Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
O’nu seven ve O’nun sevdiği insanlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 111606" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">FRANSIZ ASILLI bir Müslüman olan Prof. Dr. Eva De Vitray Meyarovitch şöyle der: “Dünyadaki bütün dinler kendilerini neş’et ettikleri yer ya da kurucularının adıyla anarken, İslam bir duruş ve tavır ile anılır.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">Bir duruş ve tavır...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">İslam bir “duruş” ve “tavır”ı temsil eder de, Müslüman bir duruş ve tavrı temsil etmez mi? Ya da bir başka deyişle, Müslümanca bir duruş ve tavırdan söz edebilir miyiz? Kendisini Allah’a teslim etmekle hür kılan, O’na itaatle güvenlik, esenlik ve kurtuluşa eren insandır Müslüman. Kuşkusuz, bu sorunun cevabı, “elbette, Müslümanca bir duruş ve davranış biçimi benimsenmeli” olacaktır. Müslüman olduğu iddiasında olanları bağlayan bir duruş...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">Sözün tam burasında, ne yazık ki, ancak yakın bir zaman öncesinde, gönül dünyama nazil olan şu mübarek ayetlere kulak verelim: “Siz ey imana ermiş olanlar! Eğer imanınızı kaybederseniz, Allah zaman içinde (sizin yerinize) O’nun sevdiği ve O’nu seven insanlar geçirecektir: mü’minlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkar edenlere karşı onurlu, Allah yolunda üstün çaba gösteren ve kendilerini kınayabilecek kimsenin kınamasından korkmayan (insanlar). Bu, Allah’ın dilediğine bağışladığı bir lütuftur. Allah (lütfunda) sınırsızdır ve her şeyi bilendir.” (Maide suresi, 54. ayet)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">Ayetler bize Allah’ı seven ve Allah’ın sevdiği mü’minlerin özelliklerini sıralar ardı ardına. Dört temel madde:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">1. Mü’minlere karşı alçak gönüllü olmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">2. İnkarcılara karşı onurlu davranmak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">3. Allah yolunda üstün çaba göstermek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">4. Kınayıcıların kınamasından korkmamak.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">Müslümanca bir duruş konusunda kafa karışıklığından kurtaran dört temel davranış biçimi. Her bir maddeyi kendi hayatımıza geçirmek için, benimsememiz gereken yeni davranışlar, terketmemiz gereken alışkanlıklar mevcut kuşkusuz. Bu çabalarımızın her biri Allah’ı seven ve Allah’ın sevdiği mü’minler olma yolunda atılmış adımlardır. Benim dikkatimi çeken bir husus da, ayette geçen “<em>yucâhidûne fî sebîlilllah</em>” ifadesi. Muhammed Esed’in mealinde “Allah yolunda üstün çaba” olarak çevrilen bu ifade, hayatımızı yaşarken, tüm benliğimizi, kapasitemizi ve her türlü imkânımızı kullanarak zirveye ulaşan bir çabayı hatırlatıyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue">Allah yolunda yorulmak, uykusuz kalmak, ter ve gözyaşı dökmek, çalışmak ve okumak dahil her türlü faaliyetimiz bu üstün çabanın bir parçasıdır. Hayatımızı her anıyla bu “üstün çaba” nın bir açılımı gibi yaşamak niyetiyle niyetlenmek, bizim, hayatımıza “ilahi bir anlam” katmamızı sağlayacaktır. Böylesi bir anlam, bir geri besleme sistemi gibi, çalışmalarımız için şevk duymamıza neden olacak, şevkimiz ve çabalarımız da niyetimizi pekiştirecektir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: Blue"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 111606, member: 8283"] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=Blue]FRANSIZ ASILLI bir Müslüman olan Prof. Dr. Eva De Vitray Meyarovitch şöyle der: “Dünyadaki bütün dinler kendilerini neş’et ettikleri yer ya da kurucularının adıyla anarken, İslam bir duruş ve tavır ile anılır.” Bir duruş ve tavır... İslam bir “duruş” ve “tavır”ı temsil eder de, Müslüman bir duruş ve tavrı temsil etmez mi? Ya da bir başka deyişle, Müslümanca bir duruş ve tavırdan söz edebilir miyiz? Kendisini Allah’a teslim etmekle hür kılan, O’na itaatle güvenlik, esenlik ve kurtuluşa eren insandır Müslüman. Kuşkusuz, bu sorunun cevabı, “elbette, Müslümanca bir duruş ve davranış biçimi benimsenmeli” olacaktır. Müslüman olduğu iddiasında olanları bağlayan bir duruş... Sözün tam burasında, ne yazık ki, ancak yakın bir zaman öncesinde, gönül dünyama nazil olan şu mübarek ayetlere kulak verelim: “Siz ey imana ermiş olanlar! Eğer imanınızı kaybederseniz, Allah zaman içinde (sizin yerinize) O’nun sevdiği ve O’nu seven insanlar geçirecektir: mü’minlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkar edenlere karşı onurlu, Allah yolunda üstün çaba gösteren ve kendilerini kınayabilecek kimsenin kınamasından korkmayan (insanlar). Bu, Allah’ın dilediğine bağışladığı bir lütuftur. Allah (lütfunda) sınırsızdır ve her şeyi bilendir.” (Maide suresi, 54. ayet) Ayetler bize Allah’ı seven ve Allah’ın sevdiği mü’minlerin özelliklerini sıralar ardı ardına. Dört temel madde: 1. Mü’minlere karşı alçak gönüllü olmak 2. İnkarcılara karşı onurlu davranmak 3. Allah yolunda üstün çaba göstermek 4. Kınayıcıların kınamasından korkmamak. Müslümanca bir duruş konusunda kafa karışıklığından kurtaran dört temel davranış biçimi. Her bir maddeyi kendi hayatımıza geçirmek için, benimsememiz gereken yeni davranışlar, terketmemiz gereken alışkanlıklar mevcut kuşkusuz. Bu çabalarımızın her biri Allah’ı seven ve Allah’ın sevdiği mü’minler olma yolunda atılmış adımlardır. Benim dikkatimi çeken bir husus da, ayette geçen “[I]yucâhidûne fî sebîlilllah[/I]” ifadesi. Muhammed Esed’in mealinde “Allah yolunda üstün çaba” olarak çevrilen bu ifade, hayatımızı yaşarken, tüm benliğimizi, kapasitemizi ve her türlü imkânımızı kullanarak zirveye ulaşan bir çabayı hatırlatıyor. Allah yolunda yorulmak, uykusuz kalmak, ter ve gözyaşı dökmek, çalışmak ve okumak dahil her türlü faaliyetimiz bu üstün çabanın bir parçasıdır. Hayatımızı her anıyla bu “üstün çaba” nın bir açılımı gibi yaşamak niyetiyle niyetlenmek, bizim, hayatımıza “ilahi bir anlam” katmamızı sağlayacaktır. Böylesi bir anlam, bir geri besleme sistemi gibi, çalışmalarımız için şevk duymamıza neden olacak, şevkimiz ve çabalarımız da niyetimizi pekiştirecektir. [/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
O’nu seven ve O’nun sevdiği insanlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst