Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Onlar beni bırakmadan evvel ben onları bırakıyorum...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 217281" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center">[BILGI]Dünden devamla:[/BILGI]</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Halis ehl-i imanın başına gelen </strong><strong>şefkat tokatlarının onlar hakkında birer <u>ameliyat-ı cerrahiye</u> hükmünde olduğunu</strong>1<strong> beyan eden Üstad Saîd Nursî Hazretleri; dünya aşkı, mal hırsı ve dünya malına aşırı düşkünlük nedeniyle zekâtı vermemenin ve ibadetleri aksatmanın “malda bereketsizlik” gibi mânevî bir ameliyat-ı cerrâhiyeye sebep olduğunu kaydeder.</strong>2 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ameliyat-ı dâhiliye;</strong> sözlükte dâhilî ameliyat, iç ameliyat ve tıpta iç hastalıkları için yapılan cerrâhî müdahale demektir. Risâle-i Nur’da kalbin manevî hastalıklarından arınması ve nefisten gelen yaralardan şifa bulması için insanın kendi bünyesinde veya hizmet dairesi içinde ya da Müslümanlar arasında gerek kader tarafından, gerekse iradeye bağlı olarak yapılan manevî “iç müdahale” veya “dâhilî terbiye usulüne” Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî ameliyat-ı dâhiliye demiştir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Meselâ Bedîüzzaman’a göre, ibadetlerini ihmal edenlere gelen amel cinsinden cezalar,</strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: darkred">zekâtını vermeyenlere gelen mal zayiâtı veya mal tutkunlarına semavî afetle isabet eden mal telefi,</span></strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>toplumca İslâm’ın şeâirine sahip çıkmamanın neticesinde gelen ekonomik buhran ve geçim sıkıntısı kader tarafından tayin edilen birer ameliyat-ı dâhiliyedir.</strong>3 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad Saîd Nursî Hazretleri; Gavs-ı Azam Şeyh Abdulkadir Geylânî’nin (ra) Fütûhu’l-Gayb</strong> namındaki çok şiddetli kitabını kendisini muhatap sayarak okuduğunu, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">gururunu ve nefsini dehşetle kıran bu kitabın nefsinde şiddetli ameliyat-ı cerrahîye yaptığını, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">fakat neticede şifalı bir ameliyata dönüşerek kalbine inkişaf verdiğini kaydeder.4 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ameliyat-ı insâniye ise,</strong> sözlükte insan üzerinde yapılan ameliyat, insanın hastalıklarını tedavi etmek için yapılan operasyon ve insan için yapılan tıbbî müdahale manalarındadır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bedîüzzaman’a göre</strong> kader tarafından tayin edilen ve insanı uyarmak ve ameli karşısında ceza olmak üzere verilen ve kendisine ameliyat-ı cerrahîye veya ameliyat-ı kaderiye de denilen ameliyatlar, yani İlâhî cezalar ve semavî ikazlar aynı zamanda birer ameliyat-ı insaniyedir.5 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Çünkü yapıp ettiklerinin yanlış olduğunu bildirmesi, aklını başına getirmesi ve doğru yola sevk etmesi için kader bu tür dünyevî ceza ve musibetleri insan üzerinde uygulamaktadır. Sonuçta aklı başında olan insanlar bu cezalardan ders almakta ve sürüklendikleri yanlış yoldan dönerek tövbekâr olmaktadırlar. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">İnsanı doğru yola yönlendiren kader, böylece aslında bir hidâyet rehberi görevini de üstlenmiş olmaktadır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Anlaşılıyor ki, her şey insanoğlunun âhirette kaybetmemesi ve ebedî hayatını kazanması için kader tarafından düzenlenmiştir. Bundandır ki, dünyanın musîbetleri âhiretin gülleri hükmündedir. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Bu hakikat Peygamber Efendimiz (asm) tarafından defalarca dile getirilmiştir. Bir hadislerinde, <span style="color: blue">“Musibetler, yüzlerin karardığı Kıyamet Gününde sahibinin yüzünü ak eder”</span>6 buyuran Allah Resulü (asm), bir diğer hadislerinde, <span style="color: blue">“Allah kul için önceden mânevî bir makam takdir etmiştir. Fakat kul ameliyle o makama ulaşamıyorsa Allah ona bedeni, çoluk çocuğu ve malıyla ilgili bir musibet verir. Sonra da daha önce takdir ettiği makama ulaşması için onu bu musibetlere karşı sabırlı kılar”</span>7 buyurmuştur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p><span style="color: darkgreen"><u><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Dipnotlar:</strong></span></span></u></span></p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">1- Lem’alar, s. 50 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">2- Kastamonu Lahikası, s. 164 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">3- Kastamonu Lahikası, s. 65 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">4- Mektûbât, s. 339; Sikke-i Tasdîk-i Gaybî, s. 129; Tarihçe-i Hayat, s. 122 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">5- Kastamonu Lahikası, s. 164 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">6- Câmiü’s-Sağîr4/3796 </span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">7- Câmiü’s-Sağîr, 1/377</span></span></span></em></p><p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: red"><u><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Süleyman KÖSMENE</span></span></strong></u></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: red"><u><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">12.10.2010</span></span></strong></u></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: red"><u><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">YeniAsya</span></span></strong></u></span></p> <p style="text-align: left"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 217281, member: 27"] [CENTER][BILGI]Dünden devamla:[/BILGI] [/CENTER] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Halis ehl-i imanın başına gelen [/B][B]şefkat tokatlarının onlar hakkında birer [U]ameliyat-ı cerrahiye[/U] hükmünde olduğunu[/B]1[B] beyan eden Üstad Saîd Nursî Hazretleri; dünya aşkı, mal hırsı ve dünya malına aşırı düşkünlük nedeniyle zekâtı vermemenin ve ibadetleri aksatmanın “malda bereketsizlik” gibi mânevî bir ameliyat-ı cerrâhiyeye sebep olduğunu kaydeder.[/B]2 [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Ameliyat-ı dâhiliye;[/B] sözlükte dâhilî ameliyat, iç ameliyat ve tıpta iç hastalıkları için yapılan cerrâhî müdahale demektir. Risâle-i Nur’da kalbin manevî hastalıklarından arınması ve nefisten gelen yaralardan şifa bulması için insanın kendi bünyesinde veya hizmet dairesi içinde ya da Müslümanlar arasında gerek kader tarafından, gerekse iradeye bağlı olarak yapılan manevî “iç müdahale” veya “dâhilî terbiye usulüne” Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî ameliyat-ı dâhiliye demiştir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Meselâ Bedîüzzaman’a göre, ibadetlerini ihmal edenlere gelen amel cinsinden cezalar,[/B] [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3][B][COLOR=darkred]zekâtını vermeyenlere gelen mal zayiâtı veya mal tutkunlarına semavî afetle isabet eden mal telefi,[/COLOR][/B] [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3][B]toplumca İslâm’ın şeâirine sahip çıkmamanın neticesinde gelen ekonomik buhran ve geçim sıkıntısı kader tarafından tayin edilen birer ameliyat-ı dâhiliyedir.[/B]3 [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Üstad Saîd Nursî Hazretleri; Gavs-ı Azam Şeyh Abdulkadir Geylânî’nin (ra) Fütûhu’l-Gayb[/B] namındaki çok şiddetli kitabını kendisini muhatap sayarak okuduğunu, [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3]gururunu ve nefsini dehşetle kıran bu kitabın nefsinde şiddetli ameliyat-ı cerrahîye yaptığını, [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3]fakat neticede şifalı bir ameliyata dönüşerek kalbine inkişaf verdiğini kaydeder.4 [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Ameliyat-ı insâniye ise,[/B] sözlükte insan üzerinde yapılan ameliyat, insanın hastalıklarını tedavi etmek için yapılan operasyon ve insan için yapılan tıbbî müdahale manalarındadır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Bedîüzzaman’a göre[/B] kader tarafından tayin edilen ve insanı uyarmak ve ameli karşısında ceza olmak üzere verilen ve kendisine ameliyat-ı cerrahîye veya ameliyat-ı kaderiye de denilen ameliyatlar, yani İlâhî cezalar ve semavî ikazlar aynı zamanda birer ameliyat-ı insaniyedir.5 [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]Çünkü yapıp ettiklerinin yanlış olduğunu bildirmesi, aklını başına getirmesi ve doğru yola sevk etmesi için kader bu tür dünyevî ceza ve musibetleri insan üzerinde uygulamaktadır. Sonuçta aklı başında olan insanlar bu cezalardan ders almakta ve sürüklendikleri yanlış yoldan dönerek tövbekâr olmaktadırlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]İnsanı doğru yola yönlendiren kader, böylece aslında bir hidâyet rehberi görevini de üstlenmiş olmaktadır. [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Anlaşılıyor ki, her şey insanoğlunun âhirette kaybetmemesi ve ebedî hayatını kazanması için kader tarafından düzenlenmiştir. Bundandır ki, dünyanın musîbetleri âhiretin gülleri hükmündedir. [/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]Bu hakikat Peygamber Efendimiz (asm) tarafından defalarca dile getirilmiştir. Bir hadislerinde, [COLOR=blue]“Musibetler, yüzlerin karardığı Kıyamet Gününde sahibinin yüzünü ak eder”[/COLOR]6 buyuran Allah Resulü (asm), bir diğer hadislerinde, [COLOR=blue]“Allah kul için önceden mânevî bir makam takdir etmiştir. Fakat kul ameliyle o makama ulaşamıyorsa Allah ona bedeni, çoluk çocuğu ve malıyla ilgili bir musibet verir. Sonra da daha önce takdir ettiği makama ulaşması için onu bu musibetlere karşı sabırlı kılar”[/COLOR]7 buyurmuştur. [/SIZE][/FONT] [COLOR=darkgreen][U][FONT=Courier New][SIZE=3][B]Dipnotlar:[/B][/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]1- Lem’alar, s. 50 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]2- Kastamonu Lahikası, s. 164 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]3- Kastamonu Lahikası, s. 65 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]4- Mektûbât, s. 339; Sikke-i Tasdîk-i Gaybî, s. 129; Tarihçe-i Hayat, s. 122 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]5- Kastamonu Lahikası, s. 164 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]6- Câmiü’s-Sağîr4/3796 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=darkgreen]7- Câmiü’s-Sağîr, 1/377[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [RIGHT][FONT=Courier New][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/RIGHT] [LEFT][COLOR=red][U][B][FONT=Courier New][SIZE=3]Süleyman KÖSMENE[/SIZE][/FONT][/B][/U][/COLOR] [COLOR=red][U][B][FONT=Courier New][SIZE=3]12.10.2010[/SIZE][/FONT][/B][/U][/COLOR] [COLOR=red][U][B][FONT=Courier New][SIZE=3]YeniAsya[/SIZE][/FONT][/B][/U][/COLOR] [/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Onlar beni bırakmadan evvel ben onları bırakıyorum...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst