaklı olmak zorundadır. Yoksa hem kendini, hem de çevresindeki kişileri aldatarak mürayi (ikiyüzlü, münafık, çifte standartlı) konumuna düşerler. Cenab’ı Allah insanın kalbinden geçen her şeyi bilmektedir. Oyun ve eğlenceden ibaret olan [B](Muhammed:36)[/B] bu dünya hayatını, bir gün gelecek bizlerde terk etmek zorunda kalacağız.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sav)[B] “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”[/B] demekle, ahlakın çok geniş kapsamlı olduğuna vurgu yapmaktadır ki, en mükemmel ahlak yapısının kaynağı da İslam Dini’nde aramak gerekir. Yoksa yaşadığımız günlük hayatta beş vakit abdestli-namazlı, üç-beş defa Hacc’a ve umreye gitmiş bir müminin, ahlaksız olması kimin yanında bir değer ifade eder. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]DEFOLU MÜSLÜMAN[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Bilhassa tasavvufun ilgi alanı olarak bilinen [B]“ahlaki yapılanma”[/B] her şeyin önüne geçmektedir. Yaşadığımız günlük hayatta zaman, zaman gözlemlediğimiz gibi kişilerin ahlaksızlığından yakındığımız, toplumun kirlenmesinden şikayetçi olduğumuz olmuştur. Hatta, muhafazakar (tutucu), mütaasıb (körü, körüne inanan), dindar, hacı, hoca, hafız olarak bilinen kişilerin ahlaksızlıkları bazılarının İslam’a yaklaşmalarına engel olabilmektedir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Din, iman Allah, Peygamber laflarını bolca kullanıp da mangalda kül bırakmayan bazı dindar kişilerin damarına basılınca manevi değerlerin ve ahiret inancının ikinci sıraya düştüğünü, dünyevi ve nefsi arzuların ise birinci sırada olduğunu görmek gayet doğaldır. İsterseniz test etmek için kişilerin mevki, makam, menfaat ve sevdiklerine, rahat ve konforuna bir dokunuverin de kalitesiz ve düzeysiz olduklarını bir seyrediverin. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]UYGULANMAYAN BİLGİ, FAYDASIZDIR.[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Kalem Suresi: 4 –[/B] “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.”[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Ankebut Suresi: 45[/B] – “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak olan namaz elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.”[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Maun Suresi:5,6 –[/B] “ Onlar namazlarını ciddiye almazlar. Namazlarıyla gösteriş yaparlar.”[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]“Çocuklarınıza bırakacağınız en güzel miras, güzel ahlaktır.” [B]Hadis’i Şerif[/B] [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]“Müminler arasında imanca en kamil olanı ahlakça en güzel olanıdır.” [B]Hadis’i Şerif[/B] [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]“Müslüman; insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” [B]Hadis’i Şerif [/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]“Aldatan bizden değildir.” [B]Hadis’i Şerif[/B] [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]SAMİMİ OLMAK GEREK[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Peygamberimiz (sav);[/B] hayatında şakayla dahi bir kez olsun yalan söylememiştir. Elindeki olanaklara ve kendisine verilen mucizelere rağmen hiç kibirlenmemiş, büyüklenmemiş, övünmemiş ve gururlanmamıştır. Adaletten kıl payı ayrılmamış, kimseye haksızlık, zorbalık ve eziyet ederek acımasızca davranmamıştır. Davasından asla taviz vermemiş, arkadaşlarına (ashabına) ise ihanet etmemiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Peygamberimiz (sav);[/B] gördüğü iyilikleri hiç unutmamış, dostluklarını devam ettirerek hep vefalı olmuştur. Verdiği sözü yerine getirerek, ahde vafanın ne kadar önemli olduğunu söz ve davranışlarıyla ortaya koymuştur. Haram olan kıskançlıktan bizlerin uzak durmasını öğütlemiştir. Gıybet, kul hakkı, öfke, hırs, cimrilik gibi nice kötü huyları terk etmemizi ve empati yapmamızı hep önermiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]SEN ADAM OLAMAZSIN !... [/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Eski bir devirde, orta düzey bir hayat süren adamın biraz şımarık, kendini ileri görüşlü zanneden, çok bilmiş bir oğlu varmış. Adam fikir yönünden oğlu ile pek anlaşamıyormuş. Baba ile oğul arasında tam anlamıyla bir kuşak (nesil) çatışması yaşanıyormuş. Adam bu duruma pek içerliyor ve emek verdiği evladının ahireti kötü olur endişesini hep taşıyormuş. Baba oğul tartıştıkları zaman baba, “Sen adam olamazsın,oğlum.” Sözünü sıkça söylediği oluyormuş. Babasından çoğu kez duyduğu “Sen adam olamazsın.”Sözüne çocuk da çok içerliyormuş. Artık çocuğun bilinç altında bu söz kazınırcasına yer tutmuş. Çocuğun hayatında[B] “Sen adam olamazsın.” [/B]Sözü kamçı gibi olmuş adeta. Ve hırslanan bu çocuk, babasına sözü pahalı ödetmenin hayalini kuruyormuş.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Gel zaman, git zaman ömür su gibi akıp gitmiş. Oğul babasının yaşadığı vilayetin valisi olmuş. Bir ilde bir tane valinin bulunuşu ve verdiği haz oğlun çok hoşuna gidiyor, sanki zevkten dört köşe oluyormuş. Beynini, kalbini bir sarmaşık gibi saran “Sen adam olamazsın.” Sözünün rövanşına sıra geldiğine inandığı bir gün. Vali olarak güvenlik güçlerine emir verip, babasını belirtilen adresten yaka paça alınıp huzuruna getirilmesini istemiş. Görevliler emrin gereğini yerine getirmişler. Vali bir suçlu gibi huzuruna getirilen babasını gözüyle şöyle bir süzdükten sonra –“ Baba, bak! Nasıl adam olunuyormuş gördün mü? Şu an ben bu ilin valisiyim, tam yetkiliyim, istediğimi yaparım. Şimdi de bana bir diyeceğin var mı? Demiş. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Adam buruk bir tebessümle oğluna bakmış ve –“ Oğlum, ben sana hiçbir vakit vali olamazsın demedim ki. Adam olamazsın dedim. Eğer sen gerçekten adam olmuş olsaydın babanın evine gelir, elini öper, hürmette kusur etmez ve hizmet etmek için her türlü fedakarlıkta bulunurdun.” Bu söz günümüze kadar, güzel ahlakın mevki ve makamla kıyaslanamayacak derecede üstün olduğunun hep simgesi olmuş. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Hamd olsun, Alemlerini Rabbi olan Cenab’ı Allah’a …[/B][/FONT][/SIZE] [B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Alıntı Mehmet Ali Biçer[/SIZE][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
önce ahlak ve maneviyat
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst