Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Önce engelledi, sonra sildi, vefasız!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 85388" data-attributes="member: 857"><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">MSN gezginleri bunu kulağınıza küpe edin</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">MSN bazı durumlarda keder verir. "Ben silinecek insan mıyım ya!" diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et! Siz silinecek adam mısınız?</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><img src="http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/52481.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">MSN bazı durumlarda keder verir. "Ben silinecek insan mıyım ya!" diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et!</span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bir başkası selama karşılık vermez, öteki aylardır çevrim dışı, hayırdır inşallah! Sonra anlarsınız ki kırmızı bir çizgi çekmiş üzerinize, basbayağı engellemiş sizi.</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Vay hayırsız vay! Sanal âlemin dertleri işte! Bir taraftan ne hoş aslında, yüz yüze dönen iki küçük mavi yeşil adam, kocaman bir dünyayı önünüze açıyor; bütün arkadaşlar orada; ama o dünya aynı zamanda başınıza iş açıyor. Şifrenizin kırılması, mailinizin patlatılması da bir dert; ama asıl dert, meşgul olduğunuza bir türlü inanmayan 'geveze' arkadaşlar. Öyledir işte, biri hiç konuşmaz, öteki susmak bilmez. Sonra bir başkası hiç ortalarda yokken bir köşeden 'ce' yapar, ses var görüntü yok! İsterse yazar, istemezse yazmaz, nasıl bir sinsiliktir bu? Bir de akrabalarla hep aynı monotonlukta devam eden muhabbetler vardır, "'Nasılsın kuzen?' 'İyidir.' 'Sen?' 'Ben de iyiyim'. 'Evdekiler nasıl?' 'Onlar da iyi.' Ertesi gün yine aynı sözler, değişen bir şey yok. Yahu bu MSN de yakınlaştırayım derken koparıyor mu yoksa? Bak bir tanesi şefkat bekliyor şimdi, hem online görünüyor hem de "Çok kızgınım bana dokunmayın" diyor. Ne acıklı bir durum! Belli ki ilgi bekliyor; ama kim çekecek nazını?</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">MSN'de gezenler, gözlerini süzenler şimdi iyi dinleyin, bu âlemin de bir adabı, ahlakı var, arkadaşlar üzülmeyecek, naz niyaz çekilecek, öyle yoğun adam triplerine girip selam sabah kesilmeyecek. İşte budur!</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Önce engelledi, sonra sildi, vefasız!</span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Dün, sokağın köşesinde, sevdiği kızı görecek diye kök salıp yeşeren delikanlı bugün yine yeşil; bir farkla ki, masa başında bekliyor. O, küçük yeşil bir msn adam artık. Naz makamındaki hanım kız da saçlarını savurarak başını öte yana çevirmek yerine 'dışarıda' gösteriyor kendini, kim inanır, bal gibi masa başında... Nicedir mahalleye gelmeyen, kapının önünden geçmeyen, pardon, nicedir hep 'kırmızı' görünen gencin yeşil ışık yakmasını bekliyor. "Bekledim de gelmedin, sevdiğimi bilmedin..." Küsmeler, kapı çarpmalar, gönül koymalar, gönül almalar, can ciğer kuzu sarması olmalar nice zamandır boyut değiştirdi, bilmeyen yok; biz de zaten başka bir şey konuştuk. Memlekete internet gelir gelmez bağlanan bir daha da kopmayan üç gence msn âdâbını sorduk. "Hocam, nedir öyle, yoğun adam tripleri, bir meşgul sen misin bu âlemde, üzerinde kırmızı bir çizgi hep, selam veririz almazsın. Tövbe ya, bir daha 'nbr' yazarsak sana..."</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Celal Baykan ve Ufuk Arslan iki 'kanka', birbirlerini on yıldır tanıyorlar. Celal, bilgisayar mühendisi, Ufuk bilgisayar programcısı... İkisi de Türkiye'ye internet geldikten bir iki ay sonra kabloları takmış, bir daha da çıkarmamış. İki ayrı âlemde yaşadıklarını kabul etmekle birlikte, internette başka kimliğe bürünmedikleri için belki de bir oyunun içinde olduklarını düşünmüyorlar. Ufuk mesela, msn'de birçok arkadaşı tuhaf bulduğu halde kendi ismini kullanıyor. Diyaloglar çoğunlukla şöyle; "Adın ne?" "E, Ufuk işte!" "Hayır, gerçek adın ya!" "Ufuk dedim ya!" Msn'in faydaları malum, dünyanın öteki ucundan bir arkadaşınla saatlerce konuşabilirsin, yeni doğan çocuğunu şehir dışındaki annene gösterebilirsin, dosya alır, dosya gönderirsin vs... Zararı nedir, msn bir insanı ne şekilde üzer yani? Mesela Celal, bir arkadaşının selamını, meşgul olduğu gerekçesiyle karşılıksız bırakır mı? "Arkadaşa bağlı." diyor Celal, "Bakarsınız, sevdiğiniz bir arkadaşsa, iki eliniz kanda olsa bile cevap yazarsınız; ama pek hazzetmediğiniz biriyse, hiç görmemiş gibi yaparsınız."</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Msn'e eklediğiniz birini engellediğiniz ya da sildiğiniz oldu mu hiç? Bizim gençler, keyifli bir gülüşle karşılık veriyor. Eski zamanlara ait "Seni defterden silerim." yollu tehditler sanal âlemde gerçeğe dönüşüyor galiba... Az önceki keyifli gülüşün altında da 'silme' eyleminin verdiği gizli bir rahatlama ve zafer duygusu yatıyor olmalı. Listeden ilk silinenler 'kazara' eklenenler. Bu her iki taraf için de normal karşılanıyor. Dramatik olan, iki arkadaşın birbirini silmesi zaten... Sorunun nerede başladığı mühim değil, gerçekte ya da sanal dünyada; ama son noktanın konduğu yer çoğunlukla msn oluyor. Celal'in tespitine göre, msn'de birbirini silen iki kişi, günlük hayatta da yüz yüze gelmiyor artık. Bir de arkadaşlarınızı Ufuk gibi mecburen silmek zorunda kaldıysanız, başınızın epey ağrımasını göze aldınız demektir.</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Adresi 'hack'lendiği için arkadaşlarının adresini korumak isteyen ve bu yüzden de bütün listeyi uçuran Ufuk, bunu izah etmekte epey zorlanmış. Her gün telefonlaştığı en yakın arkadaşları bile, "Beni nasıl silersin?" diye gönül koymuş. Sonradan mesele tatlıya bağlanmış; ama listede daha az görüştüğü kişiler, işin aslını sormak yerine misillemeyle cevap verdiği için onlarla bağlantı tamamen kopmuş. Ufuk msn'siz kaldığı o günlerde kısmî bir rahatlık yaşasa da 'yalnızlık ve boşluk' duygusu baskın çıkmış. "Orada uzak şehirlerden arkadaşların da içinde olduğu geniş bir kabilem vardı. Bir anda yok oldular. Dünyanızı komple almışlar, bir başınıza kalmış gibi oluyorsunuz. Telefon var ama her gün arayıp soramazsınız ki!"</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Çevrimdışı yazmak ahlakî mi?</span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Gelelim, 'engelleme' durumuna. Kimse engellenmek istemez; ama herkes birilerini engeller. İnternetteki onlarca "Beni kim engelledi?" siteleri, bir tür 'gerçek dostunuzu' öğrenin çağrısı yapıyor; ama çoğu zaman 'çok konuşan' bir dosta o an cevap veremeyecek olmak bile 'engelleme' yöntemini akla getirebiliyor. Bu durumda 'çevrimdışı' yazmak daha makûl görünüyor; ama Celal pek de ahlakî bulmuyor bu yöntemi. Haksız da sayılmaz, bu işte bir sinsilik olduğu kesin, ben seni göremiyorum; ama sen beni görebiliyorsun, zırt diye ortaya çıkıyorsun sonra aynı hızla kayboluyorsun. Celal işi epey ciddiye almış, çevrimdışı yazanları bir programla yakalıyor ve fırçayı basıyormuş. Web tasarımcısı Nihan Esirgemez ise 'çevrimdışı' yazmak konusunda farklı düşünüyor; "Msn gün boyu offline olarak duruyor. Artık öyle olmak zorunda; çünkü seninle işi olan da olmayan da gelip buluyor. Bir anda çok farklı mecralara akabiliyorsun. Sen bambaşka bir havadasın, bir arkadaşın o havayı berbat edebilir. Etkiye çok açığız."</span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">MSN kullanmanın da bir âdâbı var</span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Msn âleminde, kullanıcıları sınırlayan bir adaptan söz edilebilir mi? Bu âlemle tanışıklığı epey eskilere dayanan Nihan Esirgemez, uyulması gereken kuralları sıralıyor: "Bir arkadaşınızın referansıyla tanımadığınız birini listenize ekleyecekseniz, arkadaşınız o kişiye önceden haber vermeli. Aksi takdirde bir odaya destursuz girmeye benzer yaptığınız. Gerçek hayatta bir insan saygılıysa dışarıda da saygılı olur. En yoğun işinizin arasında bile en azından 'Seni daha sonra arayacağım ya da birazdan yazarım.' demelisiniz. İstediğiniz kadar yoğun olun, msn orada açıksa, selama karşılık verilmeli. Eğer konuşamayacaksan msn'i açmayacaksın. Milleti psikopat etmenin gereği yok." Bir de adam msn'de açık görünüyor; ama yazısı şu; "Çok kızgınım, bana dokunmayın." Kızdıysan ne işin var orada? Amaç, dikkat çekmek, birilerinin ilgisini istemek, öyle biri için en büyük yıkım, kimsenin çıkıp da 'Neyin var?' diye sormaması olur. Peki, o kırmızı 'meşgul' çizgisinin gerçek anlamı nedir? Nihan gülüyor, "Aslında çoğu zaman hiçbir anlama gelmiyor. Siz 'Meşgulüm girilmez!' diyorsunuz; ama kimse bunu kale almıyor. Bazı arkadaşlarım 'dışarıda' görünüyorsam yazmak yerine telefon açar. Bazıları da 'öğlen yemeğindeyim' desem bile harıl harıl yazar. Aksini görmedikten sonra inanmak zorunda... Ne zaman ki ben 'dışarıda' göründüğüm halde geyik çeviririm, o zaman inanmaz. Bir de msn'e yeni eklenen kişi yüzünden eskilerin ihmal edildiği olur. Biz buna 'yeninin cazibesine kapılmak' diyoruz. Bu şekilde benim de gönül koyduğum arkadaşlar olmuştur; ama 'anlık' şeyler gözüyle bakarım. İnternet üzerinde yaptı, gerçek hayatta yapamaz derim." diyor. </span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">MSN'de sağlıklı iletişim biraz zor</span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Msn'deki onlarca ikon ya da 'smile', sağlıklı bir iletişim kurmak için yeterli mi? Celal ve Ufuk, "Hayır!" diyor. "Sorunları msn'de tartışmak iyi fikir olmayabilir. Jest yok, mimik yok, karşınızdaki üzgün mü anlayamazsınız, sesini duyamazsınız. Boşlukları kendi kafanızda tamamlıyorsunuz. Üstelik karşınızdaki kafası estiği zaman çekiverir bilgisayarın fişini, öylece kalırsınız." Nihan da msn'de eski defterlerin açılmasından, sudan sebeplerle tartışma çıkmasından şikâyetçi. Sanal âlemde kaybettiği bazı arkadaşları için; "Yüz yüze konuşsak kopmayabilirdik." diyor. Ona göre bu dünya, 'boş vermişlik' duygusunu besliyor. O liste kalabalık nasılsa, Elif giderse, Leyla var. Ama şimdi şu masadan kalkıp gitsek birimiz, gerideki tek başına kalakalır. </span></span></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: red">ZAMAN GENÇLİK</span></span></span></p> <p style="text-align: left"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 85388, member: 857"] [LEFT][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red]MSN gezginleri bunu kulağınıza küpe edin[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]MSN bazı durumlarda keder verir. "Ben silinecek insan mıyım ya!" diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et! Siz silinecek adam mısınız?[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][IMG]http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/52481.jpg[/IMG] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red]MSN bazı durumlarda keder verir. "Ben silinecek insan mıyım ya!" diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et![/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Bir başkası selama karşılık vermez, öteki aylardır çevrim dışı, hayırdır inşallah! Sonra anlarsınız ki kırmızı bir çizgi çekmiş üzerinize, basbayağı engellemiş sizi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Vay hayırsız vay! Sanal âlemin dertleri işte! Bir taraftan ne hoş aslında, yüz yüze dönen iki küçük mavi yeşil adam, kocaman bir dünyayı önünüze açıyor; bütün arkadaşlar orada; ama o dünya aynı zamanda başınıza iş açıyor. Şifrenizin kırılması, mailinizin patlatılması da bir dert; ama asıl dert, meşgul olduğunuza bir türlü inanmayan 'geveze' arkadaşlar. Öyledir işte, biri hiç konuşmaz, öteki susmak bilmez. Sonra bir başkası hiç ortalarda yokken bir köşeden 'ce' yapar, ses var görüntü yok! İsterse yazar, istemezse yazmaz, nasıl bir sinsiliktir bu? Bir de akrabalarla hep aynı monotonlukta devam eden muhabbetler vardır, "'Nasılsın kuzen?' 'İyidir.' 'Sen?' 'Ben de iyiyim'. 'Evdekiler nasıl?' 'Onlar da iyi.' Ertesi gün yine aynı sözler, değişen bir şey yok. Yahu bu MSN de yakınlaştırayım derken koparıyor mu yoksa? Bak bir tanesi şefkat bekliyor şimdi, hem online görünüyor hem de "Çok kızgınım bana dokunmayın" diyor. Ne acıklı bir durum! Belli ki ilgi bekliyor; ama kim çekecek nazını?[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]MSN'de gezenler, gözlerini süzenler şimdi iyi dinleyin, bu âlemin de bir adabı, ahlakı var, arkadaşlar üzülmeyecek, naz niyaz çekilecek, öyle yoğun adam triplerine girip selam sabah kesilmeyecek. İşte budur![/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red]Önce engelledi, sonra sildi, vefasız![/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Dün, sokağın köşesinde, sevdiği kızı görecek diye kök salıp yeşeren delikanlı bugün yine yeşil; bir farkla ki, masa başında bekliyor. O, küçük yeşil bir msn adam artık. Naz makamındaki hanım kız da saçlarını savurarak başını öte yana çevirmek yerine 'dışarıda' gösteriyor kendini, kim inanır, bal gibi masa başında... Nicedir mahalleye gelmeyen, kapının önünden geçmeyen, pardon, nicedir hep 'kırmızı' görünen gencin yeşil ışık yakmasını bekliyor. "Bekledim de gelmedin, sevdiğimi bilmedin..." Küsmeler, kapı çarpmalar, gönül koymalar, gönül almalar, can ciğer kuzu sarması olmalar nice zamandır boyut değiştirdi, bilmeyen yok; biz de zaten başka bir şey konuştuk. Memlekete internet gelir gelmez bağlanan bir daha da kopmayan üç gence msn âdâbını sorduk. "Hocam, nedir öyle, yoğun adam tripleri, bir meşgul sen misin bu âlemde, üzerinde kırmızı bir çizgi hep, selam veririz almazsın. Tövbe ya, bir daha 'nbr' yazarsak sana..."[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Celal Baykan ve Ufuk Arslan iki 'kanka', birbirlerini on yıldır tanıyorlar. Celal, bilgisayar mühendisi, Ufuk bilgisayar programcısı... İkisi de Türkiye'ye internet geldikten bir iki ay sonra kabloları takmış, bir daha da çıkarmamış. İki ayrı âlemde yaşadıklarını kabul etmekle birlikte, internette başka kimliğe bürünmedikleri için belki de bir oyunun içinde olduklarını düşünmüyorlar. Ufuk mesela, msn'de birçok arkadaşı tuhaf bulduğu halde kendi ismini kullanıyor. Diyaloglar çoğunlukla şöyle; "Adın ne?" "E, Ufuk işte!" "Hayır, gerçek adın ya!" "Ufuk dedim ya!" Msn'in faydaları malum, dünyanın öteki ucundan bir arkadaşınla saatlerce konuşabilirsin, yeni doğan çocuğunu şehir dışındaki annene gösterebilirsin, dosya alır, dosya gönderirsin vs... Zararı nedir, msn bir insanı ne şekilde üzer yani? Mesela Celal, bir arkadaşının selamını, meşgul olduğu gerekçesiyle karşılıksız bırakır mı? "Arkadaşa bağlı." diyor Celal, "Bakarsınız, sevdiğiniz bir arkadaşsa, iki eliniz kanda olsa bile cevap yazarsınız; ama pek hazzetmediğiniz biriyse, hiç görmemiş gibi yaparsınız."[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Msn'e eklediğiniz birini engellediğiniz ya da sildiğiniz oldu mu hiç? Bizim gençler, keyifli bir gülüşle karşılık veriyor. Eski zamanlara ait "Seni defterden silerim." yollu tehditler sanal âlemde gerçeğe dönüşüyor galiba... Az önceki keyifli gülüşün altında da 'silme' eyleminin verdiği gizli bir rahatlama ve zafer duygusu yatıyor olmalı. Listeden ilk silinenler 'kazara' eklenenler. Bu her iki taraf için de normal karşılanıyor. Dramatik olan, iki arkadaşın birbirini silmesi zaten... Sorunun nerede başladığı mühim değil, gerçekte ya da sanal dünyada; ama son noktanın konduğu yer çoğunlukla msn oluyor. Celal'in tespitine göre, msn'de birbirini silen iki kişi, günlük hayatta da yüz yüze gelmiyor artık. Bir de arkadaşlarınızı Ufuk gibi mecburen silmek zorunda kaldıysanız, başınızın epey ağrımasını göze aldınız demektir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Adresi 'hack'lendiği için arkadaşlarının adresini korumak isteyen ve bu yüzden de bütün listeyi uçuran Ufuk, bunu izah etmekte epey zorlanmış. Her gün telefonlaştığı en yakın arkadaşları bile, "Beni nasıl silersin?" diye gönül koymuş. Sonradan mesele tatlıya bağlanmış; ama listede daha az görüştüğü kişiler, işin aslını sormak yerine misillemeyle cevap verdiği için onlarla bağlantı tamamen kopmuş. Ufuk msn'siz kaldığı o günlerde kısmî bir rahatlık yaşasa da 'yalnızlık ve boşluk' duygusu baskın çıkmış. "Orada uzak şehirlerden arkadaşların da içinde olduğu geniş bir kabilem vardı. Bir anda yok oldular. Dünyanızı komple almışlar, bir başınıza kalmış gibi oluyorsunuz. Telefon var ama her gün arayıp soramazsınız ki!"[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red]Çevrimdışı yazmak ahlakî mi?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Gelelim, 'engelleme' durumuna. Kimse engellenmek istemez; ama herkes birilerini engeller. İnternetteki onlarca "Beni kim engelledi?" siteleri, bir tür 'gerçek dostunuzu' öğrenin çağrısı yapıyor; ama çoğu zaman 'çok konuşan' bir dosta o an cevap veremeyecek olmak bile 'engelleme' yöntemini akla getirebiliyor. Bu durumda 'çevrimdışı' yazmak daha makûl görünüyor; ama Celal pek de ahlakî bulmuyor bu yöntemi. Haksız da sayılmaz, bu işte bir sinsilik olduğu kesin, ben seni göremiyorum; ama sen beni görebiliyorsun, zırt diye ortaya çıkıyorsun sonra aynı hızla kayboluyorsun. Celal işi epey ciddiye almış, çevrimdışı yazanları bir programla yakalıyor ve fırçayı basıyormuş. Web tasarımcısı Nihan Esirgemez ise 'çevrimdışı' yazmak konusunda farklı düşünüyor; "Msn gün boyu offline olarak duruyor. Artık öyle olmak zorunda; çünkü seninle işi olan da olmayan da gelip buluyor. Bir anda çok farklı mecralara akabiliyorsun. Sen bambaşka bir havadasın, bir arkadaşın o havayı berbat edebilir. Etkiye çok açığız."[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red]MSN kullanmanın da bir âdâbı var[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Msn âleminde, kullanıcıları sınırlayan bir adaptan söz edilebilir mi? Bu âlemle tanışıklığı epey eskilere dayanan Nihan Esirgemez, uyulması gereken kuralları sıralıyor: "Bir arkadaşınızın referansıyla tanımadığınız birini listenize ekleyecekseniz, arkadaşınız o kişiye önceden haber vermeli. Aksi takdirde bir odaya destursuz girmeye benzer yaptığınız. Gerçek hayatta bir insan saygılıysa dışarıda da saygılı olur. En yoğun işinizin arasında bile en azından 'Seni daha sonra arayacağım ya da birazdan yazarım.' demelisiniz. İstediğiniz kadar yoğun olun, msn orada açıksa, selama karşılık verilmeli. Eğer konuşamayacaksan msn'i açmayacaksın. Milleti psikopat etmenin gereği yok." Bir de adam msn'de açık görünüyor; ama yazısı şu; "Çok kızgınım, bana dokunmayın." Kızdıysan ne işin var orada? Amaç, dikkat çekmek, birilerinin ilgisini istemek, öyle biri için en büyük yıkım, kimsenin çıkıp da 'Neyin var?' diye sormaması olur. Peki, o kırmızı 'meşgul' çizgisinin gerçek anlamı nedir? Nihan gülüyor, "Aslında çoğu zaman hiçbir anlama gelmiyor. Siz 'Meşgulüm girilmez!' diyorsunuz; ama kimse bunu kale almıyor. Bazı arkadaşlarım 'dışarıda' görünüyorsam yazmak yerine telefon açar. Bazıları da 'öğlen yemeğindeyim' desem bile harıl harıl yazar. Aksini görmedikten sonra inanmak zorunda... Ne zaman ki ben 'dışarıda' göründüğüm halde geyik çeviririm, o zaman inanmaz. Bir de msn'e yeni eklenen kişi yüzünden eskilerin ihmal edildiği olur. Biz buna 'yeninin cazibesine kapılmak' diyoruz. Bu şekilde benim de gönül koyduğum arkadaşlar olmuştur; ama 'anlık' şeyler gözüyle bakarım. İnternet üzerinde yaptı, gerçek hayatta yapamaz derim." diyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red]MSN'de sağlıklı iletişim biraz zor[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Msn'deki onlarca ikon ya da 'smile', sağlıklı bir iletişim kurmak için yeterli mi? Celal ve Ufuk, "Hayır!" diyor. "Sorunları msn'de tartışmak iyi fikir olmayabilir. Jest yok, mimik yok, karşınızdaki üzgün mü anlayamazsınız, sesini duyamazsınız. Boşlukları kendi kafanızda tamamlıyorsunuz. Üstelik karşınızdaki kafası estiği zaman çekiverir bilgisayarın fişini, öylece kalırsınız." Nihan da msn'de eski defterlerin açılmasından, sudan sebeplerle tartışma çıkmasından şikâyetçi. Sanal âlemde kaybettiği bazı arkadaşları için; "Yüz yüze konuşsak kopmayabilirdik." diyor. Ona göre bu dünya, 'boş vermişlik' duygusunu besliyor. O liste kalabalık nasılsa, Elif giderse, Leyla var. Ama şimdi şu masadan kalkıp gitsek birimiz, gerideki tek başına kalakalır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/LEFT] [RIGHT][FONT=Book Antiqua][SIZE=1][COLOR=red]ZAMAN GENÇLİK[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [LEFT][FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Önce engelledi, sonra sildi, vefasız!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst