Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Onlar Geri Dönemezler..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 407207" data-attributes="member: 27"><p>Sonra bu cümle-i şartiyenin, şart ve ceza denilen her iki cümlesi arasında lüzumun vücudu lâzımken, izâe ile nurun zehabı arasında hiçbir lüzum görünmüyor. Binaenaleyh, bu gizli lüzumu dışarıya çıkarıp göstermek için bazı mukadder cümlelere ihtiyaç vardır. Şöyle ki:</p><p></p><p>Vakta ki ateş onları ışıklandırdı. </p><p>Onlar da ışıklandılar. </p><p><strong>Fakat ateşe ehemmiyet verip muhafaza etmediler</strong></p><p> <strong>ve o nimetin kadrini bilip devam ettirmediler, o da söndü gitti. </strong></p><p><strong>Evet, ziyayı muhafaza etmekten gaflet, adem-i devamını istilzam eder. </strong></p><p><strong>Adem-i devam ise intifasını, yani sönmesini istilzam eder.</strong></p><p></p><p>Nurların sönmesiyle uğradıkları hüsrandan sonra [SUP]<strong>1</strong>[/SUP] <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">وَتَرَكَهُمْ فِى ظُلُمَاتٍ</span></span> cümlesiyle, zulümata düşmek gibi ikinci bir hüsrana mâruz kaldıklarına işaret edilmiştir.</p><p></p><p>[SUP]<strong>[SUP]<strong>2</strong>[/SUP] </strong>[/SUP]<span style="font-size: 15px">﴾ <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">لاَ يُبْصِروُنَ</span></span> ﴿</span> cümlesi ise üçüncü bir hüsranlarına işarettir. Çünkü insan zulmete düşmekle yolunu kaybettiği zaman, arkadaşlarını ve eşyasını görmekle bir derece mütesellî olur. Fakat bunları da görmediği gibi, onun o karanlıkta durması ve yürümesi bir musibet ve bir vahşettir.</p><p></p><p>[SUP]<strong>[SUP]<strong>3</strong>[/SUP] </strong>[/SUP]<span style="font-size: 15px">﴾ <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">صُمٌّ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ</span></span> ﴿</span> Yani, “Sağır, lâl, kör olup dönemezler.”</p><p></p><p><strong>Bir insan, böyle bir belâya düştüğü zaman, dört cihetle ümitvar ve müteselli olabilir.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Birincisi:</strong> Köylü halkından veya geçen yolculardan bir ses gelir de, o ses vasıtasıyla yolunu bulup görmek ümidinde olur. Halbuki gecesi sâkit ve sâkin, sessiz ve sadâsız bir gece olduğundan, o adamla bir sağırın arasında fark kalmaz. Bu cihetten ümidinin kesik olduğuna işaret eden Kur’ân-ı Kerim [SUP]<strong>[SUP]<strong>4</strong>[/SUP] </strong>[/SUP] <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">صُمٌّ</span></span> kelimesini demiştir.</p><p></p><p><strong>İkincisi:</strong> Eğer çağırıp yardım isterse, belki bir işiten olur da onun kurtulmasına gelir diye bir ümit besleyebilir. Fakat gecesi sağır olduğu için, dilli, dilsiz birdir. Bu recasını da kesmek için [SUP]<strong>[SUP]<strong>5</strong>[/SUP] </strong>[/SUP] <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">بُكْمٌ </span></span>denilmiştir.</p><p></p><p><strong>Üçüncüsü</strong> ise: Gideceği cihetin yolunu tahminen tayin etmek ve görmek için bir alâmet, bir ateş, bir yıldız arar, müteselli olur. Halbuki gecesi öyle zulmetlidir ki, gözlü gözsüz bir olur. O adamın bu emelini söndürmek için [SUP]<strong>[SUP]<strong>6</strong>[/SUP] </strong>[/SUP] <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">عُمْىٌ</span></span> denilmiştir.</p><p></p><p><strong>Dördüncüsü:</strong> <strong>O belâdan kurtulup rücu etmek için var kuvvetiyle çalışmaktan mâada </strong></p><p><strong>bir çare kalmadığını görür görmez, kuvvetine güvenir, ümitvar olur. </strong></p><p><strong>Halbuki zulmet her taraftan o adamı öyle ihata etmiştir ki, </strong></p><p><strong>o adam bütün kuvvetiyle çalıştığı halde kurtuluş imkânını bulamaz. </strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Kendi su-i ihtiyarıyla bataklığa giren </span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">ve bir daha çıkması mümkün olmayan bir hayvan gibi, o zulmet içinde kalır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Evet, çok şeyler var ki, insan ihtiyarıyla girer, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">fakat çıkması mümteni olur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 12px">İnsan onu bırakır, fakat o insanı bırakmaz.</span></span></strong></p><p></p><p>İşte onların şu vaziyetlerine karşı [SUP]<strong>[SUP]<strong>7</strong>[/SUP] </strong>[/SUP] <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ</span></span> denilmiştir ki, o musibetten kurtulup rücularına bir çare kalmadığına ve son ümitlerinin de kesildiğine binaen, vahşet, yeis ve korkular içinde kaldıklarına işarettir.</p><p></p><p></p><p><strong>[SUP]<strong>1</strong>[/SUP] : “Allah onları karanlıklar içine bırakır.” Bakara Sûresi, 2:17.</strong></p><p><strong>[SUP]<strong>2</strong>[/SUP] : Görmezler. </strong></p><p><strong> <strong>[SUP]<strong>3</strong>[/SUP] : Bakara Sûresi, 2:18. </strong></strong></p><p><strong><strong> <strong>[SUP]<strong>4</strong>[/SUP] : Sağırlar. </strong></strong></strong></p><p><strong><strong><strong> <strong>[SUP]<strong>5</strong>[/SUP] : Dilsizler. </strong></strong></strong></strong></p><p><strong><strong><strong><strong> <strong>[SUP]<strong>6</strong>[/SUP] : Körler. </strong></strong></strong></strong></strong></p><p><strong><strong><strong><strong><strong> <strong>[SUP]<strong>7</strong>[/SUP] : “Onlar geri dönemezler.” Bakara Sûresi, 2:18.</strong></strong></strong></strong></strong></strong></p><p></p><p></p><p><strong><a href="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=modules/kulliyat&risale=257&sayfa=159" target="_blank">Sorularla Risale | Risale-i Nur Külliyatı | 17-20. âyetin tefsiri</a></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 407207, member: 27"] Sonra bu cümle-i şartiyenin, şart ve ceza denilen her iki cümlesi arasında lüzumun vücudu lâzımken, izâe ile nurun zehabı arasında hiçbir lüzum görünmüyor. Binaenaleyh, bu gizli lüzumu dışarıya çıkarıp göstermek için bazı mukadder cümlelere ihtiyaç vardır. Şöyle ki: Vakta ki ateş onları ışıklandırdı. Onlar da ışıklandılar. [B]Fakat ateşe ehemmiyet verip muhafaza etmediler ve o nimetin kadrini bilip devam ettirmediler, o da söndü gitti. Evet, ziyayı muhafaza etmekten gaflet, adem-i devamını istilzam eder. [/B] [B]Adem-i devam ise intifasını, yani sönmesini istilzam eder.[/B] Nurların sönmesiyle uğradıkları hüsrandan sonra [SUP][B]1[/B][/SUP] [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]وَتَرَكَهُمْ فِى ظُلُمَاتٍ[/SIZE][/FONT] cümlesiyle, zulümata düşmek gibi ikinci bir hüsrana mâruz kaldıklarına işaret edilmiştir. [SUP][B][SUP][B]2[/B][/SUP] [/B][/SUP][SIZE=4]﴾ [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]لاَ يُبْصِروُنَ[/SIZE][/FONT] ﴿[/SIZE] cümlesi ise üçüncü bir hüsranlarına işarettir. Çünkü insan zulmete düşmekle yolunu kaybettiği zaman, arkadaşlarını ve eşyasını görmekle bir derece mütesellî olur. Fakat bunları da görmediği gibi, onun o karanlıkta durması ve yürümesi bir musibet ve bir vahşettir. [SUP][B][SUP][B]3[/B][/SUP] [/B][/SUP][SIZE=4]﴾ [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]صُمٌّ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ[/SIZE][/FONT] ﴿[/SIZE] Yani, “Sağır, lâl, kör olup dönemezler.” [B]Bir insan, böyle bir belâya düştüğü zaman, dört cihetle ümitvar ve müteselli olabilir. [/B] [B]Birincisi:[/B] Köylü halkından veya geçen yolculardan bir ses gelir de, o ses vasıtasıyla yolunu bulup görmek ümidinde olur. Halbuki gecesi sâkit ve sâkin, sessiz ve sadâsız bir gece olduğundan, o adamla bir sağırın arasında fark kalmaz. Bu cihetten ümidinin kesik olduğuna işaret eden Kur’ân-ı Kerim [SUP][B][SUP][B]4[/B][/SUP] [/B][/SUP] [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]صُمٌّ[/SIZE][/FONT] kelimesini demiştir. [B]İkincisi:[/B] Eğer çağırıp yardım isterse, belki bir işiten olur da onun kurtulmasına gelir diye bir ümit besleyebilir. Fakat gecesi sağır olduğu için, dilli, dilsiz birdir. Bu recasını da kesmek için [SUP][B][SUP][B]5[/B][/SUP] [/B][/SUP] [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]بُكْمٌ [/SIZE][/FONT]denilmiştir. [B]Üçüncüsü[/B] ise: Gideceği cihetin yolunu tahminen tayin etmek ve görmek için bir alâmet, bir ateş, bir yıldız arar, müteselli olur. Halbuki gecesi öyle zulmetlidir ki, gözlü gözsüz bir olur. O adamın bu emelini söndürmek için [SUP][B][SUP][B]6[/B][/SUP] [/B][/SUP] [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]عُمْىٌ[/SIZE][/FONT] denilmiştir. [B]Dördüncüsü:[/B] [B]O belâdan kurtulup rücu etmek için var kuvvetiyle çalışmaktan mâada bir çare kalmadığını görür görmez, kuvvetine güvenir, ümitvar olur. Halbuki zulmet her taraftan o adamı öyle ihata etmiştir ki, o adam bütün kuvvetiyle çalıştığı halde kurtuluş imkânını bulamaz. [COLOR=#ff0000]Kendi su-i ihtiyarıyla bataklığa giren ve bir daha çıkması mümkün olmayan bir hayvan gibi, o zulmet içinde kalır. Evet, çok şeyler var ki, insan ihtiyarıyla girer, fakat çıkması mümteni olur. [SIZE=3]İnsan onu bırakır, fakat o insanı bırakmaz.[/SIZE][/COLOR][/B] İşte onların şu vaziyetlerine karşı [SUP][B][SUP][B]7[/B][/SUP] [/B][/SUP] [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ[/SIZE][/FONT] denilmiştir ki, o musibetten kurtulup rücularına bir çare kalmadığına ve son ümitlerinin de kesildiğine binaen, vahşet, yeis ve korkular içinde kaldıklarına işarettir. [B][SUP][B]1[/B][/SUP] : “Allah onları karanlıklar içine bırakır.” Bakara Sûresi, 2:17.[/B] [B][SUP][B]2[/B][/SUP] : Görmezler. [B][SUP][B]3[/B][/SUP] : Bakara Sûresi, 2:18. [B][SUP][B]4[/B][/SUP] : Sağırlar. [B][SUP][B]5[/B][/SUP] : Dilsizler. [B][SUP][B]6[/B][/SUP] : Körler. [B][SUP][B]7[/B][/SUP] : “Onlar geri dönemezler.” Bakara Sûresi, 2:18.[/B][/B][/B][/B][/B][/B] [B][URL="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=modules/kulliyat&risale=257&sayfa=159"]Sorularla Risale | Risale-i Nur Külliyatı | 17-20. âyetin tefsiri[/URL][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Onlar Geri Dönemezler..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst