Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Sohbetleri
Onuncu Lem'a - Hizmet ehlinin başına gelen musibetler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 121437" data-attributes="member: 8625"><p><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Bismillahirrahmanirrahim</span></span></em></strong></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Onuncu Lem’a</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Onuncu lem’a şefkat tokatları olarak isimlendirilmiş ve üstad bu bölümde kendisinin ve talebelerinin başına gelen musibetlerden bahsetmektedir,</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Sual:</span></span></strong> </p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Has dostlarınıza gelen musibetleri,</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">tokat eseri deyip hizmet-i Kur’âniyede füturları cihetinde bir itab telâkki ediyorsun.</span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Halbuki size ve hizmet-i Kur’âniyeye hakikî düşmanlık edenler selâmette kalıyorlar.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Neden dosta tokat vuruluyor, düşmana ilişilmiyor?</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Bu musibetler neden hizmet-i Kur’an da bu kadar canla başla çalışan insanların başlarına geliyor da bu hizmete zıt olan, hizmeti durdurmak isteyenlerin başlarına birşey gelmiyor? Halbuki hizmet ehlinin, yaptıkları hizmete karşılık daha refah içinde olmaları musibetlerden uzak olmaları gerekmez miydi?</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Elcevap:</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">“Zulüm devam etmez, küfür devam eder.” (El-Münâvî, Feyzu’l-Kadîr: 2:107.) sırrınca,</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">dostların hataları,hizmetimizde bir nevi zulüm hükmüne geçtiği için,çabuk çarpılıyor.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Şefkatli tokat yer, aklı varsa intibaha gelir.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Düşman ise,hizmet-i Kur’âniyeye zıddiyeti, mümânaati, dalâlet hesabına geçer.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Bilerek veya bilmeyerek hizmetimize tecavüzü zındıka hesabına geçer.</span></span></strong> </p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">İnsanın belki en belirgin özelliği unutması ve hata yapmasıdır. Her kim olursa olsun, nefis taşıyan herkes nefsine veya şeytana uyar ve hatalar yapar. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Pek tabii ki hiçkimse bilerek ve isteyerek yanlış yapmaz, herkes kendisine göre doğru olduğunu düşündüğü işi yapar. Mutlaka her davranışının kendisine göre mantıklı bir açıklaması vardır.Ve bu mantıklı açıklamaya göre “doğru” olanı yapmıştır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Burada dikkat edilmesi gereken “kendisine göre doğru” nun külli doğruya ne kadar uyduğudur. Nefis bir avukattır ve herzaman kendisini savunur, nefsimiz kendi rahatını ve zevkini düşünür ve bizi kendisine uydurmak için herşeye “mantıklı” bir kılıf uydurabilir. Elbette bu durum şeytanında işine geldiği için nefsimize her türlü yardım ve yataklığı yapmaya hazırdır..Bizim üzerimize düşen nefsimizi bize veriliş amacına uygun kullanmak ve doğrularımızı gerçek doğruya göre belirlemektir. Yaptığımız işin sonucu zahiri olarak bize doğru gelebilir ancak daha geniş perspektifte, yanlışlıklara, zararlara sebebiyet verebilir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Hizmet ehli, içinde hizmete yönelik art niyet taşımaz. Ancak bilerek ya da bilmeyerek yapılan hatalar, bu hem kendisine hem hizmete halel getirebileceği için, hem kendisine hem hizmetine haksızlık etmiş olur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Ama karşı taraf için durum elbetteki çok farklıdır, kişinin hizmet-i Kur’aniye ye karşı çıkması onun dinimize, kitabımıza, peygamberimize imanının tam olmadığını gösterir ve karşı saldırısının devamı halinde de inançlarını büsbütün kaybedip, kendi kendisini küfre sürüklemesine sebep olur ..</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Küfür devam ettiği için, onlar ekseriyetle çabuk tokat yemiyorlar.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Nasıl ki, küçük kabahatleri işleyenlerin nahiyelerde cezaları verilir,</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">büyük kabahatleri de büyük mahkemelere gönderilir.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">öyle de</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">ehl-i imanın ve has dostların hükmen küçük hataları, çabuk onları temizlemek için, kısmen dünyada ve sür’aten verilir.</span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Ehl-i dalâletin cinayetleri o kadar büyüktür ki, kısacık hayat-ı dünyeviyeye cezaları sığışmadığından,</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">mukteza-yı adalet olarak, âlem-i bekàdaki Mahkeme-i Kübrâya havale edildiği için,</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">ekseriyetle burada cezaya çarpılmıyorlar.</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Küfür de suçtur, zulüm de... Ama küfür büyük, zulüm ise ona nisbetle küçük suçtur. Küfrün tam cezası ancak en büyük mahkeme olan Mahkeme-i Kübrâ'da verilebilir. Dünyadaki cezaların hiçbiri küfrün tam cezası olamaz. Ama zulmün cezası burada verilebilir, dünyadaki cezalar buna kifayet edebilir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Küfrün cezası dünyada verilmediği için, kâfir küfrüne devam ederek, "kambur üstüne kambur" yüklenir. Ama Müslümanın zulmü devam etmez. Bir dereceye vardıktan sonra gayretullaha dokunur ve zalim Müslüman cezalandırılır ve zulüm sona erer.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">İşte, hadis-i şerifte</span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">“Dünya mü’minin zindanı, kâfirin Cennetidir.”mezkûr hakikate dahi işaret ediyor.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Yani, dünyada şu mü’min,kısmen kusurâtından cezasını gördüğü için,dünya onun hakkında bir dâr-ı cezadır.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Dünya, onların saadetli âhiretlerine nisbeten bir zindan ve cehennemdir.</span></span></strong> </p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Üstadımızın çok yerde ifade ettiği gibi, biz kendimizi dünyevi heveslerden, dünyevi tutkulardan ne kadar uzaklaştırabilirsek, inşallah ahiret bizim için o kadar güzel o kadar parlak olacaktır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Başımıza gelen musibetlerin, kusurlarımızı fark etmek, hatalarımızın günahlarımızın kefareti olması, dünya sevgisini bizden uzaklaştıması gibi pek çok hikmetleri vardır. Hatta hadis-i şerifte ifade edildigi gibi: '</span></span></strong><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Verdana'">En ziyade musibet ve zorluklara maruz kalanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir.</span></span></strong><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">' </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Kusurlarının kefaretini bu dünyada ödeyen, hatasını fark edip kendisini düzelten, sabreden insan inşallah ahiretinde saadet içinde olacaktır ..</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Ve kâfirler, madem Cehennemden çıkmayacaklar;</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">hasenatlarının mükâfatlarını kısmen dünyada gördüklerimve büyük seyyiatları tehir edildiği cihetle,</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">onların âhiretine nisbeten dünya cennetleridir.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Yoksa, mü’min bu dünyada dahi kâfirden mânen ve hakikat nokta-i nazarında çok ziyade mes’uttur.</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">Adeta mü’minin imanı, mü’minin ruhunda bir cennet-i mâneviye hükmüne geçiyor;</span></span></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #993300"><span style="font-family: 'Verdana'">kâfirin küfrü, kâfirin mahiyetinde mânevî bir cehennemi ateşlendiriyor.</span></span></strong> </p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Elbette hiç bir şey karşılıksız kalmayacaktır; zerre kadar iyiliği bulunan mükafatını alacağı gibi, zerre kadar kötülük yapan da cezasını çekecektir. Küfrün içinde olan insan, günahlarıyla hazırladığı cehennemindeki hapsine girmeden yaptığı iyiyiliklerin mükafatını bu dünyada almakta ve dünya cenneti yaşamaktadır ..</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Zahiri musibetlerle karşılaşsada tevekkül eden mümin, başına gelen musibete içindeki Allah inancı ve sevgisi ile sabrederek, Hikmet-i İlahi’ye güvenerek, huzuru yakalayabilir. Kafir ise; inancını yitirmiş, güveneceği dayanağı kırmıştır ve ne güzelliklerden tam zevk alabilir, ne de musibetlerdeki hikmetleri fark edebilir, dışarıdan mutlu gürünsede psikolojik olarak çöküntü içindedir. Herşey onun için kayıptır, hayatı gün be gün yokluğa akar ve kafir kendi kendisini bu dünyada da cehenneme hapseder..</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">'Allah hepimizi musibet ve belalar karşısında sabır ve tevekkül, günahlarımız karşısında azimli ve inançlı bir mü'min eylesin'</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Sübhaneke la ilmelena illa maallemtena, inneke entel alimül hakim, el fatiha me as salavat</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">amin</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 121437, member: 8625"] [B][I][COLOR=black][FONT=Verdana]Bismillahirrahmanirrahim[/FONT][/COLOR][/I][/B] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Onuncu Lem’a[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Onuncu lem’a şefkat tokatları olarak isimlendirilmiş ve üstad bu bölümde kendisinin ve talebelerinin başına gelen musibetlerden bahsetmektedir,[/FONT][/COLOR][/B] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Sual:[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Has dostlarınıza gelen musibetleri,[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]tokat eseri deyip hizmet-i Kur’âniyede füturları cihetinde bir itab telâkki ediyorsun.[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Halbuki size ve hizmet-i Kur’âniyeye hakikî düşmanlık edenler selâmette kalıyorlar.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Neden dosta tokat vuruluyor, düşmana ilişilmiyor?[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Bu musibetler neden hizmet-i Kur’an da bu kadar canla başla çalışan insanların başlarına geliyor da bu hizmete zıt olan, hizmeti durdurmak isteyenlerin başlarına birşey gelmiyor? Halbuki hizmet ehlinin, yaptıkları hizmete karşılık daha refah içinde olmaları musibetlerden uzak olmaları gerekmez miydi?[/FONT][/COLOR][/B] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Elcevap:[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]“Zulüm devam etmez, küfür devam eder.” (El-Münâvî, Feyzu’l-Kadîr: 2:107.) sırrınca,[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]dostların hataları,hizmetimizde bir nevi zulüm hükmüne geçtiği için,çabuk çarpılıyor.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Şefkatli tokat yer, aklı varsa intibaha gelir.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Düşman ise,hizmet-i Kur’âniyeye zıddiyeti, mümânaati, dalâlet hesabına geçer.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Bilerek veya bilmeyerek hizmetimize tecavüzü zındıka hesabına geçer.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]İnsanın belki en belirgin özelliği unutması ve hata yapmasıdır. Her kim olursa olsun, nefis taşıyan herkes nefsine veya şeytana uyar ve hatalar yapar. [/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Pek tabii ki hiçkimse bilerek ve isteyerek yanlış yapmaz, herkes kendisine göre doğru olduğunu düşündüğü işi yapar. Mutlaka her davranışının kendisine göre mantıklı bir açıklaması vardır.Ve bu mantıklı açıklamaya göre “doğru” olanı yapmıştır.[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Burada dikkat edilmesi gereken “kendisine göre doğru” nun külli doğruya ne kadar uyduğudur. Nefis bir avukattır ve herzaman kendisini savunur, nefsimiz kendi rahatını ve zevkini düşünür ve bizi kendisine uydurmak için herşeye “mantıklı” bir kılıf uydurabilir. Elbette bu durum şeytanında işine geldiği için nefsimize her türlü yardım ve yataklığı yapmaya hazırdır..Bizim üzerimize düşen nefsimizi bize veriliş amacına uygun kullanmak ve doğrularımızı gerçek doğruya göre belirlemektir. Yaptığımız işin sonucu zahiri olarak bize doğru gelebilir ancak daha geniş perspektifte, yanlışlıklara, zararlara sebebiyet verebilir. [/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Hizmet ehli, içinde hizmete yönelik art niyet taşımaz. Ancak bilerek ya da bilmeyerek yapılan hatalar, bu hem kendisine hem hizmete halel getirebileceği için, hem kendisine hem hizmetine haksızlık etmiş olur.[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Ama karşı taraf için durum elbetteki çok farklıdır, kişinin hizmet-i Kur’aniye ye karşı çıkması onun dinimize, kitabımıza, peygamberimize imanının tam olmadığını gösterir ve karşı saldırısının devamı halinde de inançlarını büsbütün kaybedip, kendi kendisini küfre sürüklemesine sebep olur ..[/FONT][/COLOR][/B] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Küfür devam ettiği için, onlar ekseriyetle çabuk tokat yemiyorlar.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Nasıl ki, küçük kabahatleri işleyenlerin nahiyelerde cezaları verilir,[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]büyük kabahatleri de büyük mahkemelere gönderilir.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]öyle de[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]ehl-i imanın ve has dostların hükmen küçük hataları, çabuk onları temizlemek için, kısmen dünyada ve sür’aten verilir.[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Ehl-i dalâletin cinayetleri o kadar büyüktür ki, kısacık hayat-ı dünyeviyeye cezaları sığışmadığından,[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]mukteza-yı adalet olarak, âlem-i bekàdaki Mahkeme-i Kübrâya havale edildiği için,[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]ekseriyetle burada cezaya çarpılmıyorlar.[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Küfür de suçtur, zulüm de... Ama küfür büyük, zulüm ise ona nisbetle küçük suçtur. Küfrün tam cezası ancak en büyük mahkeme olan Mahkeme-i Kübrâ'da verilebilir. Dünyadaki cezaların hiçbiri küfrün tam cezası olamaz. Ama zulmün cezası burada verilebilir, dünyadaki cezalar buna kifayet edebilir. [/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Küfrün cezası dünyada verilmediği için, kâfir küfrüne devam ederek, "kambur üstüne kambur" yüklenir. Ama Müslümanın zulmü devam etmez. Bir dereceye vardıktan sonra gayretullaha dokunur ve zalim Müslüman cezalandırılır ve zulüm sona erer.[/FONT][/COLOR][/B] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]İşte, hadis-i şerifte[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]“Dünya mü’minin zindanı, kâfirin Cennetidir.”mezkûr hakikate dahi işaret ediyor.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Yani, dünyada şu mü’min,kısmen kusurâtından cezasını gördüğü için,dünya onun hakkında bir dâr-ı cezadır.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Dünya, onların saadetli âhiretlerine nisbeten bir zindan ve cehennemdir.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Üstadımızın çok yerde ifade ettiği gibi, biz kendimizi dünyevi heveslerden, dünyevi tutkulardan ne kadar uzaklaştırabilirsek, inşallah ahiret bizim için o kadar güzel o kadar parlak olacaktır.[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Başımıza gelen musibetlerin, kusurlarımızı fark etmek, hatalarımızın günahlarımızın kefareti olması, dünya sevgisini bizden uzaklaştıması gibi pek çok hikmetleri vardır. Hatta hadis-i şerifte ifade edildigi gibi: '[/FONT][/COLOR][/B][B][COLOR=green][FONT=Verdana]En ziyade musibet ve zorluklara maruz kalanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir.[/FONT][/COLOR][/B][B][COLOR=black][FONT=Verdana]' [/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Kusurlarının kefaretini bu dünyada ödeyen, hatasını fark edip kendisini düzelten, sabreden insan inşallah ahiretinde saadet içinde olacaktır ..[/FONT][/COLOR][/B] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Ve kâfirler, madem Cehennemden çıkmayacaklar;[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]hasenatlarının mükâfatlarını kısmen dünyada gördüklerimve büyük seyyiatları tehir edildiği cihetle,[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]onların âhiretine nisbeten dünya cennetleridir.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Yoksa, mü’min bu dünyada dahi kâfirden mânen ve hakikat nokta-i nazarında çok ziyade mes’uttur.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]Adeta mü’minin imanı, mü’minin ruhunda bir cennet-i mâneviye hükmüne geçiyor;[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [CENTER][B][COLOR=#993300][FONT=Verdana]kâfirin küfrü, kâfirin mahiyetinde mânevî bir cehennemi ateşlendiriyor.[/FONT][/COLOR][/B] [/CENTER] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Elbette hiç bir şey karşılıksız kalmayacaktır; zerre kadar iyiliği bulunan mükafatını alacağı gibi, zerre kadar kötülük yapan da cezasını çekecektir. Küfrün içinde olan insan, günahlarıyla hazırladığı cehennemindeki hapsine girmeden yaptığı iyiyiliklerin mükafatını bu dünyada almakta ve dünya cenneti yaşamaktadır ..[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Zahiri musibetlerle karşılaşsada tevekkül eden mümin, başına gelen musibete içindeki Allah inancı ve sevgisi ile sabrederek, Hikmet-i İlahi’ye güvenerek, huzuru yakalayabilir. Kafir ise; inancını yitirmiş, güveneceği dayanağı kırmıştır ve ne güzelliklerden tam zevk alabilir, ne de musibetlerdeki hikmetleri fark edebilir, dışarıdan mutlu gürünsede psikolojik olarak çöküntü içindedir. Herşey onun için kayıptır, hayatı gün be gün yokluğa akar ve kafir kendi kendisini bu dünyada da cehenneme hapseder..[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]'Allah hepimizi musibet ve belalar karşısında sabır ve tevekkül, günahlarımız karşısında azimli ve inançlı bir mü'min eylesin'[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]Sübhaneke la ilmelena illa maallemtena, inneke entel alimül hakim, el fatiha me as salavat[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana]amin[/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Sohbetleri
Onuncu Lem'a - Hizmet ehlinin başına gelen musibetler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst