Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
Onlar Bilmiyorlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 29775" data-attributes="member: 656"><p style="text-align: left"><strong><span style="color: black">"Allah Rasulünü(s.a.s) hatırlıyorum. Bir peygamberin hikâyesini anlatıyor. O peygamberi dövüyor, yaralıyorlar. O ise, bir yandan yüzünden akan kanları siliyor, bir yandan dua ediyor: "Allahım, sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar."1</span></strong><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">Bunlar, Efendimiz’in sevgili dostu Abdullah b. Mesud’un(r.a) sözleri. Hani bir zamanlar Mekke’de, Kureyş müşriklerinin karşısında ilk kez Kuran-ı Kerim okuyan genç sahabi.2 </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">Yine o genç sahabinin anlattığına göre; Peygamberimiz(s.a.s) Kabenin yanında namaz kılıyordu. Ebu Cehil ve arkadaşları da oradaydılar. Efendimiz secdeye vardı ve secdesini uzattı. Ebu Cehil, yanındakilere: ‘’Hanginiz filancanın yeni kestiği devesinin işkembesini Muhammedin sırtına bırakır’’, dedi. </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">İçlerinden en kötüsü olan Ukbe b. Ebi Muayt kalktı. Pislik dolu işkembeyi getirerek Nebi aleyhisselamın sırtına bıraktı. </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">Abdullah b. Mesud olduğu yerde kalakalmıştı. Ne konuşabiliyor, ne de hareket edebiliyordu. Onu bu durumdan kurtabilecek hiçbir gücü yoktu. Henüz İslamın ilk günleriydi. Müslüman olduğunu ilan edenlerin sayısı bir elin parmaklarını dahi geçmiyordu. Abdullah o günlerde, Kureyş liderlerinden birinin develerini güden kimsesiz bir çobandı. </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">Resulullah, işkembenin ağırlığı sebebiyle secdeden kalkamıyor, Kureyşliler ise gülmekten yere düşmemek için birbirlerine tutunuyorlardı. </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">İbn Mesudun yaşadığı çaresizliği, en sevdiği insana yardım edemediği için duyduğu acıyı ne anlamak ne de anlatmak herhalde mümkün değildir. </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">Kureyşin azgın liderlerinin gürültüsünü duyan küçük Fatıma(r.anha) koşarak geldi ve babasının omuzlarından pislikleri aldı. Allah Resulü secdesini tamamlayıp ayağa kalktığında ellerini açtı ve üç kere : ‘’Allahım! Kureyşi sana havale ediyorum. Utbe’yi, Ukbe’yi, Ebu Cehil’i ve Şeybe’yi sana havale ediyorum. Elimden bir şey gelmiyor’’, dedi.3</span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">İbn Mesud adları sayılan müşriklerin, Bedir’de tek tek öldürüldüklerini gördü, hatta Ebu Cehil’i bizzat kendisi öldürdü. </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">Uhud Savaşının en kızgın zamanıydı. Okçular yerlerini terketmiş, Müslümanlar darmadağın olmuş, binlerce düşmanın ortasında bir avuç arkadaşıyla bir peygamber yalnız kalmıştı. O peygamberin dişleri kırılmış, damağı, yanağı, alnı yaralanmıştı. O peygamber bir yandan yüzündeki kanları siliyor, bir yandan dua ediyordu: </span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: black"><strong><span style="color: black">"Allahım, Sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar."</span></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 29775, member: 656"] [LEFT][B][COLOR=black]"Allah Rasulünü(s.a.s) hatırlıyorum. Bir peygamberin hikâyesini anlatıyor. O peygamberi dövüyor, yaralıyorlar. O ise, bir yandan yüzünden akan kanları siliyor, bir yandan dua ediyor: "Allahım, sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar."1[/COLOR][/B][COLOR=black] [B][COLOR=black]Bunlar, Efendimiz’in sevgili dostu Abdullah b. Mesud’un(r.a) sözleri. Hani bir zamanlar Mekke’de, Kureyş müşriklerinin karşısında ilk kez Kuran-ı Kerim okuyan genç sahabi.2 [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Yine o genç sahabinin anlattığına göre; Peygamberimiz(s.a.s) Kabenin yanında namaz kılıyordu. Ebu Cehil ve arkadaşları da oradaydılar. Efendimiz secdeye vardı ve secdesini uzattı. Ebu Cehil, yanındakilere: ‘’Hanginiz filancanın yeni kestiği devesinin işkembesini Muhammedin sırtına bırakır’’, dedi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]İçlerinden en kötüsü olan Ukbe b. Ebi Muayt kalktı. Pislik dolu işkembeyi getirerek Nebi aleyhisselamın sırtına bıraktı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Abdullah b. Mesud olduğu yerde kalakalmıştı. Ne konuşabiliyor, ne de hareket edebiliyordu. Onu bu durumdan kurtabilecek hiçbir gücü yoktu. Henüz İslamın ilk günleriydi. Müslüman olduğunu ilan edenlerin sayısı bir elin parmaklarını dahi geçmiyordu. Abdullah o günlerde, Kureyş liderlerinden birinin develerini güden kimsesiz bir çobandı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Resulullah, işkembenin ağırlığı sebebiyle secdeden kalkamıyor, Kureyşliler ise gülmekten yere düşmemek için birbirlerine tutunuyorlardı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]İbn Mesudun yaşadığı çaresizliği, en sevdiği insana yardım edemediği için duyduğu acıyı ne anlamak ne de anlatmak herhalde mümkün değildir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Kureyşin azgın liderlerinin gürültüsünü duyan küçük Fatıma(r.anha) koşarak geldi ve babasının omuzlarından pislikleri aldı. Allah Resulü secdesini tamamlayıp ayağa kalktığında ellerini açtı ve üç kere : ‘’Allahım! Kureyşi sana havale ediyorum. Utbe’yi, Ukbe’yi, Ebu Cehil’i ve Şeybe’yi sana havale ediyorum. Elimden bir şey gelmiyor’’, dedi.3[/COLOR][/B] [B][COLOR=black]İbn Mesud adları sayılan müşriklerin, Bedir’de tek tek öldürüldüklerini gördü, hatta Ebu Cehil’i bizzat kendisi öldürdü. [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Uhud Savaşının en kızgın zamanıydı. Okçular yerlerini terketmiş, Müslümanlar darmadağın olmuş, binlerce düşmanın ortasında bir avuç arkadaşıyla bir peygamber yalnız kalmıştı. O peygamberin dişleri kırılmış, damağı, yanağı, alnı yaralanmıştı. O peygamber bir yandan yüzündeki kanları siliyor, bir yandan dua ediyordu: [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]"Allahım, Sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar."[/COLOR][/B][/COLOR][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
Onlar Bilmiyorlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst